Aylar: Ekim 2007

Atasözleri

Atalarımızın deneyimlerine dayanan yargılarını öğüt şeklinde olan ve kalıplaşmış biçimleri bulunan, herkesçe benimsenmiş özlü sözlere denir. Atasözleri, Osmanlıcada mesel ya da darbımesel İslamiyet öncesi Türk edebiyatında ise sav sözcüğüyle karşılanır. Atasözleri halk edebiyatının özellikle de anonim edebiyatın en önemli ürünleri arasında yer almaktadır. Atasözleri, geçmişten günümüze atalarımızın yaşam tarzını, düşünüş biçimini ve hayallerini ortaya koyması bakımından eşsiz ürünlerimizdendir. Bu yüzden atasözü sayfamızı alt başlıklara ayırarak ayrıntılı bir şekilde ele aldık. Türk Atasözleri Sözlüğü Afrika Atasözleri Alman Atasözleri Arap Atasözleri Amerikan Atasözleri ......

Atatürk Köşesi

Büyük devlet adamı, büyük bir asker, büyük bir inkılapçıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşka­nı olan Mustafa Kemal Atatürk, Türk Edebiyatında hitabet kudretinin üstün ve en güzel örneklerini vermiştir. Atatürkün Hayatı 10 Kasım ( Sunu ) Anıtkabir Atatürk Kimdir? Atatürk Klibi Atatürk ve TDK Atatürk ve Türk Dili Nutuk (Tamamı) Atatürk Günlüğü Fotoğraflarla Atatürk Her Şeyi ile Atatürk Harbiyeli Mustafa Kemal Atatürk Makaleleri Belgelerle Atatürk Niçin Atatürk Dediler Atatürk'ün Geometri Kitabı Kurtuluş Savaşı Kronolojisi Atatürk'ün Sesinden 10.Yıl Nutku ...

Kinestetik-Bedensel Zeka

Tüm zeka modellerinin içinde bedensel/kinestetik zeka, hayatımızın, büyük ihtimalle değerini en az sorguladığımız bir parçasıdır.Her gün hiç farkında olmadan çok çeşitli ve kompleks bedensel/kinestetik işler yaparız. Bu zeka modeli bedensel olarak gerçekleştirebileceğimiz hareketlerin tümüyle ilgilidir. Bunların içine sadece insanlık tarihinde bedensel olarak gerçekleştirilmiş başarılar değil bunun yanında şimdiye kadar farkedilmemiş doğuştan gelen kinetik potansiyeller de dahildir: çocukların yürüme potansiyelleri, gelişmemizin herhangi bir evresinde büyük ve küçük motor davranışları edinebilme, geliştirebilme ve yüz ifadeleriyle, duruşla ve diğer bir deyişle 'beden dili' ......

Doğa Zekası

 Bu zeka türü çevremizdeki doğal dünyayı algılama, beğenme ve anlamayla doğrudan ilişkilidir. Türleri birbirinde ayırt edebilme, çeşitli bitki örtüsünü ve hayvan türlerini tanıyabilme ve sınıflandırabilme ve doğal dünyaya ilişkin bilgilerimiz ve onunla paylaştıklarımız gibi konularla ilgilenir. Hayvanlar ve davranışlarının sizin ilginizi çektiği ve meraklandırdığı durumlarda doğaya dönük zekanızın iş başında olduğunu anlayabilirsiniz. İnsan eliyle yaratılmış, steril ortamlara birisi saksı ya da vazo çiçeği getirdiğinde ruh halinizdeki değişikliği veya kendinizi daha iyi hissettiğinizi farkedebilirsiniz. Rahatlamak, yorgunluğumuzu gidermek ya da ruhsal olarak ......

Müziksel-Ritmik Zeka

 Nörolojik bakış açısından müzik zekası (ritmik zeka), zeka türlerimizin ilk önce gelişenidir. Anne karnındayken bile çevremizi saran ses. ritim ve titreşim dünyasını bir an düşünün. Bazılarına göre bu zeka sadece müzik ve ritimden ibaret olmadığından aslında "işitsel/titreşimsel zeka' olarak adlandırılmalıdır. Ses ve titreşimler, ister doğal olsun isterse insanların yarattığı ortamlardan gelenler, makineler, enstrümanlar ya da korolar olsun bu zeka tüm ses ve titreşim dünyasıyla ilgilidir.  Aynı zamanda müziğin, ritmin,sesin ve titreşimin "bilinci etkileme" efektleri de diğer zeka türlerinin hepsinden daha güçlüdür. ......

Sosyal-Kişiler Arası Zeka

 İster bir spor takımı, ister işinizdeki bir çalışma grubu isterse bir organizasyondaki grup projesi olsun bir takımın parçası olmaktan dolayı yaşadığınız güzel deneyimleriniz var mı? Diğerleriyle çalışmaktan öğrendiğiniz önemli şeyleri hatırlayabiliyor musunuz? En son ne zaman size birisi bir konuyu anlatmaya ya da öğretmeye çalıştı? Kendi kendinize bitiremeyeceğiniz bir işi ya da projeyi (başka kişilere bağımlı olduğunuz durumlar) başkarıyla bitirdiğinizi hatırlıyor musunuz?  Sosyal zekanın ilgi alanı insan ilişkileri, başka kişilerle ortak çalışma, diğer insanları tanıma ve onlardan bir şeyler öğrenme konularıdır. ......

İçsel Zeka

 Bildiğimiz kadarıyla kendi varlığının, düşüncelerinin ve eylemlerinin farkında olan tek yaratık insanoğludur. Bu, kendimizinden uzaklaşıp kendi içimizdeki yansımamızdan bir şeyler öğrenebilme yeteneğidir.  Kendi yaşantınız için şu süreçlerin ne kadar farkında olduğunuzu anlamaya çalışın: yalnızken iş dışındaki ne tür düşüncelerden gerçekten hoşlanıyorsunuz? Kendi kendinizi yenilemek için neler yaparsınız? Stresli, kızgın ya da endişeliyken ruh halinizi değiştirmek için ne tür şeyler yaparsınız? Son yıllarda kendinizle ilgili düşüncelerinizi değiştiren ne tür yeni şeyler keşfettiniz? "Gerçekte ben kimim?" sorusunu yanıtlamanız gerekseydi ve dış görünüşler, sahip ......

Görsel Zeka

 Bazı açılardan görsel zekanın insan beyninin ilk dili olduğu söylenebilir. Beyin doğuştan itibaren görüntülerle ve resimlerle düşünür, hatta onları sözcüklerle ilişkilendirmeden bile önce. Görsel zeka gördüğümüz her şeyle ilgilenir: hayal edebildiğimiz her türlü şekil, desen ve tasarımlar (düzenli ya da düzensiz), somut ya da soyut görüntüler ve renklerin ve dokuların tüm yelpazesi. Bunlar sadece gerçek, somut dış dünyamızda (fiziksel gözlerimizle izlediğimiz) değil aynı zamanda zihin gözümüzle görebildiğimiz hayal dünyamızın derinliklerindedir (mümkün olan şeyi gözümüzde canlandırıp hayal kurabilme, hayal dünyasına dalabilme, ......

Mantıksal – Matematiksel Zeka

Mantıksal/matematiksel zeka benzer yönleri arama zekasıdır. Matematiği kullanmaya (böylece benzer nesne arayışımıza) gelişimimiz içinde çok erken zamanlarda başlarız. Mantıksal/matematiksel zekanın ilk gelişim aşaması çevremizdeki gerçek fiziksel dünyada bulunan somut nesneleri kullanmamız ve onlarla oynamamızdır. Mantıksal/matematiksel zeka geliştikce daha da soyutlaşır. Lisedeki ya da üniversitedeki ileri matematik ve mantık dersleri çoğunlukla somut dünyadan tamamen uzaklaşırlar. O düzeyde diğer soyut şeyler hakkındaki soyut düşüncelerle ve başka sembol sistemleri için semboller yaratan sembolik mantıkla uğraşırsınız! Bu alanlarda sayıların somut dünyada herhangi bir şeyle ilişkilendirilmeye ......

Sözel-Dilsel Zeka

Bu zeka büyük olasılıkla bize en tanıdık gelen ve en iyi bildiğimiz türdür. Hepimiz ayakta olduğumuz zamanların çoğunü sözel zekamızı kullanarak geçiririz. Genel eğitim sistemlerimizin ana vurgularından biri de budur.  Çağdaş zeka araştırmacılarına göre üç binden fazla farklı dili konuşabilme yeteneğiyle doğarız. Ama doğduğumuzda bunlardan herhangi birini bile konuşabilir durumda olmayız! Çevremizde kullanılan dille etkileşimde bulunmaya başladığımızda beyin dilin tüm seslerini tanıyabilir durumdadır. Kültürel motiflerle, duyma sıklığıyla, bu sesleri taklit etme girişimleriyle ve çok büyük olasılıkla kendi ayakta kalma içgüdülerimizle dil ......

Çoklu Zeka Kuramı

Çoklu zeka, Howard Gardner'in zekayı yeniden tanımlaması olarak çıkmış bir kavramdır. Çoklu zeka, çevresel ve genetik etmenlerle birlikte insanı yorumlamaya dair yeni bir bakış açısıdır. Buna göre insan çevresi ile kurduğu tüm ilişkide, iletişim ve etkileşimde zekasını kullanmaktadır. Ancak Gardner'ın yeni eklediği içten gelen bir form ile dünyayı algılayıp ilişkiye başlayıp sürdürdüğümüzdür. Çünkü beynimizin pek çok sayıda farklı çalışma merkezi ve işlevi bulunmakta ve bu işlevler her bireyde farklılık göstermektedir. Birbirinden bağımsız ve ayrı olarak çalışan bu merkezler aynı zamanda ......

Öğrenme Kuramı

Piaget, öğrenmeyi yaşa bağlı bir süreç olarak kabul eden zihinsel gelişim kuramına dayalı olarak açıklamıştır. Zihinsel gelişimi açıklamaya yönelik olarak ise çok farklı ve kapsamlı bir bakış açısı ortaya koyarak, bu süreci doğumdan başlayan ve yetişkinliğe kadar devam eden dört dönemde değerlendirmiştir. O’na göre dönemler ilerledikçe çocukların kavrama ve problem çözme yeteneklerinde niteliksel gelişmeler gözlenmekte ve her bir dönem kendisinden önce gelen dönemlerin özelliklerini de içermektedir. Bu dönemler ve bu dönemlerdeki bireylerin bazı özellikleri aşağıda verilmiştir (Turgut, Baker, Cunningham & ......

Edebiyatımızda Dergiler

19'uncu Yüzyıl'dan 1980'lere kadar Türkiye'de yayınlanan edebiyat dergileri, yayınlanma ve kapanış tarihleriyle yayıncılarının adları: 19'UNCU YÜZYIL: SERVET-İ FÜNUN DERGİSİ 27 Mart 1891-25 Mayıs 1944 2461 sayı MÜTAREKE YILLARI: EDEBİYAT-I UMUMİYE MECMUASI 1916 4 Kasım-1919 8 Mart 110 sayı, Celal Nuri İleri NEDİM 1918 ŞAİR 1919 BÜYÜK MECMUA 1919 DERGAH 16 Nisan 1921'den başlayarak 15 günde bir 42 sayı CUMHURİYET SONRASI GÜNEŞ 1927 15 günlük 17 sayı Orhan Seyfi Orhon MEŞALE 1928 8 sayı Kenan Hulusi Koray 1930-1940 AĞAÇ 1936 17 sayı Necip Fazıl Kısakürek ANAYURT 1933 8 sayı Faruk Nafiz Çamlıbel ARAMAK 1939 Nisan-1940 ......

Biyografiler

Değerli konuklarımız aşağıdaki bağlantılarda edebiyatta ve sanatta önemli gördüğümüz kişileri sizlere sunmayı düşündük. Biyografilerimiz şairler ve yazarlar olmak üzere iki ana grupta toplanmıştır. Çağdaş Şairler  Aşık Edebiyatı Şairleri Divan Edebiyatı Şairleri            Tezkire Yazarları            Mesnevi Şairleri            Nesir Yazarları Tasavvuf Edebiyatı Şairleri Servet-i Fünun Şairleri Çağdaş Şairler    Bütün Şairler  Listesi için TIKLAYIN  Roman Yazarları Hikaye Yazarları Deneme Yazarları Tiyatro Yazarları (Oyun Yazarları) Fıkra Yazarları Gezi Yazarları Makale Yazarları  Çağdaş Yazarlar Edebiyat Araştırmacıları Dilbilimciler Bütün Yazarlar Listesi için TIKLAYIN ...

