Aylar: Eylül 2017

Açık Oturum

Açık Oturum Geniş halk kitlelerini ilgilendiren bir konunun, alanında uzman kişilerce bir başkan yönetiminde dinleyiciler önünde tartışılmasıdır. Açık oturum, bir salonda dinleyiciler önünde yapılabileceği gibi stüdyoda yapılarak televizyon ve radyo aracılığıyla izleyicilere ulaştırılabilir. Verimli bir tartışma ortamı oluşması başkanın tutumuna ve yeterliliğine bağlıdır. Konuşmacılara eşit süre tanınması, çeşitli sorularla tartışma konusunu sınırlama ya da genişletme başkanın görevleridir. Başkan, önce konuyu ve konunun önemini belirtir, sonra konuşmacıları kısaca tanıtır. Sonra konuşmacılara sırasıyla söz verir. Konuşmacıların birbirine karşı kişisel sataşmalarını, söze girmelerini engeller. Tartışma süresince ......

Nurullah Ataç

Nurullah Ataç (1898-1957): İstanbul’da doğdu. Asıl adı Ali Nurullah Ata’dır. Galatasaray Lisesinde okuduktan sonra bir süre eğitim için İsviçre’de bulundu. İstanbul’a döndüğünde Darülfünunda edebiyat eğitimi aldı. Liselerde Fransızca, edebiyat ve sanat tarihi dersleri okuttu. Memuriyet görevinde bulundu, okutmanlık ve çevirmenlik yaptı, gazete ve dergilerde yazılar yazdı. Eleştiri, deneme, günlük gibi türlerde eserler veren ve bu türlerinin öncülüğünü yapan sanatçı, roman ve hikâye türünde eser vermemiştir. Yazı dilinin halka çok yaklaşması taraftarı değildir. O, halka yeni kelimeler öğretilmesi taraftarıdır. Dilde sadeleştirme ve ......

Dilekçe ve Tutanak

Dilekçe, bir isteğin bildirilmesi veya bir şikâyetin iletilmesi amacıyla kişilerin resmî makamlara sunduğu durum bildiren yazıdır. Dilekçe; çizgisiz, beyaz dosya kâğıdına bilgisayar veya daktiloyla yazılabileceği gibi silinmez kalemle, okunaklı el yazısı ile de yazılabilir. Dilekçede söz konusu istek veya şikâyet öz olarak belirtilir, gereksiz ayrıntılara girilmez. Sade ve resmî bir dil kullanılır, yazım ve noktalama kurallarına dikkat edilir. Dilekçede dilekçe sahibinin adı-soyadı ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması zorunludur İnsanların bir isteği veya dileği dile getirmek için resmî kuruluşlara sunulan, imzalı ve adresli yazıya ......

Nibelungen Destanı

Nibelungen destanı, Almanların en önemli destanlarındandır. Bu destan, Nibelung’lar Ülkesi (Nibelungenland) diye anılan ülkenin yöneticilerinin başından geçen olayları, Attila ile olan mücadelelerini anlatır. Destanın kişileri aşağıdaki gibidir: Kriemhild: Üç Burgund Hanı kardeşin tek kız kardeşleri; önce Siegfried’in, sonra Etzel/Attila’nın eşi. Siegfried: Hollanda beyi, Kriemhild’ in ilk eşi. Etzel/Attila: Destanda çok dürüst, iyi yürekli, mert bir Han olarak tanıtılıyor. Gunther: Üç Burgund Hanı kardeşten yaşça en büyük ve en çok sözü geçer olanı. Hagen: Burgund’ların en önde gelen Bey’lerinden; Siegfried’i öldüren kişi. Dietrich: Ortaçağ Almanlarının Bern dediği ......

Ateşten Gömlek Özeti Halide Edip ADIVAR

1) KİTABIN KONUSU: Ateşten Gömlek İzmir’in işgali üzerine şehri kurtarmaya amaçlayan milli mücadele hareketlerinin hedeflerine nasıl ulaştığını anlatıyor. 2) KİTABIN ÖZETİ: Dışişleri bakanlığı memurlarından Peyami, zengin bir ailenin oğludur. Peyami’nin yakını Cemal, Birinci Dünya Savaşı’na katılmış, savaşta yaralanmış bir subaydır. Cemal, Peyami’yi Binbaşı İhsan ile tanıştırır. Peyami, Cemal ve İhsan sık sık buluşarak memleketin içinde bulunduğu durumu tartışırlar. Cemal’in kız kardeşi Ayşe, İzmir’de oturmaktadır. 15 Mayıs 1919’da İzmir işgal edilir. İşgalciler, Ayşe’nin eşi Mukbil Bey ve oğlunu öldürür. Ayşe’yi de kolundan yaralarlar. İzmir’de ......

Anlatım Bozukluğu

 Anlamla İlgili Anlatım Bozuklukları ( Sözcük Düzeyinde Anlatım Bozukluğu )  ANLAMA DAYALI ANLATIM BOZUKLUKLARI Gereksiz Sözcük Kullanımı ile İlgili Anlatım Bozukluğu Gereksiz sözcük kullanımı duruluk ilkesine aykırı olduğundan anlatım bozukluğuna yol açar. Bir olay, bir duygu, bir düşünce gerektiği kadar sözcük kullanılarak anlatılmalı, yani cümlede gereksiz sözcüklere yer verilmemelidir. Bir sözcük cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında bir daralma, bir değişme olmuyorsa o sözcük gereksiz kullanılmış demektir. Aşağıdaki cümlelerde gereksiz sözcük kullanımı vardır. • Her insanda merhamet ve acıma duygusu olmalıdır. • Çimlere ayak basmayınız. • Seninle ilk tanıştığım günü ......

Ek Fiil (Ek – Eylem)

Ek fiil “i-mek” fiilidir. Sözcük özelliğini yitirip ek durumuna geldiğinden bu şekilde adlandırılmıştır. Ek fiilin (ek eylemlerin) görevleri şunlardır: a. Basit çekimli fiillere gelerek onları birleşik çekimli fiil yapar. b. Ad soylu sözcüklere gelerek onları yüklem yapar. Şimdi bu görevleri inceleyelim. a. Basit çekimli fiillere gelerek onları birleşik çekimli fiil yapar: Bir fiil iki tane kip eki almaz. Daha önce gördüğümüz gibi birleşik çekimli fiillerde ikinci kip eki fiile ek fiil (imek) sayesinde gelir. Daha sonra ek fiil genellikle düşer. Altı çizili kelimeler ek fiil ......

Fiiller (Eylemler)

İş, oluş veya durum bildiren sözcüklere fiil denir. Fiiller yalın hâldeyken mastar ekini (-mek, -mak) alır: koş-(mak), gül-(mek), ara-(mak), uyu-(mak). Cümlede kullanılırken mastar eki kullanılmaz. Aşağıdaki cümlede altı çizili kelimeler fiil görevindedir. Örnek: Kan Turalı der. Oğuz beylerini ağırladı. ANLAMINA GÖRE FİİLLER Fiiller anlam bakımından üçe ayrılır: a) İş (Kılış) Fiilleri Yapılan işten etkilenen bir nesnenin bulunduğu fiillerdir. Aşağıdaki altı çizili kelimeler iş fiilidir. Örnek: Babası oğlancığını gördü Allah’a şükürler eyledi. Yeşil, alaca, güzel çimene çadır dikti. b) Durum Fiilleri Yapılan işten etkilenen bir nesnenin bulunmadığı fiillerdir. Aşağıdaki altı ......

Fiil Çatısı Konu Anlatımı ve Örnekler

Türkçede fiillerin cümle içinde nesne alıp almamalarına ya da aldıkları özneye göre gösterdiği özelliğe çatı denir. Yüklemi fiil olmayan cümlelerde çatı aranmaz. Fiiller çatısı bakımından temelde ikiye ayrılır: A. NESNESİNE GÖRE FİİLLER 1. Geçişli Fiil 2. Geçişsiz Fiil 3. Oldurgan Fiil 4. Ettirgen Fiil B. ÖZNESİNE GÖRE FiilLER 1. Etken Fiil 2. Edilgen Fiil 3. Dönüşlü Fiil 4. İşteş Fiil A. NESNESİNE GÖRE FiilLER 1. Geçişli Fiil Cümlede nesne alabilen fiillerdir. Yükleme sorduğumuz "neyi, kimi, ne” sorularının cevabı cümlede nesne olur. Öyleyse fiilin nesne alıp almadığını fiile "neyi, kimi, ne” sorularından birini sorarak öğrenebiliriz. Örnek: ......

Kerem İle Aslı Hikayesi

KEREM İLE ASLI Şiraz Şahı Süruri Şah ile bunun musahipi Yehud adlı Keşiş'in çocukları olmaz. İkisi birer hırka giyip seyahate çıkarlar. Yolda bir Derviş’le karşılaşırlar; Derviş Şah'a selâm durur ve adı ile hitab eden Şah, onun kerametine hükmedip derdini açar. Derviş, bir elmayı ikiye bölüp yarısını Şah’a yarısını Keşiş'e verir; bu elmaları evde karılarıyla bölüşüp yemelerini ve Allah'ın emrine varmalarını, doğacak çocukları da birbirine vermelerini tenbih ederek gözden kaybolur. Şah'la Keşiş, Derviş'in dediğini yaparlar; vakit tamam olunca,Şah’ın bir oğlu, Keşiş’in de ......

İcatlar – Keşifler

1280 İlk gözlük İtalya'da yapıldı. 1450 Johannes Gutenberg'in baskı makineleri kitap üretiminde çığır açtı. Bunun sonucunda yeni icatlar hakkındaki bilgilerin yayılması hızlandı. 1453 Copernicus, gezegenlerin Dünyanın etrafında değil, Güneş'in etrafında döndüğünü ortaya atan kuramını yayımladı. 1592 Galileo, cisimleri 30 kez büyüten bir teleskop yaptı. 1614 İskoçyalı matematikçi John Napier logaritma cetvelini icat etti. 1618 Johannes Kepler, gezegenlerin Güneş'in çevresinde çizdikleri elips biçimindeki yörüngeleri betimleyen yasaları yayımlar. 1622 Blaise Pascal, babasının vergi hesaplarında kullanması için bir toplama makinesi icat etti. 1643 Evangelista Torricelli, hava basıncını ölçmek için şimdi ......

Kuyucaklı Yusuf Özeti Sabahattin ALİ

Tanzimattan 1950’lere kadarki Türk romanımızın ana sorununu batılılaşma oluşturuyordu. Yazarlarımız içinde bulunduğu toplumun aynası olmaya çalışmıyor, toplumu sorgulamıyorlardı. Buradan da anlaşılacağı üzere halk, ezilen köylü, işçi sınıfını konu alan eserlere 1950’li yıllardan sonra görebiliyoruz. İşte Kuyucaklı Yusuf bu konuları içine alan onları inceleyen ilk kitap olması dolayısıyla önemlidir. Kuyucaklı Yusuf’ta bir yanda eşraf bürokrasi, zengin kesim bir yanda da ezilen halk bulunmaktadır. Kuyucaklı Yusuf eserin adından da anlaşılacağı üzere Yusuf’un öyküsüdür. Sosyal açıdan Yusuf içinde bulunduğu kent toplumuna kendini yabancı hisseder; ......
Yandex.Metrica