Roma Döneminde Tiyatro ve Tiyatro Eserleri, Sanatçıları Roma’da sanatın, kuramsal sorunlarından ziyade teknikleri, eğitim ve öğretimi üzerinde durulur. Bu dönemde daha çok sanatın topluma karşı görevi önemlidir. Roma döneminde tiyatro sanatı ile ilgili en önemli eser, Horatius’un Ars Poetika’sidir. Bu eserde de tiyatronun eğitici işlevi üzerinde durulur. Romalı tiyatro eleştirmenleri ve kuramcıları, Yunan kuramcılarının görüşlerine […]...
Absürt Tiyatro Nedir Absürt tiyatro düşüncesi, ikinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan ve savaş sonrası, insanlığın içine düştüğü “saçmalık”ların, boşuna çabaların, boşuna bekleyişlerin acısından kaynaklanan bir umutsuzluk havası içinde oluşur. İkinci Dünya Savaşı’nı yaşayan ve kapitalizmin vahşet saçan ellerinde çırpınan insanoğlunun ruhsal durumu, korkuları, güvensizliği, endişeleri, edebiyata bakışları, bunalımı, boşunalıkları, amaçsızlığı, yalnızlığı absürt tiyatro aracılığıyla […]...
Genel Olarak Dilin Türleri ve Alt Birimleri a- Ana Dili: İnsanın başlangıçta annesinden ve doğup büyüdüğü aile ve soyca bağlı bulunduğu toplum çevresinden öğrendiği dildir. Bu dil, bir insanın bilinç altına iner ve onun, kişilerle, toplum arasındaki ilişkilerinde en güçlü bağı oluşturur. b) Ana Dil: Ses ve şekil […]...
Dil ve Kültür İlişkisi Milletleri kitle ve yığın olmaktan kurtararak onlara millilik özelliği veren, şekil yön ve şahsiyet kazandıran dil, kültürün unsurlarından biri olmakla beraber onun taşıyıcısı, nakledicisi ve yayıcısıdır. Kültür içerisinde oluşan bütün değerler dilde varlık bulur, dilde anlam kazanır ve dil vasıtasıyla gelecek dönemlere taşınır. […]...
Dil ve Düşünce Arasındaki Münasebetler Dil düşüncenin evidir.Düşünme faaliyeti nesneler ve olgular arasında bağlantılar kurarak gerçekleşir. Dilde nesneler, fiiller ve olgular kelime olarak kodlanmıştır. İnsan bu kelimeler arasından seçmeler yapıp bağlantılar kurarak dil içinde düşünür. Dil içinde düşünmek, kelime hâzinesinin zenginliği ile doğrudan ilgilidir. Bir insanın kelime hâzinesi ne […]...
Dil Öğrenimi Nasıl Gerçekleştirilir ? Dil öğretiminde çocuğun dili, (dil kapasitesi) çıkış noktası olarak alın malıdır. Bu kapasite, çocuğun çevresi, ilgileri, ihtiyaçları ile sınırlıdır. Eğitim bu kapasiteyi geliştirir. Dil çalışmaları, konuşma, dinlemeyi, dinleme – anlamayı, anlama- öz ve yazıya dönüştürmeyi gerektirir. Dil dersinin bilgi dersi olmadığı, beceri ve alışkanlık […]...
Ahenk, Vezin ve Ritimin Şiirdeki Yeri ve Önemi Ahenk ve ritim, şiirde birbirini tamamlayan fonksiyonlar oluşturur. Ahenk, bir bütün içinde bulunan parçaların birbiri ile uyumu demektir. Bu uyumda parçaların özellikleri, biçimi, yapısı, dokusu, etkisi, takdimi, soyut veya somut değerleri, muhtevası, kullanılışı vb. nitelikleri birbiri ile orantılı, dengeli bir bağlantı içinde olmalıdır. Bu uygunluk, bazen siyah-beyaz […]...
Kafiye ve Redif Hakkındaki Tartışmalar Kafiye, mısraların genellikle sonunda bulunan ses benzerliğidir; bu benzerlik, çoğu zaman ses tekrarı olarak karşımıza çıkar. Klasik Türk Edebiyatı’nda kafiyenin, çok önemli bir bilgi alanı olduğu, ilmü’l- kavâfî, ilm-i kafiye, ulûm-ı kafiye gibi İsimlerle anılan disipline temel konu teşkil ettiği göz ardı edilmemelidir. Buna göre, kafiye, revi adı verilen bir temel harfin […]...
Uygurca (Uygur Türkçesi) Hakkında Kısaca Özet Bilgi Uygurca genel olarak Köktürkçe’nin devamı olarak görülmekle birlikte aşağıda belirtileceği gibi bazı noktalarda Köktürkçe‘den ayrılır. 11. yüzyıla kadar devam etmiştir. Eski Uygurca, Göktürkçeden sonra Uygur Devleti tarafından resmî devlet dili olmuştur. Türkler, özellikle ticari hayatın da etkisiyle eski bir İrani kavim olan Soğdlularla etkileşim içinde […]...
Ünlü ve Ünsüz Harflerle Sağlanan Ahenk Aliterasyon ve Asonans Mısra içinde ve komşu mısralar arasında bir ahenkle tekrarlanan ünlüler asonans, ünsüzler aliterasyon oluşturur. Asonans ve aliterasyonun iç kafiye, yarım kafiye, ünlü- ünsüz kafiyesi, seci, cinas gibi farklı terimlerle de ifade edilmesi yanlıştır. Asonans ve aliterasyonun harf sayısında da ölçüt adına bir müşkil (problem) vardır. Acaba […]...
Hayvan Mezarlığı Konusu Kitabının Özeti Louis karısı ve iki çocuğu ile Chicago’dan Ludlow’da ormanın hemen yanında bulunan bir eve taşındı. Eve yerleştiler ve daha sonra yan komşuları ile tanıştılar. Komşuları çok yaşlı bir çiftti. Jud ve Norma Crandall. Kısa süre sonra Jud ile Louis ahbab oldular. Her akşam birlikte bira içip Ludlow hakkında konuşuyorlardı. Louis […]...
(1570-1631) Divan şairi. İstanbul’da doğdu. Bilginlerden Rr Mehmed Azmî’nın oğludur. Medresede okuyup genç yaşta müderris oldu. Şam (1502), Kahire (1606), Bursa (1611) ve İstanbul (1614) kadılıklarında bulundu. Anadolu (1623)ve Rumeli Kazaskeri (1627), Mısır’da vali kaymakamı oldu. İstanbul’da öldü. Çeşitli il ve ilçelerde kadılık görevinde bulunan Haleti, alimliği yanında şairliği ile de tanınır. Gazel ve kasidelerinden […]...
Ölenin arkasından söylenen ve onun ölümden duyulan acıyı, üzüntüyü anlatan şiirlere ağıt denir.. Bu şiirde, ölen kişinin hayatta iken yaptığı iyilikleri, kahramanlıkları dile getirilir. Sel, deprem, yangın gibi doğal afetlerle ilgili ağıtların da söylendiği olur. İslamiyet’ten önce, Şamanizm inancının da etkisiyle Türklerin yaşamında cenaze merasimleri önemli bir yer tutar, ölü için düzenlenen “yuğ” adı verilen […]...
Hacivat ve Karagöz Oyunu Tarihi ve Ortaya Çıkışı Hikayesi Hakkında Bilgi Seyirlik halk oyunlarındandır. Bir gölge oyunu olan türün başlıca kahramanı olan Karagöz cahil halk tipini; Hacivat ise aydın ya da yarı aydın tipi temsil eder. Deriden kesilen ve “tasvir” denen birtakım biçimlerin, arkadan ışıklandırılmış beyaz bir perdeye yansıtılması temeline dayanır. Bu oyununun kökeni ve Karagöz ile […]...
Münazara Nedir? Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak gruplar hâlinde yapılan tartışmaya münazara denir. Münazara genellikle okullarda edebiyat derslerinde uygulanan bir tartışma türüdür. Münazaralar; öğrencilerin konuşma becerilerinin gelişmesine, karşılaştırmalı düşünme alışkanlığı kazanmalarına, bazı konularda ders dışında araştırma yapmalarına yardımcı olur. Münazara Özellikler Nelerdir Savunulan düşünceyi kanıtlama ve tartışmadan galip çıkma amacı güdülür. Münazara, […]...
Türk Edebiyatı Tarihi ve Oluşumu Milletlerin tarih, kültür, sanat ve edebiyatlarını incelemek üzere asırlara göre yapılmış sınıflandırmalar kullanılır. Bu sınıflandırmalarda takip edilen sıraya takvim sırası, kronolojik sıra veya kısaca kronoloji denir. Kronoloji ile bir milletin edebiyatını; metin, tür, şekil, yazar, muhit, nesil, sosyal hayat, kültür değişikliği, siyasi gelişmeler gibi ölçütlere bakarak incelemek, onun hangi coğrafyada […]...
Noktalama İşaretleri ( TDK ) İnsanlar duygularını ve fikirlerini daha kolay ve açık bir şekilde anlatabilmek için duraklama noktalarını cümlenin yapısını belirlemek, yazılan bir metnin okunmasını ve anlaşılmasını daha kolay hale getirebilmek için, vurgu ve tonlama gibi önemli detayları belirli hale getirmek için noktalama işaretleri kullanılır. Türk edebiyatında noktalama işaretlerini kullanan ilk sanatçı İbrahim Şinasi’dir. Nokta […]...
Gulyabani Romanının Geniş Detaylı Özeti Kış geceleri çocuklara masal anlatan altmışını geçmiş Muhsine Hanım, bir gece, kendi anıları arasında yer alan Gulyabani’yi anlatır. Genç yaşında kimsesiz kalan Muhsine, evlendirildiği sarhoş kocasının kötülüklerinden kaçarak Üsküdar’da, Bulgurlu’dan ötede, cinleri, perileri ile tanınmış bir çiftliğe kapanır. Çiftlik evinde Çesmifelek Kalfa ile Ruşen Dadı adında bir zenci asçıdan başka, […]...
Çocukları uyutmak ya da onların ağlamasını engellemek sebebiyle ezgiyle söylenen ve çoğunlukla bir dörtlükten oluşan şiirlerdir. Öğretici bir niteliği olan ninniler sayesinde çocuklar anadillerini kolayca öğrenirler. Bundan dolayı edebiyatımızda ninni geleneği geçmişten günümüze devam etmiştir. Ninniler çoğunlukla tek bir dörtlükten meydana gelir. Kaşgarlı Mahmut, Divanü Lügati’t Türk’te bu nazım şeklini “balubalu” olarak isimlendirmiştir. Tilki duymasın ninni Tilki duyarsa yavrum […]...
Yapım (Türetme) Ekleri Kelimelerin kök ve gövdelerine eklenerek onlardan yeni anlamda kelime türeten eklerdir. Yeni kelimenin anlamı ile kökün anlamı arasında daima bir ilişki söz konusudur. Örneğin; süt-çü. sev-gL kalem-lik. ev-li vb. Yapım ekleri dörde ayrılır: 1) İsimden İsim Türeten Yapım Ekleri yol-cu. kitap-lık. ses-teş. cocuk-lu. ev-siz. kuzu-cuk. bir-er. dost-ça. Türk-çe. ruh-sal. kır-aç, […]...