Edebiyatçıların Lakapları

·  ADALET CİMCOZ: Fitne Fücur. ·  ATTİLA İLHAN: Abbas Yolcu, Beteroğlu, Ali Kaptanoğlu, Nevin Yıldız. ·  ÇETİN ALTAN: Hadi Borazan, Hüseyin Zurna. ·  ERCÜMENT EKREM TALU: Çekirge, Karga, Torik Necmi, Kertenkere. ·  FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL: Akıllı Ozan, Çamdeviren, İğne ile Kuyu Kazan. ·  HALİDE EDİP ADIVAR: Halide Salih. ·  HALDUN TANER: Can Enişte, Haldun Hasırcıoğlu. ·  HAMDULLAH SUPHİ TANRIÖVER: Toplu İğne. ·  İSMAİL HAMİ DANİŞMEND: Rabia Hatun. ·  KEMAL TAHİR: Bedri Eser, Nurettin Demir, Kemal Tahir Tipi, Kemal Tahir ......

Lise Yüz Temel Eser

Yüz Temel Eser Özetleri için Tıklayın TÜRK EDEBİYATI 1 • M. Kemal Atatürk -Nutuk 2 • Kutadgu Bilig'den Seçmeler 3 • Dede Korkut Hikayeleri 4 • Yunus Emre Divanı'ndan Seçmeler 5 • Mevlana -Mesnevî'den Seçmeler 6 • Nasreddin Hoca Fıkralarından seçmeler 7 • Divan Şiirinden Seçmeler 8 • Halk Şiirinden Seçmeler 9 • Evliya Çelebi -Seyahatnâmesi'nden Seçmeler 10 • Kerem ile Aslı 11 • Samipaşazade Sezai -Sergüzeşt 12 • Halit Ziya Uşaklıgil -Mai ve Siyah 13 • Hüseyin Rahmi Gürpınar -Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç 14 • Ahmet Rasim -Şehir Mektupları 15 • Ahmet Hikmet Müftüoğlu -Çağlayanlar 16 • Ömer Seyfettin -Hikâyelerden Seçmeler 17 • Mehmet Âkif Ersoy -Safahat 18 • Ahmet Haşim -Bize Göre 19 • Yahya Kemal Beyatlı -Eğil Dağlar 20 • Yahya Kemal Beyatlı -Kendi Gök Kubbemiz 21 • Abdulhak Şinasi ......

İlkogretim yüz temel eser

İLKÖĞRETİM 100 TEMEL ESER  Yüz Temel Eser Özetleri için Tıklayın  1. Dede Korkut Hikayeleri (İlköğretim İçin Uyarlama) 2. Mevlana'nın Mesnevisinden Seçme Hikayeler (İlköğretim Çocukları İçin Seçme Hikayeler) 3. Karagöz ile Hacivat (İlköğretim İçin Seçme Hikayeler) 4. Vatan Yahut Silistre (Namık Kemal) 5. Ömer'in Çocukluğu (Muallim Naci) 6. Gulyabani (Hüseyin Rahmi Gürpınar) 7. Şermin (Tevfik Fikret) 8. Altın Işık (Ziya Gökalp) 9. Yalnız Efe (Ömer Seyrettin) 10. Çocuk Şiirleri (İbrahim Alaaddin Gövsa) 11. Hep O Şarkı (Yakup Kadri Karaosmanoğlu) 12. Peri Kızı ile Çoban Hikayesi (Orhan Seyfi Orhon) 13. Uluç Reis (Halikarnas Balıkçısı-Cevat Şakir Kabaağaçlı) 14. ......

Şiir İnceleme Planı

A. ŞİİRİN BİÇİM YÖNÜNDEN İNCELENMESİ 1. Nazım biriminin (dörtlük,beyit) belirtilmesi, 2. Kaç dörtlükten veya kaç beyitten oluştuğunun belirtilmesi, 3. Şiirin ölçüsünün ve duraklarının belirtilmesi, 4. Kafiye (kafiye çeşitleri belirtilecek) ve rediflerin gösterilmesi, 5. Kafiye şemasının gösterilmesi. B. ŞİİRİN İÇERİK YÖNÜNDEN İNCELENMESİ 1. Anlamı bilinmeyen kelime ve deyimlerin açıklanması, 2. Şiirin bölümler halinde açıklanması, 3. Şiirin ana duygusunun belirtilmesi, 4. Şiirin dil ve anlatım özelliklerinin açıklanması, 5. Şiirin türü hakkında bilgiler verilmesi. C. ŞAİRİN HAYATI, SANATI VE ESERLERİ HAKKINDA BİLGİLER D. FAYDALANILAN KAYNAKLAR   ...

Edebiyat Terimleri Sözlüğü

 A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z   ZEYL: Divan edebiyatında bir yapıtı tamamlamak için yazılan bölüme ya da yapıta verilen ad.  Zeyl, bir yapıtın yazarınca yazılabileceği gibi, başka bir yazar tarafından da yazılabilirdi. Özellikle İslami bilimlerde yazılan zeyller başlıbaşına bir yapıt niteliği taşır.  A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P ......

Edebiyat Terimleri Sözlüğü

Yazı Dili – Konuşma Dili: Yazı dili, bir ülkede konuşulan  şive ya da ağızlar içinden  yaygınlaşıp egemen olan ortak dilin yazışmalarda kullanılması, bilim ve sanat yapıtlarının bu ortak dille yazılması sonucu ortaya çıkan yazılı dildir. Günümüz Türkçesinde İstanbul ağzına dayanan yazılı dil hem ortak dildir, hem de Türk yazı ve edebiyat dilidir.  Genelde yazı dili ve edebi dil kavramları eşanlamlı kullanılmaktadır. “Türk yazı dili” denildiğinde, ilk yazılı ürünleri 8. Yüzyıla uzanan, Asya ve Anadolu’da günümüze kadar sayısız yapıt bırakmış bir dil anlaşılır. Günümüze ......

Edebiyat Terimleri Sözlüğü

 A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z     Varuşçuluk: İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Fransız yazar J. P. Sartre'ın kurucusu ve kuramcısı olduğu edebiyat ve felsefe akımı. Varsağı: Koşma türünün kendine özgü bir ezgiyle söylenen biçimine verilen ad. Güney Anadolu bölgesinde Varsak Türkleri'nce söylendiği için bu adı almıştır. VECİZE Söyleyeni belli, kısa, anlamlı söz. Özdeyiş diye de bilinir. Bireysem ya da toplumsal bir ilke, bir ......

Edebiyat Terimleri Sözlüğü

 A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z   Üç Birlik Kuralı: Trajedi'nin oluşmasını sağlayan kurallara verilen addır. Yer, zaman ve konu birliğini içerir.    Ünlem: Söyleyenin duygusal tepkisini dile getiren; korku, sevinç, şaşkınlık, acıma gibi duygularla birlikte çağrı, buyruk, yasaklama bildirerek bir başına cümle oluşturan sözcüklere verilen addır. (Haydi!, Ey!, Vay! vb.)    Ünlü Uyumu: Bir sözcüğün yapısı içinde yer alan bir ünlünün etkisiyle öteki ......

Edebiyat Terimleri Sözlüğü

 A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z   Ulama: Bir sözcüğün son sesiyle onun ardından gelen sözcüğün önsesinin kaynaşmasına yol açan birleştirme.    Uyak: Sözcük ve eklerin son heceleri ya da en az iki dizenin sonunda yinelenen ses benzerliği.    Uyarlama: Yabancı dilden çevrilen bir metni, çevrildiği dili kullanan toplumun yaşam koşullarına, töre ve geleneklerine uydurma işi.    Uzun Hece: Arapça ve Farsça'dan dilimize geçen sözcüklerde görülen, ......

Edebiyat Terimleri Sözlüğü

 A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z   TA’KİD İfadeye açıklık getirememe, anlatamama halidir. İkiye ayrılır. 1. Lafzi ta’kid: Bir cümlede kelimelerin yerli yerine kullanılmamasından doğar. Örnek: Ben fakîrî etme terk memnûn-i ebnâ-yı zaman Hasıl etmezsen değil gam matlabım yâ Rab bana Râgıp Paşa 2. Manevi ta’kid: Bir cümlede kelimeler yerli yerince kullanılmakla beraber bir anlam çıkmamasına denir. Örnek: Âlemin cânı değilsin cân-ı âlemsin sen Nef’î TA’RİFAT Mevki sahipleri ve bazı ......

Edebiyat Terimleri Sözlüğü

 A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z   ŞAHESER Nesilden nesile geçen, benzeri yazılamayan yüksek değerdeki edebi eser. Şaheserlerin başlıca özellikleri şöyle sıralanır: Zengin bir kültür birikimi sonucu yazılır, her devrin okuyucusu tarafından aranır, okunur ve takdir edilir, zamanla yayılır, ulusal ve uluslararası unsurlar içerir, pekçok yabancı dile çevrilir, türünde yazılan yeni eserlere örnek olur. ŞİVEYE MUGAYERET Şivesizlik. Dili kuralları dışında kullanmak. Türk dilini ......

Edebiyat Terimleri Sözlüğü

SADR Bir beyitte birinci mısranın ilk parçası ile nesirde cümlenin ilk parçası. SAGU İslamiyet öncesi Türk edebiyatında ölen kimselerin arkasından söylenen şiirler. Sevilen, sayılan özellikle gösterdiği kahramanlıklarla tanınmış kimselerin ölümü üzerine ozanlar tarafından, yuğ adı verilen cenaze törenlerinde okunur, ölen kişinin yiğitliği, iyiliği, cömertliği, faziletleri dile getirilirdi. SAKİNAME Sakiye (içki sunana) seslenmek yoluyla içkiyi (çokluk şarabı) ve içki meclislerini, adetlerini, içkiyle alakalı bütün düşünce, duygu ve kavramı bazan tasavvufi, bazan da dünyevi işleyen şiirler. Mesnevi şeklinde yazılır. Terkib-i bend, terc-i bend veya kaside şeklinde de ......

Edebiyat Terimleri Sözlüğü

RAKTA Arap harflerine göre bir harfi noktalı, bir harfi noktasız kelimeleri kullanarak şiir yazma. REKÂKET Kelime veya cümlelerin düzensiz sıralanmasından ileri gelen okumayı zorlaştırıcı durum. Divan edebiyatında yazıda kusur sayılırdı. RİKKAT Anlatımda söylenişleri kulakta ince, hafif, hoş etki bırakan sözcüklerin kullanılması. Sanatçı sevgi, şefkat, muhabbet, güzellik gibi konuları anlatırkenn sözcükleri de uygun düşecek şekilde ince sesle kurulanlardan seçer. Bu sözcükler kelimâ-ı rahika, taşıdıkları özellik de rikkatdiye adlandırılır. RİSALE Küçük kitap, broşür. İlim veya sanata dair yazılar. Önceleri çokluk dini konuları ele alan küçük hacimli kitaplar bu adla ......

Edebiyat Terimleri Sözlüğü

 A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z   PARAGRAF Bir fikrin işlendiği yazı bölümü. Bir veya birkaç cümleden meydana gelebilir. Satırbaşı yapılmış her bölüm bir paragraftır. PASTORAL Çoban ve kır hayatını, köylerdeki yaşayış şeklini anlatan şiir. Grekler’in bukolik dedikleri bu türü Edebiyat-ı Cedide’ciler eş’ar-ırâiyâne (Çoban şiirleri) diye adlandırmışlardır. Pastoral şiir, süsten, kelime oyunlarından, yapmacılıktan uzak sade bir dille yazılır. Eski Yunan edebiyatında Theokrites ile ......

Edebiyat Terimleri Sözlüğü

 A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z  ÖNSÖZ Eserin niçin ve ne amaçla yazıldığını belirtmek için kitabın başına eklenen yazı. Bu bölümde yazar ya kitabın özetini verir veya hangi nedenle yazdığını açıklar. Eskiden, "sebeb-i telif-i kitab" (Kitabın yazılışının sebebi) sözü kullanılırdı. Tanzimat’tan sonra edebiyatçılar, mukaddeme başlığı altında yazdıkları önsözlerde edebiyat anlayışlarını belirleyici açıklamalar yaptı. Namık Kemal’in Celaleddin Harzemşah, Recaizade Mahmud Ekrem’in ......

Edebiyat Terimleri Sözlüğü

 A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z   OTOBİYOGRAFİ Bir kimsenin kendi hayatını yazdığı eser. Biçim ve içeriğiyle bir edebi değer taşımalıdır. OTOGRAF Yazarın kendi el yazısı. Eskiden hatt-ı dest (el yazısı) deyimi kullanılırdı. OTTOVA RİMA Sekiz mısralı bir nazım şekli. Önce İtalyan edebiyatında kullanılmış, sonra Fransız edebiyatında, buradan da Türk edebiyatına geçmiştir. Batı edebiyatında kafiye şeması, abababcc’dir. Bu şema bizde değişikliğe uğrayarak ababcccb şeklini almıştır. ......
Yandex.Metrica