Etiket: Şiir Bilgisi

Zengin Uyak

Zengin (mukayyed) kafiye, iki sesten daha çok benzeşmelerde ortaya çıkar. Benzeşmeler üç, dört, beş, altı vs. olursa fark bulunmayacak mı? Hele bü tür bir kafiyelenişe benzeyen tunç kafiye, cinaslı kafiye, redifli (müreddef) kafiye gibi isimlendirmeler büsbütün karmaşıktır. Bu tabloya iç kafiye denilen ama pek çok kaynakta asonans, aliterasyon adıyla incelenen ahenk arayışları, bu konuda standarda ve ölçütlere ne kadar ihtiyacımız olduğunu gösterir. Şiirlerin dize sonlarındaki ikiden çok ses benzerliğine dayanan kafiye çeşitlerine zengin uyak (zengin kafiye) adı verilir. Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk Soğuk ......

Tam Uyak

Tam kafiye için iki harf veya bir uzun ünlü, ölçüt olarak alınır. Ölçüt listesinin de problemleri vardır. Mesela Divan Edebiyatı'ndaki bir buçuk hecenin, Yeni Türk Edebiyatı’nda tam kafiye olup olmadığı bilinmemektedir. Bu konuda çeşitli fikirler üretebiliriz ama bunlar keyfîlikten öte gitmez. Şiirlerde dizelerin sonlarındaki bir ünlü, bir ünsüzün benzerliğine dayalı uyak çeşitlerine tam uyak adı verilir. Gurbet o kadar açı Kİ ne varsa içimde Hepsi bana yabana Hepsi başka biçimde Bu parçadaki "çi" bir ünsüz, bir ünlü benzerliğine dayalı olduğundan tam uyaktır. Hörü melek var mı senin ......

Yarım Uyak

Yarım kafiye, tek bir harfin benzemesiyle yapılan kafiyeleniştir. Divan Edebiyatı’nda “sadece revi ile yapılan kafiyeye, sade veya basit kafiye denir”. Yarım kafiyeye, Halk Edebiyatı örneklerinde sık rastlarız. Şiirlerde dizelerin sonlarındaki tek ünsüzün benzerlik göstermesine yarım uyak adı verilir. Huri kızlar sürmelemiş gözünü İlin aşiretin çeksin nazmı Kaldır perçemini görem yüzünü . - Bu parçada, son sözcüklerdeki "z" ünsüzleri yarım uyak, diğer ekler rediftir. öldürüp kanıma girme Gayrılara gönülverme Ela gözlerine siyah sürme Çekme beni öldürsün Bu parçada "r" ünsüzleri yarım uyak, diğer ekler ise ek halinde rediftir. ...

Sarmal Uyak

Şiirlerdeki bir dörtlükte birinci dize ile dördüncü dizenin, ikinci dize ile üçüncü dizenin uyaklı olmasına sarma uyak (sarmal kafiye) adı verilir. Sarmal Uyak (Kafiye) Örnekleri : Biliyorum gölgede senin uyuduğunu a Bir deniz mağarası kadar kuytu ve serin b Nazların aleminde yumulmuş kirpiklerin b Yüzünde bir tebessüm bu ağır öğle sonu a Biraz düşündüm de derinden a Ben nasıl unuturum dünleri b Niye zinden ediyorum günleri b Zevk de almalı aşkın kederimden a ...

Düz Uyak

Bu uyak türüne  mesnevi kafiyesi de denir. Dizelerin ikişerli olarak, art arda kendi aralarında uyaklanışına düz uyak (düz kafiye) adı verilir. Düz Uyak (Kafiye) Örnekleri: Gâh odunda vü gâh suda idi a Dün ü gün kahrile kısuda idi a Ol kadar çeker idi yükler ağır b Ki teninde tü komamıştı yağır b Nice tü kalmamıştı et ü deri c Yükler altında kana döndü deri c ...

Tunç Uyak

  Birbiri ile uyaklı sözcüklerden biri, diğerinin için­de aynen yer alırsa tunç kafiye oluşur. Yine unutulmamalıdır ki tunç kafiye (tunç uyak) bir zengin uyak türüdür. Yani ses benzerlikleri en az üç sözcükten meydana gelmeli. Örneğin: --------- su --------dolusu burada su sözcüğü ikinci dizedeki dolusu sözcüğünün içinde yer almış buna rağmen tunç kafiye değildir. Çünkü tunç kafiyede en az üç ses benzerliği gerekmektedir. Tunç Uyak Örnekleri: Var gez kayalıkta, dağda, kırda. Düş bir çukura, geber, kakırda N'oldu sangi yeşil pancumn indi Karanlık akşamlara dödü ikindi Tara da zülfünü gerdana bırak Görüşmek isterim yolllarım ......

Cinaslı Uyak

  Bu kafiye türü zengin uyak benzeri bir uyak çeşitidir. Dize sonlarında an­lamları farklı, sesleri aynı ( sesteş sözcükler ya da eşsesli sözcükler ) sözcükler, cinaslı uyak (cinaslı kafiye) oluşturur. Aynı zamanda söz sanatlarında cinas sanatı diye bir edebi sanat vardır. Nazlı yâre selâm saldım almamış Almazsa gam değil almayıversin Sevdiği Kemter'den vazgeçti ise Bergüzâr verdiğim almayı versin. Son dizedeki alma, meyve olan elmadır. "almayıversin" diyerek cinas sanatı oluşturmuştur. Aynı zamanda da cinaslı uyak vardır. Diğer cinas örnekleri aşağıda altı çizili ve kalın olarak işaretlenmiştir.  Bülbül evler güle naz Girdim bir dost bağına Ağlayan çok ......

Uyak (Kafiye) Türleri

Dize sonlarındaki ses benzerliğine uyak ( kafiye) denir. Uyak, dize sonlarında anlam ve görev yönün­den farklı sözcük, eklerden ya da seslerden oluşur. Kafiyenin Şiirdeki Yeri Bir şiirde kafiyenin yeri hakkında üç çeşit yorum yapılır. Kafiye; başta, sonda veya ortada bulunabilir. Başta kafiyeleniş için İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı'nın bazı eserleri örnek gösterilebilir. Sonda kafiyeleniş, günümüzdeki en yaygın kullanılıştır. Bu yüzden tanımlarda bu özelliğin öne çıktığı görülmektedir. Dikkat edilirse Divan Edebiyatı’nda da, 19. asırdan sonraki edebiyatımızda da kafiyenin yapı sistemi, genellikle sonda kafiyelenişe göre ......

Aliterasyon Sanatı

  Şiir ya da düzyazıda ahengi sağlamak amacıyla aynı seslerin yinelenmesidir. Bir başka tanım ise: Düzyazıda, şiirde ahenk oluşturmak amacıyla aynı hecenin veya sesin tekrar edilmesine aliterasyon denir. Aşağıdaki aliterasyon örneklerine göz atalım:  Eylülde melul olduğu gönül soldu da lale Bir kâküle meyletti gönül geldi bu hale Bu parçada "l" sesi yinelenmiştir. Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında (N. Fazıl Kısakürek) Cinayeti kör bir kayıkçı gördü ben gördüm kulaklarım gördü vapur kudurdu kuduz gibi böğürdü hiçbiriniz orada yoktunuz (Attila İlhan) Sisler bulvarında seni kaybettim. Sokak lambaları öksürüyordu. Yukarıda bulutlar yürüyordu. Bu parçada "s,k,r" sesleri yinelenmiştir ve bu dizelerde ......

Leb Değmez (Dudak Değmez) Sanatı

İçinde "b, p, f, m, v" gibi dudak ünsüzleri bulunmayan sözcüklerle yazılan şiire lebdeğmez denir. Lebdeğmez sanatına uygun şiir söyleme Halk edebiyatında saz şairleri arasında daha yaygındır. Âşıklar söylenen sözden alırsa İnsanlar içinde hastan sayılır Hakikat dersini özden alırsa Yaratan Tanrı'ya dosttan sayılır (Selmani) Söz Sanatları (Edebi Sanatlar) ' a Dönmek için TIKLAYIN ...

Akrostiş Sanatı

Bir şiirde dizelerin ilk harflerinin yukarıdan aşağıya doğru anlamlı bir sözcük oluşturmasına akrostiş denir. Bu sanat, eski Yunan ve Latin edebiyatları ile Divan edebiyatında çok kullanılmıştır. Var olan bir sen bir ben bir de bu bahar, Elden ne gelir ki? Güzelsin gençliğin var. Dünyada aşkımız ölüm gibi mukaddes İnan ki bir daha geri gelmez bu günler, Âlemde bu andır bize dost esen rüzgar. (Cahit Sıtkı Tarancı) Söz Sanatları (Edebi Sanatlar) ' a Dönmek için TIKLAYIN ...

Akis (Yansıma) Sanatı

Bir dize veya cümle içerisindeki kelimeleri ters çevirerek söylemeye akis diğer bir adıyla yansıma denir. * Her inişin bir yokuşu, her yokuşun bir inişi vardır. (Atasözü) * Yemek için yaşamamalı, yaşamak için yemelidir. (Moliere) * Didem ruhunu gözler, gözler ruhunu didem Kıblem olalı kaşın, kaşın olalı kıblem (Nazim) Söz Sanatları (Edebi Sanatlar) ' a Dönmek için TIKLAYIN ...

İştikak (Türetme) Sanatı

Aynı kelime köklerinden türeyen sözcükleri aynı beyitte kullanma sanatına iştikak diğer bir adıyla türetme denir. Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler (Yahya Kemal Beyatlı) «s     Karşısında nice erbab-ı denaât titrer Hâkim-i mahkeme-i hükm-i cezadır kalemim (Eşref) Söz Sanatları (Edebi Sanatlar) ' a Dönmek için TIKLAYIN ...

Seci (iç uyak) Sanatı

Bir cümlenin içinde veya cümlelerde birden fazla sözcüğün sonlarındaki harf ve ses benzerliklerine içuyak diğer bir deyişle seci denir.   Seci, düzyazıda kullanılan uyak olarak da ta­nımlanabilir, özellikle Divan düzyazısında seçili anlatım bir amaç sayılmıştır. (Altı çizili sözcükler seciye örnektir.)   llahil Kabul senden, rssL senden. İlâhi! şifâ sendenderd senden. İlâhi! Gönlüm oduna her ne vaktınsaol tütşr. İlâhi! Vücudum bağına her ne diktinse ol (Sinan Paşa)* Imam-ı Câfer-I Sâdık'tan nakildir ki, Ifraz-ı girye beş kişiye münhasırdır. Biri Adem ki behlşt-l fira­kından oâlaa İdi ve biri ......

Cinas (Sesteşlik) Sanatı

Hem yazılışları hem söylenişleri bir, anlamlan farklı iki sözcüğü bir arada kullanmaya cinas denir. Cinasın en yaygın iki biçimi şudur: a)    Tam Cinas: Söyleniş ve yazılışları bir, anlamları farklı iki sözcükle yapılan cinastır. "*     Bir güzel şuha dedim iki gözün sürmelidir Dedi vallahi seni Hind'e kadar sürmelidir Sürmelidir gözünde sürme var sürgün etmelidir   Cânansız : Sevgilisiz Cân ansız : Can onsuz r»      Her nefeste işledim ben bir günâh Bir günâh için demedim bir gün âh (Süleyman Çelebi) Günâh   : Dince suç sayılan davranış Gün âh : Gün âh demedim '*      Yanalı Haylıca ......

İrsal-ı Mesel (Atasözü Söyleme) Sanatı

Söylenen bir düşünceyi inandırıcı kılmak ve pekiştirmek amacıyla söze bir atasözü ya da özdeyiş katmaya irsal-i mesel denir. Bu sanat hayal ve duygudan çok düşünceye dayanır. Güçlendirilmek istenen düşünce kendisi ile ortak yönü olmayan bir başka düşünceyle birlikte kullanılır ve sonuçta verilen örnekle bu düşünce okuyucuya benimsetilmiş olur. İnsana sadakat yaraşır görse de ikrah Yardımcısıdır doğruların Hazret-i Allah (Ziya Paşa) Şair ilk dizede kötülük (ikrah) görse bile insana doğruluk (sadakat) yaraşacağını söylüyor; ikinci dizede de Allah doğruların yardımcısıdır." sözüyle görüşünü okuyucuya benimsetiyor. *'      Tok ......

Rücu (Geriye Dönüş) Sanatı

Bir düşünceyi daha güçlü anlatmak için, söylenen sözden döner gibi davranmaya rücu denir. Sanatçı; nükte, üzüntü, sevinç, heyecan, dehşet ... durumlarında anlatımı daha güçlü ve canlı kılmak için rücu sanatına başvurabilir. Rü-cuda, önceki sözden dönüş yok, fakat döner gibi yapma vardır. Amaç, anlamı pekiştirmektir. Dönüşler art arda gelebilir. Alnın bir sitare-i nev, yok bir âfitâb (Tevfik Fikret) [Sitare-i nev: Yeni yıldız. Âfitâb: Güneş] Bir şarkıdır söylediği Mavi bir sevda şarkısı Hayır mavi değil Ela bir şarkıdır söylediği (Metin Demirtaş) Söz Sanatları (Edebi Sanatlar) ' a Dönmek için TIKLAYIN ...

Tekrir (Yineleme) Sanatı

Sözün etkisini güçlendirmek amacıyla, anlamın yoğunlaştığı sözcük ya da sözcük öbeğini art arda yinelemektedir. Diğer bir tanım ise: Anlatımın etkisini güçlendirmek için bir sözcüğü ya da sözcük grubunu art arda tekrarlamaya tekrir denir. Tekrir sanatı, eğer, soru anlamı taşıyan sözcüklerle yapılırsa istifham, ünlemlerle yapılırsa nida adını alır. * Gözler, gözleri gözleyen gözleri gözler. * Hadi uyan Aydınlığa çık da çil gözlerin ısısın İlkyazlar sıcağı biriksin Yoksul olsan da uyan Garip olsan da uvan Mademki güzelsin güzeli yaşatmak için Mademki iyisin iyiliği yaşatmak için Mademki umutlusun ......

Tedric (Dereceleme) Sanatı

"Tedriç" sözcük anlamıyla "derecelendirme" demektir. Edebiyatta ise bir düşünceyi derece derece yükselten veya indiren bir düzen içinde sıralamaya tedriç denir. Tedriç iki türlüdür: a) Yükselen Dereceleme: Anlatımda, kavramların küçükten büyüğe, azdan çoğa doğru sıralanmasıdır. «•     Geçsin günler, haftalar, aylar, mevsimler, yıllar Zaman sanki bir rüzgar ve bir su gibi aksın (Enis Behiç Koryürek) Makber (mezar), makber değil bir türbe, türbe değil bir mabet, mabet değil bir küre, küre değil bir sonsuz uzay olmalıydı. (Abdülhak Hamit Tarhan) b) Alçalan Dereceleme: Anlatımda kavramların büyükten küçüğe, çoktan aza doğru sıralanmasıdır. e»-     İki asker mızrak mızrağa, ......

Şiir İnceleme Planı

A. ŞİİRİN BİÇİM YÖNÜNDEN İNCELENMESİ 1. Nazım biriminin (dörtlük,beyit) belirtilmesi, 2. Kaç dörtlükten veya kaç beyitten oluştuğunun belirtilmesi, 3. Şiirin ölçüsünün ve duraklarının belirtilmesi, 4. Kafiye (kafiye çeşitleri belirtilecek) ve rediflerin gösterilmesi, 5. Kafiye şemasının gösterilmesi. B. ŞİİRİN İÇERİK YÖNÜNDEN İNCELENMESİ 1. Anlamı bilinmeyen kelime ve deyimlerin açıklanması, 2. Şiirin bölümler halinde açıklanması, 3. Şiirin ana duygusunun belirtilmesi, 4. Şiirin dil ve anlatım özelliklerinin açıklanması, 5. Şiirin türü hakkında bilgiler verilmesi. C. ŞAİRİN HAYATI, SANATI VE ESERLERİ HAKKINDA BİLGİLER D. FAYDALANILAN KAYNAKLAR   ...
Yandex.Metrica