Viran Dağlar ve Makedonya Necati Cumalı

Viran Dağlar ve Makedonya Özet

Balkanlardan gelip Türkiye’ye yerleşmiş bir ailenin çocuğu olan Necati Cumalı, Ege bölgesi insanlarının çeşitli problemleri çevresinde kurulan romanlarından sonra Makedonya 1900 ve Viran Dağlar’da Makedonya’yı ele alır. Makedonya’nın kendine has yapısı, köy ve kır hayatını bütün boyutlarıyla içine sindirmiş insanların yaşama tarzlarını anlatma esasına bağlı metinlere has kurgu içerisinde dile getirir. Viran Dağlar’daki Zülfikâr Bey, Balkanlardaki Türklüğe ait ayakta kalma çabalarının sembolü olarak da değerlendirilebilir.

Anahtar Sözcükler: Necati Cumalı, Viran Dağlar, Makedonya Mekân-İnsan/Makedonya-Zülfikâr Bey

Anlatma esasına bağlı edebî metinlerde bazen tarihten, coğrafî bölgelerden de bahsedilir. İtibarî âlem oluşturmanın veya kurgunun hareket noktası dış dünyadır. Dış dünyaya ait gözlemler, muhayyilede yoğrularak şekil alır. Burada bazen tarih, bazen geçmişte insanın bizzat yaşadığı hatıralar, bazen de efsane mahiyetindeki rivayetler devreye girer. Kurulan vak’a örgüsünün, iyi romancıların kaleminde, mutlaka iyi bir sahneye ihtiyacı vardır. Bu mekândır. Vak’aya esas olan çatışmaları, mekânlar da kendi bünyelerinde barındırırlar. Daha doğrusu barındırdıkları insanla bütünleşirler.
Necati Cumalı, Viran Dağlar romanında Balkanların bir bakıma tarihi üzerine itibarî âlemi oluşturmuştur. Zülfikâr Bey, olayların anlatımında hareket noktasıdır. Balkanlardaki köy hayatını ve kır insanını, çevresindeki insanlarla birlikte Türk kimliğini temsil etmektedir. Viran Dağlar’da Balkanlardaki insanların sıradan yaşayışları vardır. Buradaki Balkan tarihi ve siyasî endişeler konumuzun dışındadır. Belki bir başka yazının konusudur. Biz, insanla bütünleşmiş mekândan söz edeceğiz.
Necati Cumalı, Viran Dağlar’da fırsat buldukça insanların yaşadıkları yerlerin hem tarihi, hem de görüntüleri üzerinde durur. Olay, Zülfikâr Bey üzerine kurulmuştur. Bir destan kahramanı özellikleri gösteren Zülfikâr Bey’in çocukluk yılları, Balkan şehirlerindeki ve köylerindeki tabiat güzelliklerinin dorukta olduğu bir döneme rastlar. At yarışları, yağlı güreşler, bahçelerin sunduğu muhteşem görüntüler, romanda sık sık başvurulan motifler ve görüntüler durumundadır.
Birinci bölümde Zülfikâr’ın ataları anlatılırken bir bakıma Balkanlardaki yerleşim birimleri de dikkatlere sunulmuş olur:
“Makedonya’nın güneydoğusunda, Kastorya ile Noylan gölleri arasında, büyüklü, küçüklü yarım düzine köy, Goriçka beylerinin toprakları içinde kalırdı. İki göle karışan çaylar, ırmaklarla sulanan o bereketli toprakların beyliğini, Padişah II. Murat, ailede adı unutulmayan büyük babaları Seyit Ali Bey’e, Kosova Meydan Savaşında gösterdiği büyük yararlılıkların karşılığı olarak bağışlamıştı. Seyit Ali Bey, boyarlardan kalan büyük bir konağı seçerek Goriçka’ya yerleşince, aile dört yüz yıl boyunca, Güney Makedonya’da Goriçka Beyleri olarak anıldı. Günü gelince kimi torunlarla torunların kızları, oğulları evlilik ya da başka nedenlerle Goriçka’daki konaktan ayrıldılar. Aralarından beyliğin başka köylerine yerleşenler oldu. Son Goriçka Beyi Rıza Bey, babasının ölümünden iki yıl önce, 1865 yılında, dört kuşak öteden kardeş torunu olduğu, Uçana çiftliğinin sahibesi Saliha Hanımla evlendi. Saliha Hanım, doğup büyüdüğü baba evinden ayrılmak istemediği için Goriçka’yı bırakıp Uçana’ya yerleşti.” (Necati Cumalı, Viran Dağlar, 6. Basım, s. 31)
(…)
Devir veya çağ romanı diye de yorumlayabileceğimiz Viran Dağlar romanında, Makedonya’da toprak sahibi olarak yaşamış Zülfikâr’ın hürriyet mücadelesi, tarihî perspektif de hareket noktası alınarak dikkatlere sunulmaktadır. 1890’lı yıllardan 1920’lere kadar gelen bir zamanda Balkanların unutulmuş panaroması niteliğindedir bu roman. Daha doğrusu Balkan Türklerinin insanca yaşamak mücadelesinin.

Doç. Dr. Yakup Çelik

« »

Siz de Fikrinizi Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica