Anlatım Bozukluğu

Reklamlar

 Anlamla İlgili Anlatım Bozuklukları ( Sözcük Düzeyinde Anlatım Bozukluğu ) 

ANLAMA DAYALI ANLATIM BOZUKLUKLARI

Gereksiz Sözcük Kullanımı ile İlgili Anlatım Bozukluğu

Gereksiz sözcük kullanımı duruluk ilkesine aykırı olduğundan anlatım bozukluğuna yol açar. Bir olay, bir duygu, bir düşünce gerektiği kadar sözcük kullanılarak anlatılmalı, yani cümlede gereksiz sözcüklere yer verilmemelidir. Bir sözcük cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında bir daralma, bir değişme olmuyorsa o sözcük gereksiz kullanılmış demektir. Aşağıdaki cümlelerde gereksiz sözcük kullanımı vardır.
• Her insanda merhamet ve acıma duygusu olmalıdır.
• Çimlere ayak basmayınız.
• Seninle ilk tanıştığım günü unutamıyorum.
• Çocuk annesinin kulağına alçak sesle bir şeyler fısıldadı.
• Arkadaşımla uzun süre karşılıklı tartıştık.
• Genç kız kendini intihar etti.

Anlamca Çelişen Sözlerin Bir Arada Kullanılmasından Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Anlamca birbiri ile uyuşmayan sözcüklerin bir arada kullanılması, cümlede çelişkili ifadenin doğmasına neden olur. Aşağıdaki cümlelerde birbiriyle çelişen sözcükler bulunmaktadır.
• Aşağı yukarı tam beş yıldır görüşemiyoruz.
• Kesinlikle yarın gelebilirler.
• Eminim bu saatlerde eve gelmiş olmalı.
• Bazen ben de genellikle sinirlenirim.
• Kısmen de olsa kendimi ona karşı tamamen sorumlu hissediyorum.
• Kuşkusuz bu saatte İstanbul’a varmış olmalı.

Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanımı ile ilgili Anlatım Bozukluğu

Sözcüklerin cümlede yanlış anlamda kullanılmalarının en önemli sebebi sözcüklerin anlamlarını doğru bilmemektir. Bu tür anlatım bozuklukları, yakın anlamlı sözcüklerin birbiriyle karıştırılmasından, sözcüklere yanlış anlamlar yüklenmesinden kaynaklanır.

Reklamlar

Aşağıdaki cümlelerde yanlış anlamda kullanılan sözcükler vardır:
• Çiftçiler, sebze ücretlerinin düşük olmasından yakınıyor. (fiyatları)
• Evler birbirine yaklaşık olarak yapılmıştı. (yakın)
• Onların azımsadığı genç edebiyatçılar çok başarılı oldu. (küçümsediği)
• Onun bizden özgü kimsesi yok. (özge)
• Ormanda yetişen bir çam fidanını salonunuzdaki saksıya ekemezsiniz. (dikemezsiniz)
• Bazı ülkelerde cinsiyetler arasında ayrıcalık yapılıyor. (ayrım)

Sözcüklerin Yanlış Yerde Kullanılmasından Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Bazen sözcük doğrudur ancak cümlede bulunduğu yer doğru değildir. Bu durum cümlenin anlamını bozar.
• Biraz çıkıp dolaşacağım. (Çıkıp biraz ….)
• Yeni eve girdim ki sen aradın. (Eve yeni girdim…)
• İzinsiz binaya girmeyiniz. (Binaya izinsiz…)
• Bu çocuk seneye yüksek inşaat mühendisi olacak. (…inşaat yüksek mühendisi…)
• Bu yemek fazla dışarıda kaldığı için bozulmuş. (…dışarıda fazla….)

Deyim ve Atasözlerinin Yanlış Kullanılmasından Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Kalıplaşmış olan atasözü ve deyimlerde yer alan kelimelerin yerine eş anlamlılarının ya da başka sözcüklerin kullanılması, deyimlerin cümledeki anlamına uygun olarak kullanılmaması anlatım bozukluğuna yol açar.

Aşağıdaki bazı kelimeler yanlış anlamda kullanılmıştır.
• Müşteri, mağazanın vitrinine şöyle bir göz süzdü ve sonra içeri girdi. (göz attı)
• Ben utanılacak bir şey yapmadım, başım açık, alnım dik. (alnım açık başım dik)
• Her konuda bilginlik taslamasına alıştık. (bilgiçlik taslamak)
• Denizde boğulacak diye korkudan ödüm çatladı. (ödü patlamak)
• Canı burnunda, doğurdu doğuracak. (karnı burnunda)

Anlam Belirsizliğinden Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Bazı cümlelerde noktalama işaretlerinin kullanılmaması ya da ikinci ve üçüncü kişi zamirlerinin kullanılmaması cümlede anlam belirsizliğine yol açar.

Aşağıdaki cümlelerde anlam belirsizliği vardır.
• O sinemaya bizimle gelmeyecek. (virgül eksikliği)
• Genç adamın arkasından koşuyordu. (virgül eksikliği)
• Geldiğini duymamışız. (zamir eksikiği – “sen” mi “o” mu?)
• Nereye gittiğini bilmiyordum. (zamir eksikliği -“sen” mi “o” mu?)

Mantık Hatası ve Sıralama Yanlışlığı ile ilgili Anlatım Bozukluğu

Cümlenin düşünce, mantık ve bilgi bakımından doğruluğu tutarsızlıklardan, düşünce eksikliklerinden ve bilgi yanlışlıklarından arındırılmasıyla mümkündür.
• Bebek emekleyemiyor hatta yürüyemiyor bile.
• Yolun karşısına geçerken düşerek kaydı.
• Bu yazıyı değil okumak, anlamak bile imkânsız.
• Hastalık ölüme, hatta kısmi felce neden olabilir.

YAPI BAKIMINDAN BOZUKLUKLAR

Yapı bakımından bozuklukları tespit edebilmek için dil bilgisi kurallarının iyi bilinmesi gerekir. Dil bilgisi konularını ilgilendiren yapısal bozukluklar şunlardır:

1.Özne-Yüklem Uyuşmazlığından Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Özne-yüklem uyuşmazlığı üç başlıkta incelenir.
a) Tekillik-Çoğulluk Bakımından
Özne ile yüklem arasında tekillik çoğulluk bakımından belli kurallar vardır. Bu kuralların dışına çıkıldığında özne-yüklem uyuşmazlığı meydana gelir. Bu başlıkla ilgili kurallar şunlardır:
• Özne tekilse yüklem de tekil olur.
Örnek: Çocuk, annesine doğru koşuyor. (doğru)
• Özne insan ise yüklem tekil veya çoğul olabilir.
Örnek: Yolcular, durakta otobüs bekliyor. (doğru)
Yolcular, durakta otobüs bekliyorlar. (doğru)
• Özne, insan dışında bir varlık ya da kavramsa, çoğul da olsa yüklem tekil olur.
Örnek: Yapraklar, birer birer sararıyor. (doğru)
Yapraklar, birer birer sararıyorlar. (yanlış)
Martılar, vapurun etrafında uçuşuyor. (doğru)
Martılar, vapurun etrafında uçuşuyorlar. (yanlış)
• Öznenin çoğul eki almadığı; ama anlamca çoğul olduğu cümlelerde, yüklem tekil olur.
Örnek: Herkes, salonda seni bekliyor. (doğru)
Herkes, salonda seni bekliyorlar. (yanlış)

b) Kişi Bakımından
Bir cümlede; öznenin, farklı kişilerden oluşmasına göre, yüklemin hangi kişi ekini alması gerektiği belli kurallara bağlanmıştır. Bu kurallara uyulmadığında özne-yüklem uyuşmazlığı ortaya çıkar. Bu kuralları şöyle sıralayabiliriz:
• Öznenin içinde birinci kişi yanında (ben – biz), ikinci kişi (sen – siz) veya üçüncü kişi (o – onlar) varsa yüklem “birinci çoğul”a göre çekimlenir.
Örnek: Bu zor soruyu bir ben bir de yeni gelen öğrenci doğru cevapladı. (yanlış)
Bu zor soruyu bir ben bir de yeni gelen öğrenci doğru cevapladık. (doğru)
• Öznenin içinde ikinci kişinin yanında (sen – siz), üçüncü kişi (o – onlar) varsa yüklem “ikinci çoğula göre çekimlenir.
Örnek: Sen ve arkadaşların, yarınki toplantıya katılmasın. (yanlış)
Sen ve arkadaşların, yarınki toplantıya katılmayın. (doğru)

c) Olumluluk – Olumsuzluk Bakımından
Türkçede bazı özneler, mutlaka olumsuz yüklem almak durumundadır. Bu özneler; hiçbiri, hiç kimse, kimse gibi sözcüklerle oluşturulan öznelerdir. Bu öznelerin olumlu yüklem alması olanaksızdır.
Örnek: Sınıfta hiç kimse konuşuyordu. (yanlış)
Sınıfta herkes konuşuyor; bir türlü susmuyor. (yanlış)
Sınıfta herkes konuşuyor; hiç kimse bir türlü susmuyor. (doğru)

2. Özne Eksikliğinden Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Sıralı ve bağlı cümlelerde birden fazla yüklem bulunur. Bu yüklemlerin, farklı öznelere bağlanması gerekirken aynı özneye bağlanması, anlatım bozukluğuna neden olur. Aşağıdaki örneklerde özne eksikliğine bağlı anlatım bozukluğu vardır.

Örnek: Yarın suçluların ifadesi alınacak ve mahkemeye sevk edilecek. (suçlular)
Balıkçıların sesi, sert esen rüzgâra karışıyor, birbirlerini duyamıyorlardı. (balıkçılar)
Otobüsün lastiği patladığı için, yarım saat sonra hareket edecekmiş. (otobüsle)

3. Nesne Eksikliğinden Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Genellikle sıralı, bağlı ya da bileşik cümlelerde, nesne alması gereken yüklemlerin; nesne almamasından kaynaklanan anlatım bozukluğudur. Aşağıdaki örneklerde nesne eksikliğine bağlı anlatım bozukluğu vardır.
Örnek: Ona asla kızmıyor, çok seviyoruz. (onu)
Kardeşlerinden uzun süre ayrı kalmış, çok özlemişti. (kardeşlerini/onları)
Çocuk, okuduğu romandan çok etkilendiğini ve bir daha okuyacağını söyledi. (romanı/onu)

4. Tümleç Eksikliklerinden Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Genellikle sıralı, bağlı ya da bileşik cümlelerde, tümleç alması gereken yüklemlerin; tümleç almamasından kaynaklanan anlatım bozukluğudur. Aşağıdaki örneklerde tümleç eksikliğine bağlı anlatım bozukluğu vardır.
Örnek: Arkadaşının sıkıntı çektiğini biliyor, sezdirmeden yardım ediyor. (arkadaşına)
Güvenlik nedeniyle yarın akşama kadar bu sokağa giriş ve çıkışlar yasaklanmıştır. (sokaktan)
Kampanyamıza katkılarınızdan dolayı sizi kutluyor ve başarılar diliyorum. (size)

5. Yüklem, Ek eylem ve Eylemsi Eksikliğinden Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Birden fazla yargının olduğu cümlelerde, aynı yükleme bağlanmaması gereken eylemlerin, yan
cümleciklerin ve ek eylemin aynı yükleme bağlanmasından kaynaklanan anlatım bozukluklarıdır.
Örnek: Geçen yıl yüz bin ağaç (diktik), bu yıl da iki yüz bin ağaç dikmeyi düşünüyoruz.
Yarın sabah İstanbul’a geleceğini (söyledi), kendisini havaalanında karşılamamızı istedi.
Gazete okumayı çok (severdi), kitap okumayı hiç sevmezdi.

6. Tamlama Yanlışlıklarından Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Birden fazla tamlayanın aynı tamlanana bağlanması, olması gereken tamlayanın ya da tamlananın olmamasından kaynaklanan anlatım bozukluğudur.
Örnek: Ben daha çok, sanat (müziği) ve klasik müzik dinlemeyi severim.
Anne ve babalar çocuklarıyla sürekli ilgilenmeli, öğretmenlerine (çocuklarının) durumunu sormalıdır.

7. Ek Yanlışlıklarından Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Cümlede eklerin yanlış kullanılması ya da bir sözcüğe yanlış ekin getirilmesinden kaynaklanan anlatım bozukluğudur.
Örnek: Dün bu konuyla ilgili pek çok sorular (soru) çözdüm.
Bu akşamki (akşam) seyrettiğimiz filmi hiç beğenmedim.

8. Çatı Uyuşmazlığından Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Bileşik cümlelerde temel cümlenin etken olup yan cümlenin etken olmamasından veya temel cümlenin edilgen olup yan cümlenin edilgen olmamasından kaynaklanan anlatım bozukluğudur.

Örnek: Öğle yemeği yedikten sonra toplantı için salona geçildi. (geçtik)
Derslerinize düzenli bir şekilde çalışılıp (çalışıp) istediğiniz üniversiteyi kazanabilirsiniz.
Bu iş bitirilince vakit kaybedilmeden hemen öteki işe başlamalısınız. (başlanmalı)

9. Bağlaç Yanlışlarından Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Bazı bağlaçların birbirinin yerine kullanılması mümkün değildir. Yanlış ya da gereksiz bağlaç kullanımı anlatım bozukluğuna yol açar.
Örnek: Geçen ay merdivenden düşüp ayağını kırmış, üstelik üç hafta işe gidememiş. (bu yüzden)
Buradaki her işi o yapıyor, ne yazık ki çok yoruluyor. (fakat, ama, ancak)
Ben yarın dışarı çıkamam, ama evde yapılacak bir sürü işim var. (çünkü)

 

BAŞKA BİR KAYNAK

Gereksiz Sözcük ve Ek Kullanımı : Bir cümlede yeterli sayıda sözcük kullanılması gerekmektedir. Diğer bir deyişle gereksiz sözcükler olmamalıdır. Çünkü, gereksiz sözcük kullanımı cümlenin duruluğunu bozar ve anlatım bozukluğu meydana getirir. Bu anlatım bozuklukları şu şekillerde olabilir :

 

 Örnekler:

            Atatürk’ün yaptığı yenilikçi devrimler, sosyal ve siyasal yaşamımızı kökünden değiştirmiştir.

            Atatürk’ün yaptığı devrimler, sosyal ve siyasal yaşamımızı kökünden değiştirmiştir.

            Yatmadan önce dişlerini fırçalamayı unutma.

            Yatmadan dişlerini fırçalamayı unutma.

            Giyimlerinde, konuşmalarında ve davranış biçimlerinde bir gariplik yoktu.

            Giyimlerinde, konuşmalarında ve davranışlarında bir gariplik yoktu.

Yardımcı Eylemlerin Gereksiz Kullanılması : “Et, ol” yardımcı eylemlerinin yerini ad ve ad soylu sözcüklere gelen herhangi bir yapım eki tutuyorsa, ya da bunlar cümleden çıkarıldığında, bir anlam değişimi veya daralması olmuyorsa, yardımcı eylemlerin kullanılması gereksizdir.

Örnekler:

Kendine iyi bakmadığı için sık sık hasta oluyor.

Kendine iyi bakmadığı için sık sık hastalanıyor.

Doktorun bütün hastalarını iyi ettiğini duydum.

Doktorun bütün hastalarını iyileştirdiğini duydum.

Bu işin en kısa sürede biteceğini umut ediyordum.

Bu işin en kısa sürede biteceğini umuyorum.

            Gereksiz Ek Kullanımı : Örnek :

            İhaleye birçok yerli ve yabancı firmalar katılmıştı.

            İhaleye birçok yerli ve yabancı firma katılmıştı.

            Bu bestesi onun en tanınmış eseridir.

            Bu beste onun en tanınmış eseridir.

            Babamın başı ağrıdığında aspirin içerdi.

            Babam başı ağrıdığında aspirin içerdi.

Yanlış Anlamda Kullanılan Sözcükler : Kimi sözcükler aynı kökten türediği için yazılış ve okunuş olarak birbirine benzer; ancak bunların anlamları farklıdır. Bu sözcükler karıştırılıp birbirinin yerine kullanılırsa, anlatım bozuklukları ortaya çıkar. Ayrıca kimi durumlarda cümlenin anlamıyla, o cümlenin içinde yer alan bir sözcük anlamaca uyuşmaz, çelişir. Sözcük yanlış anlamda kullanıldığı için de anlatım bozukluğu ortaya çıkar. Örnek :

            Güzelliğinin farkında olduğunu belirten davranışlar sergiliyordu.

            Güzelliğinin farkında olduğunu gösteren davranışlar sergiliyordu.

            Bu kadar çekimser olmana gerek yok; aralarına katıl, girişken ol.

            Bu kadar çekingen olmana gerek yok; aralarına katıl, girişken ol.

            Kimi uyarıcı ilaçlar, sporculara yarardan çok zarar sağlamaktadır.

            Kimi uyarıcı ilaçlar, sporculara yarardan çok zarar vermektedir.

 

Yanlış Yerde Kullanılan Sözcükler : Bir cümlede her sözcüğün yerli yerinde, başka bir deyişle her sözcüğün kullanılması gereken yerde olması gerekir. Cümle içindeki bir tek sözcüğün bile yerini değiştirmek farklı anlamlar, farklı yorumlar ve yargılar oluşturur. Kimi zaman da mantıksal tutarsızlıklara yol açar. Örnek :

            Ekonomik ve sosyal yönden geri kalmış ülkemizin belli bölgelerine kalkınmada öncelik tanınacak.

            Ülkemizin ekonomik ve sosyal yönden geri kalmış belli bölgelerine kalkınmada öncelik tanınacak.

            Ankara’da Kızılay’ın yapılan yeni binası görkemli olacak.

            Kızılay’ın Ankara’da yapılan yeni binası görkemli olacak.

            Okulu bitirince doktor olarak doğduğu kasabada çalışmaya başladı.

            Okulu bitirince doğduğu kasabada doktor olarak çalışmaya başladı.

Anlamca Çelişen Sözcükler : Anlamca, cümlenin yargısıyla uyuşmayan, cümlede iletilen yargıyla çelişen ya da karşıtlık yaratan sözlerin bir arada kullanılması önemli bir anlatım kusurudur. Cümlenin anlamında çelişki, genellikle “kesinlik” ve “olabilirlik” anlamı taşıyan sözlerin bir arada kullanılmasından kaynaklanır. Örnek :   Kapının önünde tamı tamına üç beş nöbetçi vardı.

                                                           Kapının önünde üç beş nöbetçi vardı.

                                               Eminim ki bunca gürültü patırtı en çok onu üzmüş olsa gerek.

                                               Bunca gürültü patırtı en çok onu üzmüş olsa gerek.

                                               Kuşkusuz bütün çalışmalarının ödülünü sonunda belki alacaksın.

                        Kuşkusuz bütün çalışmalarının ödülünü sonunda alacaksın.

 

Deyim ve Atasözü Yanlışları : Deyim ve atasözleriyle ilgili iki tür yanlışlık yapılabilir :

§         Deyimler ve atasözleri, kalıplaşmış söz gruplarıdır. Bu kalıpların bozulması ve bir sözün yerine eş anlamlısının getirilmesi anlatım bozukluğu yaratır.

§         Bir deyimin ilettiği anlamla, cümlenin taşıdığı anlam arasında bir uyumsuzluğun olması anlatım bozukluğuna neden olur. Örnek :

Bir koyundan iki deri çıkmaz.

Bir koyundan iki post çıkmaz.

Haydi bakalım seç pirincin taşını.

Haydi bakalım ayıkla pirincin taşını.

Tüm itirazlara göz yummuştu.

Tüm itirazlara kulak tıkamıştı.

Mantısal Tutarsızlık : Bir cümlede, iletilmek istenen anlamın eksiksiz olabilmesi için düşünce ve mantık son derece önemlidir. İyi bir anlatımda sağlam bir düşünme ve mantık yürütme temel koşuldur. Mantıksal hataları ve tutarsızlıkları içeren cümleler, dil bilgisi kurallarına uygun olsalar bile anlamı ve yargıyı eksiksiz iletmezler. Bu tür yanlışlar genellikle dikkatsizlik sonucu ortaya çıkar. Örnek:    Önümüzdeki haftanın önemli programlarından bazılarını sizlere hatırlatmaya çalıştık.

            Önümüzdeki haftanın önemli programlarından bazılarını sizlere tanıtmaya çalıştık.

            Önlem alınmazsa bu hastalık ölüme, hatta kısmi felce neden olabilir.

            Önlem alınmazsa bu hastalık kısmi felce, hatta ölüme neden olabilir.

            Son turda atlet, arkasındaki yarışçıyı bir hamlede geçti.

Son turda atlet, önündeki yarışçıyı bir hamlede geçti.

Karşılaştırma Yanlışları : Kimi durumlarda varlıklar, nesneler ve kavramlar arasındaki benzerlik ve farklılıkları göstermek için yapılan karşılaştırmalar ya ikili bir anlam, iki farklı yorum yaratır ya da mantığa uymaz. Böyle durumlarda cümlede anlatım bozukluğu ortaya çıkar. Örnek :

            Kardeşim annemi babamdan çok sever.

            Sen futboldan benden daha çok hoşlanırsın.

            Sırma gibi siyah saçlarını toplayıp topuz yaptı.

 Dil Bilgisi İle İlgili Anlatım Bozuklukları ( Cümle Düzeyinde Anlatım Bozukluğu) İçin TIKLAYIN

« »

Alt Kategoriler:

20 Yorum

Siz de Fikrinizi Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica