Ahmet Haşim

Ahmet Haşim Hayatı Biyografisi Edebi Kişiliği ve Eserleri Hakkında Kısaca Özet Bilgi (1884-1933):

Bağdat’ta doğdu. Babasının Arabistan vilayetlerindeki görevi nedeniyle düzensiz bir ilköğrenim gördü. Annesinin ölümü üzerine babasıyla İstanbul’a geldi. Mekteb-i Sultanide (Galatasaray Lisesi) okudu. Reji İdaresinde çalıştı. Bir süre hukuk okudu. Fransızca, edebiyat, estetik ve mitoloji öğretmenliği; çevirmenlik yaptı. Düyun-u Umumiye İdaresinde çalıştı. Dönemin gazetelerinde yazıları yayımlandı.

Sembolist Sanatçı Ahmet Haşim

1901’de ilk şiirini yayımlayan şair Muallim Naci, Abdülhak Hamit Tarhan, T. Fikret ve C. Şehabettin gibi bu dönemin önemli isimlerinin tesirinde kalmıştır. Fransız şiiri hakkında da malûmat sahibidir. 1909’da Fecr-i Âti topluluğuna katıldı. Ancak, onun sanat anlayışı tamamen kendine özgüdür. O, Fecr-i Ati Edebiyatının oluşumundan geçen ve daha ziyade ileriki zamanlarda yaptıklarıyla adından söz ettiren edebiyatçılardandır. 1911’de Göl Saatleri’ni yayımlamıştır.

Ahmet Haşim’in şiir anlayışını önce Şiirde Mânâ adıyla yayımladığı ve daha sonra Piyâle adlı kitabına ön söz olarak aldığı yazısında belirtmiştir. Buradaki görüşü, şiirin “musiki ile söz arasında ve sözden ziyade musikiye yakın” şeklindedir. Ahmet Haşim, şiiri, bir hissediş ve duyuş tarzı olarak benimsemiştir. Şiirin fonksiyonunu, yine kendisinden gelen şiiriyet olarak görmektedir. Anlamın kapalı olmasını makbul görür. Buna göre bu şiirden herhangi bir mesaj vermesini beklemek yanlış olur. Dış dünyaya izlenimci bir gözle bakar. Bu izlenimlerin şairde oluşturduğu çağrışımlar, şiirde kelimelerle yeniden vücut bulur. Bu özellikleri ile Ahmet Haşim’i ele aldığımızda o, yüzyılın başındaki şiirimizde saf (öz) şiir anlayışındaki bir sanatkâr olarak karşımıza çıkmaktadır.

Şiirlerinde zor zamanlar geçirdiği çocukluk yıllarının hüznü, içe kapanık yapısı da hissedilmektedir. Bu durum, hayattan bir kaçış değil yaşanılan zamanın zihinde yeniden kurularak kelimelerin dünyasında yeni bir yapı oluşturmaktır. Bu yapı Ahmet Haşim’e özgüdür. Hiçbir ekolden etkilenmemiş, bir akıma tam anlamıyla sığdırılamamıştır.

“Serbest müstezat”ı daha da geliştirmiş, serbest nazıma iyice yaklaştırmıştır. Şiirinde müzikal değeri ise aruz vezninin imkânlarıyla sağlamıştır.

Fecriati Topluluğu’nun en çok tanınan şairi Ahmet Haşim, topluluk dağıldıktan sonra da topluluğun ilkelerine bağlı kaldı. Modern Türk şiirinin kurucularından sayılan sanatçının şiirlerinde sembolizm ve empresyonizm (izlenimcilik) akımlarının etkisi hâkimdir. Şiirlerini aruz ölçüsü ile yazan sanatçı, genellikle serbest müstezat nazım biçimlerini kullandı. Şiirde müzikaliteye ve anlam kapalılığına önem verdi. Ağırlıklı olarak aşk, ölüm, tabiat gibi temaları işleyen sanatçının şiirlerinde gün batımı, akşam, kızıllık, sonbahar sarısı baskındır. Şairin birçok şiirine yansıyan hüzünlü, karamsar yapısının oluşmasında küçük yaştayken annesini kaybetmesinin etkisi olduğu söylenir. Merdiven, Bir Günün Sonunda Arzu ve O Belde sanatçının ünlü şiirlerindendir. Göl Saatleri, Piyale (şiir); Bize Göre (fıkra), Gurebahane-i Laklakan (deneme), Frankfurt Seyahatnamesi (gezi yazısı) başlıca eserleridir.

BAŞKA BİR KAYNAK
Şâir ve yazar. Bağdat’ta doğdu. Mutasarrıf Arif Hikmet Beyiln oğludur. XX’nci asır şâir ve yazarlarındandır. 1896’da İstanbul’a geldi. ” Özel Türkçe dersleri aldı. Galatasaray Sultânîsi’ne girdi. Bu okulu bitirdikten sonra (1907) Reji memuru oldu. Bir müddet Mekteb-i Hukuk’a devam etti. Bu okulu bı­rakıp İzmir’e giderek Sultânî’de Fransızca öğretmenliği yaptı (1908-1911). I. Dünyâ Savaşı sırasında yedeksubay ola­rak Anadolu’da savaşa katıldı. Savaştan sonra Duyûn-ı Umûmiyye’de çalıştı, Sanayi-i Nefise Mektebi (Güzel Sanat­lar Akademisi’nde Estetik ve Mitoloji dersleri verdi. 1924’te Paris’e gitti. Mercure de France dergisinde Türk edebiyatı konusunda bir yazı yayımladı. Dönüşte Mülkiye Mektebi ile Harp Akademisi’nde Fransızca dersleri verdi (1928). Tedavi için Paris’e (1928) ve Frankfurt’a (1932) gitti. İstanbul’da öl­dü. Mezarı Eyüp’tedir.

Sanat hayâtına hocası Ahmed Hikmed Müftüoğlu’nun et­kisi ile başladı. Sultânî’deki sınıf arkadaşları da sonradan büyük sanatçı olmuşlardır.(İzzet Melih, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Abdülhak Şinasi Hisar vs.) ilk şiirlerinde Servet-i Fünun şiirlerin­den Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin‘in etkisi görülür. Daha sonra Fransız edebiyatını yakından tanıyarak bu şâirlerin tesirinden kurtulmuştur. Tamamı aruz ölçüsüyle yazılan şiirlerinde dil Önceleri çok ağır iken zamanla sadeleşmiştir. Bu şiirler­de çocukluk hâtıralarını, aşk ve tabiat temalarını işlemiştir. Hayâle ve müziğe çok değer verir. Dış dünyâya âit intibâlarını hayâlinin renkleri ile süsleyip anlatması sebebiyle emp­resyonist şairlerden sayılır. Şiirlerinde sembolizmin bâzı özellikleri de görülmektedir. Şiirlerini Dergah dergisi ile Ye­ni Mecmua’da yayımlamıştır. Nesri şiirinden çok farklıdır. Şiirlerindeki belirsizliğe karşılık, nesrinde açıklık (vuzuh) vardır.

Ahmet Haşim’in Eserleri

Şiir kitapları:

1. Göl Saatleri (1921), 2. Piyâle (1926).

Nesir kitapları:

1. Bize Göre (Fıkra ve edebî tenkit yazıları 1928), 2. Gurabâ-hane-i Lâklakfln (Fıkralar, tenkit yazıları, 1928), 3. Frankfurt Seyahatnamesi (Gezi yazıları, 1933).

[Hâşim hak­kında pekçok kitap ve yazı neşredildi. Şiirleri birkaç defa topluca neşredildi. Nesirleri de tek kitap halinde Millî Eği­tim Bakanlığı tarafından yayımlandı.]

Düşüncelerinizi Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir