Kategori: Edebiyat

Edebiyat ve Toplum İlişkisi

Edebiyat ve Toplum İlişkisi Hakkında Kısaca Özet Bilgi Edebiyat, sözlü ve yazılı ürünler aracılığıyla toplumun kültürel birikimini oluşturur. Toplumun duygu, düşünce ve hayalleri; sosyal yaşamı, inançları ve değerleri onun aracılığıyla dile getirilir. Sanat, siyaset, bilim, felsefe, ekonomi, din, tarih gibi her alan; sevgi, nefret, korku, öfke, üzüntü, sevinç, arzu, aşk, mutluluk, mutsuzluk gibi her duygu; kısacası insanı ilgilendiren her şey edebiyatın ilgi alanına girer. Bu anlamda edebiyat, toplumların duygu ve düşüncelerinin yansıdığı alandır. Kültür ve uygarlığın bileşeni, ifadesi, ayrılmaz bir parçasıdır. Bir ......

Alp Er Tunga Destanı

Alp Er Tunga Sagusu ve Destanı Konusu Özeti Hakkında Kısaca Bilgi Bu destanda Saka hakanı Alp Er Tunga'nın İranlılarla yaptığı savaşlar anlatılır. Bu konudaki bilgiler, Firdevsi'nin Şehnamesine dayanmaktadır. Yusuf Has Hacip'in Kutadgu Bilig adlı yapıtında bu kahramanla ilgili beyitler bulunmaktadır. Kaşgarlı Mahmut'un Divan-ı Lügati't Türk adlı yapıtında da kahramanla ilgili sagu vardır. Alp Er Tunga Destanı'nın tümü elimiz­de yoktur. Alp Er Tunga'nın hayatı savaşlarla geçmiştir. Uzun süre mücadele ettiği İranlı Medlerin hükümdarı Keyhusrev 'in davetinde hile ile öldürülmüştür. Alp Er Tonga, Asur kaynaklarında ......

Arap Edebiyatı

Arapçanın Tarihi Gelişimi Hakkında Arapça, ilk çağdan itibaren Arap yarımadasını kapsayan kavimlerin ve sonraki yüz­yıllarda devletlerin iletişimde ve edebiyatta kullandığı bir dildir. İslamiyet’in yeryüzüne in­mesi, Arapçanın dinî alanda kullanılan dil olması, bu dinin tebliğinde değişik coğrafyalara gitmesi ve bu coğrafyalarda İslam kültürüne bağlı kurulan devletler İle birlikte, kullanım alanı genişlemiş ve birçok kültürü etkilemiştir. 6. yüzyıldan itibaren kurulmaya başlanan çeşitli Krallıklar, yarımadadaki Arapça hâkimiyetini pekiştirmiştir. Arapların Cahiliye Dönemi Edebiyat tarihine ait bulunan ilk yazılı metinler, manzum değil mensur yapıda verilmiştir. 8, yüzyılda derlenen ......

Milli Edebiyat Dönemindeki Fikir Akımları

Osmanlı Devletinin Son Dönemlerindeki Fikir Akımları Osmanlıcılık Fikir Akımı Osmanlıcılık akımına göre imparatorluğun içerisinde bulunan tüm halklar; din, dil, ırk farkı gözetmeksizin tam anlamıyla eşit kabul edilmelidir. 1912 yılında hüsranla sonuçlanan Balkan Savaşları sonunda Osmanlıcılık fikrinin etkili olmadığı anlaşılmış, Fransız İhtilali’nin tesiri sonucu milliyetçilik fikri, çeşitli milletlerden oluşan ve bir imparatorluk olan Osmanlı Devleti’ni de olumsuz etkilemiş ve imparatorluk bünyesindeki ulusların ayaklanmasına yol açmış, Osmanlıcılık fikir akımı da geçerliliğini yitirmiştir. Osmanlıcılık Fikir Akımının Temsilcileri: Namık Kemal, Agâh Efendi, Ziya Paşa, Ali Suavi İslamcılık Fikir ......

Cahit Sıtkı Tarancı

Cahit Sıtkı Tarancı Kimdir Hayatı Biyografisi Edebi Kişiliği Eserleri Hakkında Kısaca Özet Bilgi (1910-1956) Şiirde sözcüklerin sıralanışına, sese önem veren sanatçı, biçim ve ölçü konusunda sürekli arayış içerisinde olmuş, hem hece ölçüsüyle hem de serbest ölçüyle (Garip akımının etkisinde) şiirler yazmıştır. Deyimleri, tekerlemeleri, halk kültüründen gelen öğeleri şiirlerinde başarıyla ele alan sanatçı ölüm, ölüm korkusu, yalnızlık, yaşama sevinci gibi temaları çokça işlemiştir. 1946 yılında CHP’nin şiir yarışmasında “Otuz Beş Yaş” şiirleriyle birincilik kazanmıştır. Eserleri: Şiir: Düşten Güzel, Sonrası, Ömrümde Sükut, Otuz ......

Milli Edebiyat Döneminin Oluşumu ve Özellikleri

Milli Edebiyatın Başlamasının Zemini Millî Edebiyat Dönemi'nin karakteristiği; muhteva ve şekil olarak asırlardan beri devam eden millî kültürden faydalanma düşüncesidir. Yirminci asra taşınabilecek kültür değerlerinin mümkün olduğu kadar yabancı unsurlardan temizlenmesi amacına dayanan bu hareketin 16. asırdaki Türk-i Basit'ten tutunuz da 19. asrın son çeyreğinde eser veren Türkçüler'e, başta Mehmet Emin Yurdakul olmak üzere, millî hasletler ile eser veren sanatçılara; Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem ve daha birçok yazara kadar uzanan bir tarihî silsileye dayandığı kabul edilir. Millî Edebiyat'ın oluşmasında tarihî ......

Taş Mercimek Tarlası Efsanesi

Zile; Tokat’a 70 km, Turhal’a 15-20 km uzaklıktadır. Zile’de, Hüseyin Gazi Tepesi’nin eteğinde, “Ağbaba Türbesi” bulunmaktadır. Ağbaba’daki suyun sarılık hastalığına iyi geldiği söylenmektedir. Ağbaba, bir mesire yeridir. Zile’ye 4-5 km uzaklıktaki Hüseyin Gazi Tepesi’nin eteklerinde yer alır. Buraya gelenler, türbenin yanındaki tarladan mercimeğe benzer taşlar toplayarak: — Çocuklarımızı bize bağışla, diye mercimek taşlarını tarlaya geri fırlatıp Allah’a dua ederler. Rivayete göre, ailesini çok seven Güllü isminde bir gelin varmış. Güllü fakirmiş, yoksulmuş ama çok mutluymuş. Günün birinde Güllü’nün mutluluğu, kocasının ölümüyle uçup gider. Güllü ......

Ergenekon Destanı

Ergenekon Destanı Hakkında Kısaca Bilgi Ergenekon Destanı Göktürklere ait destanlardan biridir. Bu destanı yazılı hale getiren ilk kişi Moğol devletinin tarihçisi Reşideddin adlı tarihçidir. Bu tarihçi Fars diliyle Câmiü’t-Tevarih’te anlatırken Ergenekon Destanını pek çok yönden Moğol kültürünün özelliklerini de karıştırmıştır. Esasında Moğol boyları, genel anlamda Türk boylarının bir kısmıdır. Bu her iki ulus da dilleri ve pek çok açıdan birbiriyle benzerlik gösterir. Söylentiye göre her iki ulus da Nuh peygamberin oğlu olan Bulca-Han’ın neslinden gelmiştir. Bulca-Han, tüm Türk boylarının atasıdır. Nuh peygamberin ......

Hazırlıksız Konuşma

HAZIRLIKSIZ KONUŞMA NASIL YAPILIR Günümüz yaşamında iletişim olanaklarımız ve süresi giderek artmaktadır. Bu nedenle sağlıklı bir iletişim sağlamamız için hazırlıksız konuşma yapmak bu süreçte önem kazanmaktadır. Hazırlıksız konuşma; bireyin terbiye, görgü, bilgi, dünya görüşü, ahlak, kelime hâzinesi, sosyal çevre gibi birçok niteliği hakkında karşısındaki muhatabına ipuçları veren bir süreçtir. Bu yüzden hazırlıksız konuşmayı oldukça önemseyiniz. Hazırlıksız konuşmalar, belli bir plana göre yapılmaz, içinde bulunulan ortamın koşullarına göre şekillenir fakat konuşmanın temel ilkelerini bilmek size büyük kolaylık sağlayacaktır. Konuşma sırasında neler yapılmalıdır? Konuşmanın konusundan ......

Garip Hareketi Akımı

“Garipçiler”, “Garip”, “Birinci Yeni” gibi adlarla anılan bu şiir hareketi 1940’lı yıllarda ortaya çıkan ve Türk şiirinde önemli yeniliklere imza atan şiir akımıdır. Geleneksel şiir kurallarını, şairaneliği, basmakalıp sözleri, aşırı duygusallığı reddeden Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat Horozcu ve Melih Cevdet Anday 1941’de çıkardıkları “Garip” adlı şiir kitabının ön sözünde Garip hareketinin poetikasını açıklamışlardır. Bu üç şair arkadaş, farklı dergilerde şiirlerini yayımlayan fakat yeni bir arayışın da içinde olan sanatçılardır. 1941’de kendi şiirlerinden oluşturdukları şiir kitabı Garip'i yayımlayarak şiir anlayışlarını açıklamışlardır. ......

Nazım Hikmet RAN

Nazım Hikmet RAN Kimdir Hayatı Edebi Kişiliği Kısaca Eserleri Şiirleri (1901-1963) Cumhuriyet Dönemi toplumcu eğilimin öncüsü olan bir sanatçıdır. Türk şiirine serbest vezni getirmiş, poetik biçimler ve edebî şekiller açısından şiiri geliştirmiştir, ilk şiirlerini hecevezniyleyazmıştır. Türkçenin zengin ses sisteminden, uyumlarından yararlanmıştır. Şiirleri elliyi aşkın dile çevrilmiştir. Şiirlerinde yaşam, ölüm, adalet, barış, eş, anne, baba, çocuk, vatan ve insan sevgisi gibi konuları ele almıştır. Yazarın bazı eserleri şunlardır: Güneşi İçenlerin Türküsü, 835 Satır, Jokondile Si-Ya-U, Sesini Kaybeden Şehir, Gece Gelen Telgraf, Benerci Kendini ......

Yunus Emre

Yunus Emre Kimdir Hayatı Eserleri Kişiliği Şiirleri (1240-1321) Hakkında çok az bilgi bulunan Yunus Emre, Anadolu Selçuklu Devleti’nin dağılmaya ve Türk Beyliklerinin kurulmaya başladığı 13. yüzyıl ortalarından Osmanlı Beyliği’nin kurulmaya başladığı 14. yüzyılın başlarında, Orta Anadolu’da doğup yaşamış bir Türkmen bilgesi, şair ve erendir. Yunus’un yaşadığı yıllar, Anadolu Türklüğünün Moğol akın ve yağmalarıyla, iç kavga ve çekişmelerle, siyasi otorite zayıflığıyla, dahası kıtlık ve kuraklıklarla perişan olduğu yıllardır. Yunus Emre, Allah sevgisini, aşk ve güzel ahlakla ilgili düşüncelerini, her türlü batıl inanca karşı, ......

Köroğlu Destanı

Köroğlu Kimdir Hayatı Hakkında Kısaca Özet Bilgi (16.YY) Yaşamı hakkında kesin bilgiler olmayan Köroğlu, efsaneleşmiş halk kahramanıdır. Şiirlerinde yiğitlik, arkadaşlık doğa sevgisi, aşk gibi temaları ele almış; ahenkli, sade bir dil kullanmıştır. Şiirlerinde sadece hece ölçüsünü kullanmıştır. Koçaklamalarıyla ün salmış, kavga ve yiğitliğin sembolü olmuştu. Bolu Beyi’yle olan mücadelesiyle efsaneleşen şair, halkın gönlünde yerini almış bir halk kahramanıdır. Benden selam olsun Bolu Beyine Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır Ok gıcırtısından gürzün sesinden Dağlar seda verip seslenmelidir şiiri önemlidir. Köroğlu Destanı Özeti Kısaca Konusu Hakkında Bilgi Köroğlu Destanfnın 16.yüzyılda Anadolu’da ......

Efsaneler

Efsane Nedir ? Efsaneler Üzerine Yapılan Çalışmalar Hakkında Bilgi          Bugün dahi Anadolu'da anlatılan pek çok hikâye, efsanelerin etrafında doğmuştur. Efsaneler bir coğrafi unsur (dağ, dere, kaya, ağaç, göl vb) veya bir aşk macerası, bir savaş ile ilgili olağanüstü varlıkların ve akılla izah edilemeyen bazı etkin güçlerin de işe karıştığı merak uyandıran anlatılardır. Efsanelerin anlattığı şeyler halk arasında gerçekten olmuş kabul edilir. Bu yönüyle efsane masaldan ayrılır. Genellikle kişi ve olayların olağanüstülük özelliği vardır. Efsaneler, dini, tarihi olabileceği gibi ......

Manas Destanı

Manas Destanı Özellikleri Konusu Hakkında Kısaca Özet Bilgi İslamlığın Türk halkına söylettiği ilk büyük destandır. Kırgız Türkleri arasındaki kahramanlık, konusunu teşkil eder. 600.000 mısradan ibarettir ve hala da bu destana eklemeler yapıldığı söylenmektedir. XI. ve XII. asırlarda Türkistan’da Yedisu çevresinde, destanın teşekkül ettiği rivayet edilir. Destan, uzun zaman ve geniş bir çevreye yansımış, hatta bütün Orta Asya Türklerinin ortak destanı haline gelmiştir. Destan, Kırgız-Kalmuk savaşlarında sivrilmiş bir kahramanın (Manas’ın) etrafında teşekkül eden olay halkalarından meydana gelmiştir. Genellikle 7’li 8’li hece ölçüsüyle ......

Destanlar

Destanlar Hakkında Geniş Detaylı Bilgi Eski Türklerin savaşçı ve göçebe olması, yaşadıkları bölgede meydana gelen savaşlar, avcılık ve hayvancılıkla uğraşmaları onların maceralı bir hayat yaşamalarına sebep olmuştur. Yaşamak zorunda oldukları bu zorlu olaylar destanların ortaya çıkmasını sağlamıştır. NOT: Destanlar, doğal destanlar ve yapma destanlar olarak ikiye ayrılır. Doğal destanlar toplumların geçmiş dönemlerini kapsar, şair tarafından yazılmayan kendi kendine oluşma özelliği gösteren ürünlerdir. Doğal destanların yaratıcısı halktır. Yapma destanlar ise bir sanatçının kendi milletinin tarihinden çıkardığı heyecanlı ve büyük vakaları birtakım hayal unsurlarıyla ......

Satuk Buğra Han Destanı

SATUK BUĞRA HAN DESTANI HAKKINDA KISA BİLGİ Saltukname olarak da bilinir. Türklerin İslamiyet’i kabul etmelerine dayanan bir destandır. Karahanlılar arasında da destani bir havaya bürünmüştür. Destan, Buğra Han etrafında gelişen olaylar halkası ve İslamiyet’ten önceki Türk destanlarından alınan motiflerle örülmüştür. Bu destanın kayıtlı olduğu Tezkire-i Buğra Han adlı eserin çeşitli el yazmaları vardır. Türkistan'da, 9. ve 10. asırlarda politik, dinî, sosyolojik olarak büyük değişimler yaşanmıştır. Budizm, Maniheizm ve Şamanlık dini kültür dairesinden müslümanlığa geçiş, Türk boylarının fikir hayatında ve yaşam şeklinde derin ......

Alışılmamış Bağdaştırma

ALIŞILMAMIŞ BAĞDAŞTIRMA (ANLAMSAL SAPMA) Anlam belirleyicileri, anlam ayırıcıları uyum bulunmayan birleştirmelerdir. Örneğin körpe merdiven, dilsiz hayaller, korkunç kıyafet... Dilsiz insan alışılmış bağdaştırma iken dilsiz hayaller alışılmamış bağdaştırmadır. Alışılmamış bağdaştırma, sözcüklerin anlamsal belirleyicileri ve anlam ayırıcıları yönlerinden alışılmışın dışında, çoğunlukla okuru şaşırtacak ve ilk anda yadırgatacak şekilde bağdaştırılmasıdır. Özellikle İkinci Yeni şairlerinin hemen hemen her şiirinde alışılmamış bağdaştırma örneklerine rastlanır. ^ Renksiz dalgalar giriyor koynuma Beyaz bir güvercin oluyor nefesim (Nefesin beyaz güvercin oluşu alışılmamış bağdaştırmayı örnekler) Körpe bir sandalla açıldı duygularım Gözlerinin masasında bade içerken Siyah önlüklü bir ......

Edebiyat Tarih Din İlişkisi

Edebiyat ve Tarih Arasındaki İlişki Edebiyat; duygu, düşünce ve hayallerin, olayların ve diğer unsurların, estetik haz uyandıracak tarzda ve özgün bir biçimde kelimelerle ifade edilmesidir. Tarih; insanların, toplumları etkileyen faaliyetlerinden doğan olayları yer ve zaman göstererek anlatan, olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkileşimlerini gösteren, bilgilerini belgelere dayanarak ispatlayan objektif bir bilim dalıdır. Bu tanımları da göz önünde bulundurarak edebiyat ile tarih arasındaki ilişkiyi şöyle açıklayabiliriz: Hem edebiyatın hem de tarihin ana konusu insanlar ve insanların başından geçen olaylardır. ......

Edebiyat ve Psikoloji Arasındaki İlişki

Edebiyat ve psikolojinin bir bilim dalı olarak birbirine yakınlık ve uzaklığıyla ilişkilerinin ele alınması tarihi çok uzaklara dayanmaz. Edebî eserde yer alan insan psikolojisinin tarihini belirleme imkânı zaten yoktur. Bir bilim olarak psikoloji ortaya çıkmadan önce de sanatçı duyarlılığı ve sezgisi edebî eser öznesi olarak psikolojiyi üstü örtük yahut büsbütün belirgin olarak kullanıyordu. Ancak bunun bir bilim olarak ortaya çıkıp ele alınması ve edebî eserdeki psikolojik unsurların saptanması Freud'la (Froyd) başlar. Freud, genel olarak sanat eseri, özelde ise edebi eser ......
Yandex.Metrica