Kategori: Türkçe Dil Bilgisi

Türkçe Dil Bilgisi, Türkçe Grameri, Dilbilgisi, KPSS, AYT, TYT, TEOG Türkçe Konu Anlatımı Soru Çözümleri

Dil Ulus Bağlantısı

DİL-ULUS BAĞLANTISI Dil, sosyal bir varlık ve belirli toplumların anlaşma aracı olarak tanımlanınca da, bir ulusu ulus yapan öğelerin başında gelir. Çünkü, bir toplumun ulus niteliğini kazanabilmesi, her şeyden önce o ulusa özgü bir dilin varlığı iledir. Dil bir ulusun duygu ve düşünce tarzı, tarihi ve toplum hayatı ile birlikte yürüdüğünden, ulus varlığının bir damgası ve o ulusun ayrılmaz bir parçasıdır. Aynı zamanda o ulusun sosyal yapısının ve ruhunun gerçek bir aynasıdır. Kendisi de o toplumun içinde bulunduğu tarihî ve sosyal ......

Dilekçe ve Tutanak

Dilekçe, bir isteğin bildirilmesi veya bir şikâyetin iletilmesi amacıyla kişilerin resmî makamlara sunduğu durum bildiren yazıdır. Dilekçe; çizgisiz, beyaz dosya kâğıdına bilgisayar veya daktiloyla yazılabileceği gibi silinmez kalemle, okunaklı el yazısı ile de yazılabilir. Dilekçede söz konusu istek veya şikâyet öz olarak belirtilir, gereksiz ayrıntılara girilmez. Sade ve resmî bir dil kullanılır, yazım ve noktalama kurallarına dikkat edilir. Dilekçede dilekçe sahibinin adı-soyadı ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması zorunludur İnsanların bir isteği veya dileği dile getirmek için resmî kuruluşlara sunulan, imzalı ve adresli yazıya ......

Fiiller (Eylemler)

İş, oluş veya durum bildiren sözcüklere fiil denir. Fiiller yalın hâldeyken mastar ekini (-mek, -mak) alır: koş-(mak), gül-(mek), ara-(mak), uyu-(mak). Cümlede kullanılırken mastar eki kullanılmaz. Aşağıdaki cümlede altı çizili kelimeler fiil görevindedir. Örnek: Kan Turalı der. Oğuz beylerini ağırladı. ANLAMINA GÖRE FİİLLER Fiiller anlam bakımından üçe ayrılır: a) İş (Kılış) Fiilleri Yapılan işten etkilenen bir nesnenin bulunduğu fiillerdir. Aşağıdaki altı çizili kelimeler iş fiilidir. Örnek: Babası oğlancığını gördü Allah’a şükürler eyledi. Yeşil, alaca, güzel çimene çadır dikti. b) Durum Fiilleri Yapılan işten etkilenen bir nesnenin bulunmadığı fiillerdir. Aşağıdaki altı ......

Fiil Çatısı Konu Anlatımı ve Örnekler

Türkçede fiillerin cümle içinde nesne alıp almamalarına ya da aldıkları özneye göre gösterdiği özelliğe çatı denir. Yüklemi fiil olmayan cümlelerde çatı aranmaz. Fiiller çatısı bakımından temelde ikiye ayrılır: A. NESNESİNE GÖRE FİİLLER 1. Geçişli Fiil 2. Geçişsiz Fiil 3. Oldurgan Fiil 4. Ettirgen Fiil B. ÖZNESİNE GÖRE FiilLER 1. Etken Fiil 2. Edilgen Fiil 3. Dönüşlü Fiil 4. İşteş Fiil A. NESNESİNE GÖRE FiilLER 1. Geçişli Fiil Cümlede nesne alabilen fiillerdir. Yükleme sorduğumuz "neyi, kimi, ne” sorularının cevabı cümlede nesne olur. Öyleyse fiilin nesne alıp almadığını fiile "neyi, kimi, ne” sorularından birini sorarak öğrenebiliriz. Örnek: ......

İcatlar – Keşifler

1280 İlk gözlük İtalya'da yapıldı. 1450 Johannes Gutenberg'in baskı makineleri kitap üretiminde çığır açtı. Bunun sonucunda yeni icatlar hakkındaki bilgilerin yayılması hızlandı. 1453 Copernicus, gezegenlerin Dünyanın etrafında değil, Güneş'in etrafında döndüğünü ortaya atan kuramını yayımladı. 1592 Galileo, cisimleri 30 kez büyüten bir teleskop yaptı. 1614 İskoçyalı matematikçi John Napier logaritma cetvelini icat etti. 1618 Johannes Kepler, gezegenlerin Güneş'in çevresinde çizdikleri elips biçimindeki yörüngeleri betimleyen yasaları yayımlar. 1622 Blaise Pascal, babasının vergi hesaplarında kullanması için bir toplama makinesi icat etti. 1643 Evangelista Torricelli, hava basıncını ölçmek için şimdi ......

Bayram Mesajları

Değerli konuklarımız, sizler için derlediğimiz en güzel bayram mesajlarını burada yayımlamaktan gurur duyuyoruz. Bu sayfamızı klavyenizden CTRL ve D tuşlarına basarak SIK KULLANILANLAR'a alabilirsiniz. Saygılarımızla... Bir bayram gülüşü savur göklere, eski zamanlar a gülücükler getirsin, öyle içten öyle samimi, gözyaşlarını bile tebessüme çevirsin. İyi bayramlar! Varlığı ebedi olan, merhamet sahibi, adaletli Yüce Allah kendisine dua edenleri geri çevirmez. Dualarınızın Rabbin yüce katına iletilmesine vesile olan Ramazan Bayramınız mübarek olsun. Küslerin barıştığı, sevenlerin bir araya geldiği, rahmet ve şefkat dolu günlerin en değerlilerinden olan ......

Sözcük Türleri

Sözcük Türleri Nelerdir? İsim ( Ad) Nedir ?     İsimler,  canlı, cansız, bütün varlıkları ve kavramları tek tek veya cinse cins karşılayan varlıkların ve kavramların adları olan kelimelerdir. Ağaç,su, taş, çocuk, bulut. ışık, gönül, Atatürk, Alpaslan, Yavuz, Ali, Yüksel gibi gerçekte veya tasavvurda bir varlığa ad olan kelimelere denir. Varlıkları ve kavramları tek tek karşılayan isimlere özel  isim, cins cins karşılayan isimlere ortak (cins) isim denir. 1. Varlıkların Verilişine göre İsimler a) Özel (Has) İsimler     Özel  isimler, tek olan, diğer varlıklar içinde tam bir benzeri olmayan kavramları  adlandır. ......

Anlatım Biçimleri

Türkiye'nin En Büyük Eğitim - Kültür ve Sanat sitesine hoş geldiniz. Slaytı indirmek için aşağıdaki bağlantıya tıklayın.                                                       İNDİR Slaytlara geri dönmek İçin TIKLAYIN Anahtar Kelimeler: Slaytlar, Slayt, Slayt indir, Slayt izle, Slayt Galerisi, Slayt Gösterileri, Slayt Gösterisi ...

Birinci Dunya Savaşı

Türkiye'nin En Büyük Eğitim - Kültür ve Sanat sitesine hoş geldiniz. Slaytı indirmek için aşağıdaki bağlantıya tıklayın.                                                       İNDİR Slaytlara geri dönmek İçin TIKLAYIN Anahtar Kelimeler: Slaytlar, Slayt, Slayt indir, Slayt izle, Slayt Galerisi, Slayt Gösterileri, Slayt Gösterisi ...

Eylemde Çatı

Çatılarına Göre Eylemler : Eylemlerin öznelerine ve nesnelerine göre gösterdikleri özelliklere, girdikleri biçime çatı denir. Çatı, eylem kök ya da gövdelerine getirilen çatı ekleri dediğimiz eylemden eylem yapıp eklerine bağlı olarak oluşur. UYARI : Çatı, yalnızca eylem cümleleri üzerinde yapılan bir incelemedir. Ad cümlelerinin çatısı olmaz. ü Onda paranın yanında akılda vardı. ( Ad cümlesi çatısı olmaz.) ü Karanlık çökmeden evine vardı. (Eylem cümlesidir.) Çatı İki Bölümde İncelenir : Nesne – Yüklem İlişkisi : Nesne – Yüklem İlişkisi Yönünden Eylemler Dört Grupta İncelenir : Geçişli Eylemler : ......

Atatürk ve Dil Devrimi

DİL DEVRİMİ (Ulusallaşmanın Önemli Bir Aşaması) Atatürk bizi, milliyetimize ve Türk ulusal bilincine sahip kılarken bir taraftan da "Türk Ulusal Dili" üzerinde çalışıyor ve dil devrimini gerçekleştiriyordu. Osmanlı devrinde cahil ile okumuş; devlet adamı ile halk, birbirleriyle konuşup anlaşma olanağını hemen hemen yitirmişlerdi. Arabî ve Farisî deyimler arasında Türkçe, neredeyse silinip gidiyordu. Bütün bu karmaşıklığa son veren Atatürk olmuştur. Dil devrimi, gerçekte milliyetçilik devriminin bir bakıma tamamlayıcısı olmuştur. Yeni harflerin kabulünden sonra ilk 10 yıl içinde dilimizdeki "özleşme" "arındırma" ve "gelişme" hızlanmıştır. ......

Türk Dili Konu Anlatımı

  TÜRK DİLİ I. BÖLÜM) DİL - KÜLTÜR / TÜRK DİLİ DİL NEDİR? Dil insanlar arasında anlaşmayı sağlayan tabii bir vasıta; kendi kanunları içerisinde yaşayan ve gelişen canlı bir varlık; milleti birleştiren, koruyan ve onun ortak malı olan sosyal bir müessese; bin yıllar boyunca gelişerek meydana gelmiş bir sosyal kurum; seslerden örülmüş bir ağ; temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış bir gizli antlaşmalar sistemidir. Dil, diğer insanlarla bütün ilişkilerimizde bize aracılık eden, sosyal bağlarımızı düzenleyen bir vasıta olarak hayatımızın her safhasında mevcuttur. Evde, okulda, sokakta, çarşıda, iş ......

A Maddesi Sayfa 3 >> Deyim Sözlüğü

Altı alay, üstü kalay: İçi dışı bir olmayan; dışı süslü, içi berbat."Altı alay üstü kalay bir dolaba benziyor bu." Altı kaval, üstü şeşhane (Şişhane): Daha çok giyim için "altı, üstüne; bir parçası öbür parçasına uymaz." anlamında kullanılır."Çabuk çıkar şu üzerindeki altı kaval üstü şeşhane elbiseyi, yoksa rezil olacaksın el âleme." Altın babası: Çok zengin, parası çok olan kimse."Adam altın babası, her istediğini kolayca yaptırıyor." Altın bilezik: Para getiren, hayat boyunca geçimi sağlamaya yarayan sanat ve meslek."Şimdiden bir altın bilezik sahibi ol ki yarın ......

A Maddesi Sayfa 2 >> Deyim Sözlüğü

Ağır aksak: Pek yavaş olarak, düzgün olmayarak."Her zaman işleri ağır aksak yapıyorsunuz." Ağır basmak: 1. Ağırlığı fazla gelmek. 2. Bir işte etkili olmak, gücü üstün gelmek, istediğini yaptırmak."Politik gücü ağır basınca ihaleyi kazandı." Ağır başlı: Ciddî, olgun, hareketlerinde ölçülü, işlerini düşüne taşına yapan kimse."Ağır başlı olmak insana üstün meziyetler kazandırır." Ağırdan almak: Bir işi yapmakta acele etmemek, yavaş davranmak, isteksiz görünmek."Hiç sebep yokken işi ağırdan almanı bir türlü anlamıyorum." Ağır elli: 1. Oldukça yavaş iş yapan, çabuk yapmayan. 2. Vurduğu zaman çok acıtıp can ......

Deyimler

Deyimler, bir kavramı belirtmek için bulunmuş özel anlatımlı ifadelerdir, genel özellikler taşıyıp ders vermezler. Bu nokta deyim ve atasözünün en önemli farkıdır. Genellikle gerçek anlamından az çok sıyrılarak ilgi çekici anlam taşıyan söz öbeklerine deyim denir. Deyimler anlatıma güzellik, çekicilik, canlılık katar. Türkçe, deyimler bakımından zengin bir dildir. Deyimlerin Özellikleri: 1. Kalıplaşmış söz Öbekleridir. Cümle hâlinde olanları da vardır. a. Kalıplaşmış söz öbekleri biçiminde olan­lar: Dört elle sarılmak, göz kulak olmak, çorbada tu­zu bulunmak, tere yağından kıl çeker gibi, gün gör­müş, dört gözle beklemek.. b. Cümle ......

Dünya Savaşı resmen sona ermiş olmakla birlikte , Osmanlı Devleti üzerinde yarattığı etkiler tüm gücüyle devam emektedir.Savaş sonrası bir çok asker memleketlerine geri dönmüştür.Zayiatın büyüklüğü evlerine dönen erlerin çoğunun gazi oluşuyla daha da iyi anlaşılmıştır.Bu erlerden biri de Salih adlı Akşehirli bir askerdir.Memleketine döndüğünde kaybettiği kolunun acısıyla beraber , ülkenin durumunu daha acı bir şekilde anlayan Salih gittiğinden beri çok şeyin değiştiğini görür.Önceleri dost olarak yaşayan Rumlar ve kendi halkı şimdi birbirinden soğumuştur.Salih’in samimi arkadaşı olan Niko da bir Rum ......

Geniş Özet 9. Hariciye Koğuşu

Yazarın küçüklüğünden beri çektiği hastalık onu hastahanelerden tiksindirmiştir. Fakat durumu ciddiyetini korumaktadır. Annesi ile kenar mahallelerin birinde virane ahşap bir evde yaşamaktadır. Bir gün ameliyat olması gerektiğini öğrenip hastahaneden döndüğünde evde annesini bulamaz ama odanın halinden annesinin şiddetli bir baş ağrısı geçirdiğini anlar. O sırada annesi gelir. Yazar ise annesini üzmemek için ona gerçekleri anlatmaz. Kendi doktaruna gidip ona gözükmesi gerektiğini söyler. Annesi yazarın Erenköye gideceğini öğrenince paşanında onu merak ettiğini söyler. Ertesi gün yazar önce paşaya gider. Paşa ilk olarak ......

Aile Hayatını Mutlu Kılacak Yollar

1-Aile Hayatınızın Mezarını Kazmak İstemiyorsanız... Kıskançlığın zehirli dumanları bu evliliği de boğmuştu. Kadın dırdırı ile imparatoru bile evinden kaçırtmıştı. Kocaların evlerini terk etmelerinin en önemli sebebinin karılarının dırdırı olduğunu gördüm. 2-Sev ve Yaşat Karşısında kendisinde kusur arayan, kusurlarını büyüten bir kadın değil, sadece yorgun başını dinlendirmeye çalışan bir kadın bulmuştur. Karısının kendisine güvendiği bir erkek dik durur, güçlü olur. Bu konuda verilebilecek en çarpıcı örnek Hz. Muhammed ile Hz. Hatice’nin bir konuşmasıdır. Günlerce süren ruhi gerginlikten sonra Hz. Muhammed eşi Hz. Hatice’ye Peygamberlikle görevlendirildiğini açıkladığında ......

İnsanları Değiştirmenin Yolları

1-Mutlaka Kusur Bulacaksanız... Sekreter bu uyarıdan hiç alınmadı. Çünkü az evvel üstün bir yanı söylenmişti. İnsan övüldükten sonra, kusurunun söylenmesine tahammül edebilir. Tamamen gözden çıkarılmadığını düşünüp, rahatlar. Kusurunu düzeltecek gücü kendisinde bulabilir. Berber de traş etmeden önce, müşterisinin sakalını sabunlamaz mı? Önce övgü, sonra tenkit sonra itimat. İşte insanı öldürmeden kazanmanın formülü: ‘Çok iyisin. Şu hataların var. Sana itimat ediyorum’. Söze samimi bir takdirle başlayınız. 2-Düşman Kazanmadan Tenkit Etmenin Yolu İnsanlara hatalarını dolaylı olarak anlatınız. Böylece kaş yapayım derken, göz çıkartmazsınız; düşman kazanmazsınız. 3-Önce Kendi Hatalarınızı ......

İnsanları Kazanabilmenin Yolları

1-Hiçbir Münakaşanın Galibi Yoktur Bir münakaşayı kazanmanın en iyi yolu, o münakaşaya hiç girmemektir. Uzun politika hayatım, bana bir gerçeği öğretti: ‘Cahil bir adamı münakaşa yoluyla mağlup etmeye imkan yoktur. 2-Kimseye Yanlış Düşündüğünü, Yanlış Bir Şekilde Söylemeyiniz Hiçbir zaman yüzde yüz isabetli davranamayacağınıza göre, niçin yanlış hareket ettiklerini başkalarının yüzüne vurup duruyorsunuz? Bir şey ispatlayacaksanız, bunu iddianızı ve niyetinizi belli etmeden yapınız. Öğreniyormuş gibi davranarak öğretiniz. Hatırlamaya çalışıyormuş gibi hatırlatınız. Acaba yanlış mı düşünüyorum? Çünkü bizim esas korumaya çalıştığımız şey fikirlerimiz değil, şahsiyetimizdir. 3-Yanlışınızı Kabul Ediniz Hatayı kabullenmek ......
Yandex.Metrica