Eylül Romanı

Eylül Romanının Konusu ve Önemi Mutlu bir evlilik sürmelerine karşın eşi Süreyya Bey’in arkadaşı Necip Bey ile gizli bir aşk yaşayan Suat Hanı m’ın çıkmazları, dönemine göre oldukça derin ve ayrıntılı bir psikolojik yaklaşımla ele alınmıştır. Bu özelliğinden ötürü Mehmet Rauf'un Eylül adlı eseri, Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı kabul edilmektedir. Eylül Romanının Özeti Süreyya ve karısı Suat’ la birlikte babasının evinde oturmaktadır. Ama bu halden memnun değildirler. Babası hem yaşlı, hem dediği dediktir. Onun yüzünden her yaz  bir tane taş ocağına benzeyen ......

Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hüseyin Rahmi Gürpınar Kimdir Biyografisi Hayatı Kişiliği Hakkında Kısaca Bilgi Roman, öykü ve oyun yazarıdır. Servetifünun Dönemi’nde yaşayan sanatçı, Ahmet Mithat Efendi'nin halk için roman yazma geleneğini devam ettirmiştir. Türk edebiyatında sokağı edebiyata taşıyan yazar olarak da bilinir. Döneminin İstanbul’un her kesiminden, sınıfından insana yer verdi: Külhanbeyler, züppeler, hanımefendiler, mahalle kadınları, paşalar, memurlar... Eserlerindeki kişilerin ortak yönü gülünç olmalarıdır. Geniş bir okur kitlesine ulaşabilmek için yalın bir dil kullandı. Natüralizm akımının başarılı bir temsilcisidir, Emile Zola’dan etkilenmiştir. Romanlarında sık sık olayla ......

Cenap Şahabettin

Cenap Şahabettin Hayatı Biyografisi Edebi Kişiliği ve Eserleri Hakkında Kısaca Özet Bilgi (1870-1934): Bugün Makedonya sınırları içinde yer alan Manastır’da doğdu. Gülhane Askeri Rüştiyesinden sonra Tıbbiye İdadisinde okudu. Askeri Tıbbiyeden doktor yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu. Yüksek ihtisas yapması için devlet tarafından Paris’e gönderildi. Burada cilt hastalıkları alanında dört yıl ihtisas yaptı. Yurdun çeşitli bölgelerinde hekim ve sıhhiye müfettişi olarak görev yaptı. Altı yabancı dil bilen Cenap Şahabettin, Darülfünunda Fransızca ve edebiyat dersleri okuttu. Dönemin gazete ve dergilerinde yazıları ve şiirleri yayımlandı. Cenap ......

Ahmed Vefik Paşa

(1823-1891) Milliyetçilik ve Türkçülük akımının en önemli temsilcisidir. Ahmed Vefik Paşa, Moliere’den yaptığı çeviri ve adaptasyonlarla tanınmıştır. Bursa valisiyken tiyatro binası yaptırarak tiyatro türünün gelişimini sağlamıştır. Klasisizmden etkilenmiştir. Milli temele dayalı tarih anlayışını benimsemiş, bu tarihin Osmanlı tarihinden ayrı olması gerektiğini, Türk tarihinin Osmanlı ile başlamadığını “Fezleke-i Tarih-i Osmani” adlı eserinde de dile getirmiştir. Tanzimat dönemi yazarlarındandır. Mühendİs-hâne-i Berrî (Kara Mühendishânesi)'nin ilk bölümünde öğrenci iken babasının Paris'e tâyin edilmesi üzerine öğreni­mine Saint-Louis Lisesi'nde devam etti. İstanbul'a döndü­ğü zaman Tercüme Odast'nda memur oldu ......

