Kategori: Edebiyat

Alışılmamış Bağdaştırma

ALIŞILMAMIŞ BAĞDAŞTIRMA (ANLAMSAL SAPMA) Anlam belirleyicileri, anlam ayırıcıları uyum bulunmayan birleştirmelerdir. Örneğin körpe merdiven, dilsiz hayaller, korkunç kıyafet... Dilsiz insan alışılmış bağdaştırma iken dilsiz hayaller alışılmamış bağdaştırmadır. Alışılmamış bağdaştırma, sözcüklerin anlamsal belirleyicileri ve anlam ayırıcıları yönlerinden alışılmışın dışında, çoğunlukla okuru şaşırtacak ve ilk anda yadırgatacak şekilde bağdaştırılmasıdır. Özellikle İkinci Yeni şairlerinin hemen hemen her şiirinde alışılmamış bağdaştırma örneklerine rastlanır. ^ Renksiz dalgalar giriyor koynuma Beyaz bir güvercin oluyor nefesim (Nefesin beyaz güvercin oluşu alışılmamış bağdaştırmayı örnekler) Körpe bir sandalla açıldı duygularım Gözlerinin masasında bade içerken Siyah önlüklü bir ......

Edebiyat Tarih Din İlişkisi

Edebiyat ve Tarih Arasındaki İlişki Edebiyat; duygu, düşünce ve hayallerin, olayların ve diğer unsurların, estetik haz uyandıracak tarzda ve özgün bir biçimde kelimelerle ifade edilmesidir. Tarih; insanların, toplumları etkileyen faaliyetlerinden doğan olayları yer ve zaman göstererek anlatan, olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkileşimlerini gösteren, bilgilerini belgelere dayanarak ispatlayan objektif bir bilim dalıdır. Bu tanımları da göz önünde bulundurarak edebiyat ile tarih arasındaki ilişkiyi şöyle açıklayabiliriz: Hem edebiyatın hem de tarihin ana konusu insanlar ve insanların başından geçen olaylardır. ......

Edebiyat ve Psikoloji Arasındaki İlişki

Edebiyat ve psikolojinin bir bilim dalı olarak birbirine yakınlık ve uzaklığıyla ilişkilerinin ele alınması tarihi çok uzaklara dayanmaz. Edebî eserde yer alan insan psikolojisinin tarihini belirleme imkânı zaten yoktur. Bir bilim olarak psikoloji ortaya çıkmadan önce de sanatçı duyarlılığı ve sezgisi edebî eser öznesi olarak psikolojiyi üstü örtük yahut büsbütün belirgin olarak kullanıyordu. Ancak bunun bir bilim olarak ortaya çıkıp ele alınması ve edebî eserdeki psikolojik unsurların saptanması Freud'la (Froyd) başlar. Freud, genel olarak sanat eseri, özelde ise edebi eser ......

Şiir Dili, İmge ve Çağrışım

Şiir Dili Nedir? Şiirde günlük hayattakinden farklı bir dil vardır. Şair, dış dünyadan aldığı malzemeyi, ona duygu ve düşüncelerini de katarak mecaz, teşbih, istiare, kinaye, tezat vb. yollarla olduğundan çok daha farklı aktarır. Şiir dili denen bu yeni dil, büyük oranda imge, çağrışım ve söz sanatlarına dayanılarak kurulur. İmge Nedir İmge, sözcüklerle oluşturulmuş bir resimdir. İmge şiirin en temel öğelerinden biridir. Soyut bir duygunun, düşüncenin sözcüklerle somutlaştırılmış şekli imgeyi oluşturur. Nesnelerin zihnimizde önceden var olan çağrışımları dışında, yeni çağrışımlar yaratması imgeyle elde edilir. Sular ......

Edebiyat ve Felsefe İlişkisi Hakkında Bilgi

EDEBİYAT FELSEFE İLİŞKİSİ Edebiyatın birçok alanla ilişkisi olmakla birlikte, en etkin ve iç içe geçmiş ilişkisi de felsefe iledir. Felsefe ve edebiyat ilişkisi iki açıdan değerlendirilebilir. Birincisi, felsefeden edebiyata doğru olan etki, diğeri de edebiyat eserlerinin felsefeye olan etkisidir. Kimi felsefecilerin edebiyat eserlerinden etkilendikleri bilinmektedir. Bununla birlikte, felsefe edebiyat arasındaki en temel ilişki sistemi, edebiyat kuramları ve edebi akımlarında görülmektedir. Söz gelimi bilinen en önemli felsefecilerden Aristoteles, Immanuel Kant ve Hegel’in eserleri, edebiyat eleştirisi ve teorisi açısından etkili olmuştur. Edebiyat eserinde ortaya ......

1980 Sonrası Türk Şiiri

1980 Sonrası Türk Şiiri Hakkında Kısa Bilgi Cumhuriyet Dönemi şiirinde 1980 yılından itibaren ülkede gelişen siyasal, sosyal ve ekonomik koşulların etkisiyle bir topluluk oluşturmadan ya da ortak bir anlayış etrafında bir araya gelmeden de şairlerin bireysel şiir çalışmaları devam eder. Birçok edebî dergi çıkarılır, sanatçılar da eserlerini bu dergilerde yayımlarlar. Haydar Ergülen, Hüseyin Atlansoy, Sedat Ümran, Lale Müldür, Ahmet Erhan, Sunay Akın, Metin Altıok, Adnan Özer, Nurer Uğurlu, Küçük İskender, Enis Batur, Şükrü Erbaş gibi şairler bu dönemde eserler vermiştir. 1980 ......

1960 Sonrası Toplumcu Eğilimleri Yansıtan Şiir

Cumhuriyet Dönemi şiirinde 1940’lı yıllardan itibaren Nâzım Hikmet’ten etkilenen ve onun temsil ettiği siyasal hareket içinde yer alan toplumcu gerçekçilik çizgisinde çok sayıda şair tarafından birçok şiir yazılmıştır. Bunlar arasında Attilâ İlhan, Ahmet Arif, Enver Gökçe, Cahit Irgat, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Can Yücel, Rıfat İlgaz, Suat Taşer, Ömer Faruk Toprak, Arif Damar, Mehmet Başaran gibi şairler öne çıkan isimlerdir. İsmet Özel, Ataol Behramoğlu, Nihat Behram, Süreyya Berfe, Refik Durbaş, Kemal Özer gibi şairler de 1960’lı yılların sonundan itibaren bu anlayış ......

İkinci Yeni Hareketi Akımı

İkinci Yeni, Garip akımı şiirine bir tepki olarak ortaya çıkan, 1960'lı yılların ortalarına kadar güçlü bir şekilde devam eden, etkileri günümüzde de hissedilen şiir hareketidir. Bu hareket İlhan Berk, Edip Cansever, Cemal Süreya, Ece Ayhan, Turgut Uyar, Sezai Karakoç gibi şairlerin şiirlerini 1956’dan itibaren Pazar Postası’nda yayımlamaya başlamasıyla belirginleşmeye başlar. Şiire farklı zamanlarda başlamış olan ikinci Yeni şairlerinde birtakım ortak özelliklerin mevcut olduğu görülür. Bunlar arasında İkinci Yeni şiirinin soyut ya da kapalı olması, bireycilik, biçimcilik, akıl dışına çıkma, bilinçaltının ......

Serbest Ölçü

Serbest Vezin Nedir? Serbest Ölçü Hakkında Kısaca Özet Bilgi Vezni ve kafiyesi serbest olan, önceden belirlenmiş bir kalıbı olmayan serbest nazım şiirleridir. Tanzimat’tan sonra seyrekçe ve yirminci asırdan itibaren sıkça görmeye başladığımız serbest şiirler, vezin ve kafiye bağlarından kurtulan şiir örnekleridir. Batı edebiyatından aldığımız serbest vezin uygulaması, Türk edebiyatında aruz ölçüsü ve hece ölçüsünün standardı kurulmadan inceleme ölçütleri belirlenebilecek bir keyfiyet değildir. Hece ölçüsü ve aruz ölçüsü gibi herhangi bir kalıba veya vezne bağlı kalınmadan yazılan şiirlerin ölçüsüne verilen addır. Hecelerin açık ......

Mısır Edebiyatı

Eski Dönem Mısır Edebiyatının Genel Özellikleri Mezopotamya’daki birikimi alarak kendisinden sonra gelen pek çok medeniyete yeni terkipler oluşturan ve ortaya koyduğu eserlerle bugün dahi araştırmaların konusu olan Mısır medeniyeti, dünya tarihinde yaklaşık 7000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Antik dönemde, kıta bevleri ve rasathanelerinde bünyesinde bulunduğu, gelişmiş bir medeniyet kurmuşlardır. Tarihte iz bırakmış birçok medeniyette olduğu gibi Mısır’da da söz konusu gelişimi sağlayan toplum ve devlet yapısı coğrafyanın verimliliğine paralellik göstermiş ve Nil Nehri’nin etrafındaki bereketli topraklar üzerine kurulmuştur. Söz konusu coğrafyada yaşanan ......

Yansıtma Teorileri

İdealar ve Yansımalar Edebiyat teorilerinin dayanak noktası, varlık ile ilgili ilk yorumların dayanak noktasına bağlı olarak gelişir. Ontolojik bakış açısına göre, insanoğlu evvela “Hayat ve varlık nedir, insan ve eşya nedir, aralarında nasıl bir alâka vardır? Niçin bu dünyadayız? Doğum ve ölüm nedir? Niçin vardır? İnsan ve kâinat ilişkisi nasıl kurulmuştur? Varlığı kim kurmuştur? Yaratıcı, Allah nasıl bir varlıktır? Başlangıç ve son nedir?” gibi sorulara cevap aramalı ondan sonra insan elinden çıkan eserlere yönelmelidir. “Tarih nedir, ilim nedir, edebiyat nedir?” gibi ......

İran Edebiyatı

İran (Fars) Edebiyatı Tarihi Şiir ve Edebiyat Geleneği Hakkında İran edebiyatının kökleri yaklaşık 2500 yıl öncesine kadar gitmektedir. Bu tarihsel süreçte, özellikle Orta Asya ve Mezopotamya coğrafyalarında kurulan devletler ile karşılıklı kültürel ilişkiler yaşanmıştır. İslam dininin kabul edilmesinden önce ve sonra olarak genel anlamda iki döneme ayrılarak tarihi seyrini sürdürmüştür. Fars kültüründeki şiir türü, kökleri yaklaşık MÖ 6. yüzyıla kadar giden bir geleneğe sahiptir. Her köklü medeniyette olduğu gibi, söz konusu ilk dönemlerde, dinî  inançlar  kültürel hayat ve bu bağlamda edebiyat ......

Türk Edebiyatının Sınıflandırılması Tarihi Gelişimi ve Oluşumu

İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı, tarih öncesi devirlerden başlar, Türklerin İslamiyet’i kabul ettikleri 9. ve 10. asırlara kadar sürer. Bu devrede sözlü Türk edebiyatı ve yazılı Türk edebiyatı olmak üzere iki grupta incelenen edebiyatımız, şu alt başlıklara göre değerlendirilir: Sözlü edebiyat, destan, koşuk, sagu, sav adı verilen mahsullere dayanır. Destanlar; savaşları, göçleri, tabiat olaylarını geniş bir şekilde anlatan eserlerdir. Koşuklar, zamanımızdaki lirik şiirlerin, (koşmaların, aşk ve tabiat şiirlerinin) ilk şeklidir. Sagular için, şimdilik, ağıt-mersiye türündeki eserler, diyebiliriz. Savlar ise atalar sözü (durub-ı emsal, atasözleri) olarak ......

Maniler

Mani Nedir? Mani Hakkında Kısaca Özet Bilgi Anonim halk şiirinin tek dörtlükten oluşan nazım biçimidir. Pek çoğunun söyleyeni belli değildir. Anadolu’da daha çok, genç kızlar ve kadınlar arasında türetilir ve ezgiyle söylenir. Saz eşliğinde söylenenlere de rastlanır. Mani söylemekle ilgili olarak “mani düzmek, mani atmak, mani yakmak” gibi ifadeler de kullanılır. Mani söyleyen kişilere ise halk arasında “mani yakan, mani düzen, mani atan, manici” gibi isimler verilir. En iyi mani söyleyenlerse “manici başı” olarak anılır. Maninin konusu çoğunlukla “aşk” olmakla birlikte, manilerde ......

Ağıtlar ve Tarihi Olaylar

Ölenin arkasından söylenen ve onun ölümden duyulan acıyı, üzüntüyü anlatan şiirlere ağıt denir.. Bu şiirde, ölen kişinin hayatta iken yaptığı iyilikleri, kahramanlıkları dile getirilir. Sel, deprem, yangın gibi doğal afetlerle ilgili ağıtların da söylendiği olur. İslamiyet’ten önce, Şamanizm inancının da etkisiyle Türklerin yaşamında cenaze merasimleri önemli bir yer tutar, ölü için düzenlenen “yuğ” adı verilen törenlerde “sagu” ismiyle anılan matem şiirleri okunurdu. Orhun Kitabelerinde geçen “yuğ” sözü ile de bu törenler kastedilmiştir. Bunun yanında “yuğçı, sığıtçı” sözleri de ağıtçı (cenazenin çıktığı ......

Münazara

Münazara Nedir? Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak gruplar hâlinde yapılan tartışmaya münazara denir. Münazara genellikle okullarda edebiyat derslerinde uygulanan bir tartışma türüdür. Münazaralar; öğrencilerin konuşma becerilerinin gelişmesine, karşılaştırmalı düşünme alışkanlığı kazanmalarına, bazı konularda ders dışında araştırma yapmalarına yardımcı olur. Münazaranın amacı düşüncelerin, kabullerin karşılaştırılmasıdır. Gruplardan biri konuya olumlu yönden yaklaşırken diğer grup olumsuz açıdan yaklaşır. Amaç karşı tarafın görüşlerini çürütüp tartışmadan galip çıkmaktır. Münazarada belirtilen görüşten çok argüman (gerekçelendirilmiş tez) geliştirmek ve karşı argümanları çürütmek önemli olduğundan ağırlıklı ......

Kitap Özetleri

Değerli ziyaretçilerimiz, uzun yıllardır sizler için derleyip düzenlediğimiz Türk Edebiyatı ve Batı Edebiyatı Kitap Özetlerini bu sayfamızda birleştirdik. Eğer siz de incelediğiniz ya da özetini çıkardığınız herhangi bir roman, kitap, tiyatro ya da hikayenin burada adınız ile birlikte yayımlanmasını istiyorsanız turkdiliedebiyati @ hotmail.com adresine belge olarak gönderebilir ve katkıda bulunabilirsiniz; ancak başka sitelerden kopyalanmış roman özetleri ya da incelemeler kesinlikle sitemizde yayımlanmayacaktır. Ayrıca dünya klasikleri roman özetleri sayfamıza da bakabilirsiniz. Teşekkürler. Batı Edebiyatı Roman Özetleri (Alfabetik) Andromak Özeti (Racine) Anna Karenina ......

Türk Edebiyatı Tarihi ve Oluşumu

Türk Edebiyatı Tarihi ve Oluşumu Milletlerin tarih, kültür, sanat ve edebiyatlarını incelemek üzere asırlara göre yapılmış sınıflandırmalar kullanılır. Bu sınıflandırmalarda takip edilen sıraya takvim sırası, kronolojik sıra veya kısaca kronoloji denir. Kronoloji ile bir milletin edebiyatını; metin, tür, şekil, yazar, muhit, nesil, sosyal hayat, kültür değişikliği, siyasi gelişmeler gibi ölçütlere bakarak incelemek, onun hangi coğrafyada eser verdiğini tespit etmek ve bütün bu verileri tarih içinde değerlendirmek, edebiyat tarihi dalını ilgilendirir.Bir milletin edebiyatını genel bir çerçeve içinde ana hatlarıyla tanıyabilmek için tarihî ......

Ninniler

Çocukları uyutmak ya da onların ağlamasını engellemek sebebiyle ezgiyle söylenen ve çoğunlukla bir dörtlükten oluşan şiirlerdir. Öğretici bir niteliği olan ninniler sayesinde çocuklar anadillerini kolayca öğrenirler. Bundan dolayı edebiyatımızda ninni geleneği geçmişten günümüze devam etmiştir. Ninniler çoğunlukla tek bir dörtlükten meydana gelir. Kaşgarlı Mahmut, Divanü Lügati’t Türk’te bu nazım şeklini “balubalu” olarak isimlendirmiştir. Tilki duymasın ninni Tilki duyarsa yavrum Hem seni yer hem beni Ninni yavrum ninni NİNNİ Asmaya kurdum salıncak Eline de verdim oyuncak Yine de uyumadı gitti Şu küçücük yumurcak. BEBEĞİM Bebeğim kocaman, onu tutamam. Ninniler söylerim, hiç uyutamam. Oynayıp gülüyor, bizi süzüyor. Mamasını yemiyor, beni ......

Zeka Nedir

Zeka Nedir Hakkında Geniş Detaylı Bilgi Kavramlar ve algılar yardımıyla soyut ya da somut nesneler arasındaki ilişkiyi kavrayabilme, soyut düşünme, muhakeme etme ve bu zihinsel işlevleri uyumlu şekilde bir amaca yönelik olarak kullanabilme yetenekleri zeka olarak adlandırılmaktadır. Zekanın farklı tanımlarının olmasına karşılık zekaya ilişkin kuramların tümü zekanın geliştirilebilecek bir kapasite ya da potansiyel olduğu ve biyolojik temellerinin bulunduğu noktalarında birleşir. Buna göre zeka, bireyin doğuştan sahip olduğu, kalıtımla kuşaktan kuşağa geçen ve merkez sinir sisteminin işlevlerini kapsayan; deneyim, öğrenme ve çevreden kaynaklanan ......
Yandex.Metrica