Dize sonlarındaki ses benzerliğine uyak ( kafiye) denir. Uyak, dize sonlarında anlam ve görev yönünden farklı sözcük, eklerden ya da seslerden oluşur. Kafiyenin Şiirdeki Yeri Bir şiirde kafiyenin yeri hakkında üç çeşit yorum yapılır. Kafiye; başta, sonda veya ortada bulunabilir. Başta kafiyeleniş için İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı‘nın bazı eserleri örnek gösterilebilir. Sonda kafiyeleniş, günümüzdeki en […]...
Tekke edebiyatı ürünlerinden ilahi, nutuk, sathiye ve devriye, nazım biçimi özelliğinin değil; nazım türünün adıdır. Dinsel konulu bu ürünler, biçim özellikleri yönünden koşmadır. Bu ürünler hece ölçüsünün yedi, sekiz ve on birli kalıbıyla söylenir. Dörtlük sayısı üçle yedi arasında değişir. Bu ürünlerin kendilerine özgü ezgileri vardır. Tekkelerde düzenlenen dinsel törenlerde saz eşliğinde söylenmiştir. 1. NUTUK: […]...
Mektup; kişiler, kurumlar ve kuruluşlar arasında haberleşme amacıyla yazılan yazılardır. Mektup, yazının bulunmasıyla birlikte kullanılmaya başlanan en eski iletişim araçlarındandır. Bulunabilen en eski mektup örnekleri Mısır firavunlarına ve Hititlere aittir. İslamiyet’i yaymak amacıyla Hz. Muhammed’in Mısır, Habeşistan ve Bizans hükümdarlarına gönderdiği mektuplar türün bilinen örneklerindendir. Rönesans’tan sonra Avrupa’da mektup türü büyük gelişme göstermiş; Jean Jacques […]...
Yaptıkları ya da yaşadıklarıyla okurun ilgisini çekebilecek; bilim adamı, politikacı ya da sanatçının yaşamlarının bütün yönleriyle İncelenerek anlatıldığı yazılardır. Yaşamöyküsü yazılanlar toplumda sıradan insanlar değildir. Ulusal ya da evrensel anlamda kendini insanlara kabul ettirmiş kişilerdir. Biyografi yazarı, yaşamöyküsünü anlatacağı kişi için bir ön hazırlık yapar. Kaynaklan ve belgeleri saptar. Kişinin günlüklerini, mektuplarını, çevresinde yaşamına dair […]...
(XVII’inci asır) Fıkra kahramanı. Sultan I. Ahmed ile IV. Murad zamanında yaşayan Saray müsahiblerinden olan bir kimsedir. Bir defa, 1626’da İran’a elçi olarak gönderilmiştir. Hayatı ve kimliği konusunda sağlam bilgiler yoktur. Hazırcevap ve nüktedan olduğu bilinir. Fıkraları, halk arasında günümüze kadar anlatılmıştır. İncili Çavuş fıkralarında halk, İdarecilerini tenkit eder ve alaya alır. İncili Çavuş fıkraları, […]...
Edebiyat tarihçisi, yazar. İstanbul’da doğdu. Emin Paşa’nın oğludur. Özel öğrenim görerek yetişti. Mekteb-İ Mülkiye’den rahatsızlığı sebebiyle ayrıldı. Bir müddet Mekteb-i Hukuk’a devam etti. Meşhur hocalardan Arapça, müzik, tefsir, hadis, Farsça ve Fransızca öğrendi. Çeşitli memurluklarda bulundu, islâm Eserleri Müzesi Müdürfügü’nden emekli oldu (1935). Emeklilikten sonra da devletin kültür komisyonlarında çalıştı. Milletlerarası kongrelere katıldı, istanbul’da Öldü. […]...
Şiirlerindeki ustalığından ve yeteneklerinden dolayı “Meliküş Şuara, Hayal-i Meşhur” gibi ünvanlarla anılmıştır. Aşk ve tasavvufla beslenen lirizmi ileride Baki’yi hazırlayacak, İstanbul Türkçesini şiir dili haline getirecektir. Sadece Divan’ı vardır. Vardar Yenicesi’nde doğdu. Asıl adı Mehmed. Düzenli bir eğitim görmedi. Gençliğinde rint ve başıboş bir hayat yaşamış, kalenderi dervişleri ile dolaşmıştır. İstanbul’a gelince, şiirleri İle Defterdar […]...
(XV’inci asır) Mesnevi şairi. Hayâtı hakkında fazla bilgi yoktur. Asıl adı Mehmed’dir. Honas kalesinde doğmuştur (Muhtemelen 1374’de). İznik medresesinde müderrislik yapmıştır. Mevle-vî’dir. 1451-1456 yılları arasında öldüğü sanılıyor. Hatiboğlu çok sâde dil ile, sanat gayesi gütmeyen, dil ve kültür tarihi bakımından önemli olan eserler yazmıştır. Eserleri: 1. Bahrii’l-hakayık [Dinî, öğretici bir eserdir. Bâzı âyetler açıklanır. 1409 […]...
(1486-24.V.1524) Şair. Safevî hânedânı hükümdarlarındandır. Dedesi Uzun Hasan’ın ölümünden sonra İran ve Azerbaycan’da meydana gelen kargaşadan istifâde ederek 1502’de kendini şah ilan etti. Türkmen aşîretlerinin yardımı ile Azerbaycan, İran ve Irak’ı ele geçirdi. Özbek Hanı Şeybânî’yi yenerek sınırlarını genişletti. Yavuz Sultan Selİm’e yenilince (Çaldıran, 1514) Irak’ı kaybetti. Erdebil’de öldü, babası Şeyh Haydar’ın yanına gömüldü. Hatâ’î, […]...
(?-1768) Divan şairi. İstanbul’da doğdu. Kazasker Abbas Efendi’nin oğludur. Medrese tahsili görmüş, müderrisliği yapmıştır. Yazdığı hicivler yüzünden Bursa’ya, oradan da Rodos’a sürülmüştür. Rodos’da öldü. Murad Reis’in türbesinin yanına gömüldü. Haşmet, daha çok Nabî ve Koca Ragıp Paşa gibi usta şâirlere nazireler yazmıştır. Âşıkane şiirleri biraz daha güzeldir. Koca Râgıp Paşa’nın meclislerinde söylediği nükteleri ve hicivleri […]...
(XIV’üncü asır) Divan şairi. Asıl adı Şeyh İzzeddin Esferâyînî’dir. Türkçe ve Farsça şiirler söylemiştir. Farsça şiirlerinde Hasan-ı Pur mahlasını kullanır. Çağında şöhreti Mısır’a kadar yayılmış olan bir Azerî sahası şairidir....
(1546-1603) Tezkireci, şair. Bursa’da doğdu. Bilgin Kınalı zade Ali Efendi’nin oğludur. Medresede okumuş, fıkıh ve kelâm öğrenimi yaparak müderris olmuştur. Bursa, Edirne ve Halep’te kadılık ve müderrislik yaptı. Şairler yetiştirdi. Mısır’ın Reşid kasabasında öldü. Şöhretini 1586’da bitirerek Sultan III. Murad’a sunduğu Tezkiretü’ş-şuarâ (şairler tezkiresi) ile yaptı. Tezkiresini yazarken Latifi ile Âşık Çelebî’nin eserlerinden faydalanmış, onların ifâdesini […]...
(XIV’üncü asır) Mesnevi şairi. Altın Ordu sahasında yaşamış, eserini Altın Ordu hükümdarı Canıbek Han’ın sarayında görevli olan Mehmed Hoca Big’e sunmuştur. Şâir Farsça da bilmektedir. Muhabbet-nâme isimli mesnevisi aruzun “mefâîlün me-lâilün mefâîlün feûlün” vezni ile yazılmış on mektuptan ve eserin arasına serpiştirilen gazellerden meydana gelmiştir. Harezmi, Kıpçak Türkçesi ile eser veren büyük bir şâirdir. Gazeller […]...
(?-1606) Divan ve mesnevi şairi. İstanbul’ludur. Medrese tahsili görmüş, sancak beyliği ve dîvan muhasebeciliği yapmıştır. İstanbul’da öldü, Edirnekapı Mezarlığı’na gömüldü. Hakani’yi ebedîleştiren Hilye adındaki mesnevîsidir. Arapça Siyer ve Şemâil-i Şerif kitaplarından faydalanarak yazdığı ve Hz. Muhammed’in fizikî yapısını, beden özelliklerini anlattığı bu mesnevi (yazılış tarihi 1598) asırlarca okunmuş eski ve yeni harflerle defalarca basılmıştır. Tasavvuf edebiyatımızda […]...
(XV’inci asır) Azeri şairi. Bergüşad’da doğdu (?). Akkoyunlu hükümdarı Sultan Yâkub’un himayesinde yetişti. Şah İsmail’in sarayına gitti ve korundu. Şâh İsmail ona “melikü’ş-suarâ” unvanı verdi. Bilinmeyen bir sebepten dolayı iran’dan ayrılıp İstanbul’a geldi. Yavuz Sultan Selim’in yakını oldu. İstanbul’da (muhtemelen 1520’de) öldü. Sütlüce civarına gömüldü. Habibi, Azeri sahasında Nesimi ile Fuzuli arasında yetişen en büyük […]...
Divan edebiyatından da etkilenmiş, hecenin yanında aruzla da şiirler yazmıştır. Koşmaları ve taşlamaları oldukça ünlüdür. Hem aruz hem hece ölçüsünü kullanmıştır. Hayatı hakkında fazla bilgi yok. Asıl adı Mustafa’dır. Gevheri, Mehmet Bahri Paşa’nın divan kâtipliğini yaptı. Anadolu, Suriye ve Arabistan’ı dolaşmış, Rumeli serhadlerinde bulunmuştur. Ölüm tarihi de bilinmiyor. Hem saz şairleri, hem de klâsik edebiyat […]...
(1828-1876) Dîvan şâiri. Leskofça’da doğdu, İsmâil Paşa’nın oğludur. İlk tahsilini doğduğu yerde yaptı. Özel dersler alarak Arapça ve Farsça’yı Öğrendi. Sadaret Mektûbî Kalemi’nde, Bosna’da, Gümrük Emâneti’nde çalıştı (1849-1861 arası). Tuna gazetesinde başyazarlık yaptı (1864). Halep ve Girit’te memur olarak bulundu, istanbul’da öldü. Encürnen’i Şuarâ ( şâirler topluluğu)’nun kurucusudur. XVII’inci yüzyıl şâirlerinden Nailî, Şeyhülislâm Yahya ve […]...
(?-1780) Dîvan şâiri, istanbul’da doğdu. Asıl adı Zübeyde’dir. Şeyhülislâm Ebû İshakzâde Mehmed Esad Efendi’nin kızıdır. Küçük yaştan itibaren edebiyatla uğraştı. İlim ve kültürden uzak biri ile evlendiği için mutsuz bir hayat sürdü. İstanbul’da öldü. Fıtnat Hanım’ın şiirleri fazla Özellik arzetmez. Dîvan edebiyatının geleneklerine göre söylediği şiirlerde kadın şâir olduğu bile hissedilmez. Türkçe’yi ustalıkla ve ahenkli […]...
(1853-1911) Tiyatro eseri yazarı. Bursa’da doğdu. Özel öğrenim görerek yetişti. Bursa Vilâyet Mektebî Kalemi ile Bursa ve Kırklareli’nde devlet memurluğu, öğretmenlik, gazete ve basımevi müdürlüğü yaptı. Bursa’da öldü. Tanzimat dönemi oyun yazarlarındandır. Nilüfer (1885-1891) ile Gündoğdu (1894) dergilerini çıkarmış, tasfiyecilik derecesinde dilde sadeleşmeyi savunmuştur. Ahmet Vefik Paşa’nın Bursa valiliği sırasında, tiyatro çalışmalarında yardımcı olmuştur. Moliere’nin […]...
(1627-1648) Dîvan şâiri. İstanbul’da doğdu. Asıl adı Mustafa’dır. Diğer Fehim’lerden ayırmak İçin Kadîm sıfatı ile anılır. Eyüp Pa-şa’nın yanında kâtip olarak Mısır’a gitti (1644). Kudüs, Mekke ve Medine’de bulundu. Paşa ile arası açılınca İstanbul’a dönmek üzere yola çıktı ve Ilgın (Konya)’da Öldü. Küçük bir dîvanı vardır. Şiirleri İzzet Molla, Nazîm ve Şeyh Gâfib tarafından beğenilmiş, […]...