Fransız Edebiyatı

Reklamlar

Fransız edebiyatının ilk örneklerini de destanlar oluşturur. 12. yüzyıla kadar pek varlık göstermeyen Fransız edebiyatında en önemli ürün Chansen de Röland destanıdır.
Rönesans döneminde gelişmeye başlayan Fransız edebiyatı, sonraki dönemlerde birçok sanat akımının doğuşuna tanıklık etmiş, bu akımların gücüyle beslenmiştir.

Fransız Edebiyatının Tarihi Gelişimi Oluşumu ve Genel Özellikleri

Köklü ve verimli bir geçmişe sahip Fransız edebiyatında manzum, mensur ve tiyatro türünde hemen hemen bütün şekillerde eser verilmiştir. 15, ve 16. yüzyıllarda etkisi kuvvetle hissedilen klasisizmin ardından, 19. yüzyılda romantizm, realizm ve sembolizm,
20. yüzyılda ise sürrealizm (gerçeküstücülük) ve Egzistansiyalizm (varoluşçuluk) başta Fransa, ardından da Avrupa ve dünya edebiyatlarını etkisi altına almıştır.

Orta Çağ’a gittiğimizde Fransız dilinin en eski örneği ve ilk metini olarak Germen Ludwig’in Strasbourg Yemini ile karşılaşmaktayız. Bu kültür hayatına özgü ilk şiirlerin ortaya çıkması için ise 12. yüzyılı beklemek gerekecektir. Orta Çağ’daki Fransız kültür hayatının izlerini günümüze yansıtan bir diğer verim ise manzum şekilde yazılmış olan Kurtuva romanlarıdır.

12. yüzyıldan itibaren pek çok macera ve aşk temalı romanlar da yazılmıştır. Bu dönemde halk tarafından oldukça rağbet görmüş olan bir diğer eser, çoğu anonim yirmi altı şiirden oluşan Roman de Renart bir başka önemli eserdir.

Reklamlar

14. ve 15. yüzyıllarda şiirde, sanatkâraneliğin yanı sıra biçim endişesinin de ön plana çıkmaya başladığı görülür. Bu dönemde eserlerini veren bazı önemli sanatkârlar: Guillaume de Machaut, Charles d’Orleans, François Villon.

16. yüzyılda kültür hayatını şekillendiren başlıca unsur, denizaşırı seferler neticesinde tanınan antik kültürler ve yine bu dönemde gelişen hümanizmadır. Bir grup genç şairden oluşan Pléiade adlı topluluğun yayımladığı manifesto (Défense et Illustration de la Langue Française), klasik yapıdan gelen sanat anlayışından belli bir kopuşu bildirir. Topluluğu oluşturan şairlerden bazıları: Ronsard, Jean Dorât, Pontus de Tyard, Joachim du Bellay’dir. Benimsedikleri antik kültürden gelen birikimlerin çağın akımı olan hümanizm ile beraber yorumlanması ve lirik bir söyleyişin benimsenmesi hem geçmiş şiir anlayışlarından farklıdır hem de modern anlamda ifade ettiğimiz şiir anlayışına zemin hazırlayacak mahiyettedir. Bu dönemin bir diğer önemli edebî ürünü, Montaigne’in Denemeler’idir.

17. yüzyıldan itibaren, Fransız edebiyatındaki kuralcı yapının kırılmaya başladığı görülmektedir. Bu dönemde Malherbe, Mainard ve Racan önemli şairlerdir. Kardinal Richelieu tarafından kurulan Fransız Akademisi, edebiyat ve dilbilim çalışmaları açısından sistematik ve akademik bir yapının yine bu dönemde oluşmaya başladığını göstermektedir. Rönesans akımının etkisi, çeşitli düşünsel akımların ortaya çıkması, dogmatizmden sanat hayatının sıyrılması halkın kültür seviyesinin daha da yükselmesini beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda tiyatro eserlerine gösterilen ilgide de artış görülmüştür. Trajikomedi söz konusu süreçte tiyatro eserlerine dâhil olan bir anlayıştır ve tiyatroya karşı artan ilgi; Cinna, Horace, Nicoméde gibi oyunların yazarı Pierre Corneille gibi büyük bir sanatkârın edebiyat dünyasına girmesini sağlamıştır. Yüzyılın sonlarına gelindiğinde Fransız edebiyatının beş büyük edebî şahsiyeti eserleri ile ortaya çıkmıştır. Bunlar, fabl türündeki eserleri ile La Fontaine, komedi türünde Moliere, trajedide Racine, yergi türünde Boileau ve vaazlarıyla Bossuet’tir. Yine bu dönemde La Rochefoucauld Özdeyişler adlı eseriyle edebiyat tarihi içerisindeki önemli sanatkârlar arasına katılmıştır.

18. yüzyılda Fransa, felsefi düşünceler anlamında ciddi bir ilerlemeyi, genişlemeyi ve buna mukabil Aydınlanma Çağı’nı yaşamıştır. Bu dönemdeki felsefi arayışlar, toplumun daha İyi ve mutlu nasıl yaşayabileceği mevzusuna odaklanmıştır. Bu arayışta eleştiri de önemli bir yere sahiptir. Söz konusu felsefi arayışlar ve fikir akımları, edebî eserlerin de hemen hemen bütün türlerinde tezahürünü bulmuştur. Bu arayışlarda bilimsellik, akılcılık, deneysellik ön plana çıkarken, vuzuh evrenselliktir. Toplum ve kültür hayatını derinden etkileyen söz konusu düşünsel ortam, bu yüzyılın sonlarında, etkisi tüm dünyayı saracak olan ünlü Fransız İhtilali’ne zemin hazırlamıştır.Bu dönemde edebiyatın görünüşüne gelecek olursak sanatkârların dikkati antik çağlardan ayrılıp yaşadıkları dönemin anlayışını oluşturan büyük ustalara kayar. Şiir eski önemini biraz olsun kaybederken düşünsel gelişimi aktarabilecek nitelikteki mensur eserler daha çok rağbet görmeye başlamıştır. Liberal düşüncenin en önemli temsilcisi konumundaki Voltaire bu dönemde eserlerini vermiştir. Montesquieu, Lettres Persenes ve De l’esprit des lois gibi eserleriyle felsefî düşünüş alanına katkı sağlamıştır.

İhtilal sürecinde pek fazla eser yayımlanmamışsa da sonrasında bu duraklama devrinin birikimiyle önemli eserler sırasıyla yayımlanmaya başlanmıştır. 1820’de yayımlanan Lamartine’in Méditations Poétiques adlı şiir kitabı romantizmin başlangıcı olarak telakki edilebilir. Bu şiirlerde lirizmin kuvvetli izleri de görülmektedir. Ardından romantizmin en önemli temsilcilerinde Victor Hugo, 1829-1840 yılları arasında beş şiir kitabını yayımlamıştır. Romandaki görünüş ise, romantizmin tesirinde yazan Musset, tarihsel konuları ele alan eserleriyle A. Dumas Pére, gerçekçi bir anlayışla dönemin toplum yapısını eserlerine yansıtan Balzac, Kızıl ve Kara adlı meşhur eseriyle Stendhal bu dönemin önemli yazarlarıdır. 1850’lere gelindiğinde Lisle, Coppée, Heredia gibi şairlerle parnasizme bağlı şiir anlayışı rağbet görmüştür. Charles Baudelaire romantik şiir anlayışını yenileyerek devam ettirirken Paul Verlaine ve Arthur Rimbaud modem Fransız şiirine zemin teşkil edecek eserleri vermişlerdir. Yine bu dönemde Gustave Flaubert’in eseri olan Madame Bovary ile realist roman anlayışı ilgi görmeye başlamıştır.

I. Dünya Savaşı’nın sonrasında bu yıkımın yarattığı toplumsal ve bireysel psikolojik dünya, Tristan Tzara öncülüğündeki geleneksel bütün kuralların reddedilmesini öngören Dadaizm’in ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu dönemde, roman adına önemli bir çalışma, Marcel Proust’un Geçmiş Zaman Peşinde adlı eseridir. André Gide konformist yaşama tarzına eleştirel bir şekilde yaklaşırken Jean Paul Sartre varoluşçu felsefeyi edebî eserin dünyasına getirmiş, Albert Camus özgür olmasını öngördüğü insanı saçma kavramı çerçevesinde ele almıştır.

Fransız Edebiyatının önemli Sanatçıları:

Siz de Fikrinizi Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica