Etiket: Divan Edebiyatı Şairleri

KINALIZADE HASAN ÇELEBİ

(1546-1603) Tezkireci, şair. Bursa'da doğdu. Bilgin Kınalı zade Ali Efendi'nin oğludur. Medresede okumuş, fıkıh ve kelâm öğ­renimi yaparak müderris olmuştur. Bursa, Edirne ve Halep'­te kadılık ve müderrislik yaptı. Şairler yetiştirdi. Mısır'ın Reşid kasabasında öldü. Şöhretini 1586'da bitirerek Sultan III. Murad'a sunduğu Tezkiretü'ş-şuarâ (şairler tezkiresi) ile yaptı. Tezkiresini yazarken Latifi ile Âşık Çelebî'nin eserlerinden faydalan­mış, onların ifâdesini yer yer süsleyip genişletmiş, kendi tesbit ettiği bilgileri de eklemiştir. Şâir ve şiirden bahseden bir giriş ile başlayan eser üç bölümlüktür. Birinci bölümde şâir pâdişâhlar, İkinci bölümde ......

HAREZMİ

(XIV'üncü asır) Mesnevi şairi. Altın Ordu sahasında yaşamış, eserini Al­tın Ordu hükümdarı Canıbek Han'ın sarayında görevli olan Mehmed Hoca Big'e sunmuştur. Şâir Farsça da bilmekte­dir. Muhabbet-nâme isimli mesnevisi aruzun "mefâîlün me-lâilün mefâîlün feûlün" vezni ile yazılmış on mektuptan ve eserin arasına serpiştirilen gazellerden meydana gelmiştir. Harezmi, Kıpçak Türkçesi ile eser veren büyük bir şâirdir. Gazeller de yazmıştır. Şöhreti, asrının Türk dünyasına yayıl­mıştı. Muhabbetnâme'nin Britlsh Museum'da (Londra) ve İstanbul Millet Kütüphânesi'nde birer elyazması nüshası vardır. Gazelleri de bilinen tek nüshası Leiden Akademi Kü-tüphânesl'nde ......

HAMDULLAH HAMDİ

(1449-1508) Divan ve mesnevi şairi. Göynük'de doğdu. Şeyh Ak Şemseddin'in küçük oğludur. Medrese tahsili görmüş, kuvvetli bir edebiyat kültürü elde etmiştir. Bir süre Bursa'da Çelebi Mehmet Medresesi'nde müderrislik yaptıktan sonra Göy-nük'e çekilmiştir. Burada babasının halîfesi İbrahim Tennûrî'ye derviş olmuş, eserlerini yazarak kanaatkarca bir hayat sürmüştür. Göynük'te öldü. Dîvanı ve hamsesi vardır. Türk edebiyatındaki en güzel Yusuf u Züleyhâ mesnevîsini Hamdi yazmıştır. Eserleri ile Türk dili ve edebiyatının gelişmesine hizmet etmiştir. Çağı­nın en verimli şairlerindendir. Eserleri: 1. Dîvan (Tevhid, münacat, nât, kaside ve gazel­lerden ......

HALİLİ

Mesnevi şairi. Hayâtı hakkında fazla bilgi yoktur. İstan­bul'a Diyarbakır veya İran'dan geldiği sanılıyor. İstanbul'da ölmüştür. Halîlî'nin dîvan tarzında şiirleri ve Firkat-nâme adlı bir mesnevisi bilinmektedir. Firkat-nâme, şâirin başından geç­miş gibi yazılan bir aşk hikayesidir (mesnevidir). Dîvan tar­zındaki şiirlerinde Nesimî tesiri görülür. Habibi üzerinde de Halîlî'nin tesiri vardır. [Halîlî hakkında F. A. Tansel'in İslâm Ansiklopedisi'ndeki Halîlî maddesinde ve Muharrem Ergin'in Câmiü'l-meânî'deki Türkçe Şiirler isimli makalesinde (Tük Dili ve Edebiyatı Dergisi, C. III, İst. 1949) geniş bilgi vardır.] ...

HAKANİ MEHMET BEY

(?-1606) Divan ve mesnevi şairi. İstanbul'ludur. Medrese tahsili görmüş, sancak beyliği ve dîvan muhasebeciliği yapmıştır. İstanbul'da öldü, Edirnekapı Mezarlığı'na gömüldü. Hakani'yi ebedîleştiren Hilye adındaki mesnevîsidir. Arapça Siyer ve Şemâil-i Şerif kitaplarından faydalanarak yazdığı ve Hz. Muhammed'in fizikî yapısını, beden özellikle­rini anlattığı bu mesnevi (yazılış tarihi 1598) asırlarca okunmuş eski ve yeni harflerle defalarca basılmıştır. Tasavvuf edebi­yatımızda hilye çığırı bu eserle açılmıştır. Pek çok nazîre ya­zılmışsa da hiçbiri bu eserin eristiği şöhret ve rağbete eri­şememiştir. Diğer eserleri:  1 Divan (Elyazması halindedir), 2. Miftahü'İ-fütuhat (40 hadis tercümesi, ......

HABİBİ

(XV'inci asır) Azeri şairi. Bergüşad'da doğdu (?). Akkoyunlu hükümdarı Sultan Yâkub'un himayesinde yetişti. Şah İsmail'in sarayı­na gitti ve korundu. Şâh İsmail ona "melikü'ş-suarâ" unvanı verdi. Bilinmeyen bir sebepten dolayı iran'dan ayrılıp İstan­bul'a geldi. Yavuz Sultan Selim'in yakını oldu. İstanbul'da (muhtemelen 1520'de) öldü. Sütlüce civarına gömüldü. Habibi, Azeri sahasında Nesimi ile Fuzuli arasında yeti­şen en büyük şairdir. Azerî Türkçe'si ile yazdığı şiirlerde ahenkli bir dil ve parlak mecazlar, ince hayaller vardır. Aşk ve tasavvuf temalarını işlemiştir. Fuad Köprülü şâirin 42 şiirini yayımladı (Edebiyat Fakül­tesi ......

LESKOFÇALI GALİP

(1828-1876) Dîvan şâiri. Leskofça'da doğdu, İsmâil Paşa'nın oğludur. İlk tahsilini doğduğu yerde yaptı. Özel dersler alarak Arap­ça ve Farsça'yı Öğrendi. Sadaret Mektûbî Kalemi'nde, Bos­na'da, Gümrük Emâneti'nde çalıştı (1849-1861 arası). Tuna gazetesinde başyazarlık yaptı (1864). Halep ve Girit'te me­mur olarak bulundu, istanbul'da öldü. Encürnen'i Şuarâ ( şâirler topluluğu)'nun kurucusudur. XVII'inci yüzyıl şâirlerinden Nailî, Şeyhülislâm Yahya ve Fehim-i Kadim'İ örnek edinip şiirlerini tasavvufla yoğurdu, şiirde klâsik zevki yaşattı. Dili sağlamdır. Etrafında topla­nan genç şâirlere klâsik şiirimizin zevkini inceliklerini gös­termiştir. Leskofçalı Galip'in ki dîvanı vardır. İlkine ......

Fuzuli

Fuzûlî’nin hayatı hakkındaki bilgilerimiz sınırlıdır. Eldeki bilgilere göre asıl adı Mehmet’tir. Bağdat yakınlarındaki Hille’de doğduğu tahmin edilmektedir. Osmanlı Devleti’nde şairlerin şöhret bulduğu İstanbul’dan uzakta, Bağdat-Kerbela çevresinde yaşamıştır. İlimsiz şiir olmayacağını söyleyen Fuzûlî, Türk edebiyatının en çok tanınan şairlerindendir. Şiirlerindeki yoğunluk, içtenlik, biçim mükemmelliği, ahenk ve coşku, aşkı etkileyici anlatması ve aşk ızdırabından mutlu olma temi onu diğer şairlerden farklı kılmıştır. Fuzûlî’nin dilinde Azeri Türkçesinin özellikleri baskın olmakla birlikte Osmanlı ve Çağatay Türkçelerinin yansımaları da görülür. Fuzûlî, Ali Şîr Nevâî’den ve ......

FİGANİ

  Dîvan şâiri. Trabzon'da doğdu. Asıl adı Ramazan Çelebi'dir. Genç yaşta istanbul'a gelip kâtiplik yapmıştır. Bütün çabalarına rağmen Kanunî Sultan Süleyman'a yaklaşamamıştır. Sadrazam İbrahim Paşa'nın emri ile, İstanbul'da ası­larak öldürüldü. Nazım tekniği kuvvetli, dili ve üslûbu sağlamdır. Duygu ve hayalleri, ince buluşları ile çağının diğer şâirlerince de beğenilmiştir. Kaside ve gazelleri ile meşhur olmuştur. Dîvanı vardır. [Abdülkadir Karahan, Figânı Dîvançesi adlı kitabında şâir ve eseri hakkında ayrıntılı bilgi verilmiştir.] ...

FITNAT HANIM

(?-1780) Dîvan şâiri, istanbul'da doğdu. Asıl adı Zübeyde'dir. Şey­hülislâm Ebû İshakzâde Mehmed Esad Efendi'nin kızıdır. Küçük yaştan itibaren edebiyatla uğraştı. İlim ve kültürden uzak biri ile evlendiği için mutsuz bir hayat sürdü. İstanbul'­da öldü. Fıtnat Hanım'ın şiirleri fazla Özellik arzetmez. Dîvan ede­biyatının geleneklerine göre söylediği şiirlerde kadın şâir olduğu bile hissedilmez. Türkçe'yi ustalıkla ve ahenkli bir şekilde kullandığı görülür. Zaman zaman halk Türkçe'­sinden faydalanmıştır. Fıtnat Hanım'ın adını günümüze ge­tiren şiirleri değil çağdaşlarından şâir Koca Ragıb Paşa ve Haşmet ile aralarında geçen konuşma ......

FERİDUN AHMET BEY

 (?-1583) Münşi (yazar). Sokullu Mehmed Paşa'nın Dîvan Kâtibi idi. (1553). Nahcivan (1544) ve Zigetvar (1566) seferlerine katıl­mış, 1570'de Reisülküttâb, üç yıl sonra da nişancı olmuş­tur. MI. Murad devrinde azledilip sancakbeyliğıne gönderildi (1576-1580), sonra tekrar nişancılığa getirildi. İstanbul'da öldü. Feridun Bey, devlet yazışmaları, resmî yazı üslubu ve dili hakkında yazdığı ve Sultan III. Murad'a sunduğu Münşeâtü's-selâtîn adlı esen ile tanınır. Kitabında, rütbele­rine göre insanlara yazılacak mektup ve yazılarda nasıl hita­bedileceğim, mektupların nasıl bağlanıp sona erdirileceği­ni anlattığı gibi 600 civarındaki belge İle de örneklemıştir. ......

FEHİM-İ KADİM

(1627-1648) Dîvan şâiri. İstanbul'da doğdu. Asıl adı Mustafa'dır. Diğer Fehim'lerden ayırmak İçin Kadîm sıfatı ile anılır. Eyüp Pa-şa'nın yanında kâtip olarak Mısır'a gitti (1644). Kudüs, Mek­ke ve Medine'de bulundu. Paşa ile arası açılınca İstanbul'a dönmek üzere yola çıktı ve Ilgın (Konya)'da Öldü. Küçük bir dîvanı vardır. Şiirleri İzzet Molla, Nazîm ve Şeyh Gâfib tarafından beğenilmiş, nazireler yazılmıştır. Hersekli Arif Hikmet, Namık Kemal, Leskofçalı Galib üzerinde tesiri vardır. Şiirinde ses güzelliği anlam inceliği vardır. Eserleri: Dîvan (S.N. Ergun tarafından, 1934'te yayımlan­dı), 2. Şehrengiz (Dîvan üe ......

FAZLİ

(?-1564) Dîvan ve mesnevi şâiri. Asıl adı Mehmet'tir. Üsküplü şâir Riyazi ile şâir Zâtî'den şiir dersleri aldı. Şehzade Mehmed'-İn sünnet düğününde (1530) yazdığı bir kasideyi huzurda okuyarak Kanunî'nin iltifatını kazandı. Dîvan kâtipliği ve rei-sülküttaplık yaptı. Kütahya'da öldü. Şiirde ve nesirde devrinin tanınmış sanatçılarından idi. Gazelleri ve mersiyeleri meşhurdur. Çok sayıda rubâî yaz­mıştır. Gül ü Bülbül mesnevisi adını ölümsüzleştirmiştfr. Eserleri:  1. Dîvan (Bulunamadı), 2. Hümâ vü Hümâyûn (5.000 beyitlik mesnevi), 3. Lehcetü'l-Esrâr (Mesnevi), 4. Nahllstfin (Mensur hikâyeler), 5. Gül ü Bülbül (1553'de yaz­dı. Mesnevi. Şehzade ......

KAF-ZADE FAİZİ

(?-1622) Dîvan ve mesnevi şâiri, yazar. Dîvan ve mesnevi şâiri, İstan­bul'da doğdu. Kafzâde Feyzullah Efendi'nin oğludur. Asıl adı Abdülhayy'dır.Medreseöğ renim! gördü. Kadılık, müderrislik yaptı. İstanbul'da öldü. Nesir'de, şiirden daha başarılı oldu. Şiirinde de güçlü İdi. Nefî ile karşılıklı hicivleri vardır. Devrinin tanınmış şairle­rindendir. Eserleri:  1. Dîvan (Elyazması halindedir), 2. Leylâ vü Mec­nûn (Mesnevi), 3. Şâ kî-nâme (Mesnevi), 4. Zübdetü'l-eş'âr ( Şiirlerin Özü) (Şâirler tezkiresidir. 514 şâirin biyografisi ve şiirlerinden örnekler). ...

EŞREF

(1847-1912) Şâir. Gelenbe'de doğdu. Babası Hacı Hafız Mustafa Hoca'dır. Manisa'da Hâtuniye Medresesi'nde Arapça ve Fars­ça, özel hocalardan tarih ve matematik dersleri aldı. Mani­sa'da memurluk, Akhisar ve Alaşehir'de mal müdürlüğü, kaymakam vekilliği yaptı. 1897'de Fatsa Kaymakamı oldu. Çeşitli ilçelerde kaymakamlık yaptı. 1902'de siyasî suçlu olarak tutuklandı, sonra bir yıl hapse mahkûm edildi. Tahli­ye edildikten sonra Mısır'a kaçtı (1904). Oradan Avrupa'ya geçerek gazete çıkardı (Curcuna, Zuhur). Meşrûtlyet'in ilâ­nından sonra İstanbul'a geldi. Adana Vali muavini oldu. 1909'd a azledildi. Kırkağaç'ta, Bahçıvan Pazarı'nda öldü. Eşref, sâde ......

ESRAR DEDE

(1748-1796) Dîvan şâiri. İstanbul'da doğdu. Asıl adı Mehmed'dİr. Bî-zebân Ahmed'in oğludur. İyi bir tahsil görmüş, Arapça, Farsça, Rumca, Lâtince ve İtalyanca öğrenmiştir. Mevlevî tarikatına girmiş, Şeyh Gâlib'in dervişi olmuştur (1790). Uzun süre Galata Mevlevîhânesi'nde yaşamış ve İstanbul'­da ölmüştür. Aynı Mevlevihane'nin bahçesine gömüldü. Mevlevîliğe samimiyetle bağlanmış, şiirlerinin bir kısmın­da Mevlana'ya olan sevgisini anlatmıştır. Devlet büyükleri­ne kaside yazmamıştır. Şiirlerinde İncil'den alınmış unsurlar görülür. Mevlevî şâirlerin en fyilerindendir. Şeyh Gâlib'in te­siri altında kalmıştır. Berrak ve tatlı bir dili vardır. İfadeleri sağlamdır. Aşk şiirlerinde daha başarılı ......

