Kategori: Edebiyat

Edebiyat ve Felsefe İlişkisi Hakkında Bilgi

EDEBİYAT FELSEFE İLİŞKİSİ Edebiyatın birçok alanla ilişkisi olmakla birlikte, en etkin ve iç içe geçmiş ilişkisi de felsefe iledir. Felsefe ve edebiyat ilişkisi iki açıdan değerlendirilebilir. Birincisi, felsefeden edebiyata doğru olan etki, diğeri de edebiyat eserlerinin felsefeye olan etkisidir. Kimi felsefecilerin edebiyat eserlerinden etkilendikleri bilinmektedir. Bununla birlikte, felsefe edebiyat arasındaki en temel ilişki sistemi, edebiyat kuramları ve edebi akımlarında görülmektedir. Söz gelimi bilinen en önemli felsefecilerden Aristoteles, Immanuel Kant ve Hegel’in eserleri, edebiyat eleştirisi ve teorisi açısından etkili olmuştur. Edebiyat eserinde ortaya ......

İzlenimci Eleştiri Kuramı

İzlenimci Eleştiri Kuramı Nedir Hakkında Kısaca Özet Bilgi Eseri, sanat eserine muhatap olan insanın içinde bulunduğu şartlara göre algılayabildiğim, bu şartın anlık izlenimlere dayalı olduğunu savunan görüştür. En önemli temsilcisi Anatol France’tır. Bir edebî eser ancak okuyucunun izlenimi noktasında değerlendirilir. Eser ne anlatırsa anlatsın okuyucuda kalanlar, kendi intibaları olacaktır. Bu anlayışa göre, sanat eserinin estetik veya teknik özelliği, bir şiirin veya romanın kurgusal yönü çok dikkate alınmaz. Önemli olan, eserin okuyucuda bıraktığı izlenimlerdir. Aynı zamanda edebi akımlardan birinin ismi olan izlenimcilik (empresyonizm), ......

1980 Sonrası Türk Şiiri

1980 Sonrası Türk Şiiri Hakkında Kısa Bilgi Cumhuriyet Dönemi şiirinde 1980 yılından itibaren ülkede gelişen siyasal, sosyal ve ekonomik koşulların etkisiyle bir topluluk oluşturmadan ya da ortak bir anlayış etrafında bir araya gelmeden de şairlerin bireysel şiir çalışmaları devam eder. Birçok edebî dergi çıkarılır, sanatçılar da eserlerini bu dergilerde yayımlarlar. Haydar Ergülen, Hüseyin Atlansoy, Sedat Ümran, Lale Müldür, Ahmet Erhan, Sunay Akın, Metin Altıok, Adnan Özer, Nurer Uğurlu, Küçük İskender, Enis Batur, Şükrü Erbaş gibi şairler bu dönemde eserler vermiştir. 1980 ......

1960 Sonrası Toplumcu Eğilimleri Yansıtan Şiir

Cumhuriyet Dönemi şiirinde 1940’lı yıllardan itibaren Nâzım Hikmet’ten etkilenen ve onun temsil ettiği siyasal hareket içinde yer alan toplumcu gerçekçilik çizgisinde çok sayıda şair tarafından birçok şiir yazılmıştır. Bunlar arasında Attilâ İlhan, Ahmet Arif, Enver Gökçe, Cahit Irgat, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Can Yücel, Rıfat İlgaz, Suat Taşer, Ömer Faruk Toprak, Arif Damar, Mehmet Başaran gibi şairler öne çıkan isimlerdir. İsmet Özel, Ataol Behramoğlu, Nihat Behram, Süreyya Berfe, Refik Durbaş, Kemal Özer gibi şairler de 1960’lı yılların sonundan itibaren bu anlayış ......

İkinci Yeni Hareketi Akımı

İkinci Yeni, Garip akımı şiirine bir tepki olarak ortaya çıkan, 1960'lı yılların ortalarına kadar güçlü bir şekilde devam eden, etkileri günümüzde de hissedilen şiir hareketidir. Bu hareket İlhan Berk, Edip Cansever, Cemal Süreya, Ece Ayhan, Turgut Uyar, Sezai Karakoç gibi şairlerin şiirlerini 1956’dan itibaren Pazar Postası’nda yayımlamaya başlamasıyla belirginleşmeye başlar. Şiire farklı zamanlarda başlamış olan ikinci Yeni şairlerinde birtakım ortak özelliklerin mevcut olduğu görülür. Bunlar arasında İkinci Yeni şiirinin soyut ya da kapalı olması, bireycilik, biçimcilik, akıl dışına çıkma, bilinçaltının ......

Psikanaliz Eleştiri Kuramı

Psikanaliz Eleştiri Kuramı Nedir? Psikanaliz Hakkında Kısaca Özet Bilgi Psychoanalysis, başlangıçta tıbbın, özellikle psikiyatrinin bir metodu iken bazı davranış örüntülerini ve kişilik sapmalarını edebî metin yoluyla incelemeyi amaç edinmiş ve bu amacı sebebiyle edebiyatın alanına girmiş bir sistemdir. Psikanaliz kurucusu Sigmund Freud’dur (1856-1939). Meselenin tıbbi yanı, hâliyle önemlidir ama edebiyat sahasında incelenmesi gereken husus, sanata ve edebiyata akseden psikolojik unsurların, edebî değer anlayışına getirdiği yeni ufuklardır. Edebiyatta Psikanaliz Sanatçının eserini ortaya koymasında bilinçaltının, rüyaların, cinsiyet faktörünün ve çocuklukta yaşanan olayların önemli olduğunu ......

Aruz Ölçüsü (Aruz Vezni)

Aruz Vezni (Aruz Ölçüsü) Tarihi Geçmişi Hakkında Kısaca Özet Bilgi Aruz ölçüsü, Arap Edebiyatı'nda var olan özlü sözlerdeki ahenk unsurlarını anlatan ilme verilen isimdir. Bir şiirdeki hecelerin kısalık ve uzunluklarına göre tertip edilmiş bir ölçü biçimidir. Bu ölçü türü Türk edebiyatına sanıldığı gibi Edebiyatı'ndan değil İran Edebiyatından geçmiştir. İranlılar müslümanlığa geçtiklerinde Arapların medeniyetinin de çok fazla etkisi altına girdiler. Dolayısıyla şiirlerinde, vezin olarak aruz'u kullandılar. Fakat aruz ölçüsünü Arapların kullandıkları şekliyle almadılar. Kendi edebi anlayış ve şiire bakış açılarına göre bir ......

Serbest Ölçü

Serbest Vezin Nedir? Serbest Ölçü Hakkında Kısaca Özet Bilgi Vezni ve kafiyesi serbest olan, önceden belirlenmiş bir kalıbı olmayan serbest nazım şiirleridir. Tanzimat’tan sonra seyrekçe ve yirminci asırdan itibaren sıkça görmeye başladığımız serbest şiirler, vezin ve kafiye bağlarından kurtulan şiir örnekleridir. Batı edebiyatından aldığımız serbest vezin uygulaması, Türk edebiyatında aruz ölçüsü ve hece ölçüsünün standardı kurulmadan inceleme ölçütleri belirlenebilecek bir keyfiyet değildir. Hece ölçüsü ve aruz ölçüsü gibi herhangi bir kalıba veya vezne bağlı kalınmadan yazılan şiirlerin ölçüsüne verilen addır. Hecelerin açık ......

Marksist Eleştiri Kuramı

Marksist Eleştiri Kuramı Nedir? Marksist Eleştiri Teorisi Hakkında Kısaca Özet Bilgi Marksist eleştiri, bir felsefi ve ekonomik teori olan Marksizm’e dayanır; Karl Marks ve Frederic Engels, Marksist felsefenin kurucularıdırlar. Karl Marks ve Frederic Engels, daha önce felsefede ve iktisat ilminde söz edilen alt yapı ve üst yapı adıyla cemiyeti ikiye ayırma anlayışını ve artık değer kabulünü işçi (işgören), işveren, emekçi, proleter, sermaye vb. kavramlarla destekleyerek öne çıkarmış, teorilerini bu kavramlar üzerine bina etmişlerdir. Marksizm Temelleri Nelerdir? Marksizm bir felsefi teoridir. Marksizm, aynı ......

Hermenötik Eleştiri Kuramı

Hermenötik Eleştiri Kuramı Teorisi Nedir Hakkında Kısaca Özet Bilgi Yorumbilgisi adı verilen bu metoda göre, her sanat eseri, bir yorumlama sanatı olan Hermenötik ile yorumlanabilir. Bir rivayete göre Mısır’da görüldüğü, bir başka anlayışa göre de Yunan kültürü içinde geliştiği iddia edilen bu metot, doğu ile batının bütün ortak birikimlerini değerlendirir. Hermenötik, Yunan mitolojisine göre, İlahî emirlerin yoruma dayalı mistik nakilleri olarak ortaya çıkmış bilgilerin hepsini bünyesinde barındıran bir sistemdir. İncil ve Tevrat metinlerinin açıklamaları bir görüşe göre Hermenötik ile daha iyi ......

Sosyolojik Eleştiri Kuramı

Sosyolojik Eleştiri Kuramı Nedir Hakkında Kısaca Özet Bilgi Edebî eserin fonksiyonundan yola çıkan, onu toplum açısından değerlendiren bir anlayıştır. Bu metoda göre sanat eseri, sosyal hayat içerisinde bir eleman olarak değerlendirilmelidir. İstese de istemese de sosyal hayattan örnekler alarak eser oluşturan ve bu eseri sosyal hayata yansıtan sanatçının kendisi de sosyal hayatın bir parçasıdır. Sosyal hayatın mozaiğine yansımayan bir çalışmadan “sanat eseri” diye bahsetmek mümkün değildir. Eser, sosyal hayatla değer bulur. Edebiyat sosyolojisi adı verilen bir yöntemle ve son yıllarda bir bilim ......

Japon Edebiyatı

Japon Edebiyatının Tarihi Oluşumu ve Genel Özellikleri Yaklaşık 2000 yıllık bir geçmişe sahip Japon edebiyatı, tarihsel süreçteki ilk dönem­lerde, Çin kültür hayatının tesirinde kalmıştır. Budizm inancının etkisiyle de Hint kültü­ründen nispeten etkilenmiş, sonraki dönemlerde sanatkârların kendi özlerine dönerek yazdığı eserler vesilesiyle özgün bir edebiyat oluşmuştur. 19. yüzyıldan itibaren de sana­yileşen dünyanın etkisiyle, batı kültür ve medeniyetinin etkileri Japonya'ya ulaşmıştır. Japon edebiyatının ilk şiirleri, 8. yüzyılda meydana getirilen derlemelerde bir araya toplanmıştır. Şiir biçi­mine ait teknik hususiyetler de bu dönemde edebiyat dünyasına yerleşmeye ......

Mısır Edebiyatı

Eski Dönem Mısır Edebiyatının Genel Özellikleri Mezopotamya’daki birikimi alarak kendisinden sonra gelen pek çok medeniyete yeni terkipler oluşturan ve ortaya koyduğu eserlerle bugün dahi araştırmaların konusu olan Mısır medeniyeti, dünya tarihinde yaklaşık 7000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Antik dönemde, kıta bevleri ve rasathanelerinde bünyesinde bulunduğu, gelişmiş bir medeniyet kurmuşlardır. Tarihte iz bırakmış birçok medeniyette olduğu gibi Mısır’da da söz konusu gelişimi sağlayan toplum ve devlet yapısı coğrafyanın verimliliğine paralellik göstermiş ve Nil Nehri’nin etrafındaki bereketli topraklar üzerine kurulmuştur. Söz konusu coğrafyada yaşanan ......

Tarihi Eleştiri Kuramı

Tarihi Eleştiri Kuramı Nedir? Hakkında Kısaca Özet Bilgi Bir eseri, özellikle geçmiş yıllarda yazılmış olanları, anlayabilmek ve onu tahlil edebilmek için eserin yazıldığı dönemin bütün şartlarını; daha önceki gelişmeleri ve eserin yazılmasından sonraki, eserle ilgili her faktörü değerlendirmek esasına dayanan bir görüştür. Eserin tarihî gelişme içinde sosyal, siyasi, ekonomik, kültürel vb. platformları incelenerek bunlardan hangilerinin ne şekilde yorumlandığını anlamaya çalışmak, edebiyat tarihlerinde kullanılan bir metottur. Metin tahlilinde tek bir edebî eserin anlaşılması için tarihî metodu kullanmak, başlı başına bir teori olmaktan daha ......

Yansıtma Teorileri

İdealar ve Yansımalar Edebiyat teorilerinin dayanak noktası, varlık ile ilgili ilk yorumların dayanak noktasına bağlı olarak gelişir. Ontolojik bakış açısına göre, insanoğlu evvela “Hayat ve varlık nedir, insan ve eşya nedir, aralarında nasıl bir alâka vardır? Niçin bu dünyadayız? Doğum ve ölüm nedir? Niçin vardır? İnsan ve kâinat ilişkisi nasıl kurulmuştur? Varlığı kim kurmuştur? Yaratıcı, Allah nasıl bir varlıktır? Başlangıç ve son nedir?” gibi sorulara cevap aramalı ondan sonra insan elinden çıkan eserlere yönelmelidir. “Tarih nedir, ilim nedir, edebiyat nedir?” gibi ......

Fenomenolojik ve Dogmatik Kuram

Fenomenolojik Kuram Teori Nedir Hakkında Kısaca Özet Bilgi Bir felsefî akım olan fenomenoloji, “duyularla algılanan şey olan fenomen” ile ilgilenir. Edmund Husserl ve Heidegger, felsefedeki akımın en önemli temsilcileridir. Fenomen, “görünen nesne” demektir. Görünenden öte bir şey aramak doğru değildir. Edebiyat, bir fenomendir. Edebiyat nasıl görünüyorsa, incelemecinin karşısına nasıl çıkıyorsa öyledir. (...) Mevcut olanın ötesini ele alma, boşluğu dövmekten başka bir şey değildir. Aynanın gerisinde, bilinen bir şey yoktur. Sanatsal farklılaşmanın  ve güzelleşmenin yansımasında  çıklayan şeyler bulunmaktadır. Yirminci asrın başında temsil ......

Yeni Türk Edebiyatının Kaynakları

Batı Etkisindeki Türk Edebiyatının Kaynakları Nelerdir ? Sanat dallarının en önemli kaynağı varoluştur, hayatın ta kendisidir. Evrendeki eşyaya ve oluşa hayranlık duyarak veya tepkiler göstererek, kabullendiğini veya reddettiğini ifade ederek ama kesinlikle var oluşun kanunlarına uyum sağlayarak şuurlu bir tercihle sanat eseri meydana getiren varlık da insandır. Yeni Türk Edebiyatı’nın kaynaklarını düşünürken “Bir edebiyatın kaynağı ne olabilir ve bunun belirlenmesi ne gibi birikimler sağlayabilir?” gibi soruların sorulmasında büyük faydalar görüyoruz. Not: Edebiyatın Kaynağı: Varoluş, Hayat, insan Türk Edebiyatı'nın Kaynağı: Türk Kültürü, İslam Kültürü,Batı Kültürü, Diğer ......

Tanzimat Öncesi Dönem Edebiyatımız

1839'a Kadar Türk Edebiyatına Kısa Bir Bakış İrfan ve zihniyet dünyamızda yenilikler olurken asrın kuvvetli divan şairleri de etkilerini sürdürüyordu. Enderunlu Vasıf, Keçecizade İzzet Molla, Leskofçalı Galip, Hersekli Arif Hikmet, Koniçalı Avni, Akif Paşa gibi şâirler bir kısım yeni hayaller taşımakla birlikte klasik divan edebiyatımızın genel özelliklerini devam ettiriyorlardı. On dokuzuncu asırda eser veren Tanzimatçı şairler, klasik şekilleri büsbütün terk etmemişlerdi. Edebiyat, sanatkârlar elinde gelişir ve okuyucusu tarafından değerlendirilir ancak, onun zenginleşip halka ulaşabilmesi ve bunun yanı sıra daha farklı yorum ve ......

Yeni Türk Edebiyatının Tarihi Gelişimi

Yeni Türk Edebiyatına  Genel Bir Bakış Türk edebiyatında, batılı edebiyatlarda görülen edebî toplulukların aynısı yoktur. Türk edebiyatı bir bütündür, onu; devir, dönem veya gruplara bölerek incelemek bir eğitim mecburiyetidir. Tanzimat’ın ilanından sonraki Türk edebiyatının başlangıcı için 3 Kasım 1839 gibi bir tarih verilmesi, siyasi boğumlanmayla kronolojik edebiyat tarihi anlayışı açısından isimlendirmenin mantığına uygun görünmektedir. Bu yüzden başlangıç dönemini ifade etmek için ekseriyetle kullanılan isimlendirme Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı (veya Tanzimat’tan Sonraki Türk Edebiyatı)’dır. Tanzimat Edebiyatı’nın kendi içindeki gruplarına verilen isimler incelendiği zaman yaygın olarak ......

Yeni Türk Edebiyatının Oluşmasının Temelleri

Yeni Türk Edebiyatının Oluşmasının Temelleri Her asrın edebî özellikleri eser, devir ve cemiyet ilişkileri farklıdır ve tıpkı sanat eserinin orijini gibi eserin oluştuğu zemin de özgün bir (tarihî, siyasi, sosyal...) ortamdır. Bu düşünceyi reddetmemekle birlikte 19 ve 20. asırların özel bir benzerliği vardır. Bu asırlardaki bazı olaylar, bir kısım sosyal girişimlerin başlangıç aşamasında yaşanması bakımından bir benzerlik, bazı noktalarda bir tekrar özelliği gösterir. Tanzimat’tan ve Cumhuriyet’ten sonraki tercüme hareketleri alaturka ve alafranga ölçütleri eski ile yeninin bir arada yaşaması zaman zaman ......

İran Edebiyatı

İran (Fars) Edebiyatı Tarihi Şiir ve Edebiyat Geleneği Hakkında İran edebiyatının kökleri yaklaşık 2500 yıl öncesine kadar gitmektedir. Bu tarihsel süreçte, özellikle Orta Asya ve Mezopotamya coğrafyalarında kurulan devletler ile karşılıklı kültürel ilişkiler yaşanmıştır. İslam dininin kabul edilmesinden önce ve sonra olarak genel anlamda iki döneme ayrılarak tarihi seyrini sürdürmüştür. Fars kültüründeki şiir türü, kökleri yaklaşık MÖ 6. yüzyıla kadar giden bir geleneğe sahiptir. Her köklü medeniyette olduğu gibi, söz konusu ilk dönemlerde, dinî  inançlar  kültürel hayat ve bu bağlamda edebiyat ......

Serveti Fünun Dergisinin Kapatılması ve Edebiyatımızda Oluşan Boşluk

Servet-i Fünun Dergisinin Kapanışı Servet-i Fünun dergisi, 1896 ile 1901 yılı arasında şiir, hikaye (öykü), roman, edebiyat araştırmaları, tenkit vb. türlerdeki neşriyatına beş yıl devam etti. 1901 yılının Ekim ayında Hüseyin Cahit’in Fransız İhtilali’nden bahseden bir yazısı üzerine dergi kapandı, topluluk da dağıldı. Bu tarihten sonra topluluğun üyeleri, eserlerini münferit olarak yayımladılar. Servet-i Fünun Edebiyatı’nın kurucusu sayılan Recaizade Mahmut Ekrem, yeni edebiyata daha geniş bir soluk vermeyi ve eski edebî ölçüleri büyük bir titizlikle ayıklamayı düşündü. Genç neslin ileri gelenlerini, talebesi Ahmet ......

