Cumhuriyet Dönemi şiirinde önceleri Necip Fazıl Kısakürek, Ziya Osman Saba, Arif Nihat Asya, Sezai Karakoç sonra da İsmet Özel, Erdem Bayazıt, Cahit Zarifoğlu gibi şairlerin şiirlerinde dinî bir hassasiyet göze çarpar. İslami değerleri insani değerlerle özdeşleştirip ön plana çıkaran bu sanatçılar, eserlerinde ahiret inancı, varoluş, varoluşun amacı, mutlak gerçek, hayat, ölüm, zaman ve insan gibi […]...
Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç Romanının Konusu ve Önemi Eser, babasından yüklü bir servet kalan İrfan Galip’in okuduğu kitaplardaki Batı’ya ait düşünceleri çevresindeki insanlara uygulamaya çalışması fakat cahil halkın onu anlamakta zorlanması üzerine kurulmuştur Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç Romanının Özeti 1910 yılının Mayıs ayında Halley Kuyruklu Yıldızı’nın dünyaya çarpacağı söylentisi yayılır. Bu haber dünyada […]...
Ahmet Rasim Kimdir Biyografisi Hayatı Kişiliği Hakkında Kısaca Bilgi Fıkra türünün edebiyatımızdaki ilk önemli ustasıdır. Ahmet Rasim, 50 yılı bulan yazı hayatında farklı edebi türlerde ve çok sayıda eser verdi. Roman, öykü, tarih, gezi yazısı, fıkra, hatıra gibi türlerde eser vermiştir. Özellikle fıkra, anı ve makalelerinde başarılıdır. Dönemin İstanbul hayatının ayrıntılarını anlattığı fıkraları ile tanındı. […]...
Eylül Romanının Konusu ve Önemi Mutlu bir evlilik sürmelerine karşın eşi Süreyya Bey’in arkadaşı Necip Bey ile gizli bir aşk yaşayan Suat Hanı m’ın çıkmazları, dönemine göre oldukça derin ve ayrıntılı bir psikolojik yaklaşımla ele alınmıştır. Bu özelliğinden ötürü Mehmet Rauf‘un Eylül adlı eseri, Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı kabul edilmektedir. Eylül Romanının Özeti Süreyya […]...
Gezilen, yaşanan, görülen yerlerin okuyucuya İlgi çekici gelebilecek yönlerinin anlatıldığı yazılardır. Divan edebiyatında “seyahatname” sözcüğüyle karşılanan gezi yazısı, sıradan gözlemleri kapsamaz. Yazar, güçlü bir gözlem gücüyle bir yerin doğa güzelliklerini, gelenek ve görenekleri, yaşayış özelliklerini yansıtır. Bu ürünler başta toplumbilim olmak üzere; tarih, coğrafya ve folklar gibi toplumsal bilimlere kaynak oluşturur. Servet-i Fünûn, edebiyatta sansürün […]...
(1823-1891) Milliyetçilik ve Türkçülük akımının en önemli temsilcisidir. Ahmed Vefik Paşa, Moliere’den yaptığı çeviri ve adaptasyonlarla tanınmıştır. Bursa valisiyken tiyatro binası yaptırarak tiyatro türünün gelişimini sağlamıştır. Klasisizmden etkilenmiştir. Milli temele dayalı tarih anlayışını benimsemiş, bu tarihin Osmanlı tarihinden ayrı olması gerektiğini, Türk tarihinin Osmanlı ile başlamadığını “Fezleke-i Tarih-i Osmani” adlı eserinde de dile getirmiştir. Tanzimat […]...
Mensur Şiir Nedir Ne Demektir Kısaca Bilgi Mensur şiirin isim babası ve bu türün Türk edebiyatındaki ilk temsilcisi Halit Ziya Uşaklıgil’dir. Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yayımlanan “Aşkımın Mezarı” adlı yazısı mensur şiirdir. 1891 ’de “Mensur Şiirler” ve “Mezardan Sesler” başlığıyla mensur şiirlerini yayımlamıştır. Servet-i Fünun Edebiyatı Dönemi’nde mensur şiir türü yaygınlaşır. Halit Ziya’yı Mehmet Rauf, Hüseyin […]...
Edebiyat-ı Cedide’nin (Servet-i Fünun Edebiyatı) Oluşumu 1896’ya gelindiğinde I. ve II. Tanzimat sanatçılarından bir kısmı ölmüş, bir kısmı da baskılardan dolayı kabuğuna çekilmiştir. Bu sebeplerden ötürü bir edebiyat boşluğu doğmuştur. Recaizade Mahmut Ekrem, edebiyat dünyasındaki bu boşluğu doldurmak için genç yazarları Ahmet İhsan Tokgöz’ün satın aldığı Servetifünun dergisi etrafında toplayarak yeni bir edebiyat topluluğu oluşturmuştur. […]...
* Tanzimat’ın ortaya çıkışı II. Mahmut’tan sonra henüz on sekiz yaşında tahta çıkan Abdülmecit’le başlar. * Abdülmecit, Mısır sorununu gidermek Sultan Abdülmecit Han için Osmanlı İmparatorluğu’na yeni bir düzen sağlamak amacıyla Londra ve Paris büyükelçilikleri yapan çağın politikasıyla yakından alakalı Mustafa Reşit Paşa’yı sadrazamlığa getirir. * Tanzimat, Osmanlı tarihinde İmparatorluğun batmasına kadar süren başlı başına […]...
Nabi kimdir hayatı eserleri şiirleri kişiliği hakkında bilgi Dîvan ve mesnevi şairlerindendir. Urfa’da doğdu. Asıl adı Yûsuf. Memleketinde medrese öğrenimi gördü. 1666 yılında İstanbul’a gelip Musahip Mustafa Pasa’nın dîvan kâtipliğini yaptı. Bir ara hac görevini yerine getirmek için Hicaz’a gitti ve döndü (1678). Mustafa Paşa 1685 yılında ölünce Nâbî Haleb’e gidip yerleşti, evlendi. Baltacı Mehmed […]...
Alevi-Bektaşi şiir geleneğinin en ünlü şairi olan sanatçının asıl adı Haydar’dır. Kanuni zamanında Doğu Anadolu’da patlak veren bir isyana katılmış, yaşadığı olayları şiirlerine aktarmış, İran şahının propagandasını yaptığı için de Hızır Paşa tarafından Sivas’ta idam edilmiştir. Nefesleri önemlidir. Din dışı konularda söylediği şiirlerinde toplumsal sorunlara değinmiştir. Şâir. Hayatı hakkında fazla bilgi yok. Sivas’ın Banaz köyünde […]...
Aşık edebiyatı şiirlerini söyleyenler bellidir. Usta çırak ilişkisine göre yetişir. Din dişi konular işlenir. Ölüm, gurbet, doğa, ayrılık, yoksulluk başlıca temalardır. “Aşık” denen saz şairlerinin çoğu okuma-yazma bilmez. Eğitim görenlerinin bir bölümü Divan edebiyatından etkilenip aruz ölçüsünü de kullanmıştır. Şiirlerin son dörtlüğünde aşıklar, adlarını kullanırlar. Aşık edebiyatı şiirleri, meraklılarınca bir tür antoloji sayılabilecek “cönk” adı […]...
HALK HİKÂYELERİ Halk Hikayeleri ile ilgili Kısaca Bilgi Bir ulusun tüm bireylerinin hissedebileceği duygularını dile getiren, anlatma esasına dayalı nesilden nesile ulaştırılan uzunca öykülerdir. Halk ozanları tarafından diyar diyar gezilerek anlatılan halk hikayeleri, manzum ve mensur (nazım-nesir) karışık olarak anlatılıp sonraki asırlarda yazıya geçirilen ve zamanla anonimleşen (ilk söyleyeni belli olmayıp halkın ortak ürünü olan) […]...
Masal kişileri olağanüstü özellikler taşıyan, hayal öğesi ağır basan hikayelerdir. Masal kişileri gerçek yaşamda rastlanan kişilerin dışında cin, peri, cadı, dev, ejderha gibi olağanüstü varlıklardır. Masallarda olayın geçtiği yer ve zaman belirsizdir. Masallar dini özellikler taşımaz. Eğitici yanı olan masalların anlatımında iç kafiye sanatına (seci) yer verilir tekerlemeler önemli yer tutar. Genellikle “Bir varmış bir […]...
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Tenkit Batılı anlamda eleştiri, Tanzimat’la birlikte edebiyatımıza kazandırılmıştır. Yeni edebiyatımızı modernleştirmeyi amaçlayan sanatçılar, eski edebiyatı yıkmaya ve yerine yenisini yerleştirmeye çalışarak çalışmalarını bu yönde yoğunlaştırmışlardır. Bu türün öncüsü Namık Kemal’dir. İlk eleştiri yazısı: Lisan-ı Osmani’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazat-ı Şamil’dir. (Namık Kemal) İlk eleştiri eseri: Tahrib-i Harabat (Namık Kemal) Tanzimat döneminde […]...
Halk Edebiyatının Geniş Detaylı Tanımı Vücuda getirenleri belli olmayan, aslında sözlü olduğundan ve halk arasında dilden dile intikal ettiğinden değişliklere uğrayabilen edebî mahsuller bütünüdür. Türkiye’de “Halk Edebiyatı” kavramı, terminoloji açısından hem yenidir hem de üzerinde görüş birliği sağlanma bakımından tartışmaları bünyesinde barındırır. Halk Edebiyatı, halkiyat (folkloristik) biliminin edebî […]...
Sergüzeşt Romanın Özeti Kısaca Dilber Kafkasya’dan alınıp getirilmiş ve İstanbul’da esir olarak satılmış dokuz yaşında bir kızdır. Eski Harput Mal Müdürlüğü’nden azledilmiş Mustafa Efendi adında birine kırk liraya satılır. Taş yürekli bir kadın olan evin hanımı ile Arap cariye Terafet, kızı çok hırpalarlar ve kıza gücünün üstünde iş yaptırırlar. Dilber bir gün bu evdeki hayata […]...
Kaygusuz Abdal Kimdir Hayatı Eserleri Kişiliği Şiirleri (1341?- ) Zamanının bütün ilimlerini öğrenen Kaygusuz Abdal, genç yaşında Elmalı’daki Abdal Musa’ya bağlanarak Kaygusuz adını almış ve uzun süre Abdal Musa’nın hizmetinde bulunmuştur. 1397-98 yıllarında Mısır’a giderek orada bir tekke kurmuş, Mısır’da tarikatını yerleştirdikten sonra hacca gitmiş; Hicaz, Suriye ve Irak’ı dolaşarak Anadolu’ya dönmüştür. Güney ve Batı […]...
Doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmeyen Karacaoğlan’ın Toroslarda yaşayan Türkmenler arasında yetişmiş olduğu düşünülmektedir. Âşık edebiyatının en güzel lirik şiirlerini söyleyen sanatçı, din ve tekke şiirinden, doğa konularını üstün bir başarıyla, yalın bir dille işlemiştir. Şiirlerinden Anadolu’nun birçok yerini gezdiği anlaşılan Karacaoğlan’ın Mısır, Trablus, Rumeli gibi yerlerde bulunduğu uzun yıllar gurbette yaşadığı biliniyor. Aşık […]...
Uzun yıllar kadılık görevinde bulunan ve asıl adı Ahmed olan sanatçı, 1381 yılında Sivas’ta tahta çıkmış ve on sekiz yıl Sivas sultanlığı yapmıştır. Komşularıyla mücadele etmiş, sonunda Sivas surları önünde başı kestirilerek öldürülmüştür. Aşk, yiğitlik, tasavvuf edebiyatı temalarını kendine özgü bir üslupla ele alan sanatçının şiirlerindeki yiğitçe tavır onu diğer şairlerden ayırır. Eserlerinde aruz ölçüsünün […]...