Birinci Dönem Tanzimat Edebiyatı

BİRİNCİ DÖNEM TANZİMAT EDEBİYATI * “Toplum için sanat” görüşü benimsenmiştir. * Gazeteciliğin ve tiyatronun ön planda olduğu bir edebiyattır. Amaç, halkı eğitmek ve bilinçlendirmektir. * Sanatçılar, hem edebiyat hem de siyasetle ilgilenmişlerdir. * Eserlerde sade ve anlaşılır bir dil kullanmak istense de bunda pek başarılı olunamamıştır. * Süslü, sanatlı anlatım yerine düşüncenin özünü veren anlatım oluşturulmuştur. * Roman, öykü, makale, fıkra, eleştiri, tiyatro, gazete gibi türler bu dönemde edebiyatımıza dahil olmuştur. * Edebiyatta hak, adalet, eşitlik, özgürlük gibi kavramlar ilk kez yer almıştır. * Olayların akışı kesilip gereksiz ......

Edebiyat-ı Cedide’nin (Servet-i Fünun Edebiyatı) Oluşumu

Edebiyat-ı Cedide'nin (Servet-i Fünun Edebiyatı) Oluşumu 1896’ya gelindiğinde I. ve II. Tanzimat sanatçılarından bir kısmı ölmüş, bir kısmı da baskılardan dolayı kabuğuna çekilmiştir. Bu sebeplerden ötürü bir edebiyat boşluğu doğmuştur. Recaizade Mahmut Ekrem, edebiyat dünyasındaki bu boşluğu doldurmak için genç yazarları Ahmet İhsan Tokgöz’ün satın aldığı Servetifünun dergisi etrafında toplayarak yeni bir edebiyat topluluğu oluşturmuştur. Batılı görüşü savunan gençlerin oluşturduğu bu topluluğa Edebiyatıcedide (Yeni Edebiyat) adı verilmiştir. Bu dönem, genel anlamda eski ile yeni çatışmasının ürünüdür. Tanzimat Dönemi’nin divan edebiyatını savunan ......

Tanzimat Fermanının İlanı ve Getirdiği Yenilikler

* Tanzimat’ın ortaya çıkışı II. Mahmut’tan sonra henüz on sekiz yaşında tahta çıkan Abdülmecit’le başlar. * Abdülmecit, Mısır sorununu gidermek Sultan Abdülmecit Han için Osmanlı İmparatorluğu’na yeni bir düzen sağlamak amacıyla Londra ve Paris büyükelçilikleri yapan çağın politikasıyla yakından alakalı Mustafa Reşit Paşa’yı sadrazamlığa getirir. * Tanzimat, Osmanlı tarihinde İmparatorluğun batmasına kadar süren başlı başına bir dönem oluşturan devrimci bir niteliğe verilen addır. * Osmanlı İmparatorluğu XVIII. yüzyıldan itibaren çözülme ve çökmeye başlamıştır. * Bu kötü gidişi durdurmak için XIX. yüzyılda Mustafa Reşit Paşa, ......

Osmanlıda Yenileşme Dönemi

Kuruluşundan XVI. yüzyılın sonlarına kadar sürekli gelişme ve ilerleme içinde olan Osmanlı toplumu, bu yüzyılın sonlarından itibaren eski gücünü yitirmeye başladı ve ilerleme hızı da yavaşladı. Bu yavaşlama; * Kapitülasyonlarla gayrimüslim Osmanlı halkının bir nevi himayesine halka kazandırdıklarını iddia eden yabancı devletlerin etkisiyle çeşitli mezheplere mensup Hristiyan halkın hükümet tarafından idaresinde bazı sorunların ortaya çıkması. Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra Osmanlı yöneticilerinde bozulmaların başlaması * Macaristan’ın fethinden sonra İmparatorluğun doğal sınırlarına ulaşması ve daha fazla ilerleyeceği alanların bulunmaması * OsmanlInın Avrupa’da gelişen savaş teknolojilerine ayak uyduramaması ve ......

Tanzimat İkinci Dönem Edebiyatı

Tanzimat Edebiyatı'nın İkinci Dönemine Genel Bir Bakış Bu dönemde I. Meşrutiyet Meclisi’nin 1877’de Osmanlı-Rus Savaşı gerekçe gösterilerek kapatılmasıyla başlayan baskıcı yönetimi vardır. Bu durum sanat ve edebiyatı da etkilemiştir. Bu dönem sanatçıları, devrin siyasi baskıları yüzünden topluma yönelik sanat yapamamışlar, bireysel konuları işlemişlerdir. “Sanat, sanat içindir.” anlayışı benimsenmiştir. Dilde sadeleşme çalışmaları terk edilmiş, eski dile dönülmüştür. Eserlerde kullanılan dil ağırlaşmıştır. Gazetecilik eski önemini kaybetmiştir. Siyasal ve toplumsal olaylar yerine, günlük olaylardan bahsedilmiştir. Bu dönemin şiiri, Servetifünun şiirine örnek olmuş ve zemin ......

Şeyh Galip

Asıl adı Mehmed olan Şeyh Gâlip’in babası dîvân kâtiplikleri yapmış bir Mevlevî olan Mustafa Reşîd Efendi’dir. Galata Mevlevihanesi şeyhlerinden olan ve mutasavvuf bir kişiliğe sahip sanatçı, divan edebiyatının son büyük halkasıdır. Sebk-i Hindi akımının edebiyatımızdaki en önemli temsilcisi olan şair, şiirlerinde sembol ve imgelere sıkça yer vermiş; kapalı, soyut hayaller ve mecazlarla dolu bir anlatımı tercih etmiştir. İlahi aşka varmanın zorluklarını anlatmak ve Nabi’nin Hayrabad adlı mesnevisinden daha güçlü bir eser verebileceğini kanıtlamak için alegorik özellikler taşıyan Hüsn ü Aşk ......

Şeyhi

Şeyhi Kimdir Hayatı Biyografisi Eserleri Kişiliği On beşinci yüzyılda oluşumunu tamamlayan divan şiiri, kuralları, kalıpları ve mazmunlarıyla gelişimini sürdürmeye devam etmiştir. Bu yüzyılın tanınmış büyük şairlerinden olan Şeyhi’nin asıl gerçek adı Yusuf Sinaneddin’dir. Asıl mesleği tabiplik olduğundan dolayı Hekim Sinan olarak şöhret kazanmış, Hacı Bayram-ı Veli’ye bağlı olması sebebiyle de Şeyhi mahlasını kullanmıştır. Şeyhi, Anadolu’da divan edebiyatını ana hatlarıyla ortaya koyan ilk divan şairlerindendir. Dilin imkanlarını sonuna kadar zorlamış, en büyük başarılarını mesnevilerinde göstermiştir. Çelebi Sultan Mehmed Han’ı Ankara’da tedavi etmiş, ......

Enderunlu Fazıl

(17597-1810) Dîvan ve mesnevi şâiri. 18. yüzyıl divan şairlerinden biridir. Enderun mektebinde yetiştiği için bu lakabı alan sanatçı, Osmanlı Dönemi’nde toplatılan ilk kitap olan Zenanname (Kadınlar kitabı) adlı eseri yazmıştır. Tüm düşüncelerini açıkça dile getirmekten çekinmemiş, kadınlardan zevk almadığını sürekli tekrarlayarak tüm eserlerinde bu konuyu ele almıştır. Akkâ civarında Safd'da doğdu. Asıl adı Hüseyin'dir. Babası Ali Tâhir'in öldürülmesi üzeri­ne İstanbul'a getirilmiş, Enderun'a alınmış, orada eğitilip öğretilmiştir (1775-1784). Bir aşk macerası sebebiyle Ende­run'dan uzaklaştırılınca uzun yıllar (10-12 sene) sefil bir ha­yat yaşamıştır. Halep ......

Yunus Emre

Yunus Emre Kimdir Hayatı Eserleri Kişiliği Şiirleri (1240-1321) Hakkında çok az bilgi bulunan Yunus Emre, Anadolu Selçuklu Devleti’nin dağılmaya ve Türk Beyliklerinin kurulmaya başladığı 13. yüzyıl ortalarından Osmanlı Beyliği’nin kurulmaya başladığı 14. yüzyılın başlarında, Orta Anadolu’da doğup yaşamış bir Türkmen bilgesi, şair ve erendir. Yunus’un yaşadığı yıllar, Anadolu Türklüğünün Moğol akın ve yağmalarıyla, iç kavga ve çekişmelerle, siyasi otorite zayıflığıyla, dahası kıtlık ve kuraklıklarla perişan olduğu yıllardır. Yunus Emre, Allah sevgisini, aşk ve güzel ahlakla ilgili düşüncelerini, her türlü batıl inanca karşı, ......

Nabi

Nabi kimdir hayatı eserleri şiirleri kişiliği hakkında bilgi Dîvan ve mesnevi şairlerindendir. Urfa'da doğdu. Asıl adı Yûsuf. Memleketinde medrese öğrenimi gördü. 1666 yılında İstan­bul'a gelip Musahip Mustafa Pasa'nın dîvan kâtipliğini yap­tı. Bir ara hac görevini yerine getirmek için Hicaz'a gitti ve döndü (1678). Mustafa Paşa 1685 yılında ölünce Nâbî Ha­leb'e gidip yerleşti, evlendi. Baltacı Mehmed Pasa'nın dave­ti üzerine 1710'da tekrar İstanbul'a geldi. Darphane emîri ve başmukabeleci oldu. İstanbul'da öldü. Karacaahmet Mezarlığı'nda Miskinler Tekkesi yakınına gömüldü. Divan edebiyatında ekol sahibi olan nâdir şairlerdendir. ......

Pir Sultan Abdal

Alevi-Bektaşi şiir geleneğinin en ünlü şairi olan sanatçının asıl adı Haydar’dır. Kanuni zamanında Doğu Anadolu’da patlak veren bir isyana katılmış, yaşadığı olayları şiirlerine aktarmış, İran şahının propagandasını yaptığı için de Hızır Paşa tarafından Sivas’ta idam edilmiştir. Nefesleri önemlidir. Din dışı konularda söylediği şiirlerinde toplumsal sorunlara değinmiştir. Şâir. Hayatı hakkında fazla bilgi yok. Sivas'ın Banaz köy­ünde doğdu. Asıl adı Haydar. Kanunî Sultan Süleyman ile İran Şahı I. Tâhmasb zamanında yaşadı. İran şahının tahriki ile Osmanlı Devleti aleyhine olan isyana katıldığı ve Iran ......

Köroğlu Destanı

Köroğlu Kimdir Hayatı Hakkında Kısaca Özet Bilgi (16.YY) Yaşamı hakkında kesin bilgiler olmayan Köroğlu, efsaneleşmiş halk kahramanıdır. Şiirlerinde yiğitlik, arkadaşlık doğa sevgisi, aşk gibi temaları ele almış; ahenkli, sade bir dil kullanmıştır. Şiirlerinde sadece hece ölçüsünü kullanmıştır. Koçaklamalarıyla ün salmış, kavga ve yiğitliğin sembolü olmuştu. Bolu Beyi’yle olan mücadelesiyle efsaneleşen şair, halkın gönlünde yerini almış bir halk kahramanıdır. Benden selam olsun Bolu Beyine Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır Ok gıcırtısından gürzün sesinden Dağlar seda verip seslenmelidir şiiri önemlidir. Köroğlu Destanı Özeti Kısaca Konusu Hakkında Bilgi Köroğlu Destanfnın 16.yüzyılda Anadolu’da ......

Sergüzeşt Özeti

Sergüzeşt Romanın Özeti Kısaca Dilber Kafkasya’dan alınıp getirilmiş ve İstanbul’da esir olarak satılmış dokuz yaşında bir kızdır. Eski Harput Mal Müdürlüğü’nden azledilmiş Mustafa Efendi adında birine kırk liraya satılır. Taş yürekli bir kadın olan evin hanımı ile Arap cariye Terafet, kızı çok hırpalarlar ve kıza gücünün üstünde iş yaptırırlar. Dilber bir gün bu evdeki hayata dayanamayıp kaçarsa da yine eski sahiplerine teslim edilir. Mustafa Efendi, Erzurum vilayetine bağlı bir ilçe kaymakamlığına atanır. Borçlarını ödemek için Dilber’i bir esirciye satar. Esirci Dilber’i kendi ......

