Hermenötik Eleştiri Kuramı

Reklamlar

Hermenötik Eleştiri Kuramı Teorisi Nedir Hakkında Kısaca Özet Bilgi

Yorumbilgisi adı verilen bu metoda göre, her sanat eseri, bir yorumlama sanatı olan Hermenötik ile yorumlanabilir. Bir rivayete göre Mısır’da görüldüğü, bir başka anlayışa göre de Yunan kültürü içinde geliştiği iddia edilen bu metot, doğu ile batının bütün ortak birikimlerini değerlendirir. Hermenötik, Yunan mitolojisine göre, İlahî emirlerin yoruma dayalı mistik nakilleri olarak ortaya çıkmış bilgilerin hepsini bünyesinde barındıran bir sistemdir. İncil ve Tevrat metinlerinin açıklamaları bir görüşe göre Hermenötik ile daha iyi anlaşılabilir. İslamiyet’teki karşılığı, Kuran-ı Kerim mealleri ve tefsirleridir. S. Hayri Bolay “Dilthey, ‘Was ist Hemnenötik?’ adlı yazısında Hermenötiğin hedefinin ‘bir yazarı, kendi kendisini anladığından daha iyi anlamak’ olduğunu ileri sürmüştür.”

Bir yorumlama sanatı sayılan bu metoda göre, bütün edebi akımlar ve edebiyat kuramları, eldeki bütün tahlil metotları eseri anlamak için kullanılır; çünkü Hemnenötik, aynı zamanda bir anlama biçimidir.

Hemnenötik; teolojik, filolojik, hukukî, felsefî ve edebî yorumlarda farklı anlamlara gelebilecek ifadeleri ve yorumları ortaya çıkarma metodu olarak da algılanabilir.

Eski çağlardan beri zaman zaman gündeme gelen, tarihî periyotlarda ara sıra kaybolan, sonra yeniden gün ışığına çıkan “Hemnenötik kavramının edebiyattaki yeri, Platon’un diyaloğu Phaidros’la başlar ve farklı bilimlerle zenginleşerek günümüzdeki yerine ulaşır. Hermes, Zeus’un oğludur. Mitolojideki ‘Tanrıların ve özellikle Zeus’un habercisi olarak görev alan Hermes, Olimpos tanrılarının en renkli ve özgün kişilerinden biridir.

Reklamlar

Mitolojideki bilgilere ve bazı sözlü nakillere göre “Tanrıların elçisi Hermes, mesajları ölümlülere iletir. Ne var ki onun bildirdikleri, hiç de tanrıların mesajlarının dümdüz bir aktarımı değildir; İlahî emirlerin birer açıklamasıdır. Öyle ki Hermes bunları ölümlülerin diline, onların anlayabilecekleri şekilde çevirir. Hermenötik etkinliği, daima bir başka dünyaya ait bir anlam bağlamını o an içinde yaşanılan dünyaya aktarmak” faaliyeti olmuştur.

Hermenötik, bir bilgi aktarma yöntemidir ki asırlarca varlığından haberdar olunmuş diğer bilgi aktarım yolları içinde erimiştir. Dilthey, Hermenötlğin Doğuşu adlı eserinde, bu görüşün binlerce yıllık geçmişi olduğunu söylerken dinî metinlerden hareket edilerek edebî metinlere geçen bir inceleme metodu olduğunu önemle vurgular. Bu incelemeye göre Hermenötik, “kendini bilme, yaşama, anlama” kavramlarını sanat eserleri ve manevi ilimler yoluyla, tek bir kültüre bağlı kalınmadan irdelenmesine vesile olan bir metottur.

Yorumbilgisi, bir sanat eserinin muhakkak yorumlanması gerektiğine dair bir fikir verir. Hiçbir yorum, sanat eserini tam olarak deşifre edemez. Hermes’in getirdiği mesajlar gibi, her yorum, yorumcunun müdahalesiyle az veya çok aslından uzaklaşır. Hermenötik, insanın kendisini anlamayı başararak eseri hakikate en yakın biçimde yorumlamayı ister. Özellikle edebiyat eğitimi için çok ihtiyacımız olan yorumbilgisi ilkeye, fonksiyona, amaca ve yapılan işin mahiyetine göre belirlenebilecek bir birikimdir. Bugün, “Ne tür bir tahlil yapabilirsek Hermenötik metoda göre tahlil etmiş oluruz?” gibi bir soruya verilebilecek kesin cevabımız maalesef yoktur.

Hermenötik, ilkeleri bakımından belirlenebilmiş bir öğreti değildir, ama eser sınırında söyleyecek olursa, “Eser aslında bizim anladığımızdan başka bir şey anlatıyor. Aslında eser değil, her şey, bizim bildiğimizden başka bir şeydir. Varlığın, anlamın, eserin özüne varmak gerekir. Bu ise, sonsuza kadar devam edecek bir süreçtir,” gibi hükümleri düşündürebilecek bir sistemdir. Bir bakıma, tek mesajda sonsuz ilişkiler yumağını fark edebilmek veya çokluk bir bilgi içinde tek bir yoruma ulaşabilmek anlayışı, Hermenötik metodu yeni bir açılımla değerlendirebilir. Buna benzer bir yorum, geleneğimiz içinde vardır. Mutasavvıflar cem’de fark’ı, fark’ta cem’i bulabilmek ve varlığın aslına, eser yoluyla ulaşabilmek fikrini çeşitli vesilelerle anlatmışlardır.

Hermenötik hakkında bilgi verenler, onun ilk çağlarda başka anlaşıldığını, ortaçağda farklı etkilerle gündeme geldiğini ve 19. asra kadar çeşitli akımların ve kuramların içinde yer aldığını söylerken sadece eserin değil hermenötiğin de zaman içinde “bizim bildiğimizden başka bir yorum” teklifi veya arayışı olduğunu söyler. Birçok araştırıcı bu fikirdedir. Hermenötik kuramına göre, edebî eser hangi dönemlerden ve değişikliklerden geçerek zamanımıza ulaşmışsa onun yorumları da birçok değişimlerden geçerek günümüze ulaşmıştır.

Not: Doğum ve ölüm noktaları arasındaki dünya hayatı çizgisinin pek çok unsuru, Mutlak Bilgi karşısında sembolik özellikler taşır. Tıpkı, psikanalizde gördüğümüz rüya motifinin hayata göre sembolik izler taşıması gibi hem gerçek hayattaki (kırmızı gülün veya sarı gülün anlamları) bazı motifler sembolik hem de sanat eserlerindeki bir kısım ifade ve kurgular semboliktir… Zaman geçtikçe hükmü kalmayan fani (geçici) pek çok değerin Mutlak Bilgi anlayışına göre sembolik sayıldığı düşünülürse Hermenötik, Üstün Bir Güç ile İnsan arasındaki diyalogun yorumuna bağlı sembolik bir dizi mesajı yorumlama görevini üstlenen bir kuramdır. Sanat eserini, en geniş açısıyla yorumlayabilirle ve her metodu kullanabilme, hermenötiğin en dikkate değer yanıdır.

(‘Edebiyat Kuramları‘)

« »

Siz de Fikrinizi Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica