Etiket: Divan Edebiyatı Şairleri

Nedim

Dîvan şâiri. Lale Devir’nin coşkun aşk ve neşe dolu şairidir. İstanbul'da doğdu. Asıl adı Ahmet'tir. Mehmed Efendi'nin oğlu. İyi bir medrese öğrenimi görmüş, mü­derris olmuştur. Damat İbrahim Paşa sadrazam olunca kadılık, aynı paşanın özel kütüphanesinde memurluk ve mahkeme naipliği yaptı. Patrona Halil İsyanı sırasında sarayın damından düşerek ölmüştür. Divan şiirimize yeni bir söyleyiş, yerli ve gerçekçi bir içtenlik, nükteli bir ses ve söz anlayışı kazandıran sanatçı, Mahallileşme akımının da edebiyatımızdaki en büyük temsilcisidir. Gazelleri, kasideleri ve şarkılarıyla tanınan Nedim, İstanbul’da yaşamış, ......

Şeyh Galip

Asıl adı Mehmed olan Şeyh Gâlip’in babası dîvân kâtiplikleri yapmış bir Mevlevî olan Mustafa Reşîd Efendi’dir. Galata Mevlevihanesi şeyhlerinden olan ve mutasavvuf bir kişiliğe sahip sanatçı, divan edebiyatının son büyük halkasıdır. Sebk-i Hindi akımının edebiyatımızdaki en önemli temsilcisi olan şair, şiirlerinde sembol ve imgelere sıkça yer vermiş; kapalı, soyut hayaller ve mecazlarla dolu bir anlatımı tercih etmiştir. İlahi aşka varmanın zorluklarını anlatmak ve Nabi’nin Hayrabad adlı mesnevisinden daha güçlü bir eser verebileceğini kanıtlamak için alegorik özellikler taşıyan Hüsn ü Aşk ......

Şeyhi

Şeyhi Kimdir Hayatı Biyografisi Eserleri Kişiliği On beşinci yüzyılda oluşumunu tamamlayan divan şiiri, kuralları, kalıpları ve mazmunlarıyla gelişimini sürdürmeye devam etmiştir. Bu yüzyılın tanınmış büyük şairlerinden olan Şeyhi’nin asıl gerçek adı Yusuf Sinaneddin’dir. Asıl mesleği tabiplik olduğundan dolayı Hekim Sinan olarak şöhret kazanmış, Hacı Bayram-ı Veli’ye bağlı olması sebebiyle de Şeyhi mahlasını kullanmıştır. Şeyhi, Anadolu’da divan edebiyatını ana hatlarıyla ortaya koyan ilk divan şairlerindendir. Dilin imkanlarını sonuna kadar zorlamış, en büyük başarılarını mesnevilerinde göstermiştir. Çelebi Sultan Mehmed Han’ı Ankara’da tedavi etmiş, ......

Enderunlu Fazıl

(17597-1810) Dîvan ve mesnevi şâiri. 18. yüzyıl divan şairlerinden biridir. Enderun mektebinde yetiştiği için bu lakabı alan sanatçı, Osmanlı Dönemi’nde toplatılan ilk kitap olan Zenanname (Kadınlar kitabı) adlı eseri yazmıştır. Tüm düşüncelerini açıkça dile getirmekten çekinmemiş, kadınlardan zevk almadığını sürekli tekrarlayarak tüm eserlerinde bu konuyu ele almıştır. Akkâ civarında Safd'da doğdu. Asıl adı Hüseyin'dir. Babası Ali Tâhir'in öldürülmesi üzeri­ne İstanbul'a getirilmiş, Enderun'a alınmış, orada eğitilip öğretilmiştir (1775-1784). Bir aşk macerası sebebiyle Ende­run'dan uzaklaştırılınca uzun yıllar (10-12 sene) sefil bir ha­yat yaşamıştır. Halep ......

Nabi

Nabi kimdir hayatı eserleri şiirleri kişiliği hakkında bilgi Dîvan ve mesnevi şairlerindendir. Urfa'da doğdu. Asıl adı Yûsuf. Memleketinde medrese öğrenimi gördü. 1666 yılında İstan­bul'a gelip Musahip Mustafa Pasa'nın dîvan kâtipliğini yap­tı. Bir ara hac görevini yerine getirmek için Hicaz'a gitti ve döndü (1678). Mustafa Paşa 1685 yılında ölünce Nâbî Ha­leb'e gidip yerleşti, evlendi. Baltacı Mehmed Pasa'nın dave­ti üzerine 1710'da tekrar İstanbul'a geldi. Darphane emîri ve başmukabeleci oldu. İstanbul'da öldü. Karacaahmet Mezarlığı'nda Miskinler Tekkesi yakınına gömüldü. Divan edebiyatında ekol sahibi olan nâdir şairlerdendir. ......

Kaygusuz Abdal

Kaygusuz Abdal Kimdir Hayatı Eserleri Kişiliği Şiirleri (1341?- ) Zamanının bütün ilimlerini öğrenen Kaygusuz Abdal, genç yaşında Elmalı’daki Abdal Musa’ya bağlanarak Kaygusuz adını almış ve uzun süre Abdal Musa’nın hizmetinde bulunmuştur. 1397-98 yıllarında Mısır’a giderek orada bir tekke kurmuş, Mısır’da tarikatını yerleştirdikten sonra hacca gitmiş; Hicaz, Suriye ve Irak’ı dolaşarak Anadolu’ya dönmüştür. Güney ve Batı Anadolu’da bir süre dolaşmıştır. 1424-1430 tarihleri arasında Rumeli’ye geçmiş; Edirne, Yanbolu, Filibe ve Manastır’da bulunmuştur. Bundan sonra tekrar Anadolu’ya (belki de Mısır’a) dönen Kaygusuz, tahminen 1444 ......

Katip Çelebi

(1609-1657) Yazar. Sanatçı tarihten, tıbba, coğrafyadan astronomiye kadar pek çok bilime hakimdir. Genellikle sade nesir türünde eserler veren Katip Çelebi en önemli eserlerini tarih, coğrafya ve bibliyografya alanlarında yazmıştır. Arapça ve Farsçanın yanında Fransızca, Latince, İtalyanca da bilen sanatçının birçok eseri Batı dillerine çevrilmiştir. Hacı Halîfe diye de tanınan yazarın asıl adı Musta­fa’dır. İstanbul’da doğdu. Abdullah isimli bir zâtın oğludur. Özel tahsil görerek yetişmiş, 1623′de Anadolu Muhasebesi Kalemi’ne kâtip olmuştur. 1624′de babası ile birlikte Tercan Seferi’ne katıldı. 1626 yılında, Bağdat seferinden dönerken ......

Kadı Burhaneddin

Uzun yıllar kadılık görevinde bulunan ve asıl adı Ahmed olan sanatçı, 1381 yılında Sivas’ta tahta çıkmış ve on sekiz yıl Sivas sultanlığı yapmıştır. Komşularıyla mücadele etmiş, sonunda Sivas surları önünde başı kestirilerek öldürülmüştür. Aşk, yiğitlik, tasavvuf edebiyatı temalarını kendine özgü bir üslupla ele alan sanatçının şiirlerindeki yiğitçe tavır onu diğer şairlerden ayırır. Eserlerinde aruz ölçüsünün yanında hece ölçüsüne de yer vermiştir. Gazellerinde mahlas kullanmayan sanatçı cinas ve tevriye sanatına sıkça başvurmuştur. Türkçeyi aruza uygulayan ilk sanatçılardan biri olarak kabul edilen ......

Nefi

Dîvan şâiri. Hasankale'de doğdu. Asıl adı Ömer. Memle­ketinde Medrese öğrenimi gördükten sonra I. Ahmed zamanında istanbul'a geldi. Sultan IV. Murad tarafından korundu. Bâzı memurluklarda bulundu, vergi kâtipliği yaptı. Sultan IV. Murad'a bir daha hiciv yazmayacağına dâir söz vermiş, sözünde durmayarak Bayram Paşa'yı hicvetmiş ve bu yüzden boğdurularak Sarayburnu'ndan denize attırılmıştır. Divan şiirinin en büyük övgü ve yergi şairidir. Özellikle kaside türünde başarılı olan sanatçının mesnevisi yoktur. Sevgisinde de nefretinde de aşırıya kaçan Nef’i ölçüsüz bir şairdir. Dili ağır ve söz sanatları ......

Necati Bey

15. yüzyıl edebiyatçısıdır. Asıl adı İsa olan sanatçı aşıkane, sade ve samimi gazelleri ve II. Beyazıd’ın şehzadeleri olan Abdullah ve Mahmud için yazdığı mersiyeleriyle tanınmıştır. Atasözleri, deyimler ve halk tabirlerine olan düşkünlüğü; onları şiirlerde kullanmada gösterdiği başarı Necati'nin edebi kişiliğinin en önemli yönlerinden biridir. Lirik bir anlayışla şiir yazan sanatçı, daha çok Türkçe yazmış, çağdaşlarına göre sade bir dil kullanmıştır. Süssüz, yalın, doğal diliyle divan şiirine bir yerlilik, ulusallık getiren Necati divan edebiyatında mahallileşme akımını başlatanların başında gelir. Türkçe Divan’ı ......

Aşık Paşa

Aşık Paşa kimdir hayatı eserleri şiirleri kişiliği Mutasavvıf bir şairdir. Yapıtlarında sade bir dil kullanmış ve Türkçenin Anadolu’da bir edebiyat dili olarak yerleşmesinde önemli katkılarda bulunmuştur. Asıl adı Ali olan sanatçının mahlası Âşık’tır. Türkiye Türkçesini ilk kullanan tasavvuf şairlerinden biridir. Halka tasavvufu öğretmek amacıyla hem aruz hem heceyle şiirler yazan sanatçı, özellikle didaktik tarzda eserler ortaya koymuştur. Aşık Paşanın Eserleri Garipnâme: Anadolu Türklerine tasavvufu öğretmek amacıyla yazılan bu eser, 12000 beyitten oluşan, mantık ve düşünceye dayanan sanatsal yönü zayıf öğretici bir mesnevidir. Fakrnâme: 161 ......

Firdevsi

iranlı şair (Tus 934 ? - ay.y. 1-020). Asıl adı Ebul Kasım Firdevsi'dir. Büyük eserinin yarattığı yankı ve ilgiyle; yaşamı, ailesi, serüvenleri konusunda sayısız söylentinin doğmuş olması, kişiliği çevresinde karışık bir örgü oluşturur. Şiirlerinden çıkan bilgilerse, Samanoğullarından Nuh bin Mansur ile Gazne Hükümdarı Mahmut'un çağdaşı olduğu, saraylarında ilgi bulduğu, çocukluğundaki yoksunlukları, eserinin gereğince değerlendirilip karşılanmamasından ötürü, yaşlılığında da çektiğidir. Yusuf ü Züleyha mesnevisini Büveyhoğullarından Bahaüddevle'nin sarayında yazıp (996) Bağdat'ta ismail El Muvaffak'a sunduğu, 999'da Isfahan sarayında kaldığı da yazılı birer ......

Ahmedi

Ahmedi kimdir Hayatı Eserleri Kişiliği Şiirleri 14. yüzyılın en büyük divan şairlerinden biridir. Sanatçı; eserlerinin tamamında aşk, eğlence, tarih, tabiat temalı din dışı şiirler yazmıştır. Hayatının çoğunu Bursa’da saray çevresinde rahat bir hayat sürerek geçiren sanatçının; şairliği yanında ansiklopedik bir bilgin yönü, doktorluğu ve hattatlığı vardır. Türk şiirinde kurulan milli söyleyiş geleneğinin temelini atan Ahmedi, kendinden önceki sanatçılara göre ağır bir dil kullanmıştır. Ahmedi'nin Eserleri Türkçe Divan İskendername: Nizâmî-i Gencevî İskendernamesi’ne yazılan ilk naziredir. Sanatçı, bu eserinde Büyük İskender’in yaşamını ve savaşlarını ele almıştır. ......

Nesimi

14. yüzyılın mutasavvıf şairidir. Düzgün ve ahenkli bir dili olan Nesimi’nin oldukça coşkun ve pervasız bir üslubu vardır. Lirik şiirleriyle tanınmıştır. Hurufilik tarikatının bir üyesi olan Nesimi, şiir ve düşüncelerinin şeriata aykırı olması sebebiyle Halep’te derisi yüzdürülerek öldürülmüştür. (Hurufilik: Evrenin ve insanın oluşunu maddeye dayandıran, her varlığı 12 harfle açıklamaya çalışan, harflere esrarengiz anlamlar yükleyen düşüncedir.) Farsça ve Türkçe iki divanı vardır. Dîvan şâiri. Azerî sahasında yetişen Türk şâiridir. Asıl adının Imâdeddîn olduğu, Bağdat civarında Nesîm kasaba­sında doğduğu söylenir. Hayâtı hakkında ......

AZMİ-ZADE HALETİ

(1570-1631) Divan şairi. İstanbul'da doğdu. Bilginlerden Rr Mehmed Azmî'nın oğludur. Medresede okuyup genç yaşta müderris oldu. Şam (1502), Kahire (1606), Bursa (1611) ve İstanbul (1614) kadılıklarında bulundu. Anadolu (1623)ve Rumeli Ka­zaskeri (1627), Mısır'da vali kaymakamı oldu. İstanbul'da öl­dü. Çeşitli il ve ilçelerde kadılık görevinde bulunan Haleti, alimliği yanında şairliği ile de tanınır. Gazel ve kasidelerinden çok rubaileri önemlidir. Şair, tasavvufi konuları rubailerinde oldukça başarılı şekilde ele almıştır. Hâletî, rubaileri İle tanınır. Şiirlerinin temasını aşk teşkil eder. İslâm hukukuna dair eserleri, mensur ......

Muallim Naci

Aruz'un Gücü Muallim Naci (1850-1893) Türk edebiyatının Tanzimat Edebiyatı Dönemi başlarında Şinasi’nin giderek  halkın kolaylıkla anlayabileceği bir dil ile yazma gayreti, denilebilir ki Muallim Naci ile devam etmiştir. Naci’nin, divan edebiyatının gerektirdiği birtakım mazmunların yanında tabii Türkçeye yakın söyleyişleri unutulamaz. Âfeş-pâre’deki tabiat tasvirleri ve özellikle küçük olayları hikaye ederken gösterdiği bu konudaki başarısı, göz ardı edilemez. Tahkiyede ve diyalogda Tevfik Fikret gibi güçlü bir şair üzerindeki etkileri sürekli olmuştur. “Muallim Naci’nin dil ve üsluptaki titizliği ve başarısına aruz ölçüsünü de eklemek gerekir. ......

Mevlana Celaleddin-i Rumi

Mevlana'nın Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri       Mevlana'nın soyu bugün Afganistan ve Özbekistan sınırlarının kesiştiği alanlarda bulunan Belh şehrine dayanmaktadır. Kendisi de bu şehirde dünyaya gelmiştir. Belh şehri, Horasan'ın önemli yerlerinden biridir. Merv, Nişabur, Herat ve Belh şehirlerinden oluşmaktadır Horasan. Bu bölge İslam dininin kabulüne kadar Türklerin hakimiyetinde bulunmuş ve 13. asrın başlangıcından Moğol istilasının yaşandığı dönemde;Türk, Arap ve Fars kültürlerinin etkileşiminde olmuştur Horasan.       788 yıl önce bir güneş gibi - başka bir alemi aydınlatmak üzere batan- ......

Hoca Dehhani

Hoca Dehhani'nin Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri         Horasan’dan gelip Konya’ya yerleştiği bilinir. Şimdiye kadar üzerinde yapılan çalışmalar sonucu I. Alâeddin Keykubad veya III. Alâeddin Keykubad devrinde yaşadığı anlaşılmaktadır. Tezkirelerde, onun hakkında bilgi yok. Ancak, bilgileri, kendi şiirlerinden çıkarabiliyoruz. Önce Mehmet Fuat Köprülü onun 7 şiirini yayınladı, daha sonra da Mecdut Mansuroğlu 12 şiirini yayınladı. Ama l978’de Hikmet İlaydın, Mansuroğlu’nun yayınladığı şiirlerden ikisinin Kemâlpaşazâde’ye (Ö. 1534), birisinin Resmî’ye (Ö. XV. yy) ait olabileceğini yazdı.           ......

Rabia Hatun Şiirleri

  Rabia Hatun Şiirleri Tahlili İncelemesi (Mehmet Kaplan) I Bir kâsedür alev dolu gönlüm, yanâ yanâ Men tâ senün yanunda dahî hasretem sanâ! Yaşlar dökende söndüremez âteşîmi sû: Sunsan elünle kanumu içsem kanâ kanâ! II Gün doğmayup da olsa cihan tâ-ebed karâ, Âteş sönüp de bilmese âlem nedir zıyâ, Gözler unutsa mahşer-i elvânı haşre dek: Dîdâr-ı yârı aydın eder dil yanâ yanâ! III Olsandı sen semâ, olsandı sen havâ Alsamdı men senî dem dem, nefes nefes! Olsandı sen zaman, olsamdı men mekân, Eflâki dolduran bir aşk olurdu bes! IV Pâyin sadâsı gelse de sen hiç gelmesen, Men dinlesem kıyâmete ......

Nevi

Dîvan şâiri. Malkara'da doğdu. Asıl adı Yahya'dır. Pîr Ali'­nin oğludur. İstanbul'da Davutpaşa Medresesi'nde öğrenim gördü. Gelibolu ve İstanbul medreselerinde müderrislik ve II. Murad'ın oğlu Mustafa ile başka şehzadelere hocalık yaptı, istanbul'da öldü. Vefa Camiî bahçesinde gömülüdür. Gazel şairi olmasına rağmen kasideleriyle Önlenmiştir. Şiirlerinden süsten uzak, kolay anlaşılır ve akıcı bir dil kullanmıştır. Nataicu’l Fünun, Hasb-ı Hal, Neva-yı Uşşak önemli eserleridir. Arapça, Farsça ve Türkçe ile eser veren âlim divan edebiyatı şairlerinden­dir. Edebiyatımızda sâde dilli ve samimî duygular bulunduran gazelleri ile tanınmıştır. Âşıkane ......
Yandex.Metrica