Etiket: Halk Şiiri

Saf Şiir (Öz Şiir)

  Saf Şiir (Öz Şiir) Anlayışı Hakkında Kısaca Özet Bilgi Saf şiir (öz şiir); bir mesaj verme kaygısından uzak, amacı sadece estetik (güzellik) olan şiirdir. Öğretici değildir, hikâye unsuru barındırmaz, genellikle bireysel temaları işler. Saf şiirde ses ve söz, şiir oluşturma özelliğinde birleşir. Merdiven adlı şiirin aşağıdaki dizelerinde olduğu gibi dil ve anlam ögeleri, sezdirme ve çağrıştırma amacıyla bir araya gelir: Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller Sembolizm etkisinin baskın olduğu saf şiirde estetik, sanatsallık ve bireysellik ön plandadır. ......

Aşık Edebiyatı

Aşık edebiyatı şiirlerini söyleyenler bellidir. Usta çırak ilişkisine göre yetişir. Din dişi konular işlenir. Ölüm, gurbet, doğa, ay­rılık, yoksulluk başlıca temalardır. "Aşık" denen saz şairlerinin çoğu okuma-yazma bilmez. Eğitim görenlerinin bir bölümü Divan edebi­yatından etkilenip aruz ölçüsünü de kullanmıştır. Şiirlerin son dörtlüğünde aşıklar, adlarını kullanırlar. Aşık edebiyatı şiirleri, meraklılarınca bir tür an­toloji sayılabilecek "cönk" adı verilen defterlerde toplanmıştır. Aşık Edebiyatının Genel Özellikleri Nelerdir? * Halk ozanı ya da aşık adı verilen insanların, saz eşliğinde okudukları şiirlerden oluşur. * Bu edebiyattaki ürünler doğaçlama olduğu ......

Halk Edebiyatı

Halk Edebiyatının Geniş Detaylı Tanımı         Vücuda getirenleri belli olmayan, aslında sözlü olduğundan ve halk arasında dilden dile intikal ettiğinden değişliklere uğrayabilen edebî mahsuller bütünüdür.       Türkiye'de "Halk Edebiyatı" kavramı, terminoloji açısından hem yenidir hem de üzerinde görüş birliği sağlanma bakımından tartışmaları bünyesinde barındırır. Halk Edebiyatı, halkiyat (folkloristik) biliminin edebî nitelikte ürünlere has bir alt bölümüdür. Bizde bu terim, genel kabul görmüş anlam çerçevesinde "Divan Edebiyatı" tabiriyle belirlenen Eski Türk Edebiyatı dışında kalan saz ve tekke şiiri ......

Nazım Biçimleri

Nazım Şekli Nedir Kısaca Bilgi Bir edebi yapıtın içeriği dışındaki tüm özelliklerine biçim denir. Bir şiirin dize kümelenişi, uyakların sıralanış düzeni ve ölçü özelliklerinden doğan niteliklere genel olarak nazım biçimi denir. Bir şiirdeki nazım biçimlerini belirlemenin temel ölçütü ise nazım birimidir. Nazım türü ise konuyla ilgili bir kavramdır. Bir şiirin nazım birimi ve kafiye ölçüsü ile ilgilli yapısına nazım şekli denir. Bir şiirin konusuna göre isimlendirilmesine ise “nazım türü” denir. Türk edebiyatında kullanılan nazım biçimleri şu şekilde gruplandırılır: Halk edebiyatında: Koşma, varsağı, destan, semai, mani, ilahi... Divan ......

Nazım Birimi

Nazım Birimi Nedir? Nazım birimi, nazım şeklinin, anlamı ve ifade takdimi tamamlanmış en küçük parçasıdır. Onlar birleşerek manzumeyi oluştururlar. En küçük parça ifadesi, divan edebiyatında farklı, halk edebiyatında farklı, Yeni Türk Edebiyatı’nda farklı yorumlara sebep olmaktadır. Bu yorumlar, nazım şekilleri ile birlikte düşünüldüğü zaman bir mânâ kazanır. Nazım Birimi Özellikleri Nelerdir? Divan Edebiyatında nazım birimi, “beyit”tir ancak, nazım şekillerine göre nazım birimleri de değişir: Gazel, kaside, mesnevi, kıta nazım birimi beyittir. Terkib-i bent, terci-i bent, rubai, tuyuğ. şarkı, musammat (murabba, terbi, muhammes, ......

Ahenk, Vezin ve Ritim

Ahenk, Vezin ve Ritimin Şiirdeki Yeri ve Önemi Ahenk ve ritim, şiirde birbirini tamamlayan fonksiyonlar oluşturur. Ahenk, bir bütün içinde bulunan parçaların birbiri ile uyumu demektir. Bu uyumda parçaların özellikleri, biçimi, yapısı, dokusu, etkisi, takdimi, soyut veya somut değerleri, muhtevası, kullanılışı vb. nitelikleri birbiri ile orantılı, dengeli bir bağlantı içinde olmalıdır. Bu uygunluk, bazen siyah-beyaz birliğinde görülen zıtlık özelliği ile karşımıza çıkarken bazen de birbiri arasındaki alışılmamış uyum sistemleri ile belirebilir. Bazı örneklerde büyük ve küçük, uzun ve kısa, iyi ve ......

Türk Edebiyatında Kafiye ve Redif Tartışmaları

Kafiye ve Redif  Hakkındaki Tartışmalar Kafiye, mısraların genellikle sonunda bulunan ses benzerliğidir; bu benzerlik, çoğu zaman ses tekrarı olarak karşımıza çıkar. Klasik Türk Edebiyatı’nda kafiyenin, çok önemli bir bilgi alanı olduğu, ilmü'l- kavâfî, ilm-i kafiye, ulûm-ı kafiye gibi İsimlerle anılan disipline temel konu teşkil ettiği göz ardı edilmemelidir. Buna göre, kafiye, revi adı verilen bir temel harfin durumuna göre incelenmiştir. Revi, günümüzdeki kafiye incelemelerinde, pek dikkate alınmamaktadır. Zamanımızdaki kafiye çözümlemeleri, bir takım problemler taşımaktadır. Bunun genel sebebi, ses ve harf ilişkisini yitirmemizdir. Klasik Türk Edebiyat’ında ......

Varsağı

Aşık edebiyatı nazım şekillerinden biridir. Kafiye düzeni koşma gibidir. Dörtlük sayısı üç, dört, beş, kimi zaman da daha fazla olabilir. Genellikle hecenin 8’li kalıbı ile söylenmesi yönüyle semaiye benzer. Bu iki nazım şekli arasındaki tek fark ezgilerindedir. Varsağılarda yiğitçe bir söyleyiş göze çarpar. Mehmet Fuat Köprülü bu konuda “varsağıların biraz kaba, erkekçe bir eda ile söylemesini” şart koşmaktadır. Varsağı, adını Güney Doğu Anadolu’da yaşam süren Varsak Türkmenlerinden almıştır. Varsağılarda koçaklamayı andıran bir söyleyiş özelliği görüldüğü için bu türde de “yiğitlik, kahramanlık, mertlik” ......

Semai

“Semai” kelimesi “bir kurala bağlı kalmadan işitilerek öğrenilen” anlamına gelir. Aşık edebiyatında koşmadan sonra en çok ilgi gören nazım şeklidir. Özel ezgileri olan semailer, hece ya da aruz ölçüsüyle söylenir. Âşıklar daha çok, hece ölçüsüyle söyledikleri semailerde başarılı olmuştur. Hece ölçüsüyle söylenen semailer, koşma tipinde olup sadece hece sayısı bakımından bu nazım şeklinden ayrılır. Sekizli hece vezni ile söylenen semailer 4+4 duraklı veya duraksız olur. Semainin dörtlük sayısı genellikle 3-5 arasında değişir. Semailerde daha çok “gurbet, aşk, doğa, özlem, ayrılık” gibi ......

Devriye

“Devir” konusunun işlendiği şiirler olup konularına göre bölümlere ayrılır. Bu şiir türünde “yaratılışın başlangıcı ve sonu” gibi konular işlenir. Bazıları yaratılışı anlatır ve bunlara “ferşiye” denir. Zuhûra gelmeden vücud-ı âlem Hak bana bu aşkı kıldı tecaliâ Merkez-i esmâda Hallâk-ı âlem Etdi vücûdumu masdar-ı eşya Nurî Şair bu devriyesinde yaratılışla ilgili düşüncelerini anlatmıştır. Devriyelerin bazıları son bulmayı anlatır ve “arşiye” ismiyle anılır. Devriyelerin bir bölümü de tarikata girişi “teslim ve ikrarı” anlatır. * * * Kurbanlar tuğlanıp gülbank çekildi Gaflet uykusundan uyana geldim Dört kapı sancağı anda dikildi Üryan büryan olup ......

Nefes

Allah aşkını dile getiren şiirlere genel olarak ilahi adı verilirdi. İlahilerin Bektaşi-Alevi tarikatiarındaki karşılığı ise “nefes” olarak adlandırılır. Dinî-tasavvufı halk şiiri olan nefesler, genellikle vahdetivücut anlayışını, Alevi-Bektaşi tarikatının ilkelerini ve Hz. Muhammed (S.A.V.) ve Hz. Ali’ye (R.A.) övgü konularını işler. Hece ölçüsüyle yazılan nefeslerin az da olsa aruzla yazılmış örnekleri de mevcuttur. Nazım birimi dörtlüktür. Dörtlük sayısı ise 3-7 arasında değişir. Hece ölçüsünün en çok 11, 8 ve 7’li kalıplarıyla yazılır. Biçim olarak koşmaya benzer. Halkın anlayabileceği sade bir Türkçeyle ......

Şathiye

“Şathiye” kelimesi, “sözde ölçülü davranmamak, dikkatsiz davranmak” gibi anlamlara gelir. Tasavvuf kavramı olarak “dıştan bakıldığında dinî kurallara aykırı gibi gözüken ancak tasavvufi anlamda bir hakikati ifade eden sözler” anlamına gelir. Şathiyenin tasavvuf edebiyatında önemli bir yer tutmaya başlaması ise “vahdet-i vücut” anlayışının yaygınlık kazanmasıyla birlikte olmuştur. Tekke edebiyatında şathiye, “ciddi bir düşünceyi, duyguyu iğneleyici ve alaylı bir üslupla anlatan şiir” anlamına gelmektedir. Şaka ve alay yollu kaleme alınan bu nazım şekline daha çok, tekke şairleri ilgi göstermiştir. Allah ile şakalı ......

İlahi

“İlahi” kelimesi “Allah’a özgü, Allah’a ait” anlamına gelir. Bundan dolayı ilahilerde Allah sevgisi ve dinî temalar işlenir. İlahiler bu yönüyle divan şiirindeki “tevhit” ve “münacat”lara benzer. Daha çok, dinî törenlerde ve dergâhlarda ağır bir makamla söylenir. İlahiler, tarikatlara göre farklı isimler alır. Bu tür, Mevlevilerde “ayin”, Bektaşîlerde “nefes”, Gülşenilerde “tapuğ” ve “Halvetlerde “cumhur” adıyla anılır. Bu nazım şekli, makamla söylenmiş ve yüzyıllar boyunca nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar ulaşmıştır. Özellikle Yunus Emre’nin ilahileri halkımız tarafından çok beğenilmiş gönüllerde yaşatılmıştır. İlahiler, hece ......

Türkü

Ezgiyle söylenen anonim halk edebiyatı nazım şeklidir. Âşık şiirleri gibi, düzenleyicisi bilinen türküler varsa da çoğu zaman halkın sözlü geleneğinden doğup gelişir. Anadolu’da bu nazım şeklinin “yır” adıyla da anıldığı görülmektedir. Türkülerin büyük bölümü “aşk, hasret, ölüm, gurbet, üzüntü” üstüne söylenmiştir. Türkülerin başlıca temaları arasında “muradına erememiş sevgililerin acıları, ölen sevgiliye, eşe dosta yakılan ağıtlar, kocası gurbete gidip de geriye dönmemiş kadınların acıları ve özlemleri” sayılabilir. Türkülerin acılı ve dokunaklı olması, bu nazım şeklinin en önemli özelliklerinden biridir. “Türkü yakmak” deyimi de türkülerin bu özelliğini ......

Aşık Edebiyatı Halk Şiiri Nazım Biçimleri

16. yüzyıldan itibaren Anadolu’da âşık denen kişilerce ortaya konan, kendine özgü biçim ve içeriği olan halk edebiyatı koludur. Türk edebiyatını bir bütün olarak düşünürsek Âşık edebiyatı, İslamiyet’ten önceki sözlü edebiyatın devamı sayılabilir. Önceleri tasavvuf şairleri için kullanılan âşık sözcüğü zamanla din dışı konularda şiirler yazan şairler için de kullanılmaya başlanmıştır. Böylece İslamiyet’ten önce “ozan, baksı, kam, şaman” diye anılan şairler, İslamiyet’ten sonra âşık adını almıştır. Türk halk edebiyatında âşıklığa belli aşamalardan sonra ulaşıldığına inanılır. Bu inanışa göre âşık, şairlik gücünü ......

Koşma

Koşma Nedir Hakkında Kısaca Bilgi Halk edebiyatının en yaygın ve çok sevilen bir nazım şeklidir. “Koşma”nın kelime anlamı “yakıştırmak, isnat etmek”tir. Çoğunlukla hece ölçüsünün 11 ’li kalıbıyla (4+4+3, 6+5) duraklı ve 3-5 dörtlük arasında söylenir. Bununla birlikte dörtlük sayısı 6-10 arasında olan koşmalara da rastlanmaktadır. Koşmanın kafiye düzeni genellikle 1. xaxa / bbba / ccca..., 2. abab / cccb / çççb... şeklindedir. “Koşma” konusuna göre divan şiirindeki “gazel”in karşılığı olarak görülmüştür. Bunun nedeniyse her iki türde de “sevgi, aşk, doğa güzelliği” gibi lirik ......

Nakarat ve Kavuştak

Şiirde Görülen Nakarat ve Kavuştak Ahenk Unsurları Diğer ahenk unsurları arasında sayabileceğimiz tekrarlar, nakarat, simetri, edebi sanatlar içinde bazı lafız sanatları, taklit ve yansıma teknikleri ayrı ayrı tanımlanmaktadır. Nazım içerisindeki standart ölçü tespitinde en zor konulardan biri ahenk unsurlarıdır zira, ahenk unsurları devamlı yenilenmektedir. Tekrarlar, mısra içinde veya mısralar arasında tekrar edilen harf, hece ve kelimelere dayalı bir ahenk unsurudur. Aynen tekrar, eksiltili tekrar, ters tekrar gibi teknikler, örnek üzerinde görüldükten sonra birbirlerinden ayrılır. Kaldırımlar Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında, Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum. Yolumun karanlığa ......

Maniler

Mani Nedir? Mani Hakkında Kısaca Özet Bilgi Anonim halk şiirinin tek dörtlükten oluşan nazım biçimidir. Pek çoğunun söyleyeni belli değildir. Anadolu’da daha çok, genç kızlar ve kadınlar arasında türetilir ve ezgiyle söylenir. Saz eşliğinde söylenenlere de rastlanır. Mani söylemekle ilgili olarak “mani düzmek, mani atmak, mani yakmak” gibi ifadeler de kullanılır. Mani söyleyen kişilere ise halk arasında “mani yakan, mani düzen, mani atan, manici” gibi isimler verilir. En iyi mani söyleyenlerse “manici başı” olarak anılır. Maninin konusu çoğunlukla “aşk” olmakla birlikte, manilerde ......

Asonans

Ünlü ve Ünsüz Harflerle Sağlanan Ahenk Aliterasyon ve Asonans Mısra içinde ve komşu mısralar arasında bir ahenkle tekrarlanan ünlüler asonans, ünsüzler aliterasyon oluşturur. Asonans ve aliterasyonun iç kafiye, yarım kafiye, ünlü- ünsüz kafiyesi, seci, cinas gibi farklı terimlerle de ifade edilmesi yanlıştır. Asonans ve aliterasyonun harf sayısında da ölçüt adına bir müşkil (problem) vardır. Acaba bir harfin kaç defa tekrar edilmesi gerekir (3, 4, 5, 7) ki asonans ve aliterasyon meydana gelsin? Bir mısrada en az üç harf benzerliği, böyle bir ahenk ......

Ağıtlar ve Tarihi Olaylar

Ölenin arkasından söylenen ve onun ölümden duyulan acıyı, üzüntüyü anlatan şiirlere ağıt denir.. Bu şiirde, ölen kişinin hayatta iken yaptığı iyilikleri, kahramanlıkları dile getirilir. Sel, deprem, yangın gibi doğal afetlerle ilgili ağıtların da söylendiği olur. İslamiyet’ten önce, Şamanizm inancının da etkisiyle Türklerin yaşamında cenaze merasimleri önemli bir yer tutar, ölü için düzenlenen “yuğ” adı verilen törenlerde “sagu” ismiyle anılan matem şiirleri okunurdu. Orhun Kitabelerinde geçen “yuğ” sözü ile de bu törenler kastedilmiştir. Bunun yanında “yuğçı, sığıtçı” sözleri de ağıtçı (cenazenin çıktığı ......
Yandex.Metrica