<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>EdebiyatFakultesi.Com &#187; özetler</title>
	<atom:link href="http://www.edebiyatfakultesi.com/category/ozetler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.edebiyatfakultesi.com</link>
	<description>Edebiyat ve Türkçe Öğretmenleri, Eğitim, Kültür, Sanat</description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 Apr 2011 19:28:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.1</generator>
		<item>
		<title>Nefret Mesajları</title>
		<link>http://www.edebiyatfakultesi.com/nefret.htm</link>
		<comments>http://www.edebiyatfakultesi.com/nefret.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Mar 2008 00:39:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[özetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatfakultesi.com/?p=2783</guid>
		<description><![CDATA[Not: Umarız ki bu mesajları kullanmak zorunda kalmazsınız. Siz de nefretinizi yazın. * SEN SIMDI KARA BIR KUSKUSUN! KALABALIK SEHRIN YITIKLERINDE, MAVI ELLERINI DE SIYAHA BOYUYORUM, OYLECE KALIYORSUN KENDI CEHENNEMINDE! * CIKARSINLAR SENI SATISA, BIR LIRA VERENE LANET OLSUN! * BIR GUN BENI ANIMSARSAN EGER, ONCE BIR GULUMSE GULUCUKLE AN ADIMI, BENI SEVEN BIR COCUKTU [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #0000ff; font-size: medium;">Not:</span><span style="color: #3362a8; font-size: x-small;"> </span><span style="color: #ff0000; font-size: medium;">Umarız ki bu mesajları kullanmak zorunda   	kalmazsınız. Siz de nefretinizi <a href="http://www.edebiyatfakultesi.com/nefret.htm#respond">yazın</a>.<br />
</span></p>
<p>*   SEN SIMDI KARA BIR KUSKUSUN! KALABALIK SEHRIN YITIKLERINDE, MAVI ELLERINI DE SIYAHA BOYUYORUM, OYLECE KALIYORSUN KENDI CEHENNEMINDE!</p>
<p>* CIKARSINLAR SENI SATISA, BIR LIRA VERENE LANET OLSUN!</p>
<p>* BIR GUN BENI ANIMSARSAN EGER, ONCE BIR GULUMSE GULUCUKLE AN ADIMI, BENI SEVEN BIR COCUKTU DE, VE SONRA SENI NE COK SEVDIGIMI OGRENEMEMIS OLMANIN ACISIYLA ESEF ET!</p>
<p>* BEN KI SENIN ICIN DUNYALARI YAKACAKTIM, SEN TUTUP BENI YAKTIN. NEFRETIMSIN!</p>
<p>* SEVMEZ OLSAYDIM SENI O YALANCI GOZLERINI, SEVMEZ OLSAYDIM SENI O IPEK SACLARINI TUTMAZ OLSAYDIM O PAMUK ELLERINI. INANMASAYDIM O YALANCI GOZLERINE!<br />
* NEYIN BILDIN KI DEGERINI! BENIMKINI BILECEKSIN! BUNUDA TABI MAHVEDECEKSIN.</p>
<p>* AMA HER SIIRDE ASK SEVGI YOKTUR. BAZEN NEFRET EDERIM BAZEN KIN KUSARIM, NEFRETIM DALGALARDIR KINIM ISE ENGIN DAGLARDIR, ASILMASI ZOR ENGELLERIM VARDIR, AMA BENI YIKAN INSANLAR DEGIL YASADIGIM YILLARDIR.</p>
<p>* NEDEN IHANET ETTIN BANA, DUYDUM KI OTURDUN NIKAH MASASINA, BENSIZ MUTLULUK HARAM SANA!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatfakultesi.com/nefret.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şair Evlenmesi</title>
		<link>http://www.edebiyatfakultesi.com/sair-evlenmesi-ozeti-sinasi.htm</link>
		<comments>http://www.edebiyatfakultesi.com/sair-evlenmesi-ozeti-sinasi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Feb 2008 15:21:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[özetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatfakultesi.com/sair-evlenmesi-ozeti-sinasi.htm</guid>
		<description><![CDATA[Türk edebiyatının Batılı anlamda ilk tiyatro örne­ğidir. Bu tek perdelik komedi olan Şair Evlenmesi&#8216;nde sanatçı, geleneksel Türk tiyatrosu ile Batı tiyatro tekniğini kaynaştırmıştır. Sahne dili güçlü olan bu yapıtla Şinasi, ulusal tiyatronun nasıl olması gerektiğini de örneklemiştir. Şair Evlenmesinin Konusu: Genç şair Müştak Bey, Kumru adında bir genç kızı sever ancak, evleneceği gece karşısına yaşlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Türk <a title="edebiyat" href="http://www.edebiyatfakultesi.com">edebiyat</a>ının Batılı anlamda ilk <a title="tiyatro, tiyatro nedir hakkında bilgi" href="http://www.edebiyatfakultesi.com/tiyatro">tiyatro</a> örne­ğidir. Bu tek perdelik <a title="komedi, komedya" href="http://www.edebiyatfakultesi.com/tiyatro/tiyatro-turleri/komedya-komedi-gulduru">komedi</a> olan <a title="şair evlenmesi" href="http://www.edebiyatfakultesi.com/sair-evlenmesi-ozeti-sinasi.htm">Şair Evlenmesi</a>&#8216;nde sanatçı, geleneksel Türk tiyatrosu ile Batı tiyatro tekniğini kaynaştırmıştır. Sahne dili güçlü olan bu yapıtla <span style="color: #333333;">Şinasi</span>, ulusal tiyatronun nasıl olması gerektiğini de örneklemiştir.</p>
<p align="justify"><a title="Şair Evlenmesinin Konusu" href="http://www.edebiyatfakultesi.com/sair-evlenmesi-ozeti-sinasi.htm"><strong>Şair Evlenmesinin Konusu:</strong></a></p>
<p align="justify">Genç şair Müştak Bey, Kumru adında bir genç kızı sever ancak, evleneceği gece karşısına yaşlı ve çirkin ablası Sakine Hanım çıkarılır. Yapıtta görücü usulüyle evlilik eleştirilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatfakultesi.com/sair-evlenmesi-ozeti-sinasi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şıpsevdi Özeti Hüseyin Rahmi Gürpınar</title>
		<link>http://www.edebiyatfakultesi.com/sipsevdi.htm</link>
		<comments>http://www.edebiyatfakultesi.com/sipsevdi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jan 2008 02:19:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[özetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatfakultesi.com/sipsevdi.htm</guid>
		<description><![CDATA[Romanda anlatılan, alafrangalık budalası züppe bir tip olan Meftun&#8217;dur. Paris&#8217;ten dönünce, oradaki yaşamını köşkte de sürdürmeye çalışır, köşktekilere alafrangalık dersleri vermeye kalkar. Daha da zen­ginleşmek için pinti ve zengin Kasım Efendi&#8217;nin kızı Edibe Hamm&#8217;la evlenmeyi düşünür. &#8220;Piyango&#8217;dan para çıktı&#8221; diyerek onunla evlenir. Bu arada Kasım Bey&#8217;in oğlu Mahir de, Meftun&#8217;un kız kardeşi Lebibe ile sevişmektedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Romanda anlatılan, alafrangalık budalası züppe bir tip olan Meftun&#8217;dur. Paris&#8217;ten dönünce, oradaki yaşamını köşkte de sürdürmeye çalışır, köşktekilere alafrangalık dersleri vermeye kalkar. Daha da zen­ginleşmek için pinti ve zengin Kasım Efendi&#8217;nin kızı Edibe Hamm&#8217;la evlenmeyi düşünür. &#8220;Piyango&#8217;dan para çıktı&#8221; diyerek onunla evlenir. Bu arada Kasım Bey&#8217;in oğlu Mahir de, Meftun&#8217;un kız kardeşi Lebibe ile sevişmektedir. Sonunda cimri baba kızıyla oğlu­nun geçimini Meftun&#8217;a yıkar; kızını Mefbut&#8217;dan zorla ayırır. Meftun, Paris&#8217;e kaçar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatfakultesi.com/sipsevdi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karabibik Özeti Nabizade Nazım</title>
		<link>http://www.edebiyatfakultesi.com/karabibik.htm</link>
		<comments>http://www.edebiyatfakultesi.com/karabibik.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jan 2008 02:16:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[özetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatfakultesi.com/karabibik.htm</guid>
		<description><![CDATA[Edebiyatımızda, köyü konu alan ilk romandır. Realizmin başarılı bir örneği olan roman, kimilerince uzun öykü sayılmaktadır. Konu Antalya&#8217;nın bir kö­yünde geçer. Karabibik&#8216;in toprakla mücadelesi, yaşam kavgası anlatılır. Romanda kişilerle çevre yuyumu dikkat çekicidir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><a title="edebiyat" href="http://www.edebiyatfakultesi.com">Edebiyat</a>ımızda, köyü konu alan ilk romandır. <a title="realizm, realizm akımı özellikleri" href="http://www.edebiyatfakultesi.com/realizm-akimi.htm">Realizm</a>in başarılı bir örneği olan roman, kimilerince uzun <a title="öykü, öykü nedir hakkında bilgi" href="http://www.edebiyatfakultesi.com/oyku-hikaye">öykü</a> sayılmaktadır. Konu Antalya&#8217;nın bir kö­yünde geçer. <a title="karabibik, karabibik özeti" href="http://www.edebiyatfakultesi.com/karabibik.htm">Karabibik</a>&#8216;in toprakla mücadelesi, yaşam kavgası anlatılır. Romanda kişilerle çevre yuyumu dikkat çekicidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatfakultesi.com/karabibik.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Felatun Bey İle Rakım Efendi Özeti (Ahmet Mithat)</title>
		<link>http://www.edebiyatfakultesi.com/felatun-bey-ile-rakim-efendi.htm</link>
		<comments>http://www.edebiyatfakultesi.com/felatun-bey-ile-rakim-efendi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jan 2008 02:14:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[özetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatfakultesi.com/felatun-bey-ile-rakim-efendi.htm</guid>
		<description><![CDATA[Romandaki iki tipten Felatun Bey, alafranga ö-zentileri olan, züppe bir tipi temsil eder, çevreye karşı gülünç durumlara düşer. Diğer tip ise bir an­lamda Ahmet Mithat&#8217;ın kendisidir. Yeniliklere açık, çalışkan, gerçekçi&#8230; Yani yazarın idealize ettiği bir Osmanlı beyefendisi olan Rakım efendi. Feiatun Bey, babasından kalan mirası har vurup harman savurur. Roman, okuma ve öğrenim yoluyla iş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Romandaki iki tipten Felatun Bey, alafranga ö-zentileri olan, züppe bir tipi temsil eder, çevreye karşı gülünç durumlara düşer. Diğer tip ise bir an­lamda Ahmet Mithat&#8217;ın kendisidir. Yeniliklere açık, çalışkan, gerçekçi&#8230; Yani yazarın idealize ettiği bir Osmanlı beyefendisi olan Rakım efendi. Feiatun Bey, babasından kalan mirası har vurup harman savurur. Roman, okuma ve öğrenim yoluyla iş ve kazanç sağlayarak sınıf değiştiren, zenginleşen Rakım Efendi&#8217;nin zaferiyle biter.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatfakultesi.com/felatun-bey-ile-rakim-efendi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gulyabani Özeti Hüseyin Rahmi GÜRPINAR</title>
		<link>http://www.edebiyatfakultesi.com/gulyabani.htm</link>
		<comments>http://www.edebiyatfakultesi.com/gulyabani.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jan 2008 19:16:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[özetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatfakultesi.com/gulyabani.htm</guid>
		<description><![CDATA[Kış geceleri çocuklara masal anlatan altmışını geçmiş Muhsine Hanım, bir gece, kendi anıları arasında yer alan Gulyabani&#8217;yi anlatır. Genç yaşında kimsesiz kalan Muhsine, evlendirildiği sarhoş kocasının kötülüklerinden kaçarak Üsküdar’da, Bulgurlu&#8217;dan ötede, cinleri, perileri ile tanınmış bir çiftliğe kapanır. Çiftlik evinde Çesmifelek Kalfa ile Ruşen Dadı adında bir zenci asçıdan başka, bir de delirdiği söylenen kendisine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Kış geceleri çocuklara masal anlatan altmışını geçmiş Muhsine Hanım, bir gece, kendi anıları arasında yer alan Gulyabani&#8217;yi anlatır. Genç yaşında kimsesiz kalan Muhsine, evlendirildiği sarhoş kocasının kötülüklerinden kaçarak Üsküdar’da, Bulgurlu&#8217;dan ötede, cinleri, perileri ile tanınmış bir çiftliğe kapanır. Çiftlik evinde Çesmifelek Kalfa ile Ruşen Dadı adında bir zenci asçıdan başka, bir de delirdiği söylenen kendisine gösterilmeyen, Hanımefendi vardır. Muhsine&#8217;ye odası gösterilir, perilere karşı nasıl davranacağı öğretilir. Muhsine, odasında yalnız başına, il k geceyi anlatılmaz korkular içinde geçirmiş dışarıdan gelen horoz ötüşleri, ördek vakvakları, davul zurna sesleri ve buna benzer gürültüler arasında öğrendiklerini uygulamış, sonra bayılmıştır. Ertesi gün çiftlikten ayrılmak için giriştiği çabalar boşa çıkar. Artık her gün aklının ermediği başka başka olaylarla karşılaşır. Muhsine şaşırmıştır. Sonra bunun, yardım isteyen Hanımefendi olduğunu ve arada gelen minare boylu bir zebani (<a href="http://www.edebiyatfakultesi.com/gulyabani.htm"><font color="#333333">Gulyabani</font></a>) tarafından çıldırtılmış olduğunu anlar. Başka bir akşam, yattıktan sonra Muhsine&#8217;nin odasından yüklükten saz sesleri gelir; biraz sonra da çiftlik isçilerinden Hasan&#8217;ın perisi çıkarak ona aşk ilan eder; sabaha karşı yok olur. Ertesi gün Muhsine, kendi perisinin de, Hasan&#8217;a aşk ilan ettiğini öğrenir. Böylece Hasan ve Muhsine birbirlerinin olmak için sözleşirler. Hasan, bir toplantı akşamından sonra Muhsine&#8217;yi yoklamaya geldiği sırada, çiftlik sahibi Sevki Efendi&#8217;nin perisi de çıkagelir. Boğuşmadan sonra, içeriye giren başka periler tarafından Hasan götürülür. Ertesi gün Hasan’ın öldüğü haber verilince Muhsine çılgına dönerek Hasan&#8217;la ilgisini açıklar. Çiftlikteki kadınları bir korku almıştır. Geceyi Hanımefendinin yanında geçirmeye karar verilir. Gece, Hanımefendi’nin odasının altında dört defa baykuş öter. Bu hepsinin öleceğine işaretti. Depreme benzer bir sarsıntı olur ve sonunda, düdük ve trampet arasında servi ve kavakla aynı boyda Gulyabani çıkagelir. Bahçede omuzlarında tüfekleriyle bir sürü tüylü peri de ortaya çıkmıştır. Muhsine artık, ölümü göze alarak pencereden her şeyi izlemekte, Gulyabani&#8217;nin korkutucu bağırtılarına cesaretle karşı koymaktadır. Biraz sonra Gulyabani, üçüncü katta olan odanın penceresinden sırığını içeri sokup bütün eşyayı ortaya döker. Ruşen ile Çesmifelek sırığı tutar, yalvarır, bağırışlar. Sonunda çiftliğin bahçe kapısından silahlı ve meşaleli köylüler girip perileri yakarlar. Aralarında Hasan da vardır. Gulyabani çaresiz teslim olur; soydukları zaman bunun çiftlik kâhyası Zekeriya Efendi, öteki peri kılığındakilerin de çiftlikte çalışanlar olduğu anlaşılır. Hasan, okuma yazması olan şehirli bir gençtir; köşkün esrarını çözmek amacıyla çiftliğe isçi olarak girmiş; odadaki boğuşmadan sonra götürülürken kaçmış, köylüyü toplayarak gerçeği ortaya çıkarmıştır. Çiftlikteki bu düzen de, iki yeğen tarafından, deli raporu aldıkları halalarının mal ve parasını istedikleri gibi harcamak amacıyla düzenlenmiştir. Son olaydan her şeyi öğrenen Hanımefendi, Hasan&#8217;a para ve mal verir; onu çiftliğine kâhya yaparak Muhsine ile evlendirir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatfakultesi.com/gulyabani.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayaşlı ile Kiracıları Özeti Memduh Şevket Esendal</title>
		<link>http://www.edebiyatfakultesi.com/ayasli-ile-kiracilari.htm</link>
		<comments>http://www.edebiyatfakultesi.com/ayasli-ile-kiracilari.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jan 2008 17:38:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[özetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatfakultesi.com/ayasli-ile-kiracilari.htm</guid>
		<description><![CDATA[Memduh Sevket Esendal &#8220;Ayaşlı ve Kiracıları&#8221; romanında, Cumhuriyet sonrası Ankara’sında bir apartmanın dokuz dairesinde oturanların günlük yaşamlarından kesitler verir. Ankara’nın kuruluş yıllarında, yıkılan bir düzenden yeni bir toplum düzenine geçmenin sarsıntıları arasında bocalayan &#8220;Küçük adam&#8221;ların yaşantılarını dile getirir. Roman yeni yapılmış büyük bir apartmanın dokuz odalı, oda oda kiraya verilen bir katında geçer. Burası, Ayaşlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Memduh Sevket Esendal &#8220;Ayaşlı ve Kiracıları&#8221; romanında, Cumhuriyet sonrası Ankara’sında bir apartmanın dokuz dairesinde oturanların günlük yaşamlarından kesitler verir. Ankara’nın kuruluş yıllarında, yıkılan bir düzenden yeni bir toplum düzenine geçmenin sarsıntıları arasında bocalayan &#8220;Küçük adam&#8221;ların yaşantılarını dile getirir. Roman yeni yapılmış büyük bir apartmanın dokuz odalı, oda oda kiraya verilen bir katında geçer. Burası, Ayaşlı İbrahim Efendi adında, eşkıyalık, zaptiye çavuşluğu, arzuhalcilik, otelcilik yapmış, şaşılacak derecede, çeşitli kılıklara girip çıkmış bir adamın elindedir. Her odasında toplumumun çeşitli tabakalarından kopup gelmiş evli, bekâr, kadın, erkek, yaşlı, genç bir sürü insan oturur. Esendal; başta köy ağası Ayaşlı İbrahim’e banka memuru, şoför, emekli, doktor, simsar,<br />
hizmetçi ve diğer kişileri ustaca sergiler. Hikâyelerinde olduğu gibi bu romanında da temel özellik gözlemle sergilemedir. Rahat anlatışı ile romanın oldukça kalabalık kişilerinin birbirleriyle ilişkilerini, iyi ya da kötü işler peşinde koşarken ki tutum ve davranışlarını, kimilerininin eski yaşamlarını sergilerken dengelidir, ölçülüdür. Kiracılardan biri gibi rahatlıkla çıkar okurun karşısına. Roman boyu, bir koridorun iki yanına sıralanmış odalarda yaşayan kişileri, duru ve yalın bir dille anlatmaya çalışır. Çöken bir imparatorluğun kalıntısı, yerlerinden, işlerinden, geçimlerinden kopan insanlar. Sonra kadınlı, içkili, pokerli toplantılara dışardan gelip katılırlar. Bu kadar kalabalık bir roman açılıp kapatan olaylar, konuşmalar, ilişkilerin gelişmeleri içinde kapı önünde sohbet edecesine külfetsiz, konuşuyormuşçasına alıp götürüşünde ancak ustalarda görülebilecek bir sadelik ve rahatlık var. Esendal’ın bizim insanlarımızı yüzeysel bir gözlemle tanımadığı, onları bugüne değin alıp getiren tarihsel ve sosyal oluşları ile izlediğini gösteren bir derinlik bütün bu rahat anlatışın altında kendini duyurur. Bir apartman içinde bir toplum kesitini tasvir ederken ne hicve, ne de mizaha kaçmadan, bizde sosyal sorunlara değinilirken karamsarlıktan uzak, gelecek iyi günlerden umutlu, babacan bir içtenlik duygusu ile en gizli köselere değin ilişkileri vermek ustalığını gösterir. Romanı özetlemek gerekirse: Ayaşlı İbrahim Efendi, dokuz odalı apartman dairesini uygun fiyatla kiralar. Hancılıktan ve otelcilikten edindiği deneyimlerine güvenerek bu dairenin her odasını ayrı bir aileye kiraya verir. Birini de kendisine ve üvey kızına ayırır. Apartmanın dokuz odasına karşılık banyosu, tuvaleti ile mutfağı ortaklaşa kullanılır. Ayaşlı&#8217;nın kiracıları bu yüzden, içli dışlı yaşamak, günlük yaşamın kurallarına uymak zorunluluğu duyarlar Aileler, genellikle orta halli kimselerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatfakultesi.com/ayasli-ile-kiracilari.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnce Memet Özeti Yaşar Kemal</title>
		<link>http://www.edebiyatfakultesi.com/incememed.htm</link>
		<comments>http://www.edebiyatfakultesi.com/incememed.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Dec 2007 21:09:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[özetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatfakultesi.com/incememed.htm</guid>
		<description><![CDATA[Roman Özeti :İnce Memed Yaşar Kemal ROMANIN ÖZETİ : Toroslar’dan Akdeniz’e uzanan Dikenliözü’ndeki beş köyden birisi Değirmenoluk’tur. Bu köyün insanları köylerinden dışarıya çıkmazlar. Onun için buraların kendine has kanun ve töreleri vardır. Bu kanun ve töreleri Abdi Ağa koyar ve uygular. Dışarıdan kimse gelmez ve karışmaz. Köyün yağız delikanlılarından ince Memet günlerdir Abdi Ağa’nın tarlasını sürmektedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Roman Özeti :İnce Memed <a href="http://www.edebiyatfakultesi.com/yasar-kemal.htm"><font color="#333333">Yaşar Kemal</font></a></p>
<p align="justify">ROMANIN ÖZETİ :</p>
<p align="justify">Toroslar’dan Akdeniz’e uzanan Dikenliözü’ndeki beş köyden birisi Değirmenoluk’tur. Bu köyün insanları köylerinden dışarıya çıkmazlar. Onun için buraların kendine has kanun ve töreleri vardır. Bu kanun ve töreleri Abdi Ağa koyar ve uygular. Dışarıdan kimse gelmez ve karışmaz.<br />
Köyün yağız delikanlılarından <a href="http://www.edebiyatfakultesi.com/incememed.htm"><font color="#333333">ince Memet</font></a> günlerdir Abdi Ağa’nın tarlasını sürmektedir. Artık dayanamayacağını anlayınca herşeyi bırakıp Kemse Köyü’ne gider ve Süleyman’a sığınır. Memed’in bu yaptığı aslında bütün köy ahalisinin hayalidir. Memed kışı Kesme Köyü’nde geçirir. Anasını ve köyünü özlemiş olmasına rağmen dönmemekte kararlıdır. Bir gün köyden bir tanıdık onu görür ve bu haberi hemen Abdi Ağa’ya yetiştirir. Bunu öğrenen Abdi Ağa Süleyman’ın kapısına dikilir ve Memed alıp köye götürür. O yaz Memed hasatı yapar ve Abdi Ağa’nın topraklarını sürer. Abdi Ağa ise ceza olarak ona hasatın beşte birini verir. O kış Memed ve anası çok zorluk çekerler.<br />
Memed arkadaşı Mustafa ile ilk defa kasabaya giderler. Yolda iyi, mert bir eşkiya olan ve hayranlık duydukları Kara Ahmet’le karşılaşırlar. Kasabadaki yaşam Memed’i çok etkiler. Ağaların olmadığı herkesin hür olduğu bu hayat özlemiyle Memed sevgilisi Hatçe’yi kaçırmak için köye gider ve barber kaçarlar. Abdi Ağa’nın yeğeninin nişanlısı olan Hatçe ile Memed’in kaçmalarının ardından Ağa’nın adamları ve yeğeni onları yakalamak için izlerini sürerler. Nitekim bulurlar. Aralarında çatışma çıkar. Abdi Ağa’nın yeğeni ölür, Memed yaralanır ve kaçar. Hatçe ise yakalanır. Memed’in sığınacak bir yeri olmadığı için Deli Durdu denilen bir eşkiyanın çetesine sığınır. Çetenin yaptığı haksızlıkları gören Memed Deli Durdu’dan nefret eder.<br />
Bu sırada Abdi Ağa Hatçe’yi cezalandırmak için ona bir tuzak kurar. Yeğenini Hatçe’nin öldürdüğüne jandarmaları ikna eder ve Hatçe hapishaneye düşer.<br />
Eşkiyalığa iyice alışan Memed zulmetmeye dayanamaz ve çeteden ayrılıp yeni dostlar bulur ve onlarla gezmeye başlar. Bir gece köye geldiğinde anasının öldüğünü duyar ve Hatçe’nin başına gelenleri öğrenir. Ardından Abdi Ağa’nın izini sürmeye başlar.<br />
Bu arada Abdi Ağa Memed’i ortadan kaldırmak için bir tuzak kurar. Memed ise kasabada Hatçe’yi bulur ve bir yolunu bulup onu ve arkadaşını hapishaneden kaçırmayı başarır. Köylüleri de Abdi Ağa’ya karşı gelmeleri konusunda yüreklendirir. O kış köylüler Abdi Ağa’ya hasatlarından bir buğday tanesi bile vermezler.<br />
Abdi Ağa Ankara’ya telgraf çeker ve Memed’in gizlendiği yeri ihbar eder. Jandarmalar Memed’i kıstırırlar. Aralarında çatışma çıkar. Tam bu sırada Hatçe doğum yapar. Memed eşi ve çocuğu için teslim olur fakat bu esnada Hatçe vurulur. Memed’in dünyası yıkılır. O sırada çıkan afla serbest kalır. Doğan çocuğunu Hatçe’nin hapishane arkadaşı alır ve Gaziantep’in bir köyüne götürür.<br />
Olaylardan Abdi Ağa’yı sorumlu tutan Memed köye gelir ve Abdi Ağa’yı vurur. Bu duruma sevinen köylü bayram eder. Memed ise atını dağlara doğru sürer ve o günden sonra Memed’den haber alınmaz.<br />
O gün bu gündür Dikenlidüzü Köylüleri, çift koşmadan önce çakırdikenleri ateşe verirler. İşte tam o günlerde Alidağ’ın doruğunda bir top ışık patlar, üç gün üç gece yanar durur.</p>
<p align="justify">KİTABIN ANA FİKRİ : En yüksek makamlarda bile olsak kimseye haksızlık etmeye hakkımız yoktur.</p>
<p align="justify">KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br />
İnce Memed: Toroslar’da Değirmenoluk Köyü’nde yaşayan yoksul ve yetim bir köylü çocuğu. Abdi Ağa’nın baskısına dayanamaz, onun yeğenini öldürür ve dağa çıkıp eşkiya olur.<br />
Abdi Ağa: Dikenliözü’nde bulunan beş köyün sahibi, merhametsiz, bencil ve zengin bir köy ağası.</p>
<p align="justify">YAZAR HAKKINDA KISA BİLGİ:<br />
HAYATI<br />
• 1922’de Adana’da doğdu.<br />
• Asıl adı <a href="http://www.edebiyatfakultesi.com/yasar-kemal.htm"><font color="#333333">Kemal Sadık GÖKÇELİ</font></a> olan <a href="http://www.edebiyatfakultesi.com/yasar-kemal.htm"><font color="#333333">Yaşar KEMAL</font></a>, ortaokul son sınıfa kadar okudu. İşçilik, katiplik, bekçilik, memurluk, arzujhalcilik gibi çok çeşitli işlerde çalıştı.<br />
• Yazı hayatına şiirle başladı. İlk şiiri Adana Halkevi dergisi “Görüşler”de yayınlandı.<br />
• Uzun zaman folklorla uğraştı, derlemeler yaptık.<br />
• Cumhuriyet gazetesinde fıkralar ve röportajlar yazdı.<br />
• İstanbul’a taşındıktan sonra hikayeler yazdı(1951).</p>
<p align="justify">ESERLERİ<br />
• HİKAYE KİTAPLARI;<br />
Sarı Sıcak(1952)<br />
• ROMANLARI;<br />
İnce Memed</p>
<p align="justify">• RÖPORTAJ;<br />
Yanan Ormanlarda Elli Gün (1955),<br />
Çukurova Yana Yana(1943),<br />
Peri Bacaları(1957),<br />
Bulut Kaynıyor(1974).<br />
• DENEMELER, FIKRALAR;<br />
Taş Çatlas(1961),<br />
Baldaki Tuz(1974),<br />
• DERLEME<br />
Ağıtlar (1943)</p>
<p align="justify"><span style="font-weight: normal; font-size: 12pt"><font color="#ff0000">Diğer </font><font color="#0000ff"><u><a href="http://www.edebiyatfakultesi.com/roman_ozetleri.htm"><span style="text-decoration: none"><font color="#ff0000">Roman Özetleri</font></span></a></u></font></span><span style="font-weight: normal"><u><font color="#ff0000"> </font></u></span></p>
<p><span style="font-weight: normal"><u><font color="#0000ff"><a href="http://www.edebiyatfakultesi.com/roman_ozetleri.htm"></a></font></u></span><span style="font-weight: normal"><u><font color="#0000ff"><a href="http://www.edebiyatfakultesi.com/roman_ozetleri.htm"><font color="#ff0000"></p>
<p align="justify"><span style="text-decoration: none"><font color="#ff0000">Kitap Özetleri</font></span><font color="#ff0000"> </font></p>
