Etiket: Şiirde Ahenk Unsurları

Çarpraz Uyak

Bir dörtlükte birinci dize ile üçüncü dizenin, ikinci dize ile dördüncü dizenin kendi arasında uyaklı olmasına çapraz kafiye denir, abab şeklinde gösterilir. Çarpraz uyak (kafiye) örnekleri: ........ dinlesem a ........ içinden b ........ inlesem a ........ ruhumdakinden b Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın   a Bu toprak, bir devrin battığı yerdir   b Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın   a Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul  a Görmedim:Gezmediğim,sevmediğim hiç bir yer  b Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul   a Sade bir semtini sevmek bile ömre değer Çarpraz Uyak Soru Örnekleri Örnek Soru 1: Hasret ettin ......

Nazım Birimi

Nazım Birimi Nedir? Nazım birimi, nazım şeklinin, anlamı ve ifade takdimi tamamlanmış en küçük parçasıdır. Onlar birleşerek manzumeyi oluştururlar. En küçük parça ifadesi, divan edebiyatında farklı, halk edebiyatında farklı, Yeni Türk Edebiyatı’nda farklı yorumlara sebep olmaktadır. Bu yorumlar, nazım şekilleri ile birlikte düşünüldüğü zaman bir mânâ kazanır. Nazım Birimi Özellikleri Nelerdir? Divan Edebiyatında nazım birimi, “beyit”tir ancak, nazım şekillerine göre nazım birimleri de değişir: Gazel, kaside, mesnevi, kıta nazım birimi beyittir. Terkib-i bent, terci-i bent, rubai, tuyuğ. şarkı, musammat (murabba, terbi, muhammes, ......

Aruz Ölçüsü (Aruz Vezni)

Aruz Vezni (Aruz Ölçüsü) Tarihi Geçmişi Hakkında Kısaca Özet Bilgi Aruz ölçüsü, Arap Edebiyatı'nda var olan özlü sözlerdeki ahenk unsurlarını anlatan ilme verilen isimdir. Bir şiirdeki hecelerin kısalık ve uzunluklarına göre tertip edilmiş bir ölçü biçimidir. Bu ölçü türü Türk edebiyatına sanıldığı gibi Edebiyatı'ndan değil İran Edebiyatından geçmiştir. İranlılar müslümanlığa geçtiklerinde Arapların medeniyetinin de çok fazla etkisi altına girdiler. Dolayısıyla şiirlerinde, vezin olarak aruz'u kullandılar. Fakat aruz ölçüsünü Arapların kullandıkları şekliyle almadılar. Kendi edebi anlayış ve şiire bakış açılarına göre bir ......

Serbest Ölçü

Serbest Vezin Nedir? Serbest Ölçü Hakkında Kısaca Özet Bilgi Vezni ve kafiyesi serbest olan, önceden belirlenmiş bir kalıbı olmayan serbest nazım şiirleridir. Tanzimat’tan sonra seyrekçe ve yirminci asırdan itibaren sıkça görmeye başladığımız serbest şiirler, vezin ve kafiye bağlarından kurtulan şiir örnekleridir. Batı edebiyatından aldığımız serbest vezin uygulaması, Türk edebiyatında aruz ölçüsü ve hece ölçüsünün standardı kurulmadan inceleme ölçütleri belirlenebilecek bir keyfiyet değildir. Hece ölçüsü ve aruz ölçüsü gibi herhangi bir kalıba veya vezne bağlı kalınmadan yazılan şiirlerin ölçüsüne verilen addır. Hecelerin açık ......

Ahenk, Vezin ve Ritim

Ahenk, Vezin ve Ritimin Şiirdeki Yeri ve Önemi Ahenk ve ritim, şiirde birbirini tamamlayan fonksiyonlar oluşturur. Ahenk, bir bütün içinde bulunan parçaların birbiri ile uyumu demektir. Bu uyumda parçaların özellikleri, biçimi, yapısı, dokusu, etkisi, takdimi, soyut veya somut değerleri, muhtevası, kullanılışı vb. nitelikleri birbiri ile orantılı, dengeli bir bağlantı içinde olmalıdır. Bu uygunluk, bazen siyah-beyaz birliğinde görülen zıtlık özelliği ile karşımıza çıkarken bazen de birbiri arasındaki alışılmamış uyum sistemleri ile belirebilir. Bazı örneklerde büyük ve küçük, uzun ve kısa, iyi ve ......

Türk Edebiyatında Kafiye ve Redif Tartışmaları

Kafiye ve Redif  Hakkındaki Tartışmalar Kafiye, mısraların genellikle sonunda bulunan ses benzerliğidir; bu benzerlik, çoğu zaman ses tekrarı olarak karşımıza çıkar. Klasik Türk Edebiyatı’nda kafiyenin, çok önemli bir bilgi alanı olduğu, ilmü'l- kavâfî, ilm-i kafiye, ulûm-ı kafiye gibi İsimlerle anılan disipline temel konu teşkil ettiği göz ardı edilmemelidir. Buna göre, kafiye, revi adı verilen bir temel harfin durumuna göre incelenmiştir. Revi, günümüzdeki kafiye incelemelerinde, pek dikkate alınmamaktadır. Zamanımızdaki kafiye çözümlemeleri, bir takım problemler taşımaktadır. Bunun genel sebebi, ses ve harf ilişkisini yitirmemizdir. Klasik Türk Edebiyat’ında ......

Nakarat ve Kavuştak

Şiirde Görülen Nakarat ve Kavuştak Ahenk Unsurları Diğer ahenk unsurları arasında sayabileceğimiz tekrarlar, nakarat, simetri, edebi sanatlar içinde bazı lafız sanatları, taklit ve yansıma teknikleri ayrı ayrı tanımlanmaktadır. Nazım içerisindeki standart ölçü tespitinde en zor konulardan biri ahenk unsurlarıdır zira, ahenk unsurları devamlı yenilenmektedir. Tekrarlar, mısra içinde veya mısralar arasında tekrar edilen harf, hece ve kelimelere dayalı bir ahenk unsurudur. Aynen tekrar, eksiltili tekrar, ters tekrar gibi teknikler, örnek üzerinde görüldükten sonra birbirlerinden ayrılır. Kaldırımlar Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında, Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum. Yolumun karanlığa ......

Asonans

Ünlü ve Ünsüz Harflerle Sağlanan Ahenk Aliterasyon ve Asonans Mısra içinde ve komşu mısralar arasında bir ahenkle tekrarlanan ünlüler asonans, ünsüzler aliterasyon oluşturur. Asonans ve aliterasyonun iç kafiye, yarım kafiye, ünlü- ünsüz kafiyesi, seci, cinas gibi farklı terimlerle de ifade edilmesi yanlıştır. Asonans ve aliterasyonun harf sayısında da ölçüt adına bir müşkil (problem) vardır. Acaba bir harfin kaç defa tekrar edilmesi gerekir (3, 4, 5, 7) ki asonans ve aliterasyon meydana gelsin? Bir mısrada en az üç harf benzerliği, böyle bir ahenk ......

Hece Ölçüsü

Hece Ölçüsü Özellikleri Hece vezni, her bir mısraın hece sayılarının birbirine eşitliği üzerine kurulur. Bu vezin; parmak hesabı (hesâb-ı benân), Türk vezni, millî vezin gibi isimlerle de anılmıştır. Türk dilinde hecelerin yazı dilinde gösterilmesi, ünlü harflerin varlığına bağlıdır. Türkçede bazı ünlülerin uzunluk kısalık bakımından birbirine göre farklılıklar taşıdığı iddiaları olmuştur ve bu husus henüz tartışmalıdır ama şimdiki hâlde bütün ünlülerin eşit uzunlukta olduğu kabul edilmektedir. Yeni Türk Edebiyatı’ndaki şiirlerde kullanılan hece vezni açısından Türkçedeki hecelerin uzunluğu, kısalığı, açıklığı, kapalılığı genellikle ......

Redif

Redif Nedir Nasıl Bulunur? Redif Örnekleri Atalarımızın ”şevkin zirvesine fırlamak için’’ uyguladıkları redif örnekleri de isimlendirme ve ölçüt bakımından kafiye örneklerine benzerlik gösterir. Mısra sonunda, kafiyenin son harfinden (reviden) sonra gelen, aynı görevdeki eklere ve yazılışı ve anlamı aynı olan kelimelere redif denir. Halk Edebiyatı’nın Aşık Edebiyatı dalında redife dönerayak  ismi verilir Divan Edebiyatı örneklerine göre “redif, Türk edebiyatına İranlılardan girmiştir. Oysa kafiyenin kökeni Arap Edebiyatına dayanır. Redifin en önemli görevi, kafiye bulmakta güçlük çekilen kelimeleri dize sonunda getirebilmekte sağladığı kolaylıktır. Not: Redifler ek ......

Zengin Uyak

Zengin (mukayyed) kafiye, iki sesten daha çok benzeşmelerde ortaya çıkar. Benzeşmeler üç, dört, beş, altı vs. olursa fark bulunmayacak mı? Hele bü tür bir kafiyelenişe benzeyen tunç kafiye, cinaslı kafiye, redifli (müreddef) kafiye gibi isimlendirmeler büsbütün karmaşıktır. Bu tabloya iç kafiye denilen ama pek çok kaynakta asonans, aliterasyon adıyla incelenen ahenk arayışları, bu konuda standarda ve ölçütlere ne kadar ihtiyacımız olduğunu gösterir. Şiirlerin dize sonlarındaki ikiden çok ses benzerliğine dayanan kafiye çeşitlerine zengin uyak (zengin kafiye) adı verilir. Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk Soğuk ......

Tam Uyak

Tam kafiye için iki harf veya bir uzun ünlü, ölçüt olarak alınır. Ölçüt listesinin de problemleri vardır. Mesela Divan Edebiyatı'ndaki bir buçuk hecenin, Yeni Türk Edebiyatı’nda tam kafiye olup olmadığı bilinmemektedir. Bu konuda çeşitli fikirler üretebiliriz ama bunlar keyfîlikten öte gitmez. Şiirlerde dizelerin sonlarındaki bir ünlü, bir ünsüzün benzerliğine dayalı uyak çeşitlerine tam uyak adı verilir. Gurbet o kadar açı Kİ ne varsa içimde Hepsi bana yabana Hepsi başka biçimde Bu parçadaki "çi" bir ünsüz, bir ünlü benzerliğine dayalı olduğundan tam uyaktır. Hörü melek var mı senin ......

Yarım Uyak

Yarım kafiye, tek bir harfin benzemesiyle yapılan kafiyeleniştir. Divan Edebiyatı’nda “sadece revi ile yapılan kafiyeye, sade veya basit kafiye denir”. Yarım kafiyeye, Halk Edebiyatı örneklerinde sık rastlarız. Şiirlerde dizelerin sonlarındaki tek ünsüzün benzerlik göstermesine yarım uyak adı verilir. Huri kızlar sürmelemiş gözünü İlin aşiretin çeksin nazmı Kaldır perçemini görem yüzünü . - Bu parçada, son sözcüklerdeki "z" ünsüzleri yarım uyak, diğer ekler rediftir. öldürüp kanıma girme Gayrılara gönülverme Ela gözlerine siyah sürme Çekme beni öldürsün Bu parçada "r" ünsüzleri yarım uyak, diğer ekler ise ek halinde rediftir. ...

Sarmal Uyak

Şiirlerdeki bir dörtlükte birinci dize ile dördüncü dizenin, ikinci dize ile üçüncü dizenin uyaklı olmasına sarma uyak (sarmal kafiye) adı verilir. Sarmal Uyak (Kafiye) Örnekleri : Biliyorum gölgede senin uyuduğunu a Bir deniz mağarası kadar kuytu ve serin b Nazların aleminde yumulmuş kirpiklerin b Yüzünde bir tebessüm bu ağır öğle sonu a Biraz düşündüm de derinden a Ben nasıl unuturum dünleri b Niye zinden ediyorum günleri b Zevk de almalı aşkın kederimden a ...

Düz Uyak

Bu uyak türüne  mesnevi kafiyesi de denir. Dizelerin ikişerli olarak, art arda kendi aralarında uyaklanışına düz uyak (düz kafiye) adı verilir. Düz Uyak (Kafiye) Örnekleri: Gâh odunda vü gâh suda idi a Dün ü gün kahrile kısuda idi a Ol kadar çeker idi yükler ağır b Ki teninde tü komamıştı yağır b Nice tü kalmamıştı et ü deri c Yükler altında kana döndü deri c ...

Tunç Uyak

  Birbiri ile uyaklı sözcüklerden biri, diğerinin için­de aynen yer alırsa tunç kafiye oluşur. Yine unutulmamalıdır ki tunç kafiye (tunç uyak) bir zengin uyak türüdür. Yani ses benzerlikleri en az üç sözcükten meydana gelmeli. Örneğin: --------- su --------dolusu burada su sözcüğü ikinci dizedeki dolusu sözcüğünün içinde yer almış buna rağmen tunç kafiye değildir. Çünkü tunç kafiyede en az üç ses benzerliği gerekmektedir. Tunç Uyak Örnekleri: Var gez kayalıkta, dağda, kırda. Düş bir çukura, geber, kakırda N'oldu sangi yeşil pancumn indi Karanlık akşamlara dödü ikindi Tara da zülfünü gerdana bırak Görüşmek isterim yolllarım ......

Cinaslı Uyak

  Bu kafiye türü zengin uyak benzeri bir uyak çeşitidir. Dize sonlarında an­lamları farklı, sesleri aynı ( sesteş sözcükler ya da eşsesli sözcükler ) sözcükler, cinaslı uyak (cinaslı kafiye) oluşturur. Aynı zamanda söz sanatlarında cinas sanatı diye bir edebi sanat vardır. Nazlı yâre selâm saldım almamış Almazsa gam değil almayıversin Sevdiği Kemter'den vazgeçti ise Bergüzâr verdiğim almayı versin. Son dizedeki alma, meyve olan elmadır. "almayıversin" diyerek cinas sanatı oluşturmuştur. Aynı zamanda da cinaslı uyak vardır. Diğer cinas örnekleri aşağıda altı çizili ve kalın olarak işaretlenmiştir.  Bülbül evler güle naz Girdim bir dost bağına Ağlayan çok ......

Uyak (Kafiye) Türleri

Dize sonlarındaki ses benzerliğine uyak ( kafiye) denir. Uyak, dize sonlarında anlam ve görev yönün­den farklı sözcük, eklerden ya da seslerden oluşur. Kafiyenin Şiirdeki Yeri Bir şiirde kafiyenin yeri hakkında üç çeşit yorum yapılır. Kafiye; başta, sonda veya ortada bulunabilir. Başta kafiyeleniş için İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı'nın bazı eserleri örnek gösterilebilir. Sonda kafiyeleniş, günümüzdeki en yaygın kullanılıştır. Bu yüzden tanımlarda bu özelliğin öne çıktığı görülmektedir. Dikkat edilirse Divan Edebiyatı’nda da, 19. asırdan sonraki edebiyatımızda da kafiyenin yapı sistemi, genellikle sonda kafiyelenişe göre ......

Aliterasyon Sanatı

  Şiir ya da düzyazıda ahengi sağlamak amacıyla aynı seslerin yinelenmesidir. Bir başka tanım ise: Düzyazıda, şiirde ahenk oluşturmak amacıyla aynı hecenin veya sesin tekrar edilmesine aliterasyon denir. Aşağıdaki aliterasyon örneklerine göz atalım:  Eylülde melul olduğu gönül soldu da lale Bir kâküle meyletti gönül geldi bu hale Bu parçada "l" sesi yinelenmiştir. Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında (N. Fazıl Kısakürek) Cinayeti kör bir kayıkçı gördü ben gördüm kulaklarım gördü vapur kudurdu kuduz gibi böğürdü hiçbiriniz orada yoktunuz (Attila İlhan) Sisler bulvarında seni kaybettim. Sokak lambaları öksürüyordu. Yukarıda bulutlar yürüyordu. Bu parçada "s,k,r" sesleri yinelenmiştir ve bu dizelerde ......
Yandex.Metrica