İsrail ve İbrani Edebiyatı

İsrail Edebiyatının Dönemleri Nelerdir? İsrail edebiyatının kökeni, kuruluşuna değil Avrupa ve Amerika kıtalarına yayılan ve İbrani edebiyatını sürdüren, kendilerinden önceki diasporanın oluşturduğu kültürel birikime dayanır. İsrail edebiyatında üç farklı edebi akımlar şunlardır: 1) Palmah Kuşağı Akımı İsrail edebiyatının ilk devresini oluşturur. 1940’larda Hitler ve ardından İngilizlere karşı oluşturulan birlikleri ifade eden kuşağın edebiyatıdır. Orta doğuda bir devlet kurmak için Siyonist görüş çerçevesinde mücadele eden, bu yolda deneyim sahibi olan, aralarında S. Yizhar, A. Meged, N. Şaham gibi yazarların bulunduğu grup fikirlerini Yoldaşların Almanağı ......

Afrika Edebiyatı

Geleneksel Edebiyat Afrika Edebiyatı 1) Sözlü Afrika Edebiyatı Afrika kültüründe sözlü anlaşma ve edebî yapının oldukça önemli bir yeri vardır. Toplum hayatını düzene sokan temel iletişim, sözlü yapı üzerinden sürdürülür. Bu kültür içerisinde, toplumsal fonksiyonu sözlü kültürü aktarmak ve korumak olan özel kişiler vardır. Bu özel kişiler, geleneklerden gelen kültürel birikimi ve soylarının övülecek hususiyetlerini sözlü edebiyat çerçevesinde muhafaza ederek nesiller arasında aktarımı sağlarlar. Şair ve tarihçilerden oluşan bu kişilerin kutsiyetleri de mevcuttur. Aktardıkları kültürel verimleri, yerel dilin bütün hususiyetlerini taşıyacak düzgünlükte ......

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının Oluşumu

Cumhuriyet Döneminin Değerlendirilmesi  Cumhuriyet'ten sonraki değişiklikleri değerlendirebilmek ve çok geniş bir değerlendirme zemininden kurtulabilmek için konumuzu sınırlandırmak gerekir. Sanat eserleri hakkında yapılan çalışmalar, eğer medeniyet tarihinin bir malzemesi olacaksa en başta insan unsurunu ele almak icap eder (gerekir). Bunun yanında edebiyat-insan-cemiyet kavramalarının, değişen insan ve değişen cemiyet şemsiyesi altında yorumlanması mümkün olmalıdır. Mazmundan mefhuma giden, edebî ve estetik kurgularını hep bu gidişe göre ayarlayan insan, söz konusu değişimin en önemli ölçütüdür. Değişen insan ve değişen cemiyet ile birlikte devam eden geleneğin ......

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatında Aydın Tipi ve İnsan Motifi

Cumhuriyet Edebiyatında "Münevver Aydın Tipi ve İnsan Motifi" 1923'ten sonra oluşan münevver insan tipi, kültür değişimine bağlı olarak bir takım değişiklikler kazanmıştır. Bu değişimin ölçütü, halkın gelenekleri ile sanatkârların estetik yorumlarında, aydınların tavırlarında ve nihayet devlet politikaları ile oluşan tercihlerde aranmalıdır. Aydın prototipleri çizilirken bu husus çok büyük önem taşıyacaktır. Asırlarca alplerde, erenlerde, din adamlarında, eğitimcilerde aranan aydın prototipi, Tanzimat Edebiyatından sonra ediplerde aranmış; Cumhuriyetten sonraki dönemde de edebiyatın aydın tipolojisi içindeki etkisi belirginleşmiştir. Sosyal hayata fonksiyonel bir şekilde birikimler aktaran ......

Servet-i Fünun’da Dil ve Getirdiği Yenilikler

Servet-i Fünun'da Dil ve Üslup Servet-i Fünun’daki tahkiyenin dili ve üslubu, o güne göre de bugüne göre de ağır ve terkiplidir. Arapça ve Farsça sözcükler okuyucuları hayli sıkıntıya sokmuştur. Bu manada batı edebiyatının klasik anlayışına benzeyen sağlam yapılı cümleleri ve entellektüel bir vokabüleri vardır. Bu dönemde yazarlar, dil konusunda Tanzimat edebiyatı döneminin hikaye ve roman ya­zarlarının pek çoğundan daha geri kalmışlar, konuşma dilinden büsbütün uzaklaşmışlar, Arapça ve Farsça kelimeler ile tamlamaların yanında onların dil kurallarına geniş ölçüde yer vermişlerdir. Böylece Tanzimat ......

Türk Edebiyatının Sınıflandırılması Tarihi Gelişimi ve Oluşumu

İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı, tarih öncesi devirlerden başlar, Türklerin İslamiyet’i kabul ettikleri 9. ve 10. asırlara kadar sürer. Bu devrede sözlü Türk edebiyatı ve yazılı Türk edebiyatı olmak üzere iki grupta incelenen edebiyatımız, şu alt başlıklara göre değerlendirilir: Sözlü edebiyat, destan, koşuk, sagu, sav adı verilen mahsullere dayanır. Destanlar; savaşları, göçleri, tabiat olaylarını geniş bir şekilde anlatan eserlerdir. Koşuklar, zamanımızdaki lirik şiirlerin, (koşmaların, aşk ve tabiat şiirlerinin) ilk şeklidir. Sagular için, şimdilik, ağıt-mersiye türündeki eserler, diyebiliriz. Savlar ise atalar sözü (durub-ı emsal, atasözleri) olarak ......

Yapısalcılık Kuramı

Yapısalcılık Kuramı Nedir? Yapısalcılık Teorisi Hakkında Kısaca Özet Bilgi ( Structuralizm ) Yapısalcılık, birçok bilim dalında ve edebiyatta uygulanan bir metot olmuştur. Yirminci asırdaki tahlil ve eleştiri metotlarından önemli bir kısmı, metni esas almakta, bu müştereklikten sonra kendine özgü prensipler benimsemektedir. Yapısalcılık da, bunlardan biridir. Eseri inceleyerek, eserin parçalarına ve kurgusal yapısına dikkat ederek, parça-bütün ilişkisine ulaşarak derin yapı denilen orijinal oluşumu çözmek, yapısalcı metodun en önemli yanını teşkil etmektedir. Bu yapılırken, tarihî eleştirinin dışında kalmak ve dilbilimin göstergelerinden faydalanmak yoluna ......

Okur Merkezli Kuramlar

Okur Merkezli Kuramların Çeşitleri Nelerdir Hakkında Kısaca Özet Bilgi? a) Duygusal Etki Kuramı Bu kurama göre sanat esrinin işlevi, sanata ait üst seviyedeki oluşuma vücut vermektir. Sanat eserinin okuyucu, seyirci veya dinleyici ile buluşmasının ardından zevk, haz, estetik değer uyandırabiliyorsa bu eser sanatın işlevini yerine getiriyor demektir. Sanat eserinin zevk vermesi temel prensiptir. Zaten bu esere iltifat eden okuyucu da, örneğin edebî eseri eseri zevk vermesinden dolayı okur. Okuyucuda başka âlem tahayyüllerinin (hayallerinin) oluşması, haz ve heyecanın oluşması ve hatta dramatik yahut trajedik sahneler ......
Yandex.Metrica