<p></font></a></font></u></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatfakultesi.com/incememed.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sodom ve Gomore Özeti Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU</title>
		<link>http://www.edebiyatfakultesi.com/sodom_ve_gomore1.htm</link>
		<comments>http://www.edebiyatfakultesi.com/sodom_ve_gomore1.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Dec 2007 20:43:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[özetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatfakultesi.com/sodom_ve_gomore1.htm</guid>
		<description><![CDATA[1.KİTABIN KONUSU:                           İstanbul’un işgali ve İsatanbul halkının işgale karşı tutumu kitapta anlatılıyor. &#160; 2.KİTABIN ÖZETİ:   İnterneti daha hızlı dolaşın. Google Araç Çubuğuyla birlikte Firefox&#8217;u da alın                           Birinci Dünya Savaşı henüz sona ermiştir.Osmanlı İmparatorluğu da bu felaketten payını almış ve ülkenin heryeri kargaşa içindedir. 1921’lerin İstanbul’u,İngilizler şehri şigal etmiş ve saray buna sesiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">1.KİTABIN KONUSU:</p>
<p align="justify">                          İstanbul’un işgali ve İsatanbul halkının işgale karşı tutumu kitapta anlatılıyor.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">2.KİTABIN ÖZETİ:</p>
<p align="justify">  İnterneti daha hızlı dolaşın. Google Araç Çubuğuyla birlikte Firefox&#8217;u da alın</p>
<p align="justify">                          Birinci Dünya Savaşı henüz sona ermiştir.Osmanlı İmparatorluğu da bu felaketten payını almış ve ülkenin heryeri kargaşa içindedir. 1921’lerin İstanbul’u,İngilizler şehri şigal etmiş ve saray buna sesiz kalmıştır. İstanbul,Anadolu’dan kopuk ayrı bir dünya gibidir.Tıpkı Sodom ve Gomore gibi.Tanrının naletlediği şehirlerden ikisidir. İstanbul kızları İngiliz subaylarıyla beraber olmaktan gayet mutludurlar. Leyla’da bunlardan biridir.Bu nazik kızlarımız Kuvayi Milliyetçileri yabani dağ insanı olarak görmekte,hatta tiksinmektedirler.Leyla’ya aşık olan Necdet ise bağımsızlıktan umudunu kesmiş,olaylara sadece seyirci kalmıştır.Sevdiği kızın işgalci subaylarla olan yakınlığını görür fakat görmezden gelir,hatta o da bu subayların çevresinde oluşan yüksek sosyeteye katılır.Oysa Necdet’in arkadaşı Cemil bir şeyler yapmak gerektiğini düşünür ve Kuvayi Milliyecilere katılır ve sonunda şehit olur.Fakat o değeri bilinmez insanlardandır,vatan o ve onun gibilerinin kanlarıyla hayat bulmuştur.Vatanın ayakları aslında bağımsızlık savaşında ayaklarını yitiren gazilerimizindir.Onlar her bir uzuvunu kaybederken vatan yeniden el ayak sahibi olmuştur.</p>
<p align="justify">                         İstanbul’un bu şaşalı hayatı çok kısa sürer.Ezilmiş Anadolu insanının özlediği gün gelir.Bir gece Kuvayi Milliyeciler karanlığın içine akın eden ışık hizmeleri gibi akın ederler şehre.</p>
<p align="justify">                         Leyla,o eski hayatlarının mahvettiği için bu büyük savaşçıları nefretle karşılar.Necdet ise artık bu İngilizler tarafından kullanılmış vatanperverlik duygusundan yoksun kızdan soğumuştur.</p>
<p align="justify">                         Leyla dudaklarını Necdet’in dudaklarına uzatır.Necdet onu kucaklar ve bir köşeye bırakır. Dudaklarında bir kimyevi maddenin “rujun” yavan tadıyla bağımsız İstanbul’a katılır. Ve bu aşkın bittiği yerde roman da son bulur.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">3.KİTABIN ANA FİKRİ:</p>
<p align="justify">                         Çöküşün getirdiği bir çürümenin romanıdır. Savaş gi,bi zor anlarda insanlar maskelerini çıkartıp kendilerini gösterirler. “Dost kara günde belli olur”</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">4.KİTAPTA OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:</p>
<p align="justify">                        Necdet, karamsar sorunlar arasında sıkışıp kalmış kendine öz güveni olmayan biridir. Yolu biliyor fakat yolda yürümeye cesareti yok. Küçük kırılganlıkları ve vazgeçemediği rahatlığı onu yurt savunması gibi bir şereften yoksun bırakıyor.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">                        Leyla, bakımlı ,ince yapılı ,dikkati çeken güzel bir İstanbul kızıdır. Fakat ailesi gibi vatan duygularından yoksun, sosyeteyi seven, hovarda bir kızdır. Hayatı yalancı bir cennetten farksız yaşamak istiyordu. Fakat kağıttan yapılmış saraylar çok çabuk bozulurdu ve o asıl kaybeden oldu.</p>
<p align="justify">                        Cemil, yurtsever biri vatanın köle oluşuna katlanamayacak derecede onurlu, güçlü, iri yapılı bir Türktür. Biz bugün bağısızlığımızı o ve onun gibilere borçluyuz.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">5.KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:</p>
<p align="justify">                           Her milletin içinde fedekar insanlar olabileceği gibi menfaat için insanalrda bulunmaktadır. Bağımsızlık bu fedakar insanlar sayesinde devam etmektedir. Asayişi bozan, kan dökülmesine sebep olan, kötülüğün kaynağı olan hep ikinci gruptur. İşte hayat bu iyi ile kötünün kavgasından ibarettir.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">6.KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:</p>
<p align="justify">                          27 Mart 1889’da Kahire’de doğdu. İbrahim Paşa’nın ölümü üzerine Manisa’ya geldi. 1913’te ilk hikaye kitabını çıkarır: “Bir Serencan.” Vedat Nedim Tör, Burhan Asaf Belge, İsmail Hüsrev Tökin ve Şevket Süreyya Aydemir’le birlikte “Kadro” dergisini çıkarır. 13 Aralık 1974’te Ankara’da öldü. Eserleri : Rahmet(1923), Milli Savaş Hikayeleri(1947), Kiralık Konak(1922), Nur Baba, Sodom ve Gomore(1928), Hüküm Gecesi, Yaban(1932), Ankara, Bir Sürgün, Erenlerin Bağından(1922), Okun Ucunda, Zoraki Diplomat(1955), Anamın Kitabı, Vatan Yolunda, Politikada 45 yıl(1968), Nirvana(1909), Veda, Sağnak(1929) ve Mağara(1934).</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-weight: normal; font-size: 12pt"><font color="#ff0000">Diğer </font><font color="#0000ff"><u><a href="http://www.edebiyatfakultesi.com/roman_ozetleri.htm"><span style="text-decoration: none"><font color="#ff0000">Roman Özetleri</font></span></a></u></font></span><span style="font-weight: normal"><u><font color="#ff0000"> </font></u></span></p>
<p><span style="font-weight: normal"><u><font color="#0000ff"><a href="http://www.edebiyatfakultesi.com/roman_ozetleri.htm"></a></font></u></span><span style="font-weight: normal"><u><font color="#0000ff"><a href="http://www.edebiyatfakultesi.com/roman_ozetleri.htm"><font color="#ff0000"></p>
<p align="justify"><span style="text-decoration: none"><font color="#ff0000">Kitap Özetleri</font></span><font color="#ff0000"> </font></p>
<p></font></a></font></u></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatfakultesi.com/sodom_ve_gomore1.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milli Savaş Hikayeleri Özeti Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU</title>
		<link>http://www.edebiyatfakultesi.com/milli_savas_hikayeleri1.htm</link>
		<comments>http://www.edebiyatfakultesi.com/milli_savas_hikayeleri1.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Dec 2007 20:32:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[özetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyatfakultesi.com/milli_savas_hikayeleri1.htm</guid>
		<description><![CDATA[KİTABIN KONUSU: Milii Mücadele Dönemi’nde Anadolu ve Rumeli’de işgal kuvvetlerinin insanlık dışı davranışlarından dolayı halkın yaşadığı acı verici olaylar. &#160; KİTABIN ÖZETİ:   İnterneti daha hızlı dolaşın. Google Araç Çubuğuyla birlikte Firefox&#8217;u da alın &#160; Yazar, kaleme aldığı bu eserinde 1914-1924 yılları arasında yaşanan Milli Mücadele Dönemi’nde vukuu bulan bazı acıklı ve trajedik olayları okuyuculara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">KİTABIN KONUSU:</p>
<p align="justify">Milii Mücadele Dönemi’nde Anadolu ve Rumeli’de işgal kuvvetlerinin insanlık dışı davranışlarından dolayı halkın yaşadığı acı verici olaylar.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">KİTABIN ÖZETİ:</p>
<p align="justify">  İnterneti daha hızlı dolaşın. Google Araç Çubuğuyla birlikte Firefox&#8217;u da alın</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Yazar, kaleme aldığı bu eserinde 1914-1924 yılları arasında yaşanan Milli Mücadele Dönemi’nde vukuu bulan bazı acıklı ve trajedik olayları okuyuculara aktarıyor.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Hepimizin de çok iyi bildiği gibi Milli Mücadele Dönemi Türk halkı için bir kahramanlık ve ızdırap dönemi olmuştur.  Yazar da bunu eserinde ustaca ele almış olduğu olay ve hikayelerle sade ve açık bir şekilde okuyuculara iletiyor.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Yazar kitabında genelde  Ege Bölgesi’nde meydana gelen olayları ele alıyor.  Özellikle,  Türk tarihi için büyük bir felaket olan güzel İzmir’in işgali ve düşman kuvvetlerinin buradaki halka yapmış oldukları zulüm ve hakaretler büyük bir yer alıyor yazarın “Milli Savaş Hikayeleri” adlı eserinde. Bu işgaller karşısında çaresiz kalan halıkın aciz durumu da tüm açıklığıyla ortaya konuluyor.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Kitapta bulunan    bazı hikayelerde de Yunan kuvvetlerinin Batı Anadolu’yu işgali sırasında yerli halka  yapmış oldukları insanlık dışı işkenceler tanıklarıyla belirtiliyor.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Yunan askerlerinin çoluk çocuk, kadın erkek ayrımı yapmadan sadece Türk olduklarından dolayı suçsuz insanlara yapmış oldukları işkenceler, tecavüzler, gasplar, dramatik bir şekilde bu hikayelerde yerini buluyor.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Ayrıca, bu dönemde Türk Halkının  içine düşmüş olduğu çaresizlik, yoksulluk, umutsuzluk bu hikayelerde çeşitli tasvirlerle işleniyor. Ama tüm hikayelerin sonunda  Türk insanının doğuştan sahip olduğu  kahramanlık ve vefakarlık gibi erdemlerde konu ediliyor.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Bu zor dönmede yaşanan bazı ihanetler de kaçmıyor yazarın kaleminden. Yüzlerce yıl Türk topraklarında rhat bir hayat yaşayan, hatta maddi  durumlarını yerli halktan kat kat daha iyi bir duruma getiren yabancı uyruklu vatandaşların (!) memleketi soydaşlarına nasıl şerefsizce peşkeş çektiklerini, yıllarca beraber yaşadıkları yerli halka olan ihanetleri yazar tarafından aleni bir şekilde anlatılıyor.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">Kısacası, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun bu eserinde işlenen ana tema bütün bu işkencelere, ihanetlere ve yoksulluğa karşı Türk halkının vermiş olduğu kurtuluş Mücadelesidir. Çekmiş olduğu tüm eziyetlere rağmen vatanseverliğinden, namusundan ve onurundan bir nebze de olsa ödün vermemiş bu insanların çileleri, hasretleri, özlemleri ve acıları bu eserde en çarpıcı örneklerle yansıtılıyor.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">KİTABIN ANAFİKRİ:</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">            Türk Halkının düşman işgalinden ve yoksulluktan dolayı çektiği çileye rağmen kendini ezdirmeyişi, bağımsızlık ve vatan uğruna gerekirse canını seve seve verecek kadar vefakar olduğu.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">            Yazar 1914-1924 yılları arasında yaşanan Milli Mücadele Devri’nde halkın içinde  bulunduğu kötü durumu ele alıyor. Olaylar genelde ızdırap ve acı verici hadiselerden oluşuyor. Kitabı genel olarak ele alacak olursak, dokuz yaşında bir kız çocuğunun yaşadıklarından, yetmiş yaşında bir dedenin  hayatını vatan için kahramanca feda etmesine kadar bir çok olay ve şahıs yer alıyor.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">            Kitabı okuduuğumda kendimi olayların içinde, sanki olayları yaşıyrmuş gibi hisettim. Bu da yazarın ne kadar iyi bir uslüp kullandığını ortaya koyuyor. Ayrıca olayları  sade ve açık bir şekilde ifade edişi de esere ayrı bir güzellik katıyor. Okurken duygulanmamamk ise elde değil. Gerçekten geçmişimizi öğrenmemiz açısından okunması gereken bir yapıt.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">27 Mart 1889&#8242;da Kahire&#8217;de doğdu. İlköğrenimine ailesiyle birlikte gittiği Manisa&#8217;da başladı. 1903&#8242;te İzmir İdadisi&#8217;ne girdi. Babasının ölümünden sonra annesiyle yine Mısır&#8217;a döndü, öğrenimini İskenderiye&#8217;deki bir Fransız okulunda tamamladı. 1908&#8242;de başladığı İstanbul Hukuk Mektebi&#8217;ni bitirmedi. 1909&#8242;da arkadaşı Şehabettin Süleyman aracılığıyla Fecr-i Âti topluluğuna katıldı. 1916&#8242;da tedavi olmak için gittiği İsviçre&#8217;de üç yıl kadar kaldı. Mütareke yıllarında İkdam gazetesindeki yazılarıyla Kurtuluş Savaşı&#8217;nı destekledi. 1921&#8242;de Ankara&#8217;ya çağrıldı ve bazı görevler verildi.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">            1923&#8242;te Mardin, 1931&#8242;de Manisa milletvekili oldu. Bir yandan da gazeteciliğini ve roman yazarlığını sürdürdü. Kadro Dergisi 1932&#8242;de Vedat Nedim Tör, Şevket Süreyya Aydemir, Burhan Asaf Belge ve İsmail Hüsrev Tökin ile birlikte Kadro dergisinin kurucuları arasında yer aldı. Savunduğu bazı görüşler aşırı bulunduğu için Kadro dergisinin 1934&#8242;te yayımına son vermek zorunda kalmasından sonra Tiran elçiliğine atandı. Daha sonra 1935&#8242;te Prag, 1939&#8242;da La Haye, 1942&#8242;de Bern, 1949&#8242;da Tahran ve 1951&#8242;de yine Bern elçiliklerine getirildi. 27 Mayıs 1960&#8242;tan sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi. Siyasal hayatının son görevi 1961-1965 arasındaki Manisa milletvekilliği oldu. 13 Aralık 1974&#8242;te Ankara&#8217;da öldü</p>
<p align="justify">ESERLERİ<br />
Roman: Kiralık Konak, Nur Baba, Hüküm Gecesi, Sodom ve Gomore, Yaban, Ankara, Bir Sürgün, Panaroma, 2 cilt, Hep O Şarkı. Hikaye Bir Serencam, Rahmet, Milli Savaş Hikâyeleri.</p>
<p align="justify">Anı: Zoraki Diplomat, Anamın Kitabı, Vatan Yolunda, Politikada 45 Yıl, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları.</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: normal; font-size: 12pt"><font color="#ff0000">Diğer </font><font color="#0000ff"><u><a href="http://www.edebiyatfakultesi.com/roman_ozetleri.htm"><span style="text-decoration: none"><font color="#ff0000">Roman Özetleri</font></span></a></u></font></span><span style="font-weight: normal"><u><font color="#ff0000"> </font></u></span></p>
<p><span style="font-weight: normal"><u><font color="#0000ff"><a href="http://www.edebiyatfakultesi.com/roman_ozetleri.htm"><font color="#ff0000"><br />
</font><span style="text-decoration: none"><font color="#ff0000">Kitap Özetleri</font></span></a></font><font color="#ff0000"> </font></u></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyatfakultesi.com/milli_savas_hikayeleri1.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