EDİP AHMET YÜKNEKİ

(Xll'nci asır) Şâir. Yüknek'lidir (SemerKant yöresinde bir köy). Eserini Emir Sipehsâlâr'a sunmuştur. Kitabın arkasına sonradan Aslan Hoca Tarkan tarafından yazılan takrizde, şâirin ana­dan doğma kör olduğu, bu eser sayesinde sevgi ve saygı ka­zandığı bildirilir. Hayatı hakkında başka bilgi yoktur. Atabetü'l-Hakayık adlı eserinin telif tarihi bilinmemekle birlikte Kutadgu Bilig'den yarım asır sonra yazıldığı tahmin ediliyor. Emir Sipehsâlâr'ın, övgüsü ile eserin yazılış sebe­bini anlatan kısımlar kasîde şekli ile, diğer bölüm dörtlük­lerle yazılmış, aruzun feûlün feülün feûlün feûl vezni kulla­nılmıştır. Şâir âyet ve hadislere dayanarak ......

MUSTAFA DARİR

(XIV'üncü asır) Mesnevi şâiri, yazar. Erzurumlu'dur. Anadan doğma kör olduğu için Darîradı Metanındı. Hâfıza gücü ile öğrenip kadılığa kadar yükseldi. Mısır'a gitti (1377). El-Melikü'l-Mansur Ali'nin yanında beş yıl kadar kalarak Siyer-i Nebî'sini yazdı (1388) ve Sultan Berkûk b.Enes'e ithaf etti. Haleb'e giderek Emir Çolpan adına Fütûhü'ş-şam'ı tercüme etti. Eserleri dil tarihi açısından önemlidir. Sâde Türkçe ile ya­zılan bu kitaplar hem Anadolu, hem de Azerî Türkçesi'nin özelliklerini taşır. Türkçe ilk Mevlid manzumesi yazan sair­lerdendir. Şiirlerinde yer yer lirizme ulaşmıştır. Eserleri:  1. Kıssa-i Yûsuf ( = ......

ÇELEBİ-ZADE İSMAİL ASIM EFENDİ

(1685-1760) Şâir, yazar. İstanbul'da doğdu. Reisülküttap Mehmed Efendi'nin oğludur. Medrese tahsili gördü, müderrislik, vak'anüvislik, kadılık, kazaskerlik ve şeyhülislâmlık yaptı. XVIII'înci asrın seçkin kimselerindendir. Çelebizade İsmail Asım; Şiir, hat ve musi­kî gibi üç güzel sanat ile uğraşmış, mensur eserler yazmış­tır. Çok sayıda gazel, kaside ve tarih yazmış, bilhassa gazel tarzında başarılı olmuştur. Azerî edebiyatı İle de ilgilenmiş, Murtaza Kulu Han'ın Türkçe ve Farsça şiirlerine nazireler yazmıştır. Dîvanından çok tarihi ile meşhurdur. Eserleri:  1. Dîvan (1852'de basıldı), 2. Münşeat (Mensur eseri, 1869'da basıldı), 3. Acâibü'lletâif (Gıyaseddin Nak-kaş'ın Hıtay ......

CİNANİ

(7-1595) Dîvan ve mesnevi şâiri. Bursalı'dır. Asıl adı Mustafa'dır. Medrese Öğrenimi görmüş, devlet memurluğu, kâtiplik, ka­dılık ve müderrislik yapmıştır. Hikâye anlatması ile meşhur olduğu için Sultan III, Murad'ın musahibi olmuştur. Türkçe'­nin yanısıra Arapça ve Farsça da bilir. Âlim bir zâttır. Şiirin yanısıra hat sanatı ile de uğraşan Cinani tarih, kasî-de ve gazel türünde şiirler, mesneviler yazmıştır. Şiirlerin­den mizaha düşkün olduğu anlaşılmaktadır. Hikâye türün­de eser de vermiştir. Eserleri: 1. Dîvan (Elyazması halindedir.), 2. Riyâzü'l-clnân (Azerî İbrahim Çelebi'nin Nakş-ı Hayâl'ine yazdığı na­ziredir. Yazma nüshalarının bolluğu çok ......
Yandex.Metrica