Efsaneler

Efsane Nedir ? Efsaneler Üzerine Yapılan Çalışmalar Hakkında Bilgi          Bugün dahi Anadolu'da anlatılan pek çok hikâye, efsanelerin etrafında doğmuştur. Efsaneler bir coğrafi unsur (dağ, dere, kaya, ağaç, göl vb) veya bir aşk macerası, bir savaş ile ilgili olağanüstü varlıkların ve akılla izah edilemeyen bazı etkin güçlerin de işe karıştığı merak uyandıran anlatılardır. Efsanelerin anlattığı şeyler halk arasında gerçekten olmuş kabul edilir. Bu yönüyle efsane masaldan ayrılır. Genellikle kişi ve olayların olağanüstülük özelliği vardır. Efsaneler, dini, tarihi olabileceği gibi ......

Kaygusuz Abdal

Kaygusuz Abdal Kimdir Hayatı Eserleri Kişiliği Şiirleri (1341?- ) Zamanının bütün ilimlerini öğrenen Kaygusuz Abdal, genç yaşında Elmalı’daki Abdal Musa’ya bağlanarak Kaygusuz adını almış ve uzun süre Abdal Musa’nın hizmetinde bulunmuştur. 1397-98 yıllarında Mısır’a giderek orada bir tekke kurmuş, Mısır’da tarikatını yerleştirdikten sonra hacca gitmiş; Hicaz, Suriye ve Irak’ı dolaşarak Anadolu’ya dönmüştür. Güney ve Batı Anadolu’da bir süre dolaşmıştır. 1424-1430 tarihleri arasında Rumeli’ye geçmiş; Edirne, Yanbolu, Filibe ve Manastır’da bulunmuştur. Bundan sonra tekrar Anadolu’ya (belki de Mısır’a) dönen Kaygusuz, tahminen 1444 ......

Katip Çelebi

(1609-1657) Yazar. Sanatçı tarihten, tıbba, coğrafyadan astronomiye kadar pek çok bilime hakimdir. Genellikle sade nesir türünde eserler veren Katip Çelebi en önemli eserlerini tarih, coğrafya ve bibliyografya alanlarında yazmıştır. Arapça ve Farsçanın yanında Fransızca, Latince, İtalyanca da bilen sanatçının birçok eseri Batı dillerine çevrilmiştir. Hacı Halîfe diye de tanınan yazarın asıl adı Musta­fa’dır. İstanbul’da doğdu. Abdullah isimli bir zâtın oğludur. Özel tahsil görerek yetişmiş, 1623′de Anadolu Muhasebesi Kalemi’ne kâtip olmuştur. 1624′de babası ile birlikte Tercan Seferi’ne katıldı. 1626 yılında, Bağdat seferinden dönerken ......

Karacaoğlan

Doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmeyen Karacaoğlan’ın Toroslarda yaşayan Türkmenler arasında yetişmiş olduğu düşünülmektedir. Âşık edebiyatının en güzel lirik şiirlerini söyleyen sanatçı, din ve tekke şiirinden, doğa konularını üstün bir başarıyla, yalın bir dille işlemiştir. Şiirlerinden Anadolu’nun birçok yerini gezdiği anlaşılan Karacaoğlan’ın Mısır, Trablus, Rumeli gibi yerlerde bulunduğu uzun yıllar gurbette yaşadığı biliniyor. Aşık edebiyatının duygu yönü en güçlü şairdir. Koşma, semai nazım şekilleriyle tanınmış, güzelleme nazım türünün en güzel örneklerini vermiştir. Şiirlerinde aşk, tabiat, ayrılık, gurbet gibi konuları ......

Kadı Burhaneddin

Uzun yıllar kadılık görevinde bulunan ve asıl adı Ahmed olan sanatçı, 1381 yılında Sivas’ta tahta çıkmış ve on sekiz yıl Sivas sultanlığı yapmıştır. Komşularıyla mücadele etmiş, sonunda Sivas surları önünde başı kestirilerek öldürülmüştür. Aşk, yiğitlik, tasavvuf edebiyatı temalarını kendine özgü bir üslupla ele alan sanatçının şiirlerindeki yiğitçe tavır onu diğer şairlerden ayırır. Eserlerinde aruz ölçüsünün yanında hece ölçüsüne de yer vermiştir. Gazellerinde mahlas kullanmayan sanatçı cinas ve tevriye sanatına sıkça başvurmuştur. Türkçeyi aruza uygulayan ilk sanatçılardan biri olarak kabul edilen ......

Dadaloğlu

Asıl adı Veli olan şair, Toroslarda yaşayan Türkmenlerin Avşar boyundandır. Şehir yaşamından uzak kaldığı için divan edebiyatından hiç etkilenmemiştir. Toroslarda yaşayan göçebe insanları zorla köylere yerleştirmeye çalışan Derviş Paşa komutasındaki Fırka-i İslahiye ordusuna karşı ayaklanmış, Türkmenleri mücadeleye çağıran şiirler yazmıştır. “Hakkımızda devlet vermiş fermanı Ferman padişahınsa dağlar bizimdir” dizeleri onun karakter yapısını ortaya serer. Türkmenler arasındaki çatışmalara katılmış, bu olayları yiğitçe bir edayla koçaklamalarına yansıtmıştır. Koşma, semai, varsağı, destan türünde şiirler söyleyen Dadaloğlu’nun en başarılı olduğu tür, türküleridir. Karacaoğlan ve Köroğlu'nu ......

Nefi

Dîvan şâiri. Hasankale'de doğdu. Asıl adı Ömer. Memle­ketinde Medrese öğrenimi gördükten sonra I. Ahmed zamanında istanbul'a geldi. Sultan IV. Murad tarafından korundu. Bâzı memurluklarda bulundu, vergi kâtipliği yaptı. Sultan IV. Murad'a bir daha hiciv yazmayacağına dâir söz vermiş, sözünde durmayarak Bayram Paşa'yı hicvetmiş ve bu yüzden boğdurularak Sarayburnu'ndan denize attırılmıştır. Divan şiirinin en büyük övgü ve yergi şairidir. Özellikle kaside türünde başarılı olan sanatçının mesnevisi yoktur. Sevgisinde de nefretinde de aşırıya kaçan Nef’i ölçüsüz bir şairdir. Dili ağır ve söz sanatları ......

Necati Bey

15. yüzyıl edebiyatçısıdır. Asıl adı İsa olan sanatçı aşıkane, sade ve samimi gazelleri ve II. Beyazıd’ın şehzadeleri olan Abdullah ve Mahmud için yazdığı mersiyeleriyle tanınmıştır. Atasözleri, deyimler ve halk tabirlerine olan düşkünlüğü; onları şiirlerde kullanmada gösterdiği başarı Necati'nin edebi kişiliğinin en önemli yönlerinden biridir. Lirik bir anlayışla şiir yazan sanatçı, daha çok Türkçe yazmış, çağdaşlarına göre sade bir dil kullanmıştır. Süssüz, yalın, doğal diliyle divan şiirine bir yerlilik, ulusallık getiren Necati divan edebiyatında mahallileşme akımını başlatanların başında gelir. Türkçe Divan’ı ......

Manas Destanı

Manas Destanı Özellikleri Konusu Hakkında Kısaca Özet Bilgi İslamlığın Türk halkına söylettiği ilk büyük destandır. Kırgız Türkleri arasındaki kahramanlık, konusunu teşkil eder. 600.000 mısradan ibarettir ve hala da bu destana eklemeler yapıldığı söylenmektedir. XI. ve XII. asırlarda Türkistan’da Yedisu çevresinde, destanın teşekkül ettiği rivayet edilir. Destan, uzun zaman ve geniş bir çevreye yansımış, hatta bütün Orta Asya Türklerinin ortak destanı haline gelmiştir. Destan, Kırgız-Kalmuk savaşlarında sivrilmiş bir kahramanın (Manas’ın) etrafında teşekkül eden olay halkalarından meydana gelmiştir. Genellikle 7’li 8’li hece ölçüsüyle ......

Destanlar

Destanlar Hakkında Geniş Detaylı Bilgi Eski Türklerin savaşçı ve göçebe olması, yaşadıkları bölgede meydana gelen savaşlar, avcılık ve hayvancılıkla uğraşmaları onların maceralı bir hayat yaşamalarına sebep olmuştur. Yaşamak zorunda oldukları bu zorlu olaylar destanların ortaya çıkmasını sağlamıştır. NOT: Destanlar, doğal destanlar ve yapma destanlar olarak ikiye ayrılır. Doğal destanlar toplumların geçmiş dönemlerini kapsar, şair tarafından yazılmayan kendi kendine oluşma özelliği gösteren ürünlerdir. Doğal destanların yaratıcısı halktır. Yapma destanlar ise bir sanatçının kendi milletinin tarihinden çıkardığı heyecanlı ve büyük vakaları birtakım hayal unsurlarıyla ......

Aşık Paşa

Aşık Paşa kimdir hayatı eserleri şiirleri kişiliği Mutasavvıf bir şairdir. Yapıtlarında sade bir dil kullanmış ve Türkçenin Anadolu’da bir edebiyat dili olarak yerleşmesinde önemli katkılarda bulunmuştur. Asıl adı Ali olan sanatçının mahlası Âşık’tır. Türkiye Türkçesini ilk kullanan tasavvuf şairlerinden biridir. Halka tasavvufu öğretmek amacıyla hem aruz hem heceyle şiirler yazan sanatçı, özellikle didaktik tarzda eserler ortaya koymuştur. Aşık Paşanın Eserleri Garipnâme: Anadolu Türklerine tasavvufu öğretmek amacıyla yazılan bu eser, 12000 beyitten oluşan, mantık ve düşünceye dayanan sanatsal yönü zayıf öğretici bir mesnevidir. Fakrnâme: 161 ......

Satuk Buğra Han Destanı

SATUK BUĞRA HAN DESTANI HAKKINDA KISA BİLGİ Saltukname olarak da bilinir. Türklerin İslamiyet’i kabul etmelerine dayanan bir destandır. Karahanlılar arasında da destani bir havaya bürünmüştür. Destan, Buğra Han etrafında gelişen olaylar halkası ve İslamiyet’ten önceki Türk destanlarından alınan motiflerle örülmüştür. Bu destanın kayıtlı olduğu Tezkire-i Buğra Han adlı eserin çeşitli el yazmaları vardır. Türkistan'da, 9. ve 10. asırlarda politik, dinî, sosyolojik olarak büyük değişimler yaşanmıştır. Budizm, Maniheizm ve Şamanlık dini kültür dairesinden müslümanlığa geçiş, Türk boylarının fikir hayatında ve yaşam şeklinde derin ......

Firdevsi

iranlı şair (Tus 934 ? - ay.y. 1-020). Asıl adı Ebul Kasım Firdevsi'dir. Büyük eserinin yarattığı yankı ve ilgiyle; yaşamı, ailesi, serüvenleri konusunda sayısız söylentinin doğmuş olması, kişiliği çevresinde karışık bir örgü oluşturur. Şiirlerinden çıkan bilgilerse, Samanoğullarından Nuh bin Mansur ile Gazne Hükümdarı Mahmut'un çağdaşı olduğu, saraylarında ilgi bulduğu, çocukluğundaki yoksunlukları, eserinin gereğince değerlendirilip karşılanmamasından ötürü, yaşlılığında da çektiğidir. Yusuf ü Züleyha mesnevisini Büveyhoğullarından Bahaüddevle'nin sarayında yazıp (996) Bağdat'ta ismail El Muvaffak'a sunduğu, 999'da Isfahan sarayında kaldığı da yazılı birer ......
Yandex.Metrica