Etiket: PDF

İslam Medeniyeti Online Testleri Çöz

İslam Medeniyeti Testi 1. • Ceberiyye Ekolü: Ağacın büyümesi veya güneşin batması gibi insanında fiillerinde mecbur olduğunu savunarak fiilleri yaptıranın Allah olduğu görüşünü savunmuştur. • Kaderiyye Ekolü: İnsan fiilleri Allah tarafından yaratılmış değildir. Onları kararlaştıran ve yapan insanın kendisidir. Bu bilgilere göre islam ekollerinin ortaya çıkmasında; I. İnsan davranışları, II. Dinî içtihatların önemi, III. Tasavvuf inancı durumlarından hangilerinin etkili olduğu söylenebilir? A) Yalnız I       B) I ve II        C) I ve III        D) II ve III        E) ......

Ses Olayları (Ses Bilgisi)

  Dilimizdeki Ses Olayları (Ses Bilgisi Kuralları)    1- Bugün, Türkçe kelimelerimizde uzun sesli yoktur. Seslilerimiz, kelimelerde aynı veya orta uzunluktadırlar. Sonradan Türkçeleşmiş kelimeler katip,tesir, tevil, askeri, iktisadi... bu kurala uymaz. Bazı kişilerin yapısı gibi gelişi güzel yabancı veya Türkçe kelimeleri yersiz olarak uzatmak veya kısaltmak  doğru değildir. Hâtıra (doğrusu hatıra), hulâsa (doğrusu- hulâsa) şakaa (doğrusu-şaka), tesir (doğrusu teesir) dir.       Türkçe kelimelerdeki bazı sesliler, konuşmada isteği veya duyguyu ifade etmek için uzun söyleyebilirler. Yazıık, Yook, olmadıı, Uzuuun, konuştuun, kardeşiiim, güzeel gibi.   ......

1970-1980 Dönemi Türk Tiyatrosu

Bu dönem Türk tiyatrosu 1960’larda başlayan geleneğin bir devamı niteliğindedir. Bu dönemde oyun yazarlığında eski kuşakla beraber yeni bir yazar kuşağı da yetişmiştir. Güngör Dilmen, Melih Cevdet Anday, Orhan Asena, Adalet Ağaoğlu, Başar Sabuncu, Necati Cumalı, Recep Bilginer, Cahit Atay, Turan Oflazoğlu, Refik Erduran, Ülker Köksal, Nezihe Araz bu dönemin önemli yazarlarıdır. Tarihî, sosyal ve siyasi anlamda önemli bir süreç olarak kabul edilen bu dönemde Türk tiyatrosu öz, teknik, biçim ve oyun yazarlığı açısından büyük gelişme gösterir. Tiyatro yazarları büyük ölçüde ......

1960 Sonrası Hikaye

1960 Sonrası Hikaye 1960 Sonrası Hikaye: Yaşanmış veya yaşanması mümkün olan olayların okuyucuya haz verecek şekilde anlatıldığı kısa, edebî yazılara hikâye (öykü) denir. Edebiyatımızda ilk yerli örnekleri Tanzimat Edebiyatı Dönemi’nde verilmeye başlanmıştır. Servetifünun ve Millî Edebiyat Dönemlerinde yeni bir tür olarak ağırlığını hissettirmeye başlar. Türk hikâyeciliği, “Cumhuriyet Dönemi”nde yaşanan toplumsal olaylar, kültürel değişimler gibi nedenlere bağlı olarak farklı tema ve yönelişlerle birlikte hem teknik hem içerik yönünden farklı özellikler gösterir. 1960’lı yıllara gelindiğinde önceki yılların birikimine ve sosyal, siyasi gelişmelere bağlı olarak ......

Edebiyat ve Toplum İlişkisi

Edebiyat ve Toplum İlişkisi Hakkında Kısaca Özet Bilgi Edebiyat, sözlü ve yazılı ürünler aracılığıyla toplumun kültürel birikimini oluşturur. Toplumun duygu, düşünce ve hayalleri; sosyal yaşamı, inançları ve değerleri onun aracılığıyla dile getirilir. Sanat, siyaset, bilim, felsefe, ekonomi, din, tarih gibi her alan; sevgi, nefret, korku, öfke, üzüntü, sevinç, arzu, aşk, mutluluk, mutsuzluk gibi her duygu; kısacası insanı ilgilendiren her şey edebiyatın ilgi alanına girer. Bu anlamda edebiyat, toplumların duygu ve düşüncelerinin yansıdığı alandır. Kültür ve uygarlığın bileşeni, ifadesi, ayrılmaz bir parçasıdır. Bir ......

Şükrü Elçin

Şükrü Elçin Kimdir Hayatı Eserleri Hakkında Kısaca Özet Bilgiler Edebiyat tarihçisi, folklorcu, yazar, şâir. Florina'da doğ­du. Şükrü Elçin, İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi (1939). Liselerde, yüksek okullarda öğret­menlik ve öğretim üyeliği yaptı. 1949'da Halk Edebiyatı dok­toru, 1962'de doçent oldu. Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdarî Bilimler Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde profesörlüğe yükseldi. 1981'de aynı fakülteden emekli olarak ayrıldı. Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü başkanı ve Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Yüksek Kurul üyeliği yaptı. Lise ......

Deyim Aktarması

Deyim Aktarması (Anlam Aktarması) Nedir Örnekler Bir kavramın, biçimi veya görevi yönüyle başka kavram yerine kullanılmasıdır. Dört başlık altında incelenir: a. İnsandan doğaya aktarma nedir Organ adlarının ya da insana özgü kavramların doğadaki başka varlıklara aktarılmasıdır. * İki kardeş evlerini sırt sırta yaptırmıştı. * Şehrin göbeğinde çok güzel bir daire satın almış. * Rüzgâr söylüyor şimdi o yerlerde bizim eski şarkımızı * Daha nem olacaktın bir tanem Gülen ayvam, ağlayan narımsın b. Doğadan insana aktarma nedir Doğaya - veya doğadaki diğer varlıklara - özgü kavramların insana aktarılmasıdır. * Bu sığ düşüncelerle ......

Alp Er Tunga Destanı

Alp Er Tunga Sagusu ve Destanı Konusu Özeti Hakkında Kısaca Bilgi Bu destanda Saka hakanı Alp Er Tunga'nın İranlılarla yaptığı savaşlar anlatılır. Bu konudaki bilgiler, Firdevsi'nin Şehnamesine dayanmaktadır. Yusuf Has Hacip'in Kutadgu Bilig adlı yapıtında bu kahramanla ilgili beyitler bulunmaktadır. Kaşgarlı Mahmut'un Divan-ı Lügati't Türk adlı yapıtında da kahramanla ilgili sagu vardır. Alp Er Tunga Destanı'nın tümü elimiz­de yoktur. Alp Er Tunga'nın hayatı savaşlarla geçmiştir. Uzun süre mücadele ettiği İranlı Medlerin hükümdarı Keyhusrev 'in davetinde hile ile öldürülmüştür. Alp Er Tonga, Asur kaynaklarında ......

Divan Edebiyatı

Divan Edebiyatı Nedir Hakkında Kısaca Bilgi Teorisi ve estetik temellerini İslam kültüründen alan; Acem edebiyatının sürekli etkisiyle şekillenen bir edebiyat olan Divan Edebiyatı, XIII. asrın ikinci yarısı ile XIX. asrın ikinci yarısı arasında yaşayan altı asırlık bir edebiyat dönemidir. Sanat amacı, bu edebiyatın temel vasfıdır. Bu yüzden de klasik sıfatına, hakkıyla layıktır.Zikredilen bu altı asırlık edebiyata, XIX. Asırdan itibaren, önce “edebiyat-ı kadîme”,     “şi’r-i kudemâ” (eski edebiyat, eskilerin şiiri) denmiştir. Daha sonra “saray edebiyatı”, “skolastik edebiyat”, “medrese edebiyatı”, “ümmet edebiyatı”; “ümmet çağı ......

Eş Anlamlı Kelimeler

Eş Anlamlı Kelimeler (Anlamdaş Sözcükler) Bir dilde yazımları ve okunuşları farklı, anlamları aynı olan kelimelere eş anlamlı sözcükler veya anlamdaş sözcükler adı verilir. Başka bir deyişle sesleri farklı, anlamları aynı olan sözcüklere eş anlamlı (anlamdaş) sözcükler denir. Türkçede söz­cükler arasında eş anlamlılıktan çok, yakın anlamlılık vardır. Bu nedenle Türkçede eş anlamlı sözcüklerin sayısı çok azdır. Türkçedeki eş anlamlılık, yabancı kökenli sözcüklerden kaynaklanır. Eş anlamlı kelimelere bakıldığında genellikle bunlardan birinin Türkçe, öbürünün yabancı kökenli sözcük olduğu görülür. NOT: Eş anlamlı (anlamdaş) kelimeler, anlatım bozukluğu ......

Haçlı Seferleri

Haçlı Seferleri Nedir Kısaca Özet Orta Çağ’da Asya ve Avrupa’yı sonuçları itibariyle dünyayı etkileyen en önemli olay Haçlı Seferleri’dir. Haçlı Seferleri kaç defa yapılmıştır? Yaklaşık iki yüz yıllık bir süreçte değişik zamanlarda gerçekleştirilen sekiz seferden oluşmaktadır. XI. yüzyıl ile XIII. yüzyıl arasındaki bu seferlerden ilk dördü karadan ve Anadolu üzerinden diğer dördü ise denizden yapılmıştır. Neden Haçlı Denilmiştir? Temel nedeni ekonomik olan bu seferler Avrupalı askerler elbiselerinde haç sembolü kullandıkları için Haçlı Seferleri olarak isimlendirilmiştir. Başka bir deyişle Batı ile Doğu’nun ya da ......

Anadolu Selçuklu Devleti

Anadolu Selçuklu Devleti (Türkiye Selçukluları) Süleyman Şah Dönemi (1077 - 1086) 1075 yılında İznik’i fetheden Kutalmışoğlu Süleyman Şah 1077 yılında Anadolu Selçukluları diğer adıyla Türkiye Selçuklu Devleti’ni kurmuştur. Devletinin sınırlarını Marmara kıyılarına kadar genişleten Süleyman Şah, Boğazın Anadolu yakasını kontrol ederek buradan geçen gemilerden vergi almıştır. Türk islam tarihinde Boğaz’ın Anadolu yakası ilk defa Türkler tarafından kontrol altına alınmıştır. Süleyman Şah Batı Anadolu’da birçok yeri aldıktan sonra Bizans ile Dragos Çayı anlaşması imzalanmıştır. Dragos Çayı Antlaşması ile Bizans, Selçuklulara vergi ödemeyi kabul etmiştir. ......

Anadolu’da Kurulan İlk Türk Beylikleri

Anadoluda Kurulan 1. Dönem İlk Türk Beylikleri İlk Türk Beyliklerinin Genel Özellikleri Kuzeyde Gürcüler, batıda Bizans ve zaman zaman Haçlılar, güneyde ise Eyyubiler ile mücadele etmişlerdir. Kılıç Hakkı ile kurulmaları teşvik edilmiştir. Yapmış oldukları camiler medreseler, kervansaraylar, imarethaneler, zaviyeler, hamamlar, kümbetler gibi mimari eserlerle bölgelerini bayındır hâle getirmişler ve Anadolu’da kalıcılığı sağlamışlardır. Anadolu’nun Türkleşmesini ve İslamlaşmasını sağlamışlardır. Anadolu’nun ilk Türk beyliklerinin en önemli ortak noktası kurucularının Oğuz boyuna mensup olmalarıdır. İç işlerinde serbest dış işlerinde Büyük Selçuklu Devleti’ne bağlıdırlar. Küçük yerleri ......

Anadoluya Yapılan Türk (Oğuz) Göç Hareketleri

Anadoluya Yapılan Türk (Oğuz) Göçleri Türk tarihinde Anadolu’ya ilk Türk akınları Avrupa Hun Devleti hükümdarlarından Uldız Dönemi’nde gerçekleşmiştir. Oğuz Türklerinin Anadolu’ya göç hareketleri iki farklı dönemde gerçekleşmiştir. I. Dönem göç hareketi: XI. yüzyılın ilk çeyreğinde Tuğrul Bey ve kardeşi Çağrı Bey’in teşviki ile başlayıp 1071 Malazgirt Savaşı’na kadar süredir. I. Dönem Göçlerinin Nedenleri: Göçebe Türkmenlere yurt bulma isteği Gaza ve cihat anlayışı Karahanlılar ve Gazneliler gibi devletlerin baskıları İlk göç dalgası ile Anadolu’ya yerleşen Oğuz Türkleri Malazgirt Savaşı’ndan sonra Saltuklular, Mengücekliler, Danişmentliler, Artuklular ve ......

Nizamiye Medresesi – Büyük Selçuklu Medreseleri

Büyük Selçuklu Devletinin Kurduğu Medreseler Hakkında Kısaca Özet Büyük Selçuklu Devletinin ortaya koyduğu sistemli eğitim politikasını medreselerde uygulayarak insanlığın geleceğini inşa eden ilmi koruma altına almış, yükseltmiş ve yaymıştır. Nizamiye medresesi sayesinde yüksek nitelikte bilginler yetiştirilmiş ve büyük bir ilim ordusu oluşturulmuştur. Şii Fâtımiler ve Bâtınilerin yıkıcı faaliyetlerine karşı, kurulan ilim ordusu sayesinde devletin yapısı ve İslam dünyası kuvvetlenmiştir. Selçuklular Dönemi’nde açılan medreselerin programlarında İslami bilimlerle birlikte matematik, astronomi, felsefe, fizik, tıp, tarih, edebiyat gibi akli bilimler de yer almıştır. İslami bilimlerde ......

Büyük Selçuklu Kültür ve Medeniyeti

BÜYÜK SELÇUKLU KÜLTÜR VE MEDENİYETİ Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluşu Türk İslam tarihinde siyasi hayatta olduğu kadar ilim, sanat ve edebiyat hayatında da yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur. Bu dönemde âlimler, şairler, sanatkârlar Selçuklu sultanları ve yöneticileri tarafından himaye edilmiş; maddi ve manevi yönden desteklenmiştir. Devlet tarafından inşa edilen eğitim ve bilim kurumları eliyle, toplumun her bakımdan geliştirilmesi amaçlanmıştır. Tarihçi Ravendi, Selçuklu Türklerinin kültür ve medeniyete verdiği bu önemi anlatırken Büyük Selçuklu Devleti’ni bir ağaca benzetmiş; bu ağacın meyvelerinin kurulan medreseler, kervansaraylar ......

Büyük Selçukluda Toplum Yapısı

Büyük Selçukluda Toplum Yapısı Selçuklularda toplum hayat tarzlarına göre göçebeler ve yerleşikler olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Göçebeler genellikle hayvancılıkla, köylerde veya şehirlerde oturan yerleşiklerden köylüler çiftçilik, şehirliler ise ticaret ve çeşitli zanaat dallarıyla uğraşmıştır. Selçuklu ülkesindeki başlıca ekonomik faaliyetler tarım ve hayvancılık idi. Buğday, pirinç ve pamuk en fazla yetiştirilen tarım ürünleriydi. Hayvancılık alanında genellikle at ve koyun yetiştirilirdi. Bakır ve gümüş işçiliği ile dokumacılık, Selçukluların en ileri oldukları zanaat dalları arasındaydı. Selçuklular halı ve kilim dokumacılığının yanı sıra pamuklu, yünlü ......

Büyük Selçukluda Askerlik ve Ordu Teşkilatı

Selçukluda Ordu Teşkilatı Büyük Selçuklu Devleti, özellikle Sultan Melikşah Dönemi’nde Orta Çağ’ın en büyük askerî gücü hâline gelmiştir. Hassa Askerleri: Sultana bağlı ve onun güvenliğinden sorumlu özel birliklerdir. Hizmetleri karşılığında ikta adı verilen arazilerden gelen gelirleri alıyorlardı. Türklerden oluşan atlı birliklerdir. Gulaman-ı Saray: Sultana bağlı muhafız birliğidir. Farklı milletlerden oluşan bu birlik özel olarak yetiştirilirdi. Hizmetleri karşılığı Bistegani adı verilen ücret alırlardı. İlk kez Karahanlılar Devleti Dönemi’nde oluşturulmuştur. Guleman-ı Saray askerleri: Osmanlıdaki Kapıkulu Askerlerine örnek teşkil etmiştir. Eyalet Askerleri: Eyaletlerdeki meliklerin ve valilerin askerî birlikleridir. İkta ......

Büyük Selçuklu Devlet Teşkilatı ve Yönetim Yapısı

Büyük Selçuklu Devlet Teşkilatı ve Yönetim Yapısı Türk Devlet geleneğinin esasını teşkil ettiği Selçuklu devlet teşkilatı; Karahanlılar devleti, Gazneliler devleti ve Abbasiler devleti teşkilatlarından geniş ölçüde faydalanmıştır. İlk Türk devletlerindeki kut anlayışı Selçuklularda da devam etmiştir. Buna göre hükümdarın emretme yetkisini doğrudan Allah’tan aldığına ve Allah adına hüküm sürdüğüne inanılmıştır. İslamiyet’ten önceki Türk devletleri geleneğinde olduğu gibi Büyük Selçuklu Devleti’nde de ülke, hükümdar ailesinin ortak malı kabul edilmiştir. Selçuklularda devletin tek temsilcisi sultandır. Töre ve yasaya aykırı olmamak şartıyla her hususta mutlak ......

Büyük Selçuklu Devleti

Büyük Selçuklu Devleti Hakkında Geniş Detaylı Bilgi Büyük Selçuklu Devleti, Türklerin kurduğu en büyük ve önemli devletlerden biridir. a. Oğuzlar       Oğuzlar X. asırda Hazar Denizi’nin doğusu ile Sir Derya (Seyhun) ve Aral Gölü arasında yaşarlardı. Oğuz, boylar, kabileler demektir. Nitekim Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lügati't Türk'te verdiği bilgiye göre 24 Oğuz boyu bulunmaktaydı. Oğuzlara, Müslüman olduktan sonra Türkmen denmiştir. Oğuzlar daha önce Göktürklerin ve Uygurların hâkimiyeti altında yaşamışlardır. X. yüzyılın başında Oğuzları yabgu unvanı taşıyan bir idareci yönetiyordu. Devletin merkezi Yengi ......
Yandex.Metrica