Etiket: Batı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı

Nev Yunaniler ve Nayiler – Milli Edebiyat Dönemindeki Şiir Eğilimleri

1907 senesinde Fransa'da Victor Hugo, Charles Baudelaire, Theophile Gautier, de Banville, Paul Verlaine gibi şairlerin şiirlerinin bilinmesine rağmen o döneme göre geri olarak kabul edilen klasik sanat şairi olan Jose Maria de Heredia’nın sonelerini okuyup Latin edebiyatı ve Yunan edebiyatının şiirinin tadını alan, aradığı yeni Türkçenin güzelliğin bu yöntemle farkına varan, “Konuştuğumuz Türk dili, Latin ve eski Yunan şairlerindeki beyaz tertemiz dil gibi bir şeydi… Yeni Türk dilini, Heredia’nın aracılığıyla, Yunan ve eski Latin şiirinin yanı başında algılamaya başlamıştım. Gerçek ......

Ziya Gökalp

Türk Sosyoloğu Ziya Gökalp Kimdir Hayatı Eserleri Hakkında Kısaca Özet Bilgi Milli Edebiyat hareketinin kurulması ve gelişmesinde önemli rol oynar. İlk Türk sosyologudur. Sanatı, özellikle de şiiri düşüncelerini yaymak için bir araç olarak kullanmıştır. Bu yüzden şiirlerinde düşüncelerini dile getirmiştir. Edebiyatı şuur ve şiir devri olmak üzere iki bölüme ayırır, kendi yaşadığı dönemi şuur devri olarak tanımlar. Önerdiği toplumsal modeli Emile Durkheim’in temellerini oluşturduğu dayanışmacılık ekseninde şekillendirmiştir. Yeni Hayat adlı şiir kitabında gelecekteki devletin esaslarını yeniden yorumlamak belirler. Din, vatan, ilim, ......

Yeni Lisan Makalesi

Osmanlı İmparatorluğu'nda Tanzimat Edebiyatı Dönemi’nin son yıllarında görülen milliyetçilik ve Türkçülük akımının gelişmesi Türk edebiyatında uzun süre devam edecek olan Millî Edebiyat anlayışını ortaya çıkarır. Millî Edebiyat anlayışı Osmanlı Devletinde II. Meşrutiyet'in ilanından sonra “Genç Kalemler Dergisi” etrafında birleşen Ali Canip Yöntem, Ömer Seyfettin ve Ziya Gökalp gibi önemli isimlerin çalışmalarıyla sistematik bir sanat anlayışı hâline gelir. Görüşlerini “Yeni Lisan” adlı makalede yayımlayan Millî Edebiyat akımı sanatçılarının amacı “yeni bir lisanla terennüm olunan millî bir edebiyat”tır. Bu dönem sanatçıları millî ......

Milli Edebiyat Döneminin Oluşumu ve Özellikleri

Milli Edebiyatın Başlamasının Zemini Millî Edebiyat Dönemi'nin karakteristiği; muhteva ve şekil olarak asırlardan beri devam eden millî kültürden faydalanma düşüncesidir. Yirminci asra taşınabilecek kültür değerlerinin mümkün olduğu kadar yabancı unsurlardan temizlenmesi amacına dayanan bu hareketin 16. asırdaki Türk-i Basit'ten tutunuz da 19. asrın son çeyreğinde eser veren Türkçüler'e, başta Mehmet Emin Yurdakul olmak üzere, millî hasletler ile eser veren sanatçılara; Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem ve daha birçok yazara kadar uzanan bir tarihî silsileye dayandığı kabul edilir. Millî Edebiyat'ın oluşmasında tarihî ......

Milli Edebiyat Döneminde Roman

Milli Edebiyat Döneminde Roman Anlayışı Eserler, realist bir bakış açısıyla ele alınmıştır. Sade bir dil kullanılmıştır. İlk kez İstanbul dışına çıkılmıştır. Memleket edebiyatı ele alınmıştır. Genellikle toplumsal konular (Kurtuluş Savaşı, Anadolu), bazen de bireysel konular işlenmiştir. Reşat Nuri “Çalıkuşu”, Ebubekir Hazım “Küçük Paşa” adlı eserleriyle köy gerçeğini ele almışlardır. Roman ve hikâye temelinde bu dönemi değerlendirdiğimizde ise Servet-i Fünun Edebiyatı ile onun devamı niteliğindeki Fecr-i Ati edebiyatında şiirde olduğu gibi mensur eserlerde de bireyin his ve hayal dünyasının ön plana alındığı, aşkın ......

Serveti Fünun Özellikleri

Servet-i Fünun Edebiyatı’nın Genel Özellikleri Maddeler Halinde * Batı etkisindeki Türk edebiyatının çok kısa ama çok etkili bir dönemidir. * Bu dönemde meydana getirilen eserler, halka hitap etmekten uzaktır. * Dönemin aydın kesimine hitap eder. Bu bakımdan bu edebiyata “salon edebiyatı” adı da verilmiştir. * 1891 ’de Ahmet İhsan Tokgöz tarafından çıkarılan ve bir bilim dergisi olan Servetifünun, Tevfik Fikret’in yazı işleri müdürlüğüne getirilmesiyle bir edebiyat dergisi haline gelmiştir. * “Sanat için sanat” anlayışının benimsendiği bu dönemde sanatçılar, Fransız edebiyatını örnek almışlardır. * Dil ağır, söz ......

Postmodernizm

Türk Edebiyatında Postmodernizm 1980'lerden itibaren yazarlarımız postmodernizmin metnin yapısını şekillendiren kimi özelliklerinden ustaca yararlanmışlardır. Geleneksel roman, birçok yönüyle standart, mantığa dayalı bir içeriğe sahiptir. Yazarlar, nesnel yaklaşımla ele aldığı konuyu belirgin kişi, mekân ve zaman çerçevesi içinde aktarır. Bu tarz romanları okur kitlesi yadırgamaz. Postmodern romanda ise yazar, gerçekliği öznelleştirip kurguyu değiştirir. Postmodernist yazarın bir kurguyla yetinmeyip kurgu içinde kurgu oluşturmasına üst kurmaca denir. Yazar, bunu yaparken de anlatımının kurmaca olduğunu okura sezdirir ya da doğrudan söyler. Postmodernizm Akımı ve Eleştiri Kuramı Postmodern teriminin ......

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatında Roman

Cumhuriyet Edebiyatında Romanın Özellikleri ve İşlenen Konular Temalar Cumhuriyet Dönemi romanına baktığımızda ise birbirinden farklı tutumlarla karşılaşırız. İlk dönem romancıları genel anlamda, geçmiş yıllarda siyasi çalkantılar ve savaşlarla şekillenen sürecin ardından ilan edilen Cumhuriyet rejiminin prensiplerini destekleyen, bu yeni düzenin ilanına gelinen süreçte millî mücadeleye verdiği destek ile önemli bir etkiye sahip Anadolu insanım ve yaşadığı toprakları gittikçe artan realist bir gözlem yeteneğiyle ele alan eserler vermişlerdir. Yanlış batılılaşma, aile içi meseleler gibi konularla şekillenen önceki dönem eserlerinden farklı olarak ......

Toplumcu Gerçekçi Eğilimleri Yansıtan Edebiyat Akımı ve Özellikleri

Toplumcu Gerçekçilik Nedir Hakkında Kısaca Bilgi Toplumcu gerçekçilik (sosyal realizm), toplumcu dünya görüşü üzerine temellendirilmiş bir edebiyat akımıdır. Bu akım, toplumu sosyal sınıflar arasında gerçekleşen çatışma alanı olarak değerlendirir. Amacı, söz konusu sınıfsal çatışmayı ve bu çatışmanın toplumda yol açtığı etkileri ve sorunları yansıtmanın yanında bu sorunlara toplumcu çizgide çözüm yolunu da göstermektir. Bu açıdan toplumcu gerçekçilik, toplum için sanat ilkesine bağlı olarak edebiyata eğitici bir işlev yükler. Rus edebiyatında Maksim Gorki, Mihail Şolohov; Amerikan edebiyatında Jack London, John Steinbeck (Con ......

Edebiyat-ı Cedide’nin (Servet-i Fünun Edebiyatı) Oluşumu

Edebiyat-ı Cedide'nin (Servet-i Fünun Edebiyatı) Oluşumu 1896’ya gelindiğinde I. ve II. Tanzimat sanatçılarından bir kısmı ölmüş, bir kısmı da baskılardan dolayı kabuğuna çekilmiştir. Bu sebeplerden ötürü bir edebiyat boşluğu doğmuştur. Recaizade Mahmut Ekrem, edebiyat dünyasındaki bu boşluğu doldurmak için genç yazarları Ahmet İhsan Tokgöz’ün satın aldığı Servetifünun dergisi etrafında toplayarak yeni bir edebiyat topluluğu oluşturmuştur. Batılı görüşü savunan gençlerin oluşturduğu bu topluluğa Edebiyatıcedide (Yeni Edebiyat) adı verilmiştir. Bu dönem, genel anlamda eski ile yeni çatışmasının ürünüdür. Tanzimat Dönemi’nin divan edebiyatını savunan ......

Tanzimat İkinci Dönem Edebiyatı

Tanzimat Edebiyatı'nın İkinci Dönemine Genel Bir Bakış Bu dönemde I. Meşrutiyet Meclisi’nin 1877’de Osmanlı-Rus Savaşı gerekçe gösterilerek kapatılmasıyla başlayan baskıcı yönetimi vardır. Bu durum sanat ve edebiyatı da etkilemiştir. Bu dönem sanatçıları, devrin siyasi baskıları yüzünden topluma yönelik sanat yapamamışlar, bireysel konuları işlemişlerdir. “Sanat, sanat içindir.” anlayışı benimsenmiştir. Dilde sadeleşme çalışmaları terk edilmiş, eski dile dönülmüştür. Eserlerde kullanılan dil ağırlaşmıştır. Gazetecilik eski önemini kaybetmiştir. Siyasal ve toplumsal olaylar yerine, günlük olaylardan bahsedilmiştir. Bu dönemin şiiri, Servetifünun şiirine örnek olmuş ve zemin ......

Fıkra

Fıkra Nedir? Fıkra Hakkında Kısaca Özet Bilgi Halk edebiyatında Fıkralar, kıssadan hisse anlayışına göre söylenmiş, genellikle gerçek olaylardan hareket ederek ders vermeyi amaçlayan kısa mizahi hikayelerdir. Fıkralardaki amaç okuyucuyu düşündürmek ona ders vermektir. Nasreddin Hoca, İncili Çavuş, Bekri Mustafa gibi belli isimler dışında fıkraların kahramanları molla, imam, derviş, Bektaşi, muhtar, bakkal gibi toplumun her kesiminden insanlardır. Politika, ekonomi, spor, sanat-edebiyat gibi alanlarda yazılabilir. Gazete ve dergilerin belli sütunlarında "güncel" siyasal ve toplumsal olaylar yorumlanır. Fıkrada yazar, nesnel olmak zorunda değildir. Düşünce­sinde kanıtlama ......

Sone

Özel bir uyak düzeni olan nazım şeklidir. Genel olarak “kısa şiir, türkü” anlamına gelir. İtalyan ve Fransız tipi vardır. İki dörtlük ve iki üçlükten oluşur. Kafiye örgüsü “abab, abab, ccd, eed” biçimindedir. İlk dörtlük “abba” biçiminde de olabilir. Servet-i Fünun Edebiyatı Dönemi’nde kullanılmıştır. BAŞKA BİR KAYNAK: Sone nazım biçimi edebiyatımızda ilk kez Servet-i Fünun şairlerince kullanılmıştır. İtalyan edebiyatından diğer batı edebiyatının tamamına yayılmıştır. Sonenin uyak düzeni (abba/ abba/ ccd/ ede) biçimin­dedir. Görüldüğü gibi, İki dörtlük ve iki üçlükten oluşur. On dört dizelik nazım biçimlerinden biridir. SONE ÖRNEĞİ Kırlardayım, yalnız ve ......

Terza Rima

İtalyan edebiyatına özgü bir nazım şeklidir. Üçer mısralık bentler ve sonda yer alan tek dizeden oluşur. Bent sayısı sınırsızdır. Kafiye örgüsü, “aba, bcb, cdc, d” biçimindedir. Buna “örüşük uyak” da denir. Terzarima, sone kadar yaygın değildir. Üçer dizelik bentlerle kurulur. Edebiyatımızda bu biçimi ilk kez Servet-i Fünun edebiyatı döne­minde Tevfik Fikret denemişse de, terza rima yay­gınlık kazanamamıştır. İtalyan edebi­yatından alınmıştır. Dante, "İlahi Komedya" adlı yapıtını bu biçimde yazmıştır. Uyaklanışı (aba/ bcb/ ccc/ ded/ e) biçimindedir. GİZ Bu kadar uzak mıydı Git git bitmiyor yol Görünmüyor dağın ardı Oysa bilmem kaç ......

Yeni Türk Edebiyatının Kaynakları

Batı Etkisindeki Türk Edebiyatının Kaynakları Nelerdir ? Sanat dallarının en önemli kaynağı varoluştur, hayatın ta kendisidir. Evrendeki eşyaya ve oluşa hayranlık duyarak veya tepkiler göstererek, kabullendiğini veya reddettiğini ifade ederek ama kesinlikle var oluşun kanunlarına uyum sağlayarak şuurlu bir tercihle sanat eseri meydana getiren varlık da insandır. Yeni Türk Edebiyatı’nın kaynaklarını düşünürken “Bir edebiyatın kaynağı ne olabilir ve bunun belirlenmesi ne gibi birikimler sağlayabilir?” gibi soruların sorulmasında büyük faydalar görüyoruz. Not: Edebiyatın Kaynağı: Varoluş, Hayat, insan Türk Edebiyatı'nın Kaynağı: Türk Kültürü, İslam Kültürü,Batı Kültürü, Diğer ......

Tanzimat Öncesi Dönem Edebiyatımız

1839'a Kadar Türk Edebiyatına Kısa Bir Bakış İrfan ve zihniyet dünyamızda yenilikler olurken asrın kuvvetli divan şairleri de etkilerini sürdürüyordu. Enderunlu Vasıf, Keçecizade İzzet Molla, Leskofçalı Galip, Hersekli Arif Hikmet, Koniçalı Avni, Akif Paşa gibi şâirler bir kısım yeni hayaller taşımakla birlikte klasik divan edebiyatımızın genel özelliklerini devam ettiriyorlardı. On dokuzuncu asırda eser veren Tanzimatçı şairler, klasik şekilleri büsbütün terk etmemişlerdi. Edebiyat, sanatkârlar elinde gelişir ve okuyucusu tarafından değerlendirilir ancak, onun zenginleşip halka ulaşabilmesi ve bunun yanı sıra daha farklı yorum ve ......

Yeni Türk Edebiyatının Tarihi Gelişimi

Yeni Türk Edebiyatına  Genel Bir Bakış Türk edebiyatında, batılı edebiyatlarda görülen edebî toplulukların aynısı yoktur. Türk edebiyatı bir bütündür, onu; devir, dönem veya gruplara bölerek incelemek bir eğitim mecburiyetidir. Tanzimat’ın ilanından sonraki Türk edebiyatının başlangıcı için 3 Kasım 1839 gibi bir tarih verilmesi, siyasi boğumlanmayla kronolojik edebiyat tarihi anlayışı açısından isimlendirmenin mantığına uygun görünmektedir. Bu yüzden başlangıç dönemini ifade etmek için ekseriyetle kullanılan isimlendirme Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı (veya Tanzimat’tan Sonraki Türk Edebiyatı)’dır. Tanzimat Edebiyatı’nın kendi içindeki gruplarına verilen isimler incelendiği zaman yaygın olarak ......

Yeni Türk Edebiyatının Oluşmasının Temelleri

Yeni Türk Edebiyatının Oluşmasının Temelleri Her asrın edebî özellikleri eser, devir ve cemiyet ilişkileri farklıdır ve tıpkı sanat eserinin orijini gibi eserin oluştuğu zemin de özgün bir (tarihî, siyasi, sosyal...) ortamdır. Bu düşünceyi reddetmemekle birlikte 19 ve 20. asırların özel bir benzerliği vardır. Bu asırlardaki bazı olaylar, bir kısım sosyal girişimlerin başlangıç aşamasında yaşanması bakımından bir benzerlik, bazı noktalarda bir tekrar özelliği gösterir. Tanzimat’tan ve Cumhuriyet’ten sonraki tercüme hareketleri alaturka ve alafranga ölçütleri eski ile yeninin bir arada yaşaması zaman zaman ......

Serveti Fünun Dergisinin Kapatılması ve Edebiyatımızda Oluşan Boşluk

Servet-i Fünun Dergisinin Kapanışı Servet-i Fünun dergisi, 1896 ile 1901 yılı arasında şiir, hikaye (öykü), roman, edebiyat araştırmaları, tenkit vb. türlerdeki neşriyatına beş yıl devam etti. 1901 yılının Ekim ayında Hüseyin Cahit’in Fransız İhtilali’nden bahseden bir yazısı üzerine dergi kapandı, topluluk da dağıldı. Bu tarihten sonra topluluğun üyeleri, eserlerini münferit olarak yayımladılar. Servet-i Fünun Edebiyatı’nın kurucusu sayılan Recaizade Mahmut Ekrem, yeni edebiyata daha geniş bir soluk vermeyi ve eski edebî ölçüleri büyük bir titizlikle ayıklamayı düşündü. Genç neslin ileri gelenlerini, talebesi Ahmet ......

Servet-i Fünun’da Dil ve Getirdiği Yenilikler

Servet-i Fünun'da Dil ve Üslup Servet-i Fünun’daki tahkiyenin dili ve üslubu, o güne göre de bugüne göre de ağır ve terkiplidir. Arapça ve Farsça sözcükler okuyucuları hayli sıkıntıya sokmuştur. Bu manada batı edebiyatının klasik anlayışına benzeyen sağlam yapılı cümleleri ve entellektüel bir vokabüleri vardır. Bu dönemde yazarlar, dil konusunda Tanzimat edebiyatı döneminin hikaye ve roman ya­zarlarının pek çoğundan daha geri kalmışlar, konuşma dilinden büsbütün uzaklaşmışlar, Arapça ve Farsça kelimeler ile tamlamaların yanında onların dil kurallarına geniş ölçüde yer vermişlerdir. Böylece Tanzimat ......
Yandex.Metrica