www.edebiyatfakultesi.com

 

                    Türk Edebiyatı Konu Anlatımı

 

    Sayfa  1    2    3    4    5    6    7    8    9    10    11    12    13    14    15    16

                    16)  NİDA (SESLENME):

 

 Şairin çok duygulanması ve heyecanlanması sonucunu doğuran olayları ve varlıkları gözönüne getirip “ey, hey” gibi ünlemlerle onlara seslenmesidir.

      Ey köhne Bizans, ey koca fertut-i musahhir

      Ey bin kocadan arta kalan bive-i bâkir.

                                         (Sis, Tevfik Fikret)

 

17)  İSTİFHAM: Yanıt alma amacı gütmeden, duyguyu ve anlamı güçlendirmek için, anlatılmak istenenlerin soru biçiminde anlatılmasıdır.

 

      Beni candan usandırdı cefadan yâr usanmaz mı

      Felekler yandı ahımdan muradım şemi yanmaz mı

                                                                            Fuzuli

 

      Kim söylemiş beni

      Süheyla’ya vurulmuşum diye?

      Kim görmüş ama kim,

      Eleni’yi öptüğümü,

      Yüksek kaldırım’da güpegündüz?

      Melahat’i almışım da sonra

      Alemdar’a gitmişim, öyle mi?

      Onu sonra anlatırım, fakat

      Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?

                                                     Orhan Veli

 

18)  TELMİH (HATIRLATMA): Söz arasında herkesçe bilinen geçmişteki bir olaya, ünlü bir kişiye bir inanca ya da yaygın bir atasözüne işaret etmek, onu anımsatmaktır. Telmih edilen şey uzun uzadıya açıklanmaz, bir iki sözcükle anımsatılır.

 

      Gökyüzünde İsâ ile

      Tur dağında Musâ ile

      Elindeki asâ ile

      Çağırayım Mevlam seni

                                       Yunus Emre

 

(Birinci dizede “Hz. İsa’nın göğe çıktığı inancı”na, ikinci dizede “Hz. Musa’nın Tur-ı Sinâ dağında Tanrı ile konuşması” olayına ve üçüncü dizede de yine “Hz. Musa’nın yere atınca yılan olan asasıyla gösterdiği mucizelere” telmih vardır).

 

19)  CİNAS: Söyleniş ve yazılışları bir, anlamları farklı sözcükleri (sesteş, eşsesli) bir arada kullanma sanatıdır. (Aynı zamanda bir uyak türüdür).

 

      Kısmetindir gezdiren yer yer seni

      Göğe çıksan âkıbet yer yer seni.

                                         İbni Kemal

 

Her nefeste eyledik yüz bin günah

Bir günaha etmedik hiç bir gün ah

                                         Lâedri

20)  ALLİTERASYON: Aynı ses ya da hecelerin bir ahenk yaratmak amacıyla tekrarlanmasıdır.

      Dest-busi arzusıyle ölürsem dostlar               (“S”)

      Kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su

                                                                Fuzuli

      Kara pulat uz kılıcım tartmayınca

      Kara börklü koca başın kesmeyince

      Alca kanın yer yüzüne tökmeyince

      Karındaşım Kayan kanın almayınca

      Komazım..........

                                         Dede Korkut

 

21)  SECİ: Nesirde yapılan kafiyeye “seci” denir.

      “İlahi her neyi gülzâr ettinse anı ittim. İlahi elime her ne sundunsa anı      tattım. İlahi gönlüm oduna ne yaktınsa o tüter. İlahi vücudum bahçesine    ne diktinse o biter.”

                                                                                                                     Sinan Paşa

EK

SEHL-İ MÜMTENİ: Söylenmesi kolay göründüğü halde, benzerinin yazılması veya söylenmesi çok güç olan sözlere ya da yazılara denir.

      Ete kemiğe büründüm

      Yunus diye göründüm

                             Yunus Emre

 

(Şair bütün tasavvuf felsefesini, az sözle çok güçlü bir şekilde ifade etmiştir).

ESKİ YUNAN VE LATİN EDEBİYATI

Batı edebiaytının kaynağı Eski Yunan ve Latin edebiyatlarıdır. M.Ö.9. yüzyıldan M.Ö. 2. yüzyıla kadar süren Eski Yunan edebiyatının ana kaynağı da Homeros’un İlyada ve Odise destanlarıdır.

Eski Yunan edebiyatı didaktik türde HESİODOS; lirik türde SAPHO, PİNDAROS; fabl türünde AİSOPOS gibi şairleri yetiştirdikten sonra M.Ö.5. yüzyılda “altın çağı”nı yaşamıştır. Bu devrin önemli sanatçıları şunlardır:

            Tragedya’da:               AİSKHYLOS (Agamemnon), SOPHOKLES (Kral                                                   Oidipus, Elektra), EURİPİDES (Andromak,                                                               Elektra)

            Komedya’da:               ARİSTOPHANES, MENANDROS

            Hitabet alanında:          DEMOSTHENES

            Felsefe alanında:           SOKRATES, EFLATUN, ARİSTOTELES

            Tarih alanında:  HERODOTOS

M.Ö. 2.yüzyıldan sonra Eski Yunan edebiyatı yerini Latin edebiyatına bırakır. Latin edebiyatı Eski Yunan kültür ve sanatının etkisinde gelişen bir edebiyattır. Bu dönemin önemli sanatçıları şunlardır:

            Tragedya’da:               ENNİUS

            Komedya’da:               PLAUTUS, TERENTİUS

            Şiirde:                          HORATİUS (Lirik şair), OVİDİUS (Lirik şair),                                                          VERGİLİUS (Destan şairi)

            Hitabet alanında:          ÇİÇERO (Nutuklar)

            Felsefe alanında:           SENECA

            Tarih alanında:  TACİTES

 

    1    2    3    4    5    6    7    8    9    10    11    12    13    14    15    16

                                                                       Ana Sayfa

 

 

 

sayacım1