Sürrealizm (Gerçeküstücülük)

Sürrealizmin Ortaya Çıkışı Doğuşu

I. ve II. Dünya Savaşları arasında Avrupa’da doğup gelişen bir akımdır. Sürrealistlerin benimsedikleri görüşlerin arka planını dadaizm oluşturur. Akımın bildirisi Manifeste du Surréalisme, 1924 yılında André Breton tarafından hazırlanmıştır.

Sürrealizmin Genel Özellikleri

  • İlmî ve felsefi hayata dair geçmişten gelen bütün görüşlerin yenilenmesini, düşüncenin saf bilinç otomatizmi ile ortaya çıkması gerektiği görüşlerini benimser.
  • Realizm akımı, kurgu ve tahkiyeye dayalı hikaye ve roman türünün gelişmesine çok büyük katkılarda bulunan bir akımdır. Realist sanatçılar, öykü ve romanda yeni psikolojik tahlil metotları, şuur akışı teknikleri, tedahülü reddeden ve yazarın gizlenmesini salık veren anlatma biçimleri, sinema ve televizyonda anlatma ve iletişim tekniklerini geliştiren ve kamera açılarına orijinal ufuklar getiren görüş noktaları ve yeni bakış açıları (André Breton) teklif etmişler ve bunları eserlerinde uygulamışlardır.
  • Bilinçaltı ve bilimsellik zeminlerine oturan bu görüşlerinde Sigmund Freud’un etkisi büyüktür.
  • Sürrealizm akımının benimsediği temel görüş, insana ait gerekliğin ortaya konulabilmesi için akla değil bilinçaltına yönelmek gerektiğidir.
  • Bireyin karakterine ait asıl verilerin burada bulunduğuna inanılır.
  • Sanat eseri de bireye ait bu kısmın ortaya konulması için bir araç konumundadır.
  • İnsana ait gerçekliği sanat eserinde ortaya koyabilecek teknik ise, bilinç akışı olarak da ifade edilen otomatik yazıdır.
  • Bu teknik, bireyin bilincinden normal süreçte geçen akışı, olduğu gibi yazıya aktarmasını öngörmektedir.
  • Yazıya dökülen bilinç akışının aktarımı sırasında imla kuralları göz ardı edilir. Sonucunda ortaya çıkan verilerde de geleneksel yapıdan gelen; estetik endişe ve ahlaka uygunluk, etik değerler endişesi gibi kaidelere bağlı kalınmaz, bu hususlar aranmaz. Böylelikle bilinçaltı ve bilinç dışı birleşik bir hâlde ortaya çıkar.
  • Akılcılığın ve kaidelerin karşısında olan bu akımı benimseyen sanatkarlar; sanat eserinde alay, mizah gibi unsurlara çokça yer ayırırlar.
  • Rüyalara da çok önem verirler ve bu âlemde de bilinçaltının etkili olduğu ve insani gerçekliğin burada en saf hâliyle vücut bulduğuna inanırlar. Aklın arka plana atılması ve bilinçaltı gerçekliğine yönelmeleri, akımın ortaya çıktığı dönem ve etkilendiği felsefi zeminlerden gelen aklın artık insanın arayışlarına yetersiz geldiği görüşüne dayanmaktadır.
  • Sürrealizm, edebiyat sahasında en çok şiir türünde etkili olmuştur.
  • Dil, üslup, ahenk, teknik gibi konularda herhangi bir kaideye bağlanma gereği duymazlar.
  • Kelimelerde gerçeğe yakın anlamları kullanmaktan ziyade, uzak çağrışımlı ve bilinçaltına ait hususiyetleri daha iyi ifade edebileceklerini düşündükleri imajların imkânlarından faydalanırlar.
  • İmlâ kuralları da yine aynı sebeplerle göz ardı edilir.
  • Realist Akımların Tenkidi: Realizm, varlığın gerçeklerini görmek ve onları aynen anlatmak, bu tür bir objektif tutum üzerine estetiği bina etmek üzerine kurulmuştur.
  • İlk bakışta gerçekleri görüp anlatmak fikri, insana artı bir değer olarak yansır.
  • Sorumluluklarımızı yerine getirebilmek, hayat gerçeğini anlamak ve ona göre tavır almak, müspet görülür. Bu yolla, sanatta birçok yeni metot keşfedilmiş, gözleme dayalı tasvir anlayışı gelişmiş, insanın iç dünyasına ait psikolojik gerçeklik ile kişilik çözümlemeleri, ilim adına yeni sonuçlar doğurmuştur.
  • Realistler, dil ve anlatım hakkında üslupçu bir tavır takınmışlar ve cümle yapılarında doğruluk prensibini devam ettirmişlerdir.
  • Tartışmaya sebep olan konu, realizmin gerçek anlayışından doğar.
  • Gerçek nedir sorusunu sorarak cevaplar aramak, bir bakıma insanın ve cemiyetin dünya görüşünü bulmasına sebep olabilir, insan ve varlık gerçeğe, ilme ve hakikate göre dünya ve ahiret gerçeklerinin dengesi ile kurulabilir. Eğer Yaratıcı’nın var ettiği dünyada insan sorumlulukları açısından varlık ve gerçek nedir sorusunu sorarsak bizlere bazı vazifeler isnat edilir. Bize göre doğru olan, Allah fikri ve diğer varlıkların yaratılmış olduğu prensibi gerçektir. Bir başka görüş, fikirlerini Allah gerçeğine değil de obje ve fenomen gerçeğine, madde gerçeğine bağlar ve gerçeği o noktada arar ise başka hâller ortaya çıkar.
  • Bilimsel çalışmalar, Rönesans’ın etkileri, keşifler ve yeni buluşlar, makine ve teknoloji, maddenin ve doğanın öne çıkan veri olarak sunulması, insani değerleri, gelenek ve inançları, ahlaki kabulleri ikinci plana itmiştir.
  • Çoğu zaman da insanın manevi dünyası, gerçekliğin dışına atılmıştır. Hâlbuki maddi gerçeklik ile birlikte manevi gerçekliğin ele alınması, hayatı anlamanın en önemli şartıdır.
  • Edebiyatta gerçeklik adına öyle konular anlatılmıştır ki son iki yüz yıl içinde cemiyetin ahlakını bozacak pek çok durum, alenen anlatılmış ve gençlerin yetişmesinde olumlu katkılar yanında olumsuz etkilere sebebiyet vermiştir.

Sürrealizmin temsilcilerinden bazıları şunlardır:

Andre Breton, Louis Aragon, Paul Eluard,  robert Desnos, Salvador Dali

Not:

Natüralizm ve Sürrealizm etkisiyle gelişen hareketler ve bu cereyanların edebî eserlerinde iğrençlik, ahlaksızlık, hususi hayat ve cinsiyet konulan açık açık anlatılmış, istismar edilmiş ve kötü olanın iyi gibi sunulması yanlışı yapılmıştır. Bu konuda olumlu ve olumsuz etkilerle ülkemizde realizmi inceleyen Süleyman Hayri Bolay, Nureddin Topçu, Hilmi Ziya Ülken, Takiyeddin Mengüşoğlu gibi yazarlar, realitenin ideal değerleri öldürdüğü gerekçesiyle bu akımı tenkit etmişlerdir.

Sürrealizm (Gerçeküstücülük) Sanat Akımı Hakkında Kısaca Özet Bilgi

Sürrealizm, 1924 yılında yayımlanan bir bildiriyle dünyaya adını duyuran sanat akımıdır. Sürrealist sanatçılar, bu bildiride düşüncenin aklın denetimi olmadan ve ahlak gibi engeller hiçe sayılarak ortaya konmasını savunmuşlardır. Sürrealistler, nesneleri alışılmamış biçimlerde betimlemiş, çoğunlukla düşlerin gizli dünyasını dile getirmeye çalışmışlardır. Bazen de nesneleri kendi doğal ortamlarından çıkartarak şaşırtıcı, düşsel bir ortama taşımışlardır.

Sürrealizmin Manifestosu Özeti

1920 yılında “Sürrealizmin Manifestosu”nu ortaya atan sanatçı André Breton bu sanat akımını akımı şu şekilde dile getiriyor: “Bence en güçlü Sürrealist imaj, resim, görünüş, olay gibi en ileri düzey aykırılık, karşıtlık derecesine yükselmiş olanıdır. Gerçeküstü bir eser aykırılıklarla, zıt anlamlarla, gerçekle her türlü bağı koparmış, yitirmiş olarak kendini ortaya koyar. Gerçeküstücülük, hayal aleminin tercümesidir, o hayal aleminin içindeki gerçekçi durumlar soyut, soyut durumlar da gerçek olabilir. Gerçeküstücülükte gerçeğin normal açısı tamamen kapanmıştır.”

Kurucusu, Fransız edebiyatı şairlerinden ve ruh doktoru Andre Broton’dur. İlkeleri 1924’te ortaya konmuştur. Sürrealizmin amacı bilinçaltının sanata yansıtılmasıdır.
Felsefi alanda, Fransız filozofu Henry Bergson “sezgicilik” adını verdiği düşünce akımı, sürrealizmi etkilemiştir. Ruhu savunan Bergson’un ruhun akıl­dan daha üstün olduğunu ileri sürer. Gerçekleri ruhsal sezgilerle açıklar. Doktor Sigmund Freud’un “psikanaliz” düşünce­si sürrealizm akımının diğer bir kaynağıdır. Freud, insanı bilinçaltıyla açıklar. Ona göre insanın gerçek eğili­mini, isteklerini toplumsal yasalar, ahlak ve dinsel baskılar engeller. Bilinçaltı ancak sarhoşluk, rüyalar, sayıklamalar…gibi durumlarda aklın denetiminden kurtularak bilinçüstüne çıkar. Sürrealistler, düşün­cenin gerçek etkinliğini ortaya çıkarmak için hipnotizma seansları düzenlemişler, elde ettikleri verileri sanatlarına yansıtmışlardır. Onlar, gerçek sanat yapıtlarının, sanatçılarca akıl ve irade denetimi dışındayken oluşturulabileceğini savunmuşlardır. Sürrealist sanaçtılar, dil ve üslupta anlaşılır olmayı iste­mediler. Herkesin birkaç sözcük ya da cümle ekle­yerek oluşturduğu “otomatik yazı” yöntemini benim­sediler. Noktalama işaretlerine karşı çıktılar. Türk edebiyatında Birinci Yeniciler (Garipçiler)  ve ikinci yenicilerin bazı sa­natçıları sürrealizmden etkilendi.

Sürrealizmin temsilcileri

Andre Breton ( önemli ya­pıtları : Bakire Gebelik, Ak Saçlı Tabanca, Manyetik Alanlar, Sürrealizmin Manifestosu ),

Paul Eluard yapıtları: Ölmeden ölmek, Açık Kitap, ÇifteKaranlık, Politik Şiirler),

Luis Aragon yapıtları: Elsa’nın Gözleri, Rüyalardan Bir Dalga, Sevinç Ateşi)

Sürrealizm Örneği:

YALNIZ DEĞİLİM

Yüklü
Dudakların tüyden hafif yemişleriyle
Giyimli
Bin bir değişik çiçekle
Anlı şanlı
Kollarında güneşin
Mutlu
Bir tanıdık kışla
Hoşnut
Bir damlasıyla yağmurun
Güzel
Tanyerinin aydınlığınca
İçten bağlı
Bir bahçenin sözünü ediyorum
Düş kuruyorum
Seviyorum düpedüz

(Paul Eluard, Çev. Sebahattin Kudret Aksal)

Diğer Akımlar:

« »

Alt Kategoriler:

Siz de Fikrinizi Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica