Zarf Fiiller

Zarf Fiiller (Bağ-Eylemler Ulaçlar) Hakkında Bilgi Fiil köklerinden veya gövdelerinden türeyerek üzerine eklendiği fiille yüklem arasında anlam bağlantısı kurup cümlenin ögelerinde ise zarf tümleci (belirteç tamlayıcısı) görevinde kullanılan eylemsilerden biridir.  Zarf Fiil (Ulaç) Eklerinin Kodlaması Şifresi Nelerdir? “Kenyalı asiye ince ipi araklamadan gittiğinde oldukça” veya “Ali madan da(ı)ğında yaramazken ince ip atarak incelmeksizin dikçe durdu.” şeklinde kodlayabiliriz. -ir, -mez :                     Onu görür görmez elindeki çantayı yere bıraktı.                  (Ne zaman bıraktı?) -arak, -erek:                  Gülerek yanıma geldi.               (Nasıl geldi?) -ken :                           Gece saatlerine kadar beklerken uyumuş.      (Ne zaman ......

Sıfat Fiiller

Sıfat Fiiller (Ortaçlar) Hakkında Kısaca Özet Bilgi Fiil kök veya gövdelerinin üzerine bazı özel eklerin gelmesiyle türeyerek cümle içerisinde ön ad (sıfat) görevinde kullanılan kelimelere ortaç, bu özel eklere ise ortaç ekleri denir. Fakat diğer ön adlardan farklı olarak, isimleri hareket bakımından nitelerler ve fiil olan tarafını tam olarak kaybetmemiş olurlar. İsim-fiillerde zaman anlamı olmamasına rağmen, sıfat-fiiller aşağıdaki gibi kategorize edilebilir. Geniş Zaman Anlamı Katan Sıfat-Fiil Ekleri “- maz, -mez, -an, -en, -r” ekleriyle oluşturulan sıfat-fiiller cümleye geniş zaman anlamı katar. Örnek : Spor ......

İsim-Fiiller

İsim Fiiller (Ad Eylemler - Mastarlar) Hakkında Kısaca Özet Bilgi Ad-Eylemler (İsim-Fiiller) : Fiil kök veya gövdelerine getirilen “-mak, -mek, -ma, -me, -ış, -iş” ekleriyle türeyen ve fiilin ismi olarak kullanılan kelimelerdir. Aklınızda daha kolay kalması için ma(y)ışmak şeklinde kodlayabilirsiniz. Örnek : Evime gitmek ve uzunca bir süre dinlenmeyi istiyorum. Ders çalışmayı ve kitap okumayı seviyor. Köprüye çıkış meşakkatli, köprüden iniş ise oldukça basit olur. Sadece düşünmek yetmez, fikirler dillendirilmek ister. İsim-Fiillerlerin Genel Özellikleri * “-mak, -mek, -ma, -me, -ış, -iş” isim fiil eklerini alan kelimeler iş, ......

Zamirler

Zamir (Adıl) Nedir? Zamir Çeşitleri Nelerdir? Varlıkların (ismin) yerini tutan kelimelere zamir denir. Zamir türleri şunlardır. 1. Kişi Zamirleri     Ben, sen, o, biz, siz, onlar kelimeleri kişi zamirleridir. Örnekler: Ben bilmez idim böyle cefakâr olduğunu. Seviyorum seni zalim. O, çok güzeldi ama yalancının biriydi. a) Dönüşlülük Zamiri Kendi Sözcüğü Hakkında      Türkiye Türkçesinde (günümüzde) şahıs zamirlerinden biri olarak da kabul edilen "kendi" kelimesi dönüşlülük zamiridir. "Kendü" şeklinde geçmişte kullanılan bu zamir Osmanlı Türkçesinde "kendi" şekline dönüşmüştür. Bu zamir asıl şahıs zamirlerinden daha kuvvetli ......

Sıfatlar

Sıfat Nedir?          Varlıkları belirten veya niteleyen kelimelere sıfat denir. Sıfatlar bir ismin önüne gelerek o ismi çeşitli yönleriyle niteler ya da belirtir. Sıfatların niteleme ve belirtme sıfatları olmak üzere başlıca iki çeşidi vardır. 1. Niteleme Sıfatları     Varlıkların durumlarını, biçimlerini, renklerini kısacası nasıl olduklarını gösteren kelimelere niteleme sıfatları denir. Örnekler: Es deli rüzgârlarla. Uzun uzun kamışlar, ucunu budamışlar. Yeşil gözlerinden muhabbet kaptım. 2. Belirtme Sıfatları      Varlıkları çeşitli yönleriyle belirten kelimelerdir. Belirtme sıfatlarının çeşitleri şunlardır. a) İşaret Sıfatları     Varlıkları işaret ......

Ad ( isim ) Tamlamaları

İsim tamlaması (Ad Takımı) Nedir Hakkında Kısaca Bilgi Cümle içinde bahsettiğimiz varlığın veya kavramın daha iyi anlaşılmasını sağlamak için varlığın isminin önüne onu açıklayacak anlamını tamamlayacak başka isimler getiririz. Bu şekilde iki veya daha fazla ismin yeni bir anlamı karşılamak için bir araya gelerek oluşturdukları kelime gruplarına isim tamlaması denir. İsim tamlamaları belirtili isim tamlaması , belirtisiz isim tamlaması ve zincirleme isim tamlaması olmak üzere üçe ayrılır. Belirtili Ad Tamlaması isimin daha önce hakkında konuşulan, düşünülen, bilinen belirli bir varlık olduğunu gösteren ad tamlaması çeşididir. ......

Fiil Kipleri (Eylemde Kip)

Fiillerin herhangi bir durumu, herhangi bir işi veya oluşu ortaya koyuş şekillerine kip denir. Kipler ikiye ayrılır: a. Haber (Bildirme) Kipleri 1. Geniş Zaman (-r) 2. Şimdiki Zaman (-yor) 3. Gelecek Zaman (-ecek, -acak) 4. Di’li Geçmiş Zaman(-di, -dı, -du, -dü, -ti, -tı, -tu, tü) 5. Miş’li Geçmiş Zaman (-miş, -mış, -muş, -müş) b. Dilek (Tasarlama) Kipleri 1. İstek Kipi (-e, -a) 2. Dilek-Koşul Kipi (-se, -sa) 3. Gereklilik Kipi (-meli, -malı) 4. Emir Kipi (-) Devamını Oku ...

Yüklem

        Cümledeki işi, hareketi, oluşu üzerine alan, yargı bildiren unsurdur. Cümle ögelerindeki en temel unsurdur.. Yüklem, çekimli bir eylem ya da ek eylemle çekimlenmiş bir isim soylu sözcük olabilir. Örnekler: Güzel ülkemin eşsiz güzelliklerini doyasıya seyretmekten büyük keyif alıyorum. Arkadaşım çok eli açık bir kişidir. Yazdıklarımı tekrar tekrar okudu. Gelecek hafta evde değiliz. Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik, Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden. Martılar konuyor omuzlarıma, Gözlerin İstanbul oluyor birden. Eylem Tabanı + Haber Kipi + Kişi Eki = Yüklem Eylem Tabanı + ......

Rus Formalizmi

Biçimci Anlayış " Formalizm" 1915 yılında Rusya’da ortaya çıkan biçimci anlayış, 1917’de beliren siyasi çalkantılar ve komünist ihtilal sebebiyle 1920’de sona ermiş; bu tarihten sonra, batıda yapısalcılık ve yeni eleştiri içinde gelişmiştir. Rus biçimciliğinin başlıca temsilcileri: Boris Tomaşevski, Viktor Sklovski, Yuri Tinyanov, Roman Jakobson’dur. 1920’den sonra Rusya’da etkisini kaybeden biçimcilik, çeşitli vesilelerle batı çevrelerinde benimsendi. 1928-1948 yılları arasında Çekoslavakya’da Prag Okulu denilen bir ekol çevresinde varlığını sürdüren bu anlayış, edebiyat ve müzikten başka sinema eserleri üzerinde de fikir üretme ihtiyacı hissetti. I965’te ......

Özne

  Cümlede yüklemin gösterdiği işi, oluşu, hareketi yapan veya durumu üzerine alan unsurdur. Özne, cümlede yapan veya olanı karşılar. Yüklemi fiil olan cümlelerde özne, işi yapanı bildirir. Yüklemi isim olan cümlelerde, edilgen fiilli cümlelerde ve yüklemi oluş bildiren fiil cümlelerinde özne, eylemin belirttiği olanı gösterir. Cümlenin ögelerinde özneyi bulmak için yükleme "kim, ve ne" soruları sorulur. Örnek: Otobüsün şoförü yolculara çok kaba davranmıştı. (Kaba davranan kim?) Utancımdan yanaklarım kızarmıştı. (kızaran ne?) Gökvüzü masmaviydi, (masmavi olan şey gökyüzü) Öğretmen, yine bize nasihat ediyor, ......

Nesne

Nesne (Düz Tümleç)     Yüklemin bildirdiği işten yani öznenin yaptığından etkilenen unsurdur. Nesne, yükleme belirtme (yükleme, bildirme) hâli ekiyle (-ı, -i, -u, ,-ü) veya eksiz olarak bağlanır. Belirtme hâli ekini taşıyan nesnelere belirtili nesne, bu eki taşımayan nesnelere de belirtisiz nesne denir. Örnekler: "Cesaret, insanı zafere; korkaklık, ölüme götürür."  Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım  İspanyolların Kordoba Katedrali dedikleri Kurtuba Camiini gezerken sanki gaipten bir ezan sesi duymuştuk. Babam, doktorun uyarısından sonra sigara içmiyor.   BAŞKA BİR KAYNAK:   Yardımcı Öğeler : Nesne : (Düz Tümleç) Öznenin yaptığı eylemden etkilenen ......

Dolaylı Tümleç

Dolaylı Tümleç (Yer Tamlayıcısı) Nedir Kısaca Özet Bilgi     Yüklemde bildirilen yargının yerini ve yönünü gösteren unsurdur. Dolaylı tümleç olan unsur yükleme yönelme (-a/-e), bulunma (-da-de/-ta/-te) veya uzaklaşma (-dan,/-den/- tan/-ten) hâli ekleriyle bağlanır. Not: Cümlenin ögelerinde yer tamlayıcısını bulmak için yükleme "kime, kimde, kimden; neye, ney­de, neyden; nereye, ner 5de nereden" soruları sorulur. Örnekler: Dudağında eski günlerden kalan bir şarkıyla dalgın dalgın etrafa bakmıyordu. Artık, insanlar sevgiye inanmıyor. Bu olayı biz de gazetelerden öğrendik. BAŞKA BİR KAYNAK Dolaylı Tümleç -e, -de, -den Kime?              Bunu bir de ......

Ahmet Haşim

Ahmet Haşim Hayatı Biyografisi Edebi Kişiliği ve Eserleri Hakkında Kısaca Özet Bilgi (1884-1933): Bağdat’ta doğdu. Babasının Arabistan vilayetlerindeki görevi nedeniyle düzensiz bir ilköğrenim gördü. Annesinin ölümü üzerine babasıyla İstanbul’a geldi. Mekteb-i Sultanide (Galatasaray Lisesi) okudu. Reji İdaresinde çalıştı. Bir süre hukuk okudu. Fransızca, edebiyat, estetik ve mitoloji öğretmenliği; çevirmenlik yaptı. Düyun-u Umumiye İdaresinde çalıştı. Dönemin gazetelerinde yazıları yayımlandı. Sembolist Sanatçı Ahmet Haşim 1901’de ilk şiirini yayımlayan şair Muallim Naci, Abdülhak Hamit Tarhan, T. Fikret ve C. Şehabettin gibi bu dönemin önemli isimlerinin tesirinde ......

Edebi Akımlar

Yeniden Doğuş veya Medeniyetin Yeniden İnşası  Edebî akımlar yüzyıllar süren tarihî bir gelişmenin sonunda bugünkü şekline ulaşmış karmaşık ve bileşik bir yapıdır. Temelleri, eski Mezopotamya, Mısır, Yunan ve Latin değerlerine bağlıdır. Her asırda yeni bir boyut ve içerik eklenmesiyle coğrafya ve kültür dairelerine göre bazı değişiklikler gösterir. Bir ülkedeki edebî akım özelliği ve şartları, bir başka ülkeye uymaz. Rönesans: Çıkış Noktası Mezopotamya: Mısır-Yahudilik- Yunan-Latin-Hıristiyanlık- Çin ve Hint Medeniyetleri İslam Medeniyeti: Mekke- Medine- Gırnata (İspanya) Batı Medeniyeti Sümer, Mısır: Bu iki medeniyetin çevresindeki Antik Kültür Etkileri: Yunan ......

Zarf Tümleci

Zarf Tümleci (Belirteç Tamlayıcısı) Nedir Hakkında Kısaca Özet Bilgi    Cümlede işin nasıl, ne şekilde, ne zaman, ne yönde yapıldığını gösteren öğedir. Örnekler: Gülümhan hıçkıra hıçkıra ağlamış ve Boston onu sakinleştirmek için epeyce uğraşmıştı. Kuşlara benzer kelimeler, odana dolarlar bir akşam. Zarf (Belirteç) Tümleci Tamlayıcısı: Yüklemi zaman, durum, miktar, ölçü, yer yön ve soru yönünden gösteren sözcük ya da sözcük öbekleri cümle ögeleri içinde zarf tümleci görevi yapar. Yükleme yöneltilen “Nasıl?” sorusu durum zarfı tümleciyle ilgilidir. Örnek : İnsan düşündüklerini açıkça söyleyebilir. (Nasıl söyleyebilir?) Damlaya damlaya göl ......

Tevfik Fikret

Bir Döneme Damgasını Vuran Tevfik Fikret Hayatı Biyografisi Hakkında Detaylı Geniş Bilgi Türk edebiyatında Servet-i Fünun şiiri demek, Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in şiir anlayışı demektir. Bu iki mühim şahsiyet, kendileriyle aynı görüşü paylaşan edip nesildaşlarının anlayışlarım kuvvetle şekillendirmiştir. T. Fikret ilk şiir denemelerinde, gördüğü edebiyat ortamı sebebiyle, eski anlayış çerçevesinde kalmıştır. Sonraları eğitim gördüğü hocalarının da etkisiyle batı, özellikle Fransız edebiyatından haberdar olmuştur. Batı edebiyatını benimsemesinde asıl etken olan şahsiyet ise R. Ekrem’dir. Daha sonra Abdülhak Hamit Tarhan'dan da etkilenerek batı ......

Abdülhak Hamit Tarhan

Abdülhak Hamit Tarhan Hayatı Biyografisi Edebi Kişiliği ve Eserleri Hakkında Kısaca Özet Bilgi (1852-1937): Abdülhak Hamit, ‘‘tezatlar şairi" olarak Tanzimat şiirini, doğu batı ilişkileri yönünden ve metafizik meraklara dayanan düşünceler ile yorumlayarak soyut kavramları işleyen mısralar vücuda getirir. Abdülhak Hamit’in şiirlerinde tabiat ve ölüm, acılardan ve müşahedelerden (gözlem) yola çıkılarak yorumlanır. Yeni Türk edebiyatı şiirinde birçok değişiklik yapılmıştır ama modern Türk şiirinin büyük değişikliklerini Hamit gerçekleştirir. Türk şiirine yeni hayâller, mazmunlar, nazım biçimleri, hatta vezin kalıpları armağan eder. İstanbul’da doğdu. Farklı okullarda öğrenim ......

Ahmet Mithat Efendi

Yazı Makinesi Ahmet Mithat Efendi Hayatı Biyografisi Hakkında Kısaca Özet Bilgie Tanzimat Dönemi’nin halk için yazan ve onun dünyasına diline en çok yaklaşan sanatkârıdır Ahmet Mithat Efendi. O, eserleriyle “sosyal fayda’’ prensibini uygulamayı, halkın kültür seviyesini bu yolla yükseltmeyi hedeflemiştir. Bu dönemde halk için yapılan edebiyatın en belirgin ismidir. Nesildaşları arasında yaygın olan “hürriyetçi” akımlara kapılmamış, daha sakin bir hayat arzulayarak halka eserleriyle hizmet etme yoluna gitmiştir. Bir sanatkâr olarak verdiği eserlerle çok verimlidir. Roman ve hikaye anlayışı, tepeden inme usulle gelen ......

Muallim Naci

Aruz'un Gücü Muallim Naci (1850-1893) Türk edebiyatının Tanzimat Edebiyatı Dönemi başlarında Şinasi’nin giderek  halkın kolaylıkla anlayabileceği bir dil ile yazma gayreti, denilebilir ki Muallim Naci ile devam etmiştir. Naci’nin, divan edebiyatının gerektirdiği birtakım mazmunların yanında tabii Türkçeye yakın söyleyişleri unutulamaz. Âfeş-pâre’deki tabiat tasvirleri ve özellikle küçük olayları hikaye ederken gösterdiği bu konudaki başarısı, göz ardı edilemez. Tahkiyede ve diyalogda Tevfik Fikret gibi güçlü bir şair üzerindeki etkileri sürekli olmuştur. “Muallim Naci’nin dil ve üsluptaki titizliği ve başarısına aruz ölçüsünü de eklemek gerekir. ......

Edat Tümleci

Edat Tümleci (İlgeç Tamlayıcısı) Nedir Kısaca Özet Bilgi      Edat öbeklerinin oluşturduğu tümleç biçimidir. Yükleme "kiminle, kime göre, kimin için, ne ile" sorularına cevap veren öge cümlenin ögeleri konusunda edat tümleci olarak adlandırılır. Örnekler: Annesiyle dün senden habersiz alışverişe çıktı. Benim için sakın üzülme bundan sonra. Bana göre sen bir hiçsin. BAŞKA BİR KAYNAK Edat Tümleci : Cümleye amaç – sonuç, özgürlük, benzerlik, eşitlik, birliktelik, araç anlamı katan ya da sözcük öbekleri cümle içinde ilgeç tümleci görevi yapar. Örnek : Gemiler, güneye doğru ......

On Yedinci Yüzyıl Türk Edebiyatı

17. Yüzyıl Türk Edebiyatına Genel Bir Bakış       17. yüzyıl genel olarak Türk tarihinin kuvvetli döneminin sona erdiği ve gerileme devrinin yaşandığı bir asırdır. Daha önceki asırda başlamış olan karışıklıklar, siyasi çekişmeler Türk dünyasının bütün yaşam alanlarında kendini hissettirir.        Orta Asya'da Rusya, Türkler’i birbirine düşürerek Sibirya'yı ele geçirir; Kazan'ı zapteder. Orta Asya Türklerini kendi sınırları içerisine çekerek egemenliği altına alma çabasını sürdürür. Türkler'in doğu komşuları Çinliler Türkistan'ı alma isteği içerisindedirler. Komşularının sürdürdüğü bu saldırgan emellerin yanı sıra Orta Asya Türkleri ......

Anadolu Sahası Dışındaki Türk Edebiyatı, Sanatçıları ve Eserleri

Dünyadaki Türk Edebiyatı Şairleri ve Eserleri Harezm Sahası: 14.Yüzyıl: Rabguzî: Kısâsu’l-Enbiyâ Kirderli Ali: Nehcü’l-Ferâdis İslâm: Mu’înü’l-Mürîd Kutb: Husrev u Şîrîn Tercümesi Hârezmî: Muhabbetnâme Memlûk Sahası: 14.Yüzyıl: Seyf-i Serâyî: Gülistân Tercümesi Ebû Hayyân: Kitâbü’l-İdrâk Li Lisânü’l-Etrâk Hüsam Kâtib: Cümcümenâme Kuman Sahası: 14.Yüzyıl: Codex Cumanicus Azerî Sahası: 14.Yüzyıl: Hasanoğlu, Ahmed bin Veys… Kadı Burhaneddîn: Türkçe Dîvân, İksîru’s-Sa‘âdât fî Esrâri’l-İbâdât, Tercîhu’t-Tavzî Nesîmî: Türkçe Dîvân, Farsça Dîvân. 15.Yüzyıl. Cihânşâh Habîbî 16.Yüzyıl: Hatâyî (Şâh İsmail): Dîvân, Dehnâme. Fuzûlî: Manzûm: Türkçe Dîvân, Farsça Dîvân, Arapça Şiirler, Leylâ vü Mecnûn, Enîsü’l-Kalb, Beng ü Bâde, Tercüme-i Hadîs-i ......

Şeref Hanım

İstanbul’da doğmuştur. Tarihi kaynaklarda şair hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. Ancak, Dîvân'ında bulunan padişah II. Mahmud'a ve Valide Sullan'a yazdığı övgülerden, hayatının maddi sıkıntı içinde geçtiği anlaşılmaktadır. Kaynaklardan ve şiirlerinden öğrendiğimiz kadarıyla Şeref Hanım dindar ve Mevlevi tarikatına mensup bir kişidir, Divân'ında Mevlânâ ve Mevlevi büyükleri için yazılmış şiirleri vardır.Şeref Hanım'm matbu Dîvân1 bulunmaktadır. Eser gerek manzume sayısının çokluğu gerekse nazım türlerindeki çeşitlilik nedeniyle dikkate değer bir divandır. Dîvân eski harflerle İstanbul’da basıldıktan sonra son olarak yeni harflerle de basılmıştır (Şeref ......

Namık Kemal

Namık Kemal Hayatı Biyografisi Edebi Kişiliği ve Eserleri Hakkında Kısaca Özet Bilgi (1840-1888): Tekirdağ’da doğdu. Asıl adı Mehmet Kemal’dir. Küçük yaşta annesini kaybetti. Yanında kaldığı dedesinin memurluk görevindeki tayinleri nedeniyle eğitimini farklı yerlerde sürdürdü. Özel dersler aldı, Arapça ve Farsça öğrendi. Hariciye Nezareti Tercüme Odasında kâtip olarak çalışırken Fransızca öğrendi. Başta Tasvir-i Efkâr ve Muhbir olmak üzere dönemin gazetelerinde yazılar yazdı. Londra’da Ziya Paşa’yla birlikte Hürriyet gazetesini çıkardı. Gelibolu mutasarrıflığı yaptı. Vatan yahut Silistre adlı oyununun sahnelenmesi sonrasında çıkan olaylar nedeniyle ......

Bağımsız Tümleçler (Cümle Dışı Unsurlar)

Bağımsız Tümleçler  (Cümle Dışı Unsurlar) Hakkında Kısaca Özet Bilgi    Cümlenin anlamını dolaylı olarak tamamlayan bağlama edatları, ünlem edatları, hitaplar ve ara sözlerdir. Bu unsurlar esas hareketle, fiillerle (eylemler) doğrudan ilgili değildir. Genellikle cümlenin başında, sonunda veya cümleler arasında yer alırlar. Parantez şeklinde cümlenin içine girdikleri de görülür. Örnekler: Ev Türk istikbalinin evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır. Hev Sakarva! Kim demiş suya vurulmaz perçin? “Bu kitaplar, içi bilgi dolu mücevher kutuları, hayatta sahip olunan en değerli ......

Aşk Mesajları

AŞK – SEVGİ : Sevginin olduğu yerde imkansız yoktur – Kızılderili Atasözü İnsan birşeyi sevmeden anlayamaz – Goethe Sevmek ve sevilmek güneşi iki taraftan hissetmeye benzer – David Viscott Bir insanın yaşamının en önemli kısmı, iyilik ve sevgi adına yaptığı küçük, isimsiz ve anımsanmayan eylemleridir – William Wordsworth Aşk, masraflarla çevrilmiş bir duygu okyanusudur. – Lord Dewar Gençlerin istekleri: Aşk, Para, sağlık. Yaşlıların istekleri: Sağlık, para, aşk. Erkekler aşka aşık olarak başlarlar, kadınlara aşık olarak bitirirler; kadınlarda erkeklere aşık olarak başlar, aşka aşık olarak bitirirler. – ......

Refik Halit Karay

Refik Halit Karay Kimdir Hayatı Biyografisi Eserleri Edebi Kişiliği Hakkında Kısaca Özet Bilgi (1888-1965) Roman ve hikaye yazarı. İstanbul'da doğdu. Mehmet Hâlit Bey'İn oğlu. Galatasaray Sultânîsi'ne (1900-1906) devam etti. Mekteb-İ Hukuk'a başladı. Bir yandan da kâtiplik yaptı. Sonra okulu ve kâtipliği bırakıp gazetecilik yaptı. Tercuman-ı Hakikat gazetesinde çalıştı (1909). Fecr-i Ati topluluğuna katıldı. Kalem ve Cem gibi dergilerde Kirpi İm­zası ile yazdığı yazılarla meşhur oldu. Mahmut Şevket Paşa'nın öldürülmesi üzerine diğer muhalifler gibi, o da Sİnop'a sürüldü. Sürgün hayatı Çorum, Ankara ......

Edatlar (ilgeçler)

Tek başlarına anlamları olmayan, cümle içinde diğer kelime ve kelime gruplarıyla birleşerek değişik anlam ilgileri kuran sözcüklere edat (ilgeç) denir. Her sözcük ortaya çıktığında bir anlamı karşılar, bu bir eylem (gezmek, uyumak, bakmak …), kavram (aşk, akıl, nefret, intikam…) ya da varlık (kuş, çiçek, gökyüzü, bulut…) adı olabilir. Edatlar ise bunlardan hiçbirini karşılamaz, bu yüzden tek başlarına anlamları yoktur; anlam kazanabilmek için (ki bu anlam da çoğu zaman pek belirgin değildir.) başka sözcüklere ihtiyaç duyarlar Uyarı: Edatlar, kendinden önceki kelime ve ......

Türeyiş Destanı

Türeyiş Destanı Konusu Nedir? İçeriği Hakkında Kısaca Özet Bilgi Uygur hakanı kızlarını insanlarla evlendirmeye kıyamaz. Tanrı'ya kızlarıyla evlenmesi için yalvarır. Tanrı da kurt suretinde görünerek hakanın kızlarıyla evlenir. Bu evlilikten "Dokuz Oğuz" ve "On Uygur" boyları oluşmuştur. Hun beylerinden birinin çok güzel iki kızı vardı. Bu bey kızları ile ancak Tanrıların evlenebileceğini sanıyordu. Bu sebeple ülkesinin kuzey tarafında yüksek bir kule yaptırarak iki güzel kızını Tanrılarla evlenmek üzere buraya getirdi. Bir süre sonra kuleye gelen bir kurdun Tanrı olduğunu sanarak kızlar bu kurtla ......

Mevlana Celaleddin-i Rumi

Mevlana'nın Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri       Mevlana'nın soyu bugün Afganistan ve Özbekistan sınırlarının kesiştiği alanlarda bulunan Belh şehrine dayanmaktadır. Kendisi de bu şehirde dünyaya gelmiştir. Belh şehri, Horasan'ın önemli yerlerinden biridir. Merv, Nişabur, Herat ve Belh şehirlerinden oluşmaktadır Horasan. Bu bölge İslam dininin kabulüne kadar Türklerin hakimiyetinde bulunmuş ve 13. asrın başlangıcından Moğol istilasının yaşandığı dönemde;Türk, Arap ve Fars kültürlerinin etkileşiminde olmuştur Horasan.       788 yıl önce bir güneş gibi - başka bir alemi aydınlatmak üzere batan- ......
Yandex.Metrica