Gulyabani Özeti Hüseyin Rahmi GÜRPINAR

Gulyabani Romanının Geniş Detaylı Özeti Kış geceleri çocuklara masal anlatan altmışını geçmiş Muhsine Hanım, bir gece, kendi anıları arasında yer alan Gulyabani'yi anlatır. Genç yaşında kimsesiz kalan Muhsine, evlendirildiği sarhoş kocasının kötülüklerinden kaçarak Üsküdar’da, Bulgurlu'dan ötede, cinleri, perileri ile tanınmış bir çiftliğe kapanır. Çiftlik evinde Çesmifelek Kalfa ile Ruşen Dadı adında bir zenci asçıdan başka, bir de delirdiği söylenen kendisine gösterilmeyen, Hanımefendi vardır. Muhsine'ye odası gösterilir, perilere karşı nasıl davranacağı öğretilir. Muhsine, odasında yalnız başına, il k geceyi anlatılmaz korkular içinde ......

Sürrealizm (Gerçeküstücülük)

Sürrealizmin Ortaya Çıkışı Doğuşu I. ve II. Dünya Savaşları arasında Avrupa’da doğup gelişen bir akımdır. Sürrealistlerin benimsedikleri görüşlerin arka planını dadaizm oluşturur. Akımın bildirisi Manifeste du Surréalisme, 1924 yılında André Breton tarafından hazırlanmıştır. Sürrealizmin Genel Özellikleri İlmî ve felsefi hayata dair geçmişten gelen bütün görüşlerin yenilenmesini, düşüncenin saf bilinç otomatizmi ile ortaya çıkması gerektiği görüşlerini benimser. Realizm akımı, kurgu ve tahkiyeye dayalı hikaye ve roman türünün gelişmesine çok büyük katkılarda bulunan bir akımdır. Realist sanatçılar, öykü ve romanda yeni psikolojik tahlil metotları, şuur ......

Çokluk Eki

Çokluk Eki (Çoğul Eki)     İsimlerin çokluk şekillerini yapan işletme ekidir. Bir isim hiç bir ek almadan normal şekliyle tek bir nesneyi karşılar. İsmin tek bir nesneyi karşılayan bu asıl ve normal şekline teklik şekil adı verilir. İsmin karşıladığı nesnenin sayısının birden fazla olduğunu ifade etmek için teklik şeklinde çokluk eki getirilerek ismin çokluk ekleri yapılır Türkçede çokluk eskiden beri 'ler-lar'dır. ağaçlar, güller gibi. Çokluk ekinden sonra iyelik, durum ekleri ve soru ekleri gelebilmekte, fakat  bu eklerden sonra çokluk eki ......

Eşitlik Ekleri

Eşitlik Ekleri Nelerdir?              Dilimizde kelime gruplarında cümlede fiilin nasıl ve ne şekilde olduğunu veya yapıldığını fiilin oluş veya yapılış tarzını ifade etmek için isim eşitlik haline girer. İsim fiilin kendisi gibi kendisine benzer bir şekilde cereyan ettiğini göstermek İçin eşitlik halini alır. Eşitlik hali ise eşittik ekleri ile yapılır. Eşitlik ekleri bir eşitlik, gibilik, benzerlik ifade ederler. Onun için bu eklere benzerlik ekleri de diyebiliriz. Eşitlik ekleri, ismi fiile bağlayan hal ekleridir. Eşitlik ekleri, ismi ......

Ninniler

Çocukları uyutmak ya da onların ağlamasını engellemek sebebiyle ezgiyle söylenen ve çoğunlukla bir dörtlükten oluşan şiirlerdir. Öğretici bir niteliği olan ninniler sayesinde çocuklar anadillerini kolayca öğrenirler. Bundan dolayı edebiyatımızda ninni geleneği geçmişten günümüze devam etmiştir. Ninniler çoğunlukla tek bir dörtlükten meydana gelir. Kaşgarlı Mahmut, Divanü Lügati’t Türk’te bu nazım şeklini “balubalu” olarak isimlendirmiştir. Tilki duymasın ninni Tilki duyarsa yavrum Hem seni yer hem beni Ninni yavrum ninni NİNNİ Asmaya kurdum salıncak Eline de verdim oyuncak Yine de uyumadı gitti Şu küçücük yumurcak. BEBEĞİM Bebeğim kocaman, onu tutamam. Ninniler söylerim, hiç uyutamam. Oynayıp gülüyor, bizi süzüyor. Mamasını yemiyor, beni ......

Zeka Nedir

Zeka Nedir Hakkında Geniş Detaylı Bilgi Kavramlar ve algılar yardımıyla soyut ya da somut nesneler arasındaki ilişkiyi kavrayabilme, soyut düşünme, muhakeme etme ve bu zihinsel işlevleri uyumlu şekilde bir amaca yönelik olarak kullanabilme yetenekleri zeka olarak adlandırılmaktadır. Zekanın farklı tanımlarının olmasına karşılık zekaya ilişkin kuramların tümü zekanın geliştirilebilecek bir kapasite ya da potansiyel olduğu ve biyolojik temellerinin bulunduğu noktalarında birleşir. Buna göre zeka, bireyin doğuştan sahip olduğu, kalıtımla kuşaktan kuşağa geçen ve merkez sinir sisteminin işlevlerini kapsayan; deneyim, öğrenme ve çevreden kaynaklanan ......

İyelik Ekleri

İyelik Ekleri Hakkında Kısaca Bilgi  İyelik ekleri ismin karşıladığı nesnenin bir şahsa veya bir nesneye ait olduğunu ifade eden isim çekim ekleridir. Bu ekler bazı kaynaklarda "sahiplik ekleri" olarak da adlandırılmaktadır. Bir nesnenin başka bir nesnenin malı olduğu, başka bir nesneye bağlı olduğu veya başka bir nesnenin parçası olduğunu İfade edilmek istenirse o nesneyi karşılayan ismin sonuna iyelik eki getirilir. İyelik ekleri getirildikleri isimlerin dışındaki bu nesneleri şahıslar halinde ifade eder. Yani iyelik ekleri getirildikleri adların bağlı oldukları ben, sen, o, ......

Cümle Türleri

Cümle Türleri Kuruluşlarına Göre Cümleler : Kurallı Cümle : Yüklemi sonda olan cümlelere, kuruluşları yönünden, düz cümle denir. Örnek : Günler günleri, aylar ayları kovaladı. Sembolistler, anlamdan çok şiirde ahenge önem vermişlerdir. Kısa ve özlü sözle, çok şey anlatma sanatına icaz denir. Önemli olan etkiyi aşmak, kendine özgü bir şiire ulaşmaktır. Devrik Cümle : Yüklemi sonda olmayan cümlelere devrik cümle denir. Devrik cümlede yüklem başta da ortada da olabilir, ama sonda olamaz. Kurallı cümlelere göre daha akıcı olduğundan, devrik cümleler genellikle şiir türünde kullanılır. Örnek : ......

Parnasizm

Parnasizmin Ortaya Çıkışı Doğuşu 1866 yılında Fransa’da yayımlanan Le Parnasse Contemporain dergi etrafında toplanan ve aynı sanat görüşünü benimseyen şairlerin oluşturduğu şiir akımıdır. Aynı dönemde daha ziyade mensur eserler etkisi altına alan realizm ve natüralizmin şiirde kendisini göstermesi, parnasizm akımı ile başlamıştır. Bu bağlamda, benimsenen şiir anlayışı, romantizmin bireysel hislenmeler ile şekillenen ve aşırı hassas şiir görüşüne de tepki içermektedir. Parnasizmin Genel Özellikleri: Bu akımın ortaya çıkarttığı şiir anlayışı, gerçekçilik temeline dayanır. Söz konusu gerçeklik, dış dünyada gözlemlenen ve insana ait hususiyetlerin ......

Naturalizm

Natüralizmin Ortaya Çıkışı Doğuşu Realizmin hayatın gerçeklerine yönelmesi yolundan geçerek gözlemlenebilirlik, deneysellik, kanıtlanabilirlik, soya çekim, çevrenin şartları ve kişinin yaratılışı anlamında doğasından gelen hususların onları etkilemeleri zemininde vücut bularak sanat eserinde yeni bir anlayışı başlatan akımdır. Romantizmin benimsediği bireysellik ve ferdî hislenmelerin aktarılması görüşüne karşıdır. Sanat eseri, gözlemlenen ve denenebilirliği olan, bilimsel veriler zemininde metotların götürdüğü sonuca ulaşılabileceğini varsayarak eserin kaleme alınması anlayışını doğurmuştur. Natüralizimin Genel Özellikleri: Bu akımın ortaya çıkışı, 19. yüzyıl Fransa’sına dayanmaktadır. Ardından etki alanını gittikçe genişletmiş, benimsediği hususiyetlerle ......

Realizm

Realizm Akımının Ortaya Çıkışı Realizm, gerçekçilik demektir; dünyada ilk edebî eserlerden günümüzdeki eserlere kadar hemen her eserde bir realist yan bulmak mümkündür. Bir yazar ne kadar duygulu, ne kadar lirik, ne kadar sübjektif olursa olsun bir yanı ile gerçekçidir. Öncekiler, sistemli olmasa da realizmin uygulaması demek olan gerçeğin sanata aktarılmasını zaten tatbik etmekteydiler. Bugün anladığımız manada bir edebî akım olarak 19. asrın ortalarına doğru Fransa’da romantizme ve klasisizme tepki gösteren aydınların çalışmalarıyla diğer cereyanlardan ayrılmıştır. Nasıl ki klasisizm daha çok tiyatro ......

Romantizm

Romantizmin Ortaya Çıkışı Doğuşu Fransız İhtilali’nden sonra Avrupa’da öne çıkan liberalizm, bireyin duyguları ve tercihleri, buna bağlı sübjektif tavırlar, Romantizmin temelini oluşturur. Gelişen sosyal hayat da, duyguların ön planda olduğu sübjektif algılara değer veren bir akım olarak Romantizmin doğmasına yol açar. Bu akımın klasisizme tepki olarak doğduğu söylenir. Romantizm, daha çok şiir türünde kendisini ifade edebilen sanatçıların mektebi olmuştur. 1790-1850 yılları, romantizmin kurallarını yaygınlaştırdığı dönemdir. Romantizm, Avrupa’da edebiyat, müzik ve felsefede büyük değişimlere yol açtığı gibi resim ve müzik alanında da bazı ......

Egzistansiyalizm (Varoluşçuluk)

Egzistansiyalizm Ortaya Çıkışı Doğuşu 19. yüzyılda ortaya çıkan felsefî bir sanat akımıdır. II. Dünya Savaşı ve devamındaki yıllarda daha geniş kitlelere ulaşmaya başlamış ve sanat dallarının birçoğunda etkisini göstermiştir. Felsefeden köklerini alan bu akımın temel amacı, insanın varoluşunu anlamlandırmaktır. Egzistansiyalizmin  Genel Özellikleri İnsanın toplum karşısında bireysel bir gerçeklik olarak ortaya çıkması, dünya ve yaşam karşısında akılcılığın sorunları çözmede kifayetsiz kalmaya başladığı bir ortamda, insanın varoluşunun sorgulanmasına başlanır. Toplum karşısında bireyin ferdî hayatı ve hürriyeti ön plana çıkmaya başlar. Bireyin varoluşunun öne çıkmaya başlamasıyla ......

Recaizade Mahmut Ekrem

Düşünen Adam Recaizade Mahmut Ekrem Hayatı Biyografisi Hakkında Geniş Detaylı Bilgi  Şair yazar. Türk edebiyatında Abdülhak Hamit Tarhan ile beraber Tanzimat Dönemi Edebiyatının “ikinci dönemi” olarak adlandırılan, yeni bir sürecin başlatıcılarındandır. İbrahim Şinasi, Ziya Paşa ve Namık Kemal’in öncülüğünde şekillenen, toplumu aydınlatmayı önceleyen ilk dönem edebiyat anlayışının ardından Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit ile bireyin dünyasını sanat eserinde ele almayı amaçlayan ikinci dönem başlar. R. Ekrem, sanatsal ve teorik anlamda döneminde yazılıp okunan hemen hemen her türde eser vermiştir. Şiir kitaplarından ......

Yapım Ekleri

Yapım (Türetme) Ekleri      Kelimelerin kök ve gövdelerine eklenerek onlardan yeni anlamda kelime türeten eklerdir. Yeni kelimenin anlamı ile kökün anlamı arasında daima bir ilişki söz konusudur. Örneğin; süt-çü. sev-gL kalem-lik. ev-li vb. Yapım ekleri dörde ayrılır: 1) İsimden İsim Türeten Yapım Ekleri yol-cu. kitap-lık. ses-teş. cocuk-lu. ev-siz. kuzu-cuk. bir-er. dost-ça. Türk-çe. ruh-sal. kır-aç, top-ak. uz-man. öz-ge, iyi-mser. kadın-sı, sarı-şın. karşı-t, su-lak vb. (a) İşlek Olan İsimden isim Yapan Ekler iki-şer. insan-ca. kavga-çı, kedi-çjk, sır-das. halka-lı, acıma-sız. satı-lık, altı-ncı. sayı-sal vb. (b) İşlek Olmayan İsimden İsim Yapan ......

Cümlenin Ögeleri

Cümleyi Meydana Getiren Unsurlar Anlatmak istediklerimizi tam olarak vurgulayan kelime ya da kelime topluluğuna cümle denir. Kelime anlam birimi, cümle ise bir yargı birimidir. Cümlede yargıyı bildiren unsur yüklemdir. Cümlenin varlığı için çekimli bir eylemin veya ek fiille çekimlenmiş bir ismin olması yeterlidir. Bir cümle bir bina gibi tasarlanır. Aşağıda bir cümleye öğelerin nasıl katıldığını gösteren bir şablon mevcuttur: 1-Gezdirdi. 2-Güzel kadın / gezdirdi. 3-Güzel kadın biricik oğlunu / gezdirdi. 4-Güzel kadın / neşelenmesi için / biricik oğlunu / gezdirdi. 5-Güzel kadın / neşelenmesi için / biricik ......

Arap Edebiyatı

Arapçanın Tarihi Gelişimi Hakkında Arapça, ilk çağdan itibaren Arap yarımadasını kapsayan kavimlerin ve sonraki yüz­yıllarda devletlerin iletişimde ve edebiyatta kullandığı bir dildir. İslamiyet’in yeryüzüne in­mesi, Arapçanın dinî alanda kullanılan dil olması, bu dinin tebliğinde değişik coğrafyalara gitmesi ve bu coğrafyalarda İslam kültürüne bağlı kurulan devletler İle birlikte, kullanım alanı genişlemiş ve birçok kültürü etkilemiştir. 6. yüzyıldan itibaren kurulmaya başlanan çeşitli Krallıklar, yarımadadaki Arapça hâkimiyetini pekiştirmiştir. Arapların Cahiliye Dönemi Edebiyat tarihine ait bulunan ilk yazılı metinler, manzum değil mensur yapıda verilmiştir. 8, yüzyılda derlenen ......

Yazım Kuralları (Yazım Yanlışları)

Bu sayfamızda Türk Dil Kurumu baz alınarak yazım kurallarını derledik. Öncelikle günlük yaşamda en çok kullanılan ve karşımıza en çok çıkan sözcüklerin doğru yazımını ele alacağız. Yazım Kuralları Kelimelerin Yazılışı De'nin Bağlacının Doğru Yazımı Türkçede var olan "de" bağlacı dilimizde "dahi, bile" bağlaçlarının kullanıldığı anlamda kullanılmaktadır. Bir cümlede gördüğümüz "de"nin bağlaç olup olmadığını anlayabilmek için gördüğümüz "de" yi cümleden atarız. Attığımızda, cümlenin yapısı ve anlamı değişmiyorsa bu "de" için bağlaç diyebiliriz. Ancak cümle bozuluyorsa onun ek olduğunu anlayabiliriz . Dolayısıyla dilimizde ekler bitişik, ......

Hece Ölçüsü

Hece Ölçüsü Özellikleri Hece vezni, her bir mısraın hece sayılarının birbirine eşitliği üzerine kurulur. Bu vezin; parmak hesabı (hesâb-ı benân), Türk vezni, millî vezin gibi isimlerle de anılmıştır. Türk dilinde hecelerin yazı dilinde gösterilmesi, ünlü harflerin varlığına bağlıdır. Türkçede bazı ünlülerin uzunluk kısalık bakımından birbirine göre farklılıklar taşıdığı iddiaları olmuştur ve bu husus henüz tartışmalıdır ama şimdiki hâlde bütün ünlülerin eşit uzunlukta olduğu kabul edilmektedir. Yeni Türk Edebiyatı’ndaki şiirlerde kullanılan hece vezni açısından Türkçedeki hecelerin uzunluğu, kısalığı, açıklığı, kapalılığı genellikle ......

Hal Ekleri

İsmin halleri (Hal Durum Ekleri) Nelerdir Hakkında Geniş Detaylı Bilgi İsimleri isimlere, edatlara ve genellikle fiillere (eylemlere) bağlayan cümle içinde ismin farklı anlam ilişkileri kurmasını sağlayan eklere isim hal ekleri (durum ekleri) denir. İsmin bu ekleri alara kazandığı yeni görevlere de ismin halleri denir. Hal ekleri ekler ismin görevini değiştirirken anlamında değişiklik yapmaz. Bu ekleri insanların giydiği kıyafetlere benzetebiliriz: Nasıl biz hava şartlarına, gittiğimiz yere, yaşımıza göre farklı kıyafetler giyorsak ismler de kullanıldıkları cümleye göre farklı hal ekleri alırlar. Bizlerin farklı kıyafetler giydiğimizde değişmeyip ......

Adlar (isimler)

İsimler (Adlar) Hakkında Geniş Detaylı Bilgi İsim, çevremizdeki canlı cansız tüm varlıkları, insan zihnindeki somut ve soyut tüm kavramları karşılayan kelimelerdir. İsimler, sayesinde varlıkları veya kavramları tanırız, başkalarına tanıtırız, gruplandırırız ve birbirlerinden ayırırız. İnsan, yaratılışı gereği isim verme yetisi ile doğmuştur. Bu sayede farklı bölgelerde yaşayan insanlar aynı varlıklara farklı adlar vermişlerdir. Böylece binlerce farklı dil ve lehçe ortaya çıkmıştır. İsimler insanlar tarafından varlıklara verilmiş belli seslerin birleşimi ile oluşmuş kodlardır. Varlığın kendisi ile ismi arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Taşa neden ......

Fiilimsiler ( Eylemsiler )

Fiilimsiler Hakkında Kısaca Özet Bilgi Fiil olma özelliğini yani iş, hareket anlamını tam olarak kaybetmemesine rağmen, eylem çekimine giremediği için tam anlamıyla fiil olmayan; üzerine eklenen eklerle ön ad, ad ve belirteç görevlerinde kullanılabilen; temel tümce içerisinde yan tümce kurabilen kelimelere fiilimsi denir. Fiilimsiler karakteristik olarak "melez" özelliği gösterir. İsim ile fiil arasında kalmış bir sözcük türüdür. Fiilimsilerin Genel Özellikleri : * Kip ve şahıs ekleriyle çekime giremezler. Bu nedenle tam anlamıyla fiil kabul edilmezler. * Eylemlere gelen olumsuzluk eki “-ma, -me” ekini alara ......

Kelime Grupları

Kelime Grupları Nelerdir Hakkında Kısaca Özet Bilgi         Birden çok kelimeyle kurulan, yapı ve anlam bütünlüğü olan, cümlede bir bütün olarak ele alınıp incelenen ve belirli kurallar çerçevesinde bir araya gelen kelime topluluğuna kelime grubu (sözcük öbeği) denir. Kelime gruplarının kuruluş nedenleri anlam olarak tek kelimeyle karşılayamadığımız ya da anlatamadığımız durumları ifade edebilmektir.Türkçede sözcük öbekleri cümlede tek bir kelime gibi değerlendirilirler ve yapılarında genellikle bir asli bir de yardımcı unsur bulunur. Birleşik fiiller ve edat grupları dışındaki kelime ......

Halit Ziya Uşaklıgil

Servet-i Fünun Edebiyatının Romancısı Halit Ziya Uşaklıgil Hayatı Biyografisi Eserleri Romanları Hakkında Kısaca Özet Bilgi Küçük yaşlarda roman ve hikâyeye ilgi duymaya başlamış, aldığı eğitim vesilesiyle Fransızca eserlerden de çeviriler yapmıştır. Hizmet ve Ahenk gazetelerini çıkarmıştır. Yazı hayatında Hizmet gazetesinin önemli yeri vardır. Hikayeleri ve mensur şiirlerinden oluşan pek çok eserini ilk olarak bu gazetenin sayfalarında yayımlamıştır. Avrupa gezisinin ardından yerleştiği İstanbul’da İkdam gazetesi ve Servet-i Fünun dergisine yazmaya başlar. Servet-i Fünun edebiyatı topluluğuna katılmasının ardından, önemli ölçüde tanınmasını sağlayan Aşk-ı Memnu ......

Ziya Paşa

İkilem Şairi Ziya Paşa Hayatı Biyografisi Şiirleri Eserleri Hakkında Detaylı Geniş Bilgi İkilemlerin sanatçısı olarak bilinen Ziya Paşa, Yeni Türk Edebiyatı’nın önemli şairlerinden biridir. 1859 yılında yayınlanan Terci-i Bent adlı eseri, onun etkilerini günümüze kadar getirmiştir. Ziya Paşa, sadaret kaleminde memur olduğu zamanlardan ölümüne kadar geçen süre içinde, batı edebiyatıyla yakınlıklar kurmuş, birçok eser tercüme etmiştir. Avrupa’da yayınlanan Şiir ve İnşâ (1868) adlı önemli makalesinde şiir dilinin sadeleştirilmesi ve Arapça ve Farsça etkilerin artık terk edilmesi yolundaki fikirlerini, tercümelerden elde ettiği birikimlerin ......

Tanzimat Edebiyatında İlk Gazeteler ve Gazetecilik

Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında İlk Gazeteler Batının ilim ve sanat anlayışının geniş kitlelere yayılması için kitapların yanında ve ondan daha aktüel olan bir başka yayın faaliyetine ihtiyaç vardı. İşte, Tanzimat devri için karakteristik bir girişim sayılan gazetecilik, bu ihtiyacı karşılamak üzere kültürel hayatımızı şekillendirmeye başladı. Gazetenin varlığı ile birlikte yeni bir nesir anlayışının doğması kaçınılmazdır. Yeni bir nesir ile yeni bir takdim tarzı ve yeni bir üslup kullanılarak halka seslenmek gerekti. Deneme, makale, tiyatro gibi edebî türler bir ihtiyaç olarak doğdu. ......

19. Yüzyılda Osmanlı Sahasında Yazılan Mensur Eserler

19. Yüzyıl Osmanlı Sahası Mensur Eserleri 19. yüzyılda nesir, önceki yüzyıllarda başladığı gelişimini sürdürür. Değişik türlerde yazılan mensur eserler arasında biyografya türü eserler bu yüzyılda ön planda yer alırlar. Biyografi türünde eserler arasında tezkire sayısının çokluğu ile tezkirecilik geleneği önemini korumaktadır. Bu yüzyılda da önceki yüzyıllarda yazılmış olanlara benzer şuara tezkireleri yazılmıştır. Ancak, yeni yazılanlarda artık eleştirel bakış ve üslup yönünden bazı farklılıklar da görülmektedir. Şefkat Tezkiresi, Mecmu'ütü't-Terâcim, Bağçe-i Safâ-endûz, Arif Hikmet Bey Tezkiresi, Hâtimetü'I-Eş'âr, Kafiie-i Şu'arâ, Semâhâne-i Edeb, bu yüzyılda adlarından ......

Bağlaçlar

Bağlaçlar     Eş görevli kelimeleri ya da kelime gruplarını, anlamca ilgili cümleleri bağlamaya yarayan kelimelere bağlaç denir. Bağlaçlar, "sıralama, zıt anlam, nedenlik, açıklama, pekiştirme, denkleştirme ve olasılık" bağlaçları olmak üzere çeşitlere ayrılır. Örnekler: Kitapları üs defterlerini bizde unutmuş, (sıralama) Kitabı okudu ama özetleyemedi. (Karşıtlık) Bu gerçeği halk anlamalı çünkü bu gerçek halkın gerçeği. (Nedensellik) Ailen de dostların da seni aramadı. Ne eş ne dost kalmış ortada! Ünlemler     Anlatıma güç katmak maksadıyla, anlık duygularımızın ifadesi olarak ağzımızdan bir çırpıda çıkan kelime ya da kelime gruplarıdır. Ünlemler ......

Çin Edebiyatı

20. Yüzyıldan Önceki Eski Çin Edebiyatı a) Hanlar Dönemi (MÖ 206-M.S. 618) Bu dönemde benimsenen düz yazı anlayışı, Çin edebiyatının yalınlığıyla öne çıkan ve en seçkin dönemi olarak kabul edilir. Söz konusu düz yazı döneminde tarihsel eserler ön plana çıkmıştır. Bu kapsamda ele alınan yapıtlardan Sima Çien’in Şici adlı eseri önemlidir. Han Dönemi edebiyat anlayışını ele alırken bu dönemi en iyi anlatan edebî türdür. Betimleme tekniğinin ön plana çıktığı, bilgelikle dolu ve ritimli bir yapıya sahip bu düz yazı türünün en önemli ......

Zarflar (Belirteçler)

Zarf Belirteç Nedir? Zarfların Çeşitleri Nelerdir?       Fiillerin (eylemlerin), fiilimsilerin (eylemsilerin), sıfatların ve zarfların durum, yer-yön, zaman, ölçü ve soru bakımlarından belirginlik kazanmalarını sağlayan kelimelere zarf denir. Belirteçler, işlevleri bakımından beş gruba ayrılırlar; 1. Durum Belirteci (Niteleme Zarfları)     Fiillerin, fiilimsilerin, sıfatların ve zarfların durumunu gösteren zarflardır. Niteleme, yineleme, ihtimal, yaklaşıklık, kesinlik, üleştirme, şart, dilek, sınırlama ve cevap gibi anlamları verirler. Örnekler: Arkadaşım, konuyu iyi anlattı. (Niteleme anlamı) Çocuğu ikide bir korkutuyordu. (Yineleme anlamı) İngilizceyi az çok bilirim. (Yaklaşıklık) Onunla bir ......
Yandex.Metrica