Kıpçak Türkçesi

Reklamlar

Kıpçak Türkçesi Hakkında Geniş Detaylı Bilgi

      Kıpçaklar hakkındaki ilk bilgileri 9-10. yüzyıl Arap coğrafyacıları vermektedir. Söz konusu kaynaklarda Kıpçakların Kimek Türklerine bağlı bir boy oldukları ve Ural Irmağı’nın kuzeyinde bulundukları belirtilmektedir. 11. yüzyılda Kimekleri de içlerine alarak büyük bir kavim hâline gelen Kıpçaklar, 1060 tarihinde batıya doğru göç ederek Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırları 13. yüzyılın ortalarına kadar yurt tutmuşlardır. Bu yüzden bu bozkırlara 11. yüzyıldan itibaren İslam kaynaklarında Deşt-i Kıpçak adı verilmiştir. Batı kaynaklarında ise aynı bölge Kumanya (Cumania) adı ile zikr edilmektedir, yani İslam kaynaklarında Kıpçak adı ile geçen Türk topluluğuna, batı kaynakları Kuman adını vermektedir. Kıpçakların 1239 yılında Moğol ordularına mağlup olmalarından sonra, bir kısmı Balkan ve Macaristan taraflarına doğru dağılmış bir kısmı da Altın Orda Devleti ve onun devamı olan hanlıklarda (Kırım, Nogay Hanlıkları) varlıklarını devam ettirmiştir. Moğol istilasından sonra dağılan Kıpçakların önemli bir kısmı da Eyyubilerin hâkimiyetindeki Mısır’a yönelmiş ve Memluk Devleti’nin oluşumunda önemli bir rol üstlenmiştir. Eyyubilerin orduda görev verdiği Kıpçaklar 1250 yılında Eyyubilerin varlığına son vererek 1250 yılında Memlûk Devleti’ni kurmuştur. Memluk Devleti 1517 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından yıkılmıştır.

Kıpçak Türkçesinin Dil Özellikleri

• Karahanlı ve Çağatay Türkçeleri arasında bir geçiş dönemini temsil eder.
• Kalınlık-incelik uyumu sağlam, düzlük-yuvarlaklık uyumu sağlam değildir.
• Kök hecede e > i değişimi görülür; beze- > bize-.
• Kelime başında t > d değişimi görülür; ti- > di-,
• g > v değişimi görülür; tügme > tüvme.
• b > w, b > v değişimi görülür; sub > suw, bar > var.
• Kelime başında “v / y” türemesi görülür; ur- > vur-, İp > yip.

Kıpçak Türkçesi Döneminde Verilen Eserler

Hem Karadeniz’in kuzeyinde hem de Mısır’da yaşamış oldukları için Kıpçak Türkçesiyle yazılmış olan eserler bu bölgelerde bulunmaktadır.

(a) Kıpçakça Sözlük ve Gramer Kitapları

1) Codex Cumanicus

      Kıpçak kitabı anlamındaki eser, Karadeniz’in kuzeyindeki Deşt-i Kıpçak bölgesinde yaşayan Kıpçak Türklerinden, Italyan ve Almanlar tarafından derlenmiş malzemelerden oluşan iki defterin birleştirilmesiyle oluşan bir eserdir. Italyanlar tarafından derlenen birinci defter 55 yaprak, Almanlar tarafından derlenen ikinci defter 27 yapraktır. Pratik bir sözlük görünümünde olan eserde Kıpçakça-Latince-Farsça ve Almancaya ait karışık sözcükler, metinler ile bilmeceler bulunmaktadır. Eserin ek nüshası İtalya’dadır.

Reklamlar
2) Kltabü ’l-ldrak li-lisanü ‘l-Etrâk

Endülüslü Ebu Hayyan’a ait olan eser, Araplara Türkçeyi öğretmek amacıyla 1312 senesinde yazılmıştır. Türkçe Dilbilgisi, cümle bilgisi ve sözlük olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Günümüze ulaşan üç nüshası vardır.

3) Kitab-ı Mecmu-ı Tercüman-ı Türkiye Acemiye Mugalî

      1345 senesinde Halil bin Muhammed tarafından yazılmıştır. Kitabın bir bölümü Arapça-Türkçe sözlük ve dil bilgisi bir bölümü ise Moğolca-Farsça sözlüktür.

4) Et-Tuhfetü’z-Zekiyye fi’l-Lügati’t-Türkiyye

Eser Arapça-Türkçe sözlüktür. Eserin kim tarafından ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir. Eser Memlûk Kıpçakçasının dil özelliklerini göstermektedir.

5) Kitabu Bülgatü’l-Müştak fi Liigat’it-Türk ve’l-Kıpçak

     Eser, Ebu Muhammed Abdullah tarafından yazılmıştır. Arapça-Türkçe sözlüktür. Eserin 14. yüzyılın ikinci yarısında yazıldığı tahmin edilmektedir.

(6) Ei-Ka varı i nü ’¡-Külliye ll-Zabti’l-Lügati’t-Türkiyye

     Arapça olarak yazılmış bir Türkçe gramer kitabıdır. Eserin yazarı bilinmemektedir. Eserde sözlük kısmı bulunmamaktadır.

(7) Ed-Dürretü’l-Mudiyye fi’l-Lügati’t-Türkiyye

Yazarı ve yazılış tarihi bilinmemektedir. Araplara Türkçeyi öğretmek amacıyla yazılmış sözlük ve konuşma kılavuzudur.

(b) Kıpçakça Dinî, Edebî ve İlmî eserler

1) Kitab-ı Gülistan-ı bi’t-Türk

     İranlı şair Sadi’nin Gülistan adlı eserinin Türk edebiyatındaki ilk tercümesidir. Seyf-i Serayi tarafından Kıpçak Türkçesi ile yazılmıştır.

2) İrşadü’l-Müluk ve’s-Selâtin  

  Hanefi mezhebine göre fıkıh konularının ele alındığı bir eserdir. Arapça-Türkçe satır altı tercüme kitabıdır.

3) Kitab-ı Fıkh bl-LIsani’t-Türkl

Yazarı ve yazılış tarihi bilinmeyen eser çeşitli fıkıh kitaplarından derlenen fetvalardan ibarettir.

4) Minyetü’l-Guzat

      Ata binmek, ok atmak, kılıç kullanmak gibi askerlik konularının ele alındığı eserin yazarı bilinememektedir.

5) Kitabü’l-Hayl

      Atçılık ve veterinerlik konusu üzerine tertip edilmiş bir eserdir, yazarı bilinmemektedir. Eserde, atların terbiyesi, at hastalıkları ve tedavi yöntemleri anlatılır.

6) Baytaratü’l-Vazıh

Yine atçılık, at hastalıkları ve tedavileri üzerine tertip edilmiş bir eserdir, eserin yazarı bilmemektedir.

  • Bu eserler dışında yine Memlûk Kıpçakçasıyla kaleme alınmış Kitab fi Hmi’n-Nüşşab, Kitab-ı Mukaddime-İ Ebu Leysi’s-Semerkandi, Kitab fı’l-Fıkıh isimli eserler günümüze ulaşmıştır. Ayrıca, 11. yüzyıldan itibaren Deşt-i Kıpçak bölgesinde Kıpçak Türkleri ile birlikte yaşayan Ermenilerin, kendi dinlerini muhafaza etmekle birlikte, 1521-1669 yılları arasında Kıpçak Türkçesiyle yazılmış 32 ciltlik evrak ve 28 el yazma eser günümüze ulaşmıştır.
Yandex